Canlı yayına bağlanan çılgın türk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Canlı yayına bağlanan çılgın türk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.03.2009

Kamçılanan celebrity duygularım

Arada sırada program için yaptığım vtrler ana haberde kullanılıyordu.. Eğer röp yapıldıysa, içinde haber niteliği taşıyan tarafları kırptırıp habere gönderiyordum.. Bide sandığının aksine iş konusunda çok detaycı ve pratiğimdir.. Maaşları almaya başladıktan sonra, işten atılırsam sıçarım korkusuyla it gibi çalışmaya başladım.. Bizim programı yayından kaldıracakları dedikodusu yayılınca haber merkezine doğru bir yalakalık, "bakın işinize yararım, siz demeden size neler sağlarım" havası estirmeye başlamıştım.. İşte bunun meyvesini dün yedim.. Apar topar haber müdürü geldi, hemen şuraya gitmen gerekiyor, canlı yayına bağlanacaksın dedi.. Allahtan istedim bir göz geldi iki göz diye topuklarımı kıçıma vura vura gittim.. Tamam artık kamera önüyle ilgili bir idealim yoktu ama hala gece yorganın altında oscar ödülünü aldığım hayalleri kuruyordum.. Yani orda canlı yayında iki kelam etmek, içimde yatan yıldızı uyandırdı..
Hemen akrabalarıma söylemem gerekir diye düşündüm ama o heycanla telefonumu unutmuşum çekmecede.. Kameramandan telefonunu istedim çok önemli diyerekten. Zoydaklıyı arayıp haber verdim. Seda Sayan'ı izlemeye giden menapozlu ablalar gibi "herkese ara söyle tamam mı, babama da söyle, halamları ara falan kapatıyorum hadi" diyerek gittim.. Toplasan sadece 2 dk konuşacağım, burda böyle böyle diyeceğim.. Ama gel gör beni, ana haber spikeri gibi hissediyorum kendimi...
İşte bi kaç kişiyle konuşup durum değerlendirmelerini aldım söyleyeceklerimi kafamda tasarladım.. Bekliyorum.. Bekledikçe kalbim daha yüksek çarpıyor, dudaklarımın iç etlerini yiyip bitiriyorum, ayaklarım titriyor.. Canlı yayın bu, kayıt olsa neyse.. Olmadı baştan deme hakkım olur.. Ama burda olamaz.. Ya başaramazsam, ya kekelersem, ya tıkanırsam, ya ağlamaya başlarsam.. Ya Uğur Dündar gibi sinir krizi geçirirsem.. bir korku sardı bedenimi.. Yapamam ben, konuşamam, insanları beni izleyecek mala bak diyecekler off.. Neyse başaramazsam bayılırım artık napim dedim.. Hem daha iyi olur, "muhabir bayılırken nasıl frikik verdi" diyerek internet haber sitelerinde 2 gün konuşulurum.. daha ünlü olurum diye düşündüm ama kan beyne gidince saçmalama olayında sınır tanımadığıma karar verdim.. Yaaa sikime kadar banane, beceremezsem beceremeyeyim yani, diyerek kendimi silkeledim.. Söyleyeceğim cümleleri içimden tekrar etmeye başladım..
....
Başladım ama o cümleler kafamın içinden uçup gitmiş.. Hiçbirşey hatırlamıyorum.. Cümle kuramıyorum.. Ne diyeceğimi bilmiyorum.. Orda birinin ismini söylemem lazım adamın ismini unuttum.. "Gergin bekleyiş evet öyleydi onu diyecektim, gergin gergin gerisini kur hadi kızım PuCCa, hadii.. gerginleşmek, sublimleşmek, metalleşmek, terminatörleşmek, sara cannor ne güzel kadın lan, terminatör nerden çıktı offf ana fikir gergin hadi cümleyi kur artık.."
Söyleyeceğim herşeyi unuttum, böyle anlar olur ya, sadece bir kelimeyi tekrar edersin içinden.. işte bende öyle oldum.. Herşey gitti kafamdan.. Kendi kendime ne diyecektim ben, neyle ilgiliydi, klişe laflar söylememem lazım ama klişeler neydi.. "Ekran başında bulunan izleyicilerimiz" bu ne alaka, bu değildi diyeceğim şey, "Televizyonunu yeni açan izleyiciler için tekrarlıyorum" Offf buda değil başka bişeyle başlayacaktım.. "Sözü bana verdiğin için teşekkür ederim, sen orda sıcak studyoda kına gecesi makyajınla otururken, benim götüm donuyor" hayırr hayırr onu intahar edeceğimde derim.. Hadi düşün ne diyecektin.. "Burdaki atmosfer" allah belanı vermesin atmosfer ne ya! diye düşünürken işaret geldi ve yayın başladı..
O bütün kelimeleri unutan mongol ben, bir anda ömrü hayatım boyunca canlı yayında bilgi aktarmışım gibi bülbül kesildim.. Ne heycanlandım, ne kelimeleri unuttum.. Birand yanımda çaylak kalır, o derece yani..
...
Sonrasında tabii bana otomatik olarak yüklenen "dünya bana köpek olsun" egomla birlikte kanala gittim.. Girdim içeri kartı bastım ama o kartı basışım bile değişti.. Hergün selam verdiğim güvenliğin suratına bakmadım.. Allah biliyo valla beni, ekrana ancak bu şekilde çıkartıyor.. Program falan sunsam nasıl biri olacağımı tahmin ediyorum.. Yemekteyizde Hasan amca varya, "ben ünlüyüm, Türkiye beni seviyor, çocuklar beni öpüyor.." Yada kadın programlarına çıkıp, telefonla bağlanan izleyiciye çemkiren "Ben bu ülkenin PuCCa'sıyım, Sen benimle böyle konuşamazsın 70 milyon arkamda benim" diyen tipler gibi bişey olurum..
Yukarı çıktım, ilk önce Pekmez'in arkadaşını gördüm, kasetlerle geliyodu yanıma.. "Borderlar kaymış, birde haritalar titriyor, bi zahmet posttakilere verde düzeltsinler" dedi ve gitti..
Bu aralar Esra Ceyhanla aramız bozuk olduğu için başka bi kızla takılıyorum, o geldi "yaa keşke gelirken poğaça falan alsaydın, giderken dedim sana ama duymadın"
Ulan o kadar havalara girdim, kimsenin umrunda değil! Sarma geldi aşağıya indik sonra, onunda sikinde değil.. İzlememiş bile, ajans takip ediyomuş... Kızdım ona izlemedi diye, o da 2 saat böyle ekrana çıkmanın birşey dememek olduğunu, her insanın 15 sn ünlü olacağını, teşircilerin ancak böyle televizyon hastası olduğunu, küfretsen youtubeda en fazla izlenenler arasında olacağını, yabancı gelini arayıp, dualar eden salak bir toplumun içinde, televizyona çıkmanın onlarla aynı seviyede olacağını anlattı.. Böyle aşağılayınca, bende diyemedim "ama Gelusanın porno filmi varmış yazık Halim'e" diye.. Sadece ben senin haberlerini izliyorum hep, sende bana dair bişeyi merak edip bakarsın diye düşünmüştüm dedim..
....
O sırada bi baktım haber müdürü çay almaya indi, hemen koşarak gittim.. hani ilkokulda öğretmen içeri girince, en ön sırada oturan, "örtmenimm tahtayı silim mii, örtmenim konumuz şu, örtmenim ödevlere bakın" diyen haysiyetsiz, yalaka pislik piçler vardı ya, haa onlar gibi işte kasım kasım kasılarak, "eeihei ben geldim, şöyleydi böyleydi" diye anlatıyordum, adam bana sadece "şu plastik kaşıkları sevmiyorum, kokutuyor çayı" dedi ve gitti..
Zoydaklıyı aradım, "Halamları aramadım, babam sonunu gördü. Saçın bok gibiydi" bitek bu yani.. Kimsenin umrunda değil.. Tamam umrunda olunacak bir olay değil zaten ama gel sen bunu içimdeki reyting canavarına anlat.. Neyse dedim en azından böyle olaylarla, götümü kaldırıp, kendimi bi bok hissetmemem gerektiğini öğrenmem lazımmış..
Hadi o ünlü olmanın verdiği haz abartı bende ama en azından bi takdir görmem lazım diye düşündüm.. Gerçi bu iş böyle, ödüller al, en baba şeyleri yap, bütün herşeye koştur bi güzel laf duymazsın.. Ama kasedin bantını ters yapıştır, "Ben sana iş veren adamın, seni okutan öğretmenin, doğuran ananın" diye başlarlar.. dedim, bu dünyada zerre kadar tozzun PuCCam.. aş artık şunları diyerek kendimi avuttum.. İçimdeki benim Saba'dan neyim eksikkk ha, bende bir Angelina jolie olabilirim, Obamanın metresi olsam ne süksem olur lan, diye düşünen celebrity PuCCayı dizginleyip uykuya yatırdım..