Küçük aptalın büyük dünyası

21 11 2009

Soktuğunuz lafları geri alın piliss.

İnternette PuCCa'ya laf sokma olayları hep aynı mantıkla işliyor... (kendinden başkasıymış gibi bahsetmek acayip karizma duruyor ondan yaptım böyle)
1) Mesela biriyle tartışıyoruz, alakasız bir konu tamam mı.. Adamı göt ettiğim an, direk gelen cevap "Zaten sen şişman ve çirkin olduğun için" Sıkıştığı an hemen şişman ve çirkinsin ondan bla bla bla.. Burda aynı şekilde bi yazı yazıyorum, gelen yorum, "şişman ve çirkinsin sen ne hakla bla bla bla" şişman ve çirkinim diye yazı yazma hakkım yok sanki. Öyle bir mantık var kafada çirkin ve şişman insanlar, bu hayatta bir sikim yapmamalıdırlar. Ulan zaten sokakta yeterince aşşalanıyoruz, çirkiniz diye bi de gelip, bloglarda mı "yazmayın sizi pis ucubeler" diye üstüme geleceksiniz. Sanki adriana lima olsam; açcam bacaklarımı, alcam erkekliğini içime. Sen kimsin lan, kıl kurdu. Diyenleri de zannedersin bir kıvanç tatlıtuğ. Mahmut tuncerin yanlarında erkek güzeli kaldığı tipler, internette kendini göt eden kadının, taş gibi bişi olmasını istiyor. Oldu canım, taşşaklarına da masaj da ister misin?

2) Adamın biri gelip bana laf sokuyo tamam mı sonuna ehehe falan koyarak. Sanıyor ki ben böle bişi demicem, hayatının lafını sokmuş ben deli gibi göt olup ekran başında ağlıcam falan. Lap cevabını veriyorum, anında dediği şey "seks hayatını yazan birisin sen aşşalık" Seks hayatım? Şu cümleyi okuyan zannederki, blogun varı yoğu benim halvet hallerim.. Ohhh biri geliyo, biri gidiyor. Her pozisyon ayrıntılı anlatılıyor falan filan. "Ayy bugün erik belimi burktu alev alev yanan çekirdeğime, kaşığını batırıp reçelimi aldı" Ben şaşırıyorum lan. olmayan seks yaşamımı, sen nerden biliyorsun diye? en sevdiğim pozisyon desem hiç biriniz bilemezsiniz, yazdığım "yattık" lafınının ötesine gidemedi daha. Ama adam nasıl bir heycanla okuyorsa artık. ya da herif eli dışında hiç birşeyi becerememiş, bu hayatı "vayy abicim ne hayatlar var sevişiyorlar çılgın gibi insanlar" olarak görüyor.

3) Yine böyle bir tartışmada, yada bir yorumda karşıma çıkan ilk durum "Götün yiyosa fotonu göstersene, ismini yazsana" sebep? fotomu görsen ne olacak, beni tanısan, adımı bilsen ne geçecek eline. Muhattap mı olacağımı sanıyorsun senle. Bu nasıl bir kendine güvendir böyle? İnternette böyle şeyleri yapmak eskiden cesaret isterdi. Anacım heryana fotonuzu koymayın falan diye uyarırlardı bizi. Şimdi foton yok diye "yarak kürek adam" muamelesi görüyorsun.

4) Bunu söyleyen erkekler sizlere hayranım. "sen benimkinin tadına baksan" Ömrü hayatını porno filmlere vermiş, kendini ordaki muslukçu sanan tipler, böyle ortamlarda hemen hop atlıyorlar. Sanırsın ki çüklerinden zemzem suyu akıyor. Herkese tattırmak için geberiyolar, biri bişi dese de, penisimi ortaya atsam diye pusuda bekliyorlar. Bunların ortak noktaları bisex olmaları. Tartışmayı erkek de yapsa, kadın da yapsa, hep aynı "seni sikerim"le bir giriyo olaya, kulak deliğine kadar her yanına lafı sayıyor. Gel lan sik desen, tirtir titreyecek, eli ayağına girecek, daha gel demenle ortada altına sıçacak. Ama iş lafa gelince obamayı bile sikiyor puşt!

5) Bunu blogun okuyanları ve izleyenleri için olan tartışmalarda yapıyorlar genelde. Ve buna ben gerçekten sinir oluyorum. Hemen ya hemen ilk denilen şey "abazanların okuduğu bir blog", "bende sevişmelerimi yazsam, beni de okurlar" Şuna artık bir açıklık gelsin, azmak için ekrana fışkırtmaya gelip, ana britanicadan uzun yazılarımı okuyorsanız höh derim. Bir de zaten geneli kadın okuyucuların, yorum yazanlar keza. Bana mail atanlar da öyle. Üstelik işin garibi, ben bu kadar okunmazken daha sert ve net yazıyordum. O zaman gırla mail geliyordu. Şimdi yemin ederim, çok okunuyor diye yazamıyorum bile bazı şeyleri.. gayet sıradan olayları yazıyorum. en kötüsü ve garibi de, şu abazanlar okuyo senin blogu türk erkeği işte bıdıbıdısını çeken erkeklerin, abazanın en kralları oluşu.
Herif gördüğü her vajinaya yavşıyor, meme göt ismini duyunca boşalıyor, adamın bir hayatı yok, blogdan, ff den falan karılarla buluşmak için 40 takla atıyor. onu ilk göt ettiğim yerde ise bana gelip, "seni abazanlar okuyor pis karı" muamelesini çekiyor.
Zaten şöyle bir şey var, kadının sürekli kendi namusunu öveni, en hakiki orospudur.
erkeğin sürekli başkalarının abazanlığından şikayet edeni, en hakiki kadınsız zavallı eziğin tekidir.

6) hah işte bu en güldüğüm "o seni kullanıyoo" kişileri. Mesela burda, yazıda manitadan bahsiyorum. herkes dört dörtlük değil, her ilişki romeo juliet değil neticede. Direk gelen yorum, "sikmek için senle" Bi kere abi öyle bir mantık yok! Sevişmek iki taraflı olur, adam beni kullanıyorsa, elimi ayağımı bağlayıp zorla şeyetmiyor ya beni. gayet kendi isteğimle güle oynaya yapıyoruz bu işi. Bunu kendi ilişkim için söylemiyorum, her ilişki için söylüyorum. Bir kadın bir erkeğin sevip sevmediğini, niyetinin ne olduğunu anlar. Adamlar düz yaratıklardır, tarık akan oyunları falan filmlerde. Aldattıklarını bile buluyorsun bi yerden sonra, hissediyorsun zaten. Adamın seni sevdiği için mi, siktiği için mi birlikte olduğunu anlamayan karı yoktur. En gerizekalısı bile anlar ama kabullenir. O da zaten onun kendi bileceği iştir. Etrafa sağa sola belli etmez, ama olayın nedenini bilir. Umudu vardır, belkileri vardır, çıkarı vardır.
Şimdi tutup da bu karı ayrıldıktan sonra "beni paçavra gibi attı :((((" demeye de hakkı yok. zaten ikili ilişkilerde cinselliği başka bir kavram olarak düşünmek bana baştan aşşağıya yanlış geliyor. 3. kişilerinde her kavgayı hemen buna yorması başlıca salaklık. Bu 3. kişiler erkeklerse hayatlarında hiç ilişki yaşamamış, kadınlarsa ise "herkes beni sikmek istiyoooo" paranoyasına girmiş olduklarını düşünüyorum.

7) Hah şunların yazmamın tek amacı olan maddeye geldim. Bi önceki yazıma bir tip yorum yazmış. Yorumu tekrar okuyup, şeyedip sinirlerimi attırmak istemiyorum ama, şu cümle deli etti beni. "babandan yediğin tecavüzleri yatıp kalkmanı bu durumda erik te de ne mide varmış ne artıkçıymış şaştım kaldım yani. bazı insanlarda artıkçıdır işte yapacak bir şey yok demek ki senin muamelen iyi şimdilik göz yumuyor.benim gözümde genelev fahişesi bile senden daha namuslu onurlu ve gururlu haysiyetli ve şeref sahibi."
Kendimi es geçiyorum, başka bir pencereden bakmaya çalışıyorum. Bu nasıl bir mantık, insanım diyen biri böyle bir şeyi nasıl düşünebilir? Ben mi çok hassasım, bu konu kimseyle konuşulmadığı için insanların hepsi mi tecavüz denilen şeye "yarrak yeme" muhabbeti olarak bakıyor algılayamıyorum. İşte burda bitiyor benim empati gücüm.
Bu yorumu yapanın, kadın olduğuna adım gibi eminim, erkek değil bu. Azcık da olsa gözlem yeteneğine sahibim, tevazuya gerek yok bu noktada.. her yazıya gelen yorumdan, kelime seçişlerinden bile bazen kimin ne bok olduğunu anlayabiliyorum. Bu yorumu atan da kendine ne kadar"erkeğim" diyip bir sınıf yukarda gözüktüğünü düşünse de, bu kadının acilen 25 adet tır şöförü tarafından, deli gibi sikilmesini istedim. Bunda çok ciddiyim ama.. o bana yazdığı beni suçladığı her bokun, 20 misli başına gelmesini istedim.
İstedim istemesine ama yine de sinirim geçmedi, bunu yazan bir erkek olsa daha az sinir olurdum. Çünkü derdim ki, herif düz salak, izlemiş tecavüz pornolarını, müjde arı falan. bu pornoların sonunda, ağzı burnu spermli, "yediğim önümde, yemediğim arkamda" tarzı sırıtan karıları görünce. Kafasında adamın böyle bir imaj uyanmıştır. Bi de zaten erkek denen şeyi gerizekalı bulduğum için sinirlenirdim yine, yalnız anlamasını beklemezdim bu olayı..
Ama sen bir kadınsın, böyle bir olayı anlayabilmen lazım. Oturup bunu bu şekilde düşünmen ne kadar aşşalıkça bir durum. Demek başına böyle bir durum gelse, yada ailenden birinin başına (ki allah biliyo, ilk okuduğumda aklımdan geçen bedduayı) Bu şekilde düşüneceksin. Bu senin için kocayla yapılan sex gibi bişey yani. Allah çarşını pazar etsin diyorum o zaman ne diyim.
Bunun gibi karılar heryerde var bi de.. Vajinayı dünyanın merkezi zannediyorlar. Vajinayla herşey olabilir onlara göre. Dünyanın en aşşalık, adi genelev çalışanından da pislik insanı olman için sex yapman yeter. Haa kendi yapmıyor mudur, çeteleye vursak, şerefsizim beni geçer. Ama işte laf sokacak ya, hemen direk kafa vajinaya çalışıyor. Başka türlü olamaz, başka yerden vuramaz. Aklı başka yerinde değil çünkü. Sen tut bütün günlüğümü ezberle, ama sadece yattığım kalktığım yerleri . Sonra kalk bana burda yediğin yarrağın hesabı yok ayağı çek. Ulan bilseydim yerken seni de çağrırdım.

Neyse işte öyle bunu da yazdım rahatladım, yazmasam sinirimle kalırdım. Bu arada en sevdiğim pozisyonu da yazayım da bu bilgiden de geri kalmayın anacım, sırtım yere geliyorsa her yer paris bana :Pp

15 11 2009

Çıktığın deliğe tekrar girmek için allaha dua edeceksin!

Şimdi biz erikle 6 ayı doldurduk nerdeyse. Kısadan üstünden geçeyim, Giriş dönemimiz azcık garip geçti bizim. Çünkü ben daha sarmadan tam olarak ayrılmamıştım, öle hiç soluk almadan hop Erik başlamıştı. Giriş dönemimiz o yüzden ciddiye mi alsam, sallasam mı diye bir ikilem arasında durdu sürekli. Ardından Mıçmıç dönemine girdik. O dönemde pek bir faaliyetteydik aman ohh sabahlar olmasın.. Duvarlar inlesin, çamaşırlar parçalansın modundaydık. İlk kez cinselliği keşfetmişiz gibi hayvanlık vardı üstümüzde. Ardından "Benimki dönemi"ne geçtik. burda o tavşanlar gibi her boşlukta tombala oynamamız sona erdi. bir nefes aldık, noluyoz biz diyerekten sakinleştik. Ve şu anda "Aaa noluyo lan dönemi" ne girdik.
heh işte şeye bağlıcam konuyu, geçen yatıyoruz. Genelde ona sarılıyorum ben, o uyuduktan sonra arkamı dönüyorum.. sağolsun kafasını yastığa koyar koymaz, uyuduğu için onu uyutana kadar sarılmak zorundayım. Yoksa mıymıy ediyo gecemin ağzına sıçıyo. "sarılsana yaa sarılsana" diye darlıyo beni. ki ben biriyle bile aynı yatakta yatamam. Ondan dolayı çoğu kez eriği uyutup sinsice salona geçip bilgisayarı açmışlığım vardır. İşte geçen gün tam yatma saati geldi bu esneyip duruyor.. ben de öle memesini falan sıkıyorum öle oynaşıyorum bebeyle. "Film izliyorum bi dur bi! oynama memelerimle yaa" diye hafif tonajı yükseltti sesinde.. tavşanlık dönemimiz bitti ya, ben sanırım bu durumdan hoşlanmadım. Bir trip atasım geldi. . Aslında olay sevişmek de değil. Öyle bir arsızlık ki bu, ilgi istiyorum sürekli devamlı olarak. Ondan böyle ortada sanki çok büyük bir sorun varmış gibi astım suratımı, geçtim içeri yatağa yattım. Küstüğümü anlasın diye. Baktım anlamadı küstüğümü.. aldım yatağın çarşaflarını değiştirdim, hani ses gitsin içeri diye, bi yandan da oflayıp puffluyorum yatağı hazırlarken. Çarşafı seriyorum ama nasıl afra tafra bende ki, yatağın kenarlarına tıkıştırıyorum o şeyi, ama böyle sanki birinin derisini yüzüyomuş gibi, arada da dönüp bakıyorum eriğe, o salak hala tv izliyor.
Sonra ona bişey demeden gittim yattım hiç ben uyuyorum da demedim. Yatakta bi o yana bi bu yana çevriliyorum ama sinirden köpürüyorum da. "inşallah o televizyon patlar, inşallah koltuk kırılır, inşallah ben burda ölürüm gelir, ölümü görür, ay der neden memelerimle oynatmadım, inşallah hırsızlar girer beni kaçırır o da vicdan azabından geberir, ama hırsızlar yakışıklı olsun, belki sonra biriyle evlenirim, ayy aslında ne güzel olur, böyle geliyor hırsızlar beni kaçırıyolar falan, mavi boncuk filmi gibi. Ben de emel sayınım işte. gerçi buna benzer pornomsu bir film de vardı ama amaan zaten konu bu değil!! Neyse ne diyodum umarım kanser olurum o da der üzülür ayy der naaptım ben der"
gibi düşüncelerle sağa sola kıvrım kıvrım kıvrandım. Sonra bu geldi yattı, Böle ama ben nasılım ingiltere kraliçesi gibi yatıyorum yatakta buz gibi, dönüp bakmıyorum bile herife..
- Şittt PuCCa uyudun mu? PuCCaa baksana bi, dönsene bana, uyudun mu..
Öyle bir dürtüyor ki omzumu deşecek sanki, ulan uyumuşum işte ne dürtüyosun malak insan ben hala uyuma taklidi yapıyorum. Bu da inandı sanırım uyuduğuma beni uyandırmak için yatağı matağı sallıyor. "bana dön, bi sarıl bana, yaa neden uyudun benden önce.. PuCCaaaa uyansana"
Gerçek bir hayvanla beraber olduğumu o noktada anladım. Cidden uyusam demek öyle uyandırcak. baktım kaçış yok böyle sanki uyanmış gibi yaptım "ayy noluyoo yaa" falan diye.
Bi de yalan attı pezevenk "üstün açılmış ya onun için şeyettim" diyerekten.
Sarıl bana sarıl bana diye darladı yine beni, ben de baardım ona memelerimi elleme diye bağırmıştı ya hah öle işte aynen. "Erik uyuyorum ya uykumdan uyandırdın beni, ben öyle yılış yapış yatmak istemiyorum dön uyu işte" dedim intikamımı alıp arkamı döndüm.
Sonra bu yatağın içinde kıvrandı kıvrandı kıvrandı.. Çok acaip bir ses tonuyla
- PuCCa uyudun mu?
- Yok uyumadım ne oldu
- Bence artık evlenelim.
Evlenme lafını duyunca benim gözler fıldır fıldır oldu kalktım hemen döndüm, ona doğru.
- sarılmadım diye mi
- ne alakası var be, günlerdir düşünüyorum da evlenelim yani tabi bu hoş bir teklif olmadı ama
- Ciddi misin sen
- Dalga mı geçecem seninle bir de. Günlerdir aklımda hoş birşeyer yapmak istiyordum ama dayanamadım.
ayy canım benim dedim sarıldım ona, sonra hemen kafamda kurdum düğün davetiyemizin desenini. Arthurla Marilyninin davetiyesi gibi yaptırmak istiyorum, 2 saatlik hayalimin sonunda ona karar verdim. Sonra biraz da gelinliğimi düşündüm. Gelinliğimi düşünürken kardeşime mesaj atim dedim ama amele olduğum aklıma geldi, kontorum yok diye yazmadım bişey.. Bi baktım sabah ezanı okunuyor öyle sızıp kalmışım..
Sabah kalktığımda erik mutfakta kahvaltıyı hazırlıyodu, benim ağız kulaklarda hoplaya zıplaya yanına gittim, hani böyle filmlerde olur ya arkadan herife hop diye sarılırsın öyle bir ambians yaratmaya çalıştım ama beceremedim mutfak masasıyla lavabo arasına ikimiz sığamadık çünkü..
- Benim canım kocacım kahvaltı mı hazırlıyomuş
- kocacım mı? o nasıl iğrenç bir kelime
- olum artık sana öle dicem evlencez neticede.. hey hişt hopp diyemem ya.
- ahaha sen gecekini gerçek mi sandın
- neyi
- yaa onu sana sarıl diye dedim. ahaha hemen de yedin, öyle sarıltırırlar işte adama naber??? enayi yaa, bi de uyanığım diye geçiniyosun ahahahahaha!!
İşte orda cinnet ne demek anladım!! Gerçekten kafamdan geçenleri söylesem varya, bi kere ekmek bıçağıyla penisini kopartıp ağzına depmeyi düşündüm. Musluğu yerinden söküp götüne sokmayı düşündüm. Suratına tavayı indirip kafasını fırının içine sokmayı, orda onu pişirmeyi, çatalla gözünü çıkartıp, yerine zeytin yerleştirmeyi, suratını bıçakla soyup, turşuya batırmayı istedim. O kadar çok istedim ki bunu, ama yapmadım..
Sadece gülümseyip "senin o bacaana sıçacam" dedim. kahvaltımı yaptım.

10 11 2009

3 ümüze 3ümüz bayram etsin çükümüz

Şimdi eski çalıştığı kanaldan bir kız arkadaşım vardı, sevgilisiyle yaşıyordu. Bunu işten atmışlar, sevgilisi de bir haftalığına memleketine mi ne gitmiş, beni aradı, gel ben de kal dedi. Evi sadece bir oda, bir mutfak, bir banyo. Okey dedim tam evlerinin ordaydım aradı "Esra Ceyhan da geliyorrr hobereyyyy" gibi bişi söledi. kapının ordaydım, dedim gir içeri ne olcak atla deve değil ya öldürmez heral seni. Sonra geldi meldi neyse bu gayet sarmaş dolaş, öpüş koklaş.. Bizim zaten bunla aramız çok bozuk ayrılmıştık kanaldan. Sonra bi kaç kez beni aradı bu, ama pekmezin arkadaşının yavşaması üzerine aradığı için hiç buluşmamıştım. Bacağımı kolumu keser kuyunun birine atar diyerekten. Burda da karşılaşınca artık ne olursa olsun dedim. Ama heralde olaydan haberi falan yok daha. Çünkü bana gayet samimi yaklaşıyor, gelip gidip sıkıyo oramı buramı falan. Hiç bahsetmedi üstelik.. Neyse biz üç işsiz kadın o bir odada oturup, 30 a yaklaşıyoruz heyy gidi günler neler geçirdik diye başladık geçmiş aşklarımızı anlatmaya.. Herkes sırayla en boktan ilişkisini anlatıyor, Esra Ceyhan hep pekmezin arkadaşını anlatıyor. Sonra en harika ilişkiye geliyor, yine kız bebeyi anlatıyor. Çocuğun göğsünde kaç tane kıl olduğunu bile saymış o uyurken. O derece saplantılı bir aşk duyuyor bebeye karşı. işte öle pek bir sıkı fkı olduk o muhabbetle. Sonra bi anda lise günlerim gibi oldu ortam. Vıcık vıcık bir kız durumu. Herkesin elinde kahve, yumoş kokan pijamalar üstümüzde aşktan meşkten bahsediyoruz. Sonra yanılmadığımı anladım, muhabbet "ayy keşke hep üçümüz birlikte yaşasak" olayına gelince. Lisede de böleydi gece birinde kaldığımız zaman. "okulu kazanınca hiç kopmayalım birbirmizden taam mı, hep böle olalım aynı evde yaşayalım. sen çılgın bediş ol, ben mükü hihihih" falan gibi. Bırak üniyi falan, öss için rapor aldığım an unuttum hepsinin adını..
Sonra ev sahibi olan kız yeni kahve koymak için mutfağa gidince, Esra ceyhan yanaştı bana, "bu salakla eve çıkacağıma öldürürm kendimi, temizlik diye can verecek" diyince bir tehlike sinyalini hissettim.
Ortaokuldan beri 3 lü kız gezmelerim olmuştur. O yüzden belli şeylere karşı temkinliyim. 3 kişinin en tehlikeli yanı, biri yokken onun hakkında mutlaka dedikodu yapılır. Bir süre bu böyle devam eder, sonunda ise sen ona onu demişsin, buna bunu yapmışsın, benim dediklerimi ona götürmüşsünle bu üçlü grup bozulur. Ortaokulda çok başıma geldi, sonra bütün sene düşman kesiliyosun, evini arayıp tehdit bile ediyolardı "PuCCa ödevini yapmadı Hilmi amca" diyerek. ortasona doğru bu grup nasıl yönetilir konusunda daha tecrübeli oldum, uzun süre hiç böyle sorunlarla uğraşmadım.. Sonra neyse büyüdüm müyüdüm geçti bitti tabi bu ezik ama liderim vasfım.
Ta ki geçen geceye kadar. Esra ceyhan kızın arkasından konuşunca dedim sıçtın. Bu hiç hayra alamet diil. Kuralları unutma ne olursa olsun kimsenin hakkında konuşma diye kitledim kendimi.
Gece üçümüz bir yatakta tıkış tıkış yatıyoruz, Esra benim yanımda. Böyle gereksiz luzumsuz hayaller falan kuruyoruz. Hiç evlenmicez, yaşlanınca ajda pekkan gibi olcaz, jeep alcaz kendimize falan. Sonra uyumuşum be o sırada, lan gözümü bir açtım Esra Ceyhan tepemde dikilmiş bana bakıyor. en bir yusuf attım anlatamam.
- Ne oldu neden uyumuyosun
- Uykum kaçtı sen neden uyandın
- neyse ben uyuyayım o zaman
Arkamı döndüm ama kalbim ağzımda atıyor. Zaten günlerdir kadın programlarının mutasyona uğramış hallerini izliyorum. Nan o programlara naapmışlar öle, eskiden açtığımda göbek atan yağlı yağlı ablalar vardı. Şimdi o ona tecavüz etmiş, bu buna atlamış, o orda ölü bulunmuş, bu burda bacağı kesilmiş satılmış. Bunları araştıran dedektiflere dönmüşler. Bi de başladın mı vazgeçemiyorsun da. Hacker bi çocuk vardı resmen oturdum bekledim ölü mü buluncak diye. Çok üzüldüm ama ya. Birinin gelini öldürmüş kendisini, diğerini komşusu kaçırıp satmış, Ay hep böle şeyleri izlemekten zaten paranoyak oldum. ben bile böyle olduysam ev hanımları paso onları izliyo, sonra daha piskopatlaşacaklar.
Neyse kıza arkamı döndüm yatıyorum ama bi yandan da titiriyorum korkudan. Deli manyak çünkü, gelip arkadan gırtlağımı kırt diyerekten kesse keser valla. Dedim en iyisi yüzümü ona döneyim. O daha kötü dikmiş gözlerini bana bakıyor. İçimden bildiğim bütün duaları okuyorum. Baktım bu korkuyla yaşayamayacağım, gittim diğer kızı da uyandırdım, en azından kendimi güvende hissedeyim diyerekten.. öyle böyle derken sabah oldu..
...
Sonra dışarıya çıktık ertesi gün, bi yerde oturuyoruz. kapıdan üçüncü giren benimki oyunu oynuyoruz. Bir sayı tutuyosun, kapıdan girince o, aa benimki diyosun, çirkin girerse diğerleri dalga geçyor falan. Zaten Türkiyede erkeklerin çoğu bok gibi olduğu için sürekli olarak "ehiehi tipe bak 4o sene erkeksiz kalsam buna vermem" gibi laflar dönüp duruyo. Mal bir kız oyunu yani. Sonra bir çocuk girdi, bunlar bir tartışmaya başladı. "üçüncü benimdi, hayır o giren dördüncü iki kişi girdiler" falan diye. Oyunu bir ciddiye aldılar. Lan tamam diyorum, adamın sizle sevişeceği yok boşuna tartışmayın. Bunlar bir çıldırdı, Esra Ceyhan özellikle hiç tanımadığı bir herif için kızı parçalayacaktı. Ben hiç araya girmeyeyim dedim, tuvalaete gittim.
Döndüğümde ise çok kötü bir manzarayla karşılaştım. Esra Ceyhan masaya kafasını koymuş koca hatun ağlıyor, diğer kız da onu teselli ediyor. Gittim oturdum noldu lan falan dememle, Esra ceyhanın ağzından çıkan köpüklerle bana küfrederek bağırması aynı anda oldu. Mekandaki herkes orospu olduğumu, arkadaşlarının sevgilisini ayartan bir ucube olduğumu, cehennemde cayır cayır yanacağımı, bardağı ağzıma sokup götümden çıkartmak istediğini öğrendi. Sonrada delirmiş gibi ağlayarak çekti gitti.
ben tuvalate gidince diğer kız kalkmış gitmiş, pekmezin arkadaşının bana yavşadını söylemiş. Bildiğini zannediyormuş bla bla bla.. zaten çişimi etmem 5 dakika sürdü, ben bırakıp gittiğimde hiç tanımadıkları bir erkek için carlıyorlardı birbirlerine, muhabbet nasıl oraya gelebilmiş anlamadım bile.
Dedim neyse zaten diken üstünde bekliyordum öğrendiği an bana bişi yapcak diyerekten. En azından bu kadarla yırttık. Sonra diğer kızla da bi ton olay oldu ama önemli olan bu değil.
Bu salak Esra Ceyhan bana bağırdıkta sonra kalkmış gitmiş bebenin yanına. 2 gündür telefonuma mesaj atıp duruyor, o derece ki mesaj kutum doldu. "Çok mutluyuz şu an yanyanayız" diye yazıp yazıp gönderiyor. Bilmiyorum ne zaman vazgeçecek bundan. Sesimi de çıkartmıyorum öle kuzu gibi bekliyorum. Bir hamle atsam kızın gelip benim kafamı kesmesinden korkuyorum. Çocuğun memesinde kaç kıl var bilen karıdan her boku beklerim ben.

04 11 2009

Eller eller eller tansu çiller çiller

Yaz kış eli, ayağı buz kütlesinden soğuk olan bir insanım ben. Elin buz gibi, götün karpuz gibi deyimini üreten kişinin, beni tanıdığına eminim o yüzden. Aslında soğuk elin yazları bir faydası varmış gibi gözükse de benimki öle değil işte, bi de terliyo sıçtığımın avuç içi. Terleyen el ıyy iğrenç diyeceksin eminim, deme bacaana sıçarım!! ne derece iğrenç olduğunu biliyoruz heralde, senin götün iğrenç ayrıca. Allahın yarattına iğrenç diyemezsin!!! Neysee bu terleyen el mevzusu hayatımda bana çok garip şeyler yaşattı maalesef. Öyle çıpır çıpır terlemiyo da nemli diyeyim. İlk mesela Siğil'le çıktığımızda çocuk çok heycanlandığımı sanmıştı. "ellerin çok terliyo yanımdasın diye heycan mı yaptın" demişti. Ulan sen kimsin, kıllı yaratık sana heycan yapcam diyememiştim. "benim ellerimin allah belasını versin:((((" demiştim.. Kışın zaten elimi tutmaz kimse, buz gibi olduğundan daha çok kar kütlesine döndürüyorum adamı. Sevişmeden önce iki saat ellerimi ısıtmak zorundayım, biriyle selamlaşırken "ellerin buz gibi ayol" lafının ardı sıra "kansızlık, pekmez iç, annemgiller bana bıldırcın yumurtası yedirirdi" gibi muhabbetleri defalarca dinledim. O pekmezleri de yedim yedim yedim sadece götümü büyüttüm.Erikle de "biz birbirimiz için yaratılmışız" tezini ellerini tuttuğum an anladım. Onun da elleri nemliydi. Terliyodu, ve buz gibiydi. Allah benim gibi iğrenç bir kızın, diğer eşini de yaratmış elbette ki diyerek monçiçi gibi açtım gözlerimi çocuğa karşı. Sıkıcı olması, bayık olması, oğlak burcunun nerde boktan özelliği varsa hepsinin onda toplanması umrumda değildi. elleri nemliydi ve biz birbirimiz için yaratılmıştık. Bizi bir tek biz anlardık, aynı dertleri, aynı sorunları iki yabancıydık ve artık birbirimizi bulmuştuk. Arada bi ayrılsam mı lan çok sıkıcı oldu bu ilişki mıymıy devam ediyo, bebe süpriz nedir bilmez, kavga nedir anlamaz, tutku kanında yok emekliler gibi gidiyo ilişkimiz çok baydı dediğim anlarda. Ama elleri terliyoooo aynı ben, diyip vazgeçiyorum..
Neyse işte geçen gün hayatımın belki işi olacak, yani nasıl desem o iş olursa resmen bu kötü günler bitecek. Hayalimdeki şeyleri yapabilecem belki. Tam yazamıyorum işte Allah kahretsin baya taşaklı bi herif var, ben başvurmadım adam beni buldu, aradı, çağırdı. Ben tabi öle olunca göklerde hemen o gece bekle beni güzel günler hayaliyle uykuya daldım..
Sabah hemen hop kutuda sakladığım senede 2 defa giyebileceğim topuklu ayakkabılarıı çıkardım. gömleğimi giydim, bacaklarıma baktım ağda almaz diye cart cart jiletleyip çorabı geçirdim. Saçlarımı düzleştirip, dolmuşta sinek gibi ezile ezile gittim.
İlk falso yağan yağmur oldu. Ne kadar topuklularla bir karış havada dursam da çoraplarımın çamur lekesi olmasına engel olmadı bu durum. Geleceğim yerin asansörüne biner binmez, selpağı tükürükleyip bütün çamurları yok ettim.. İçeri girip adamı toplantı odasında beklemeye başladım, ya bi tane mobilya cinsi mi ne boku varsa. Böle hani su izini falan belli ediyor. İşte masa o cins. Ben bilemedim başta, adamı beklerken o elimi heryanına sürmüşüm masanın. Adam içeri girince bi baktım masa benim el izlerimle dolu. Bi de heycanlandım daha çok şey olmaya başladı. Adam geçti oturdu karşıma, ben masaya bakıyorum, o bişeyler anlatıyor bana ama dediklerinin tek kelimesini duymuyorum, kafam o masadaki izlerde, kolumu böyle masaya koyuyorum, izler görünmesin diye yok hala kabak gibi meydanda. elimle sileyim diyorum daha fazla gözüküyor. ayy neyse arkama yasalanayım diyorum gözüme batıyor sinirleniyorum. Adam orda bıdıbıdı bişeyler söylüyor ben terleyen ellerimin bıraktığı izlerle meşgulum. Bana bir şeyler soruyor ama sorduğu sorulara salak salak cevap veriyorum.
- Bende arkadaştan aldım çekimleri de metinler size aitmiş var mı başka elinizde.
- Elimde mi yok yok, ayy var yani neyy pardon
- Yaptığınız diğer işlerden?
- Haaaa var ama yani şey yanımda diil
Adama bir türlü yoğunlaşamıyorum, kafamda hep ıslak elim var, çıpır çıpır terliyorum niyeyse. Hiç böyle de olmam ha normalde. gayet soğukkanlı bir kızımdır. Ama o masadaki izler beni deli gibi huzursuz etti. Ellerim fazla geliyor bana, kaçmak istiyorum, yok olmak istiyorum.
Tamam kızım PuCCa sakin ol, sakinleş başka şey düşün ellerin yok onlar terlemiyo başka şeyyler düşün, adamın suratına bak, allahım adam masaya bakıyor masayı kapatmam lazım masanın her tarafı parmak izi oldu lanet olsun.. Tamam iz yook, iz yook relax bebeyim.. Bak yeni işyerin burası olabilir. Alahım her sabah bu toplantı odasında bu gerginliği çekemem ben, ama girişte gördüğüm bebeler taş gibiydi maşşallahh. o kumral bebenin yanına verirler inşallah beni. Yaa çalışma masaları da aynı mobilyadan yapılmışsa!! Yok canım daha neler, acaba buraya gelirken ne giyebilirim ki, ben hep bu topuklularla gelip gidemem zaten, yol kaç saat sürüyo. Şimdiden ayaklarım zonklamaya başladı bile. Haftaya işe başlasam off taa bir ay sonra para elime geçecek. Keşke haftalık verseler, monta ihtiyacım var çünkü. Ay umarım 400e falan ev tutabileceğim kadar maaşım olur. 1500 maaşım olsa tamam işte. Anam adam gülümsedi ne dedi lan bu acaba ben de güleyim bari, gül PuCCa gül, bokum gibi dişlerinle gül aman eksik olma. Ayy keşke maaşım 2000 olsa dişlerimi de yaptırırdım. 2 ay daha idare ederdim kaldığım evde. Çok acıktım lan keşke evden çıkarken bişiler yeseydim. Ayy adam bişey sordu heralde
- Hıı pardon?
- Sendikası olmayınca böyle oluyor maalesef. xxx xxxx'le çalışmışsın sen daha iyi bilirsin.
- evet evet.
Ay Allah belanı vermesin, elinin derdini unutcan diye adamın dediklerini dinlemedin. Ne anlatıyordu acaba. xxxx'le sendikanın alakası neyki. Gerizekalı, gerizekalı, gerizekalı!!! Senden PuCCa bi sik olacağına inanmıyorum ben. Adamın ne anlattığından bile haberin yok, ayy bi dinliyim bi dur. Kafa sesim sus..
- Ben arıycam seni tanıştığıma memnun oldum..
- Ben de..
Adam ne anlattı ne konuştu hiç bilmiyorum. Kitledim lan kendimi resmen. Kader diye bişey varsa eğer, her durumda her yerde dilimin pabuç gibi olduğu, aynı anda 10 şeyi birden düşünebilecek kadar algılarımın açık olduğu noktada kitledi beni orospu çocuğu! kendi gerizekalılığıma değil evrenin bu işi bana uygun görmeyişine bağlıyorum tamamen.. Adam hala aramadı :((((


DİPNOT: Başlık çok küçükken ben böle seçim zamanı söyleniyodu. Eller eller ellerr, tansu çiller çiller. Saçlarım da tansu çiller gibiydi hey gidinin tansusu ne fenomendin sen.

31 10 2009

İçimdeki Demet Akalın'ın Kibariye'ye dönüştüğü an

Çalıştığım eski kanaldan kızın biri aradı geçen gün beni, işten çıkartılmış, yurtdışına çıkacakmış, gitmeden bi görüşelim falan dedi. Ben işsiz kalınca bakkala gidemiyorum, elin sürtüğü işsiz kalınca "yurtdışına gidecektim zaten bu da fırsat oldu" diye düşünebiliyor. Neyse konu bu diil, gittim işte kızla buluşmaya kızkıza toplanalım gibi bişi yapmış. Çalıştığım kanaldaki kızlar falan var böyle işte kıza goodbye bebeyim tarzında bir toplaşma içindeyiz. Anam ama bir baktım masada karnımı ağrıtacak olan bir hatun daha var. Pekmezin kız arkadaşı. Bu yurtdışına çıkacak olan hatun, Pekmez'in de çok yakın arkadaşıydı doğal olarak kızla da bir samimiyetleri olmuş. Hiç bir manitamın yeni hatunuyla şu kız kadar sık görüşmemişizdir sanırım. Zaten şurdaki bahtsızlığımız bize yeterken her fırsatta karşıma çıkması kötü.. Bana bir gülümsedi, oturdu sandalyesine. Kendine güveni gelmiş, gözlerime kolayca bakabiliyordu. Onun kendine güvenini gördükçe benim ki yok oldu. Kendimi o masada nasıl değersiz, nasıl luzumsuz gördüm. Bişeyler saçmalamaya çalışıyorum, beni insanlar farketsin, ilgi odağı ben olayım diye ama anacım yok. Sanki insanlar beni görmüyor.. öyle masada ki bir tuzluk, bir zeytinyağlık gibi bekliyordum. Kız gülüyor, birşeyler anlatıyor, anlattığı her cümlenin başı Pekmez'le başlıyor. "Pekmez görmüş orayı anlata anlata bitiremiyor, çok istiyor beni de götürmeyi, ahaha Pekmez anlatmıştı onu bana, Pekmez bu kahveye bayılıyor, Pekmez'de öyle düşünüyor ya" O her Pekmez dediğinde ben daha yok oluyorum, kıskanıyorum, kızı alıp parçalamak istiyorum. Pekmez benim malımdı. Daha kaç ay öncesine kadar beni arayıp duruyordu yani, üstelik bu hatunla beraberken. Orda tutup saçlarından "senin manitan bana hastaaa kızımm" demek istedim. Ama yapmadım, lakin artık olgun bir kızdım, onun yerine masada tuzluk olmaya devam ettim.
Evlenmeye karar verdiklerini çok önceden duymuştum zaten, ama o gün 14 şubatta nikah olmasa bile düğünü yapacaklarını söyledi. Gözlerimin içine baka baka. Daha doğrusu masaya çıktı, beni aldı ve üç kere yere fırlattı, sonra üstümden bir tırla geçti. Masadaki diğerleri ise "ahahah ezik PuCCa" diyerek beni tekmelediler, kızı tebrik ederekten.
Herkes sırayla "ayy tatlım sevindim, ayy darısı başıma" diye cümleler kuruyodu, sıra bana gelecek, tek tek kızı kutluyolar çünkü. Allahım kalbim sıkışıyor, birşey söylemek istemiyorum, yüzümün alacağı şekil bile önemli orda. sizi siklemiyorum bakışı atmam lazım. O bakış nasıl bir bakıştı, unuttum gitti. Bi anda herşeyi unuttum hatta, konuşmayı bile, sonra yanımdaki cümlesini bitirdi, kız boynunu bana doğru çevirdi, allahım nasıl narin bir boynu var, nasıl kibar gülümsüyor.. Gülümserken gözleri gülüyor ve gerçekten içten gülüyor bana bakarak. Oysa beni de hatırlıyor, kim olduğumu biliyor, tam bir sürtük olmalı bu kadar iyi numara yapabildiğine göre. Bişey söylemem lazım, mutluluklar demem gerek en azından, ayy göğüsleri yok bu kızın güzel bir boynu var ama memesiz hahayy!! bingoo bir adım öndesin kızım PuCCa, hem senin gözlerin mavi zaten, bu ülkede alacağın en büyük avantaj senin için. Göt gibi sıfatın bile olsa 'gözleri güzelmiş' diyeceklerdir senin için. Yalnız kızın dişleri çok güzel. Hepsi tek sıra, pis orospu!!! İşte o konuda töbe billah başedemem, offf yaa keşke dişlerimi zamanında yaptırsaydım. Hala kız bakıyor bişey söylemem gerek, salak gibi kaldım böyle. İnşallahhh son dakikaya kadar bişey çıkar evlenemezsiniz. Umarım Pekmez seni annenle aldatır, diliyorum o gün darbe olur ve siz evlenemezsiniz hükümet düşer depresyona girersiniz. İçimden geçen bunlardı, ama ben kıza yarı buruk gülümseyerek "hayırlı osuunnnn" dedim..
Sonra kız hep konuştu, ben hep kızı izledim sapık gibi. Kendimi onla kıyasladım hatta utanmasam, yanımdakilere bu kız mı daha güzel ben mi diye soracaktım. Kızın uyurken suratının nasıl olduğunu, sıçarken nasıl göründüğünü, banyodayken nasıl liflendiğini, Pekmezle konuşurken suratının aldığı şekilleri, sevişirken çıkarabileceği sesleri, trip atarken ne kadar itici olabileceğini. Onlar konuşurken ben kızı izleyerek her halini düşündüm. Sonra ulan aşık mı oluyorum napıyorum dedim kıza, töbe allam affet diye etrafta yüzü gözü akça pakça bebe aradım, içimde bir lezbiyen varsa kaçsın gitsin diye.
Ne kadar garip oysa, benden önceki ya da benden sonraki kıza garip bir çekim hissediyor insan. Belki o yüzden sevgilimizin geçmişini sürekli merak ediyoruz. İlle kıyaslıyacaz birileriyle kendimizi. Bu acı veriyor ama verdiği acı kadar garip bir hazzı var bu durumun. yani orda onun çirkin yanlarını bulup kendimi yüceltmek hoş bişey. Oysa ne kadar acınası bir durum aslında, bizden sonrakinin çirkin bir kadın olması. Onda ne buldu acaba diye yiyorsun bu kez kendini.
Bi de bu kıza karşı ben hep bir adım öndeydim.. ama bu kez konuşamıyordum bile cidden ezildim lan, çok bozuldum yani. Kızın bir işi vardı, eski sevgilimle evlenecekti, zayıftı, fındık gibi poposu vardı, dişleri inci gibiydi. Masadakiler onu sürekli tebrik ediyorlardı durup durup. Bana gelince ise, "hımm olur ya düzelir moralini sıkı tut sen"
- ya ofisi değiştirdik biz de, bu sayede işlerimiz de büyüdü
- Tatlımm hayırlı olsun, çok güzel tebrikler valla
- bir ayda 5 kilo vermişim
- Ayy tebrikler harika bişe bu
- Üstümdeki hırkayı yeni aldım üstelik geçen sezon fiyatına
- inanmıyorummm harika bişey bu tebrikler valla
- Düğün için yeri de bulduk ama çok zorlanacaz o gün
- Sevgililer günü ama çok şanslısınız yaa tebrikler valla
Artık bi yerden sonra yeterrrrrrr diye bağrıp, pompalıyla hepsinin kellesini tek tek patlatacaktım. Başka şeyler düşün PuCCa dedim, sevgilin var en azından dedim. Tamam işsizsin, akrabalarının yanında yaşıyorsun, şu anda eski manitanın yeni zevcesiyle aynı masadasın, paran yok diye soda içiyorsun ama olsun. Sana da şans gülecek ben gülüm dedim.. Sonra baktım kız telefonla konuşuyor, gülüyor bi yandan bana bakıyor falan filan.
Yooo dostum yoo bu kadar ezikliğe gelemem ben.. Şimdi kızı almaya Pekmez gelecek, onlar öpüş koklaş olacaklar "oturma odası takımında kararsız kaldıkk" diye mıymıylanacaklar. Seni daha çok aşağılayacaklar. İçtiğin sodanın parasını da öderlerse sıçtın sen. Çocuk gelmeden kaç sen, zaten bokum gibi giyinmişsin. dedim ve hemen kalktım gittim..
Heyy gidi heyy oysa böyle mi olacaktı. İşte bir mesleğin lazım olduğu nokta burası olmalı. Kendime güvenim nasıl yok olmuş benim. Dolmuşta kafamı dandandan diye cama vurarak düşündüm. Neydim ne oldum harbiden. Kaşlarımın çıktığı belli olmasın diye uzattığım perçemlerim, artık heycanı bile kalmayan, ne bok olduğu belli olmayan bir ilişkim, en son ne zaman içtiğimi bile hatırlamıyorum, ellerimin havada olduğu deli gibi eğlendiğim en son gece aylar aylarrr önceydi, hayatımda ki tek entrika yukardakiler sevişmesin diye yaptığım oyunlar. Yani eskiden olsa bu durumda, Pekmezin gelmesini beklerdim. Kafaları karışsın diye uğraşırdım. İlgi odağı olup kızı sinir ederdim, laf sokardım ne bilim yapardım işte bişeyler. Hiçbi şey yapamasam bile ayağına basardım sinirimi alırdım. Kafamın içinde kah demet akalın kah petek dinçöz şarkıları çalar dururdu fon müziği olarak "ben aşkı sen de buldum sen de bende, benden sonra onu mu buldun zevksiz sen de.." falan gibi. Oysa şimdi fon müziğim "eller kadirr kıymet bilmiyor anneeeee senin kadar kimse sevmiyorr anneeeeee"

27 10 2009

Cinsel hayatın gizliliği

Üniversite birinci sınıftayım. Daha yeniyiz okulda, bizim üst sınıflardan bir Kadir diye bebe var. Çok tatlı bi çocuk böyle.. O zaman da yeni eve çıkmışız kızlar bizim evde toplanmış, "yatsan kimle yatardın" falan tarzı malak bir oyun oynuyoruz. 6 kızdık 6 ımızda Kadir ismini söyledik. Sonra masum masum erotik bir şekilde hepimiz Kadir'le olan fanteziler falan anlatmaya başladık. İşte çocuk studyoda beni kıstırıyo ehiehi, ayy tuvalette beni kıstırsın, ay ben öle yapamam adam gibi evde yapacaksak olur..
Zaten ortamda 2 kişi birden bir çocuktan hoşlanıyorsa, o bebenin gideri gani gani var demektir. "bunlar bakıyosa mutlaka benim görmediğim bişeyi görüyodur" diyerek hiç alakası olamayan kadın da asılır ona. En sonunda olay herkesin elinden kapıp birinci olmalıyıma döner. Şey gibi aynı; Mangonun outlet mağazalarındaki görüntü gibi. Herkes bir rafa doğru saldırmışsa, diğerleri de koşar orda kesin bişi var diye.. Sonra diğerlerinin elinden almaya çalışır tek kalan ürünü.. Erkeklerde bi nevi öyle.. Ha işte hal böyle olunca o gece sadece Kadir'le ilgili hayaller kurmaya başladık aptal aptal.. Aslında bebenin haberi olsa 6 tane kız toplanmış, bebenin malafatından tut, ayaklarını yıkamaya kadar herşeyden bahsediyor. Bildiğin porno senaryosu, esas oğlan pencereden çıkar gelir, kızlar kendi göğüslerini yalamaya başlar falan. Ama öle olmadı bi süre sonra Kadir muhabbetinden sıkılıp, sınıftaki bir kızın giydiği mini eteğin ne kadar ucuz olduğundan bahsetmeye başladık. ha işte bizim bi süre Kadir hayranlığımız devam etti dönem boyunca. Ona asılcaz diye yanındaki mongolu da çekmek zorunda kaldık. Kadir artık bizim için birimizin kapması gereken yarış bayrağına dönüştü. İşte o ara ben başka bir grup kızın yavşadığı çocukla çıkıp Kadir olayını unutmuştum.. Sonra bizim sınıfın en büyüklerinden 27 mi 28 mi ne yaşında bi hatun vardı, o hatunla bunlar abla mabla ayana çok samimi oldular. Bi gün böyle gene bizim evde oturuyoruz gece "yatsan kimle yatardın" şeysindeyiz. Herkes gene bir kadir dedi, bu hatun çıktı
- yaa dışı sizi, içi beni yakar. Geçen gün onların evineydim çok kötü sarhoş olduk, artık iş biraz ilerledi. Kilodunu görünce ben nasıl kaçacağımı bilemedim ordan. Mavi pazar donu giymiş hayvan, bi de kotunun altına yünlü kilotlu çorap desem değil, içlik mi ne varya ondan giymiş. Kafam o kadar iyiydi ama gene de bildiğin kaçtım evden.
diyince, hepimizin kafasında ki slibinin içinden ejderhasını çıkarıp, bizi alev alev yakacak olan Kadir silindi gitti, yerine ırgat Kadir geldi. Bi daha da böyle gecelerde bi Allahın kulu Kadir ismini söylemedi.. Kaç sene geçti hala bebe "mavi donlu" diye anılıyor.
Ben de bunu keşfettiğimen beri ayrıldığım bütün sevgililerimle ilgili arkalarından "nohut kadardı, sapıktı annesini hayal ediyordu, kokuyordu, meme görünce eli ayağı titriyordu, bir defa iç çamaşırımı giymeye kalkıştı" gibi yalanlar söylüyorum. ee benim olmayacaksa kimsenin olmasının, en azından çevremden..
...
Şimdi bu cinsel aktivitelerini anlatanlar sadece erkekler değil, kadınlar da anlatıyor. Sadece bir farkla.. Erkekler genelde yattım- kalktım- kaçtım larından bahsediyorlarsa, kadınlar da sadece ciddi beraberliklerinden. Üstelik en ince detayını kadar, kaç dakikada gelindiği, boyutu, dudaklarının büzüşü, apış arasının kıllı olup olmaması, çorapla yatıp yatmaması. Her ayrıntı anlatılıyor maalesef. Özellikle kız-kıza kalmalı şarap gecelerinde bazen tek muhabbet bu oluyor.. Valla öyle bir olay ki, bütün arkadaşlarımın manitalarının penis boylarını biliyorum. Çok gerekli bir bilgiymiş gibi. 22 cm le bir arkadaşımın nişanlısının boyutunun üstünde daha söyleyen olmadı.
Ama şu da bir gerçek daha hiç bir kızın "seks hayatım mükemmel yaa" dediğini de duymadım. Herkesin ortak sorunu, bakire olanın da, grup seksi yalamış yutmuşun da tek derdi "ön sevişme" bi de sopa gibi yatan erkekler. Hani bu klişe varya "türk kızları sopa gibi yatıyor bla bla" diye, ha işte bence o durum külliyen yalan. Bir ton hatundan duyduğum bu durum. Adamlar oral sekse evet diyen kadını gördüler mi, kalan cinsel hayatlarını sırt üstü yatarak geçiriyorlar. Maalesef doğru hacı bu durum. En ufacık fırsatta "sevişelim mi" diil, "şunu bi ağzına alsana" ya dönüşüyor olay.. Hele ilişki ilerledikçe, o ilk başta deli dümbül sevişmek için kurlar yapan herif, kırk takla atıp meme ellemek için uğraşan adam gidiyor, yerine "şurdan peçeteyi uzatsana" diyen adam geliyor.
Uzun soluklu ilişkilerin ortak sorunu hep aynı yani, ön sevişme, boyut, oral manyaklığı, sopa gibi yatıp bencil olan herif, porno cdleri yakalanan sevgili, en ama en önemlisi de; seviştikten sonra konuşmayan adam.. ortak dertlerin hepsi bunlar oluyor.
Böyle gecelerin tek artısı birbirmizden çok şey öğreniyoruz. Yani bu olay erkeklerdeki gibi skor yapmaya değil, biraz bilgi alışverişine yarıyor. Utanmasak not alcaz o vaziyette yani.
Haa kötü bi yanı var, ne zaman kızlardan birinin manitasını görsem zihnimede ister istemez o görüntüler canlanıyor. Bir arkadaşımın sevgilisi doruk noktaya varınca kendi saçlarını çekiyormuş, geçen gün gördüm onları da. Allam başka şey düşünmeliyim diyorum, geliyo gidiyo kafamda çocuk doggydeyken saçını başını yolarken ki halleri. Muhabbet edemiyorum o yüzden onların manitalarıyla.. Ya onlar da öyleyse diyerekten ben kendi olaylarımı en yüzeysel şekilde anlatıyorum. "bizim çok iyi dağlara taşlara vurayım aman nazar değmesin" ya da "bi arkadaşım var şimdi benim izmirden" diye başlayıp en klişe olanı kendi sorunumu söylüyorum. Zaten orgazm olamadığımı bütün cümle alem bildiği için genelde benim sevgililerimin hepsi baştan "beceriksizler" sınıfına giriyorlar. Yazık benim sorunum yüzünden onlar yaftalanıyor üzülüyorum ama neticede ayrılınca bok atcam zaten ondan sorun etmiyorum..

25 10 2009

Kekomançiler laf atarken lütfen dikkat lütfen!!!

Dün şimdi bi yere gidiyorum, karşıdan iki tane dallama geçiyordu, yanımdan geçerken heriflerden biri diğerine "Kız güzel de göğüsleri çok küçükmüş" dedi. Lan orda bi kaldım, dönüp "bu memelerden mi bahsediyorsunuz, diri, sıkı, sütyensiz bile dolaşabildiğim büyük biciklerimden mi yani" diye soracaktım. O kadar uyuz oldum.. kafama bir takıldı, kendimde ne güzel, ne çirkin bilecek kadar aklım var şükür. Mesela biri bana "göte bak konya ovası gibi" dese gocunmam. Çünkü öle kocaman. Ya da biri, "dişlere bak kazma gibi" dese sinirlenmem onlar da öyle çünkü. Ama benim göğüslerim güzel ve büyük. Onlara oturupta biri küçük derse bi kafama takılır, takıldı yani daha doğrusu. Dolmuşa bindim düşünüyorum, "ulan bu hafta 2 kilo vermişim, acaba biciklerden mi verdim? Acaba üstümde ki mi küçük gösterdi, sütyenim de göstermez ki küçük. Çocuğun gözleri mi bozuktu acaba. Buna küçük dediyse normal boyutu nedir bu durumun.. Nadide Sultan memeleri arasında boğulsun pezevenk! Lan ya cidden memelerim küçüldüyse. ya minnacık olursa, ya fındık meme olursam. Allam götüm de kocaman o memelerle bokum gibi olurum. off bunlar küçüldüyse sarkar da. Keşke sütyeni hep taksaydım. Bi daha zayıflamıcam işte olmadık yerden eriyo. Ayak parmaklarıma kadar kilo alıyorum da, istediğim yerden veremiyorum" Böyle yedim yedim yedim kendimi. Sonra eve geldim ölçtüm hala aynıymış. Şerefsiz köpekler kalbime indireceklerdi tek güzel yerim olan memelerime küçük diyerek!! Lan aslında farkında olmadan bu kırmançilerin laflarını bazen önemsiyebiliyoruz. İzmirde çalışırken, öğlen yemekleri için bi dershanenin önünden geçiyorduk. Orda bebeler toplanıyordu, laf atma derecelerine göre o gün güzel miyiz değil miyiz anlıyorduk. Onlar da sağolsunlar "etek de ne güzel olmuşş, dün daha güzeldin, gözlüğe bak beee, ortadoğu ve balkanların en güzel montu sen de olmalı" diye bazen yeni aldığımız kıyafetlere bile laf söylüyorlardı.. Bi gün hatırlıyorum lisedeyim o zaman gereksiz luzumsuz bişeye kafayı takmışım. Şeye takmıştım ha, benim o zamanki manita "seni anlıyorum ama benim belli ihtiyaçlarım var o ihtiyaçlarımı alt sınıftaki Nuray'dan gidermeyi düşünüyorum. Aşk yok kızım yaaa, lütfen bu kadar sığ olma.. onla seks, senle aşk kapişşş" falan diyordu. O kadar salakmışım ki buna kafayı takıyodum.. Şimdi olsa böyle bir olay, onu kendi ellerimle becererek ihtiyaçlarına cevap verebilirim. Ama ozaman beyin yok işte ağlayıp zırlayıp "yapmaa bunu bizee" diyodum.
19 mayıs çalışmalarındayız işte böle garip garip çiçek ol, böcek ol yapıyoruz. Yoruldum geçtim kenara. Başka bi okulun bebelerinden bir grup bağırmaya başladı. " kesss benii kess, kıza bak ulan!!! kess damarımdan akan her damla helal şu gözlere ulann" diye. nassı hoşuma gitti nasıl, bir götüm kalktı. Kızlara mızlara, "ayy hayvanlar, kaba şeyler iğrençler bunlar yaaa" dedim ama o götüm benim fezadaydı valla.. Böyle masumane şeyler hoş oluyordu özellikle eskiden.
Ayıpçıl ayıpçıl am, göt, sikli laf atmalar hariç tabi. Zaten bu konuda erkeğin hayal gücünü tebrik etmek lazım. Gördükleri her deliğe şeylerini sokabileceklerine inanıyolar. "Burnunu sikerim" diyen insan duydum. burun lan burun orası, ben parmağımı sokamıyorum da.. Kulak, boğaz, göz, göbek, bileklik, ayak tırnağı. Her türlü şeye sokup çıkartabiliyolar o haşmetli çüklerini.
Hele onlar yüzünden sokakta dondurma yiyemiyoruz ya deli oluyorum. Heriflere göre bizim dilimiz sadece onları yalamak için varolmuş. Dili görünce pavlovun köpeği gibi adamın aklına otomatik olarak oral geliyor. sen orda dondurmayı yalıyosun, oysa herif kafasında sana yalatıyor. Bazen de coşup bu fantezisini seninle paylaşıyor. "benimkini de böle yalasana" diyerekten. Dürüst insan evet ama demezler mi adama "Sen kimsin de ben senin kokuş kokuş malafatını yalıcam. Haa kimsin sen? Kılın sikinden uzun pislik torbası. Sen bile o hayvanlıkla kendi şeyini yalamazdın da ben neden yalayım" diyerekten. Zaten en kötü durum bu, laf atana cevap verememe. Çirkef oluyo adın, haketti oluyo o zaman. "Yalim mi" diyen herifin kolunu burkup, "neyinle yalıncan lan anten! koparim mi o dilini haa" diyeceksin. yada yanına yaklaşıp pis pis ayıp ayıp şeyler diyen adama, "kıvrıl da kendi götünü sik" diyeceksin. Diyemiyosun ama sonra uzuyo da uzuyo muhabbet. hele azcık omzun başın gözüküyorsa direk etraftakilerin tepkisi "eee haketti kız, zaten böle yalansınlar diye giyiniyor"
Geçen tartışmasını yaptık arkadaşlarla, erkekler açık saçık giyinen kadınların her türlü muameleyi hakettiklerini düşünüyorlar. Sebep ise "kaşındı" Bunu diyen herifler de bildiğin çağdaş mağdaş dediğimiz tiplerden. Siz de öyle giyinmeyin kardeşim "bakarız da arsız olan yalar da" tartışmanın sonu buna dayandı. Bir defa kadınlar erkekler için giyinmiyor. Eğer başrol erkek olsaydı zaten giyinmezdik ki. Çıplak çıplak dolaşırdık yani.. Hepsini bırak zaten bu şekilde bir laf atmanın kimseye bir faydasının dokunacağını sanmıyorum.
- Seyin amıyı götüyü çatır çatır kanatarak sikerim ben
- Sağol şekerim. hadi hemen size gidip bu eylemi gerçekleştirelim muck canım
Böyle bir durumun var olması imkansız. Yani bu durumun olabilitesi şöyle açıklayayım aynı anda Kıvanç Tatlıtuğ ve Murat Bozla tost yapmam gibi bişi benim..
Normal bir laf atarak da bir ilişki başlayacağını sanmıyorum, en güzel, en kibar lafı atsın erkek. Hiç bir kızın dönüp "şurda bir kahve içelim hadi" diyerek cevap vermesi zor bir olasılık. Laf atma işte sadece benim gibi eziklerin götünü kaldırabilir başka da bir halta yaramaz. Özellikle grup halinde kız kıza dolaşırken karşıdan geçen erkekler aralarından bir kıza laf atmışsa o kız kendini 1 hafta grubun solisti gibi hisseder o kadar.
Ama yine de kötü laf atmayın lan.. dünden beri memelerim ufaldı mı diye krize girdim resmen.

22 10 2009

Bir kızım olana kadar benden güzel ıyy tamam tamam sustum :Pp

Şimdi ben çocukları çok seviyorum eyvallah, tek istediğim bir çocuk doğurmak orası allahın emri.
Ama bu durum çocukların birer gerizekalı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Şu hayatta ki korkularımdan biri denizde boğulmak, sanırım diğeri de 8-12 yaş arası erkek çocukları. O çocuklardan nasıl korkuyorum anlatamam. Köpek gibiler korktuğunu belli ettiğin an saldırıyolar.
Bizim mahallede üç dört tane piç oğlu piç var. Bu boru gibi bişeyin içinden üflenen patlayıcı bi zıkkım var atom mu ne onu keşfetmiş şerefsizler günlerdir anamı ağlatıyolar benim. Akşam gidiyorum mesela bakıyorum bunlar orda sıralanmış, ben geçerken dan dan dan onu atıveriyolar. Allam nasıl korkunç bişi o. Bide nasıl eğleniyor embesiller. Sabah gidiyorum mesela, ulan karga bokunu yememiş balkondan bana onu atıyo, bide barıyo "ablaaaaa ehiehieih" diye.
Mahallenin bütün kedi köpeklerininin canlarına okudular, çoğunun kuyruğunda tenekeler bağlı dambıl dambıl yürüyo garip köpecikler, ne zaman baksam kedi kovalıyolar zaten...
Bugün işte duraktayım böyle bekliyorum, bunlar da durağın arkasında top oynuyolar işte, dannn diye durağın camına topu atıp duruyolar. Sonra sıkıldılar bundan, Yan tarafa geçip bana doğru topu atmaya başladılar. Nasıl eğleniyolar ama anlatamam. Deli gibiler aynı. Gerçekten korkuyorum ama ben öyle böyle değil. Ben ses etmedikçe itler o topu ayağıma ayağıma atıyolar. Baktım dolmuş geliyor, aldım topu bindim dolmuşa. Bu salaklar arkadan nasıl koşturuyo ama, allahın gerizekalı kulları. Toplarını da indiğim gibi gidip attım çöpe. Şimdi aradılar beni, analarına şikayet etmiş piçler onar da gelip kaldığım evdekilere söylemişler. "Sizin kız çocuğumuzun topunu almış" diyerekten. Şimdi azcık savaş açmış gibi oldum, eve gitmeye korkuyorum şu anda.. Yüreğim güp güp atıyor kalbim sıkışıyor.
Bu veletlerden sonra özellikle çocuk konusunda acabalarım olmaya başladı. Yani bir çocuk yapacaksam, muhakkak babasız yapacam onu, onda yapacak bişey yok. Böcekleri mıknatıs gibi çekip öldüren ilaçlar varya na öyleyim işte. Hooop çekiyorum herifleri, sonra bi daha araki bulasın.. Ama babalı ya da babasız, anam çocuk çok büyük sorun.. Dünyanın en güzel olayı değil belki de ne bileyim ben abartıyorum, kendime hedef koymakta başarısız olduğum için en luzumsuz şeyi belirlemiş olabilirim.. Bi kere çocuklar herşeye ayak bağı oluyor. İşe girdin diyelim, evlendin falan bi dangozla zaten işten soğudun hop bi de üstüne çocuk. Bi de kız çocuğu olsun bu salak.. İşi bıraksam mı bırakmasam mı derdi başlıyor. Bıraksan işi kendini çocuğuna adasan 14 yaşına gelip sivilceleri çıkınca "beni neden doğurdunuz haa nedennn" diye sana carlıyor. İşte orda al ağzına çarp o ergen müsfettesinin. Sonra bir telaşa düşüyorsun sıksam mı, bıraksam mı diye, napsan yaranamıyorsun o yarım akıllıya. Adamın canı çıkıyor kızın altına diesel pantolonu almak için, kızın umrunda değil o hala "İnsanlar neden var, ben niye böyleyim, regl ne kadar garip, veyseli seviyorum, hamite versem mi, büşra sevişmiş, ben de sevişmeliyim sevişmek çok marjinal" diye düşünüyor.
Zaten erkek arkadaş mevzusu iğrenç bir konu, kızının bütün sevgilileriyle tanışan anlayışlı anne olsan, konu komşu ufuuuuu demediğini bırakmaz. Sıksan kız gidip büşraların evinde sevişcek. Böle bi napcam lan ben diye telaşa kapılırsın. Annemin bana yaptıklarını yapmamalıyım dedikçe, kızı sıkarsın, sıktıkça kendi kendini suçlarsın sen aptallaşırsın oysa kız hala bunalımda senin farkında bile değildir. "Kimsee beni anlamıyooo hayatın yükü omuzlarımda ooff" diye ağlar durur odasında, sen apışıp kalırsın o ağladıkça, ulan nerde hata yaptım diye kendini suçlarsın..
O salak kızına vakit ayıracaksın diye, ne saçını boyamışsındır, ne kendine bakmışsındır. O eski halinden eser kalmamıştır. Herifin tabi sikinde değil, o akşam gelir yemeğini yer "kızım bugün uslu durdu mu" der, televizyonunu açar orda sızar. Azcık konuşsan "zaten bütün gün beynim sikildi, evde huzur ver" diyerek seni susturur.. Kızın ayrı bir telden kocan ayrı bir telden sen evde bambaşka bir köşede pişmanlıklarınla kalırsın..
...
İşi bırakmasan daha kötü. Haa benim gibi çocuğun olur işte düşün artık gerisini. İlgi görmeyince o ilgiyi abuk subuk yerlerde aramaya başlar. Okulda sürekli başı belaya girer, nerde pislik nerde bela insan var onlarla arkadaşlık eder. Okulun en piçiyle çıkmayı marifet sanır. Evde görmediği ilgi odağı olma mevzusunu sokakta yapmaya başlar. Bunu başarıyla falan yapmaz maalesef. eğlence benim göbek adım o yee beybi tarzında, dünya sikime minare kıvamında dolanırlar. Başları hep beladadır. Odada gizli gizli sigara içmeler, esrar çekmeler, kimlik bunalımı. Bir gün metalci olur, ertesi gün türkücü, daha ertesi gün tikky olur, başka bir gün bi bakarsın öyle durup dururken evdeki novaljinlerle intahar etmiş. Ulan 13 yaşındaydık hatırlıyorum, bizim sınıfta kızın biri oral nası yapılır diye anlatıyodu arka sırada bizlere. Kuzeniyle mi ne bi boklar yemişler onu söylerdi. Şimdi düşünüyorum da o kız benim kızım olsaydı ayy napacağımı da bilmezdim sanırım..
Mesela şu yaşımdayım ama ailesi sorunlu insanları hemen tanıyorum. Gizli bir örgüt gibi zaten bu insanlar, hep bi şekilde birbirlerini bulup anlaşırlar. 30 kişinin arasından, kimin anası yok, kimin babası ölmüş, kim çocukken tarvma yaşamış, kim okuldan atılmış anlayabiliyorum. Hislerle alakalı bilmiyorum ama şak diye anlıyorum, eminim bu kişilerde anlıyordur. Çünkü hemen kendilerini belli ediyorlar. 30 sene geçse de ilgi üstümde olmalı kafası gitmiyor bu insanlardan..
En acısı da ama sen besle büyüt bilmem ne yap, sonra kız bulur kendine salak bi herif evlenip seni bırakıp gider. Yani herşeyin sonu yalnızlık, senden çıkan parça bile seni terkediyor bi yerde. Sen yaşayamadıklarınla kalıyorsun. Haa bi süre sonra o da mühim olmuyor, hayat herşeyi sana alıştırıyor çünkü. Sonra senin yaşadığını o kızın yaşıyor, aslında ne acı hayat hep aynı kısır döngü içerisinde devam ediyor.
Bir çocuk doğurmazsan da mükemmel olaylar zinciri yaşamıyorsun elbet, hatta yaşlılıkta daha bile koyar adama..
Bu aralar istediğim şeyleri gerçekten istiyor muyum diye düşünme evresine girdim de bu da arada çıkmış oldu..