bana kaderimin bir oyunu mu bu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bana kaderimin bir oyunu mu bu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.05.2009

Topuğumu ağzına gömünce lütfen faul olmasın

Şimdi Ankaradayken ben böyle bi ara yine feci parasızdım. Gündüzleri sigortamı yapan kanalda çalışıyordum, akşamları ise başka kanal için ek iş yapıyordum. Günde sadece 3 saat uyku uyuyabiliyordum.. Böyle böyle derken ek işlere alıştım sosyal hayatım sıfırlandı ama borç konusunda rahatlamıştım.. İşte o zaman çalıştığım adamlardan birisiyle İstanbuldayken görüştük, Çeşmede yapacakları bir iş için gel bizle çalış dedi. Bende zaten işsizdim bide çeşme olunca "uu beybi sen yeter ki iste" diyerekten uça uça gittim.. Giderken de Zoydaklıya da orda iş bulup yanımda taşıdım.. Çeşmedeki iş benim için yalan oldu.. Yani ilk başta yaa zoydaklıyla olcam nasılsa tatilimizi yapar döneriz dedik ama bizi farklı yönlere savurdular.. Sonra bu işi inanılmaz derecede amatör şekliyle yapıyolardı, hiçbirşey ortada belli değil.. Arabaları kiraladık diyorlar ama arabalar bunlara ait, verdikleri senetler hep başka firmalar adına kesilmiş bi kıllandım ben.. Azcık didikleyince çözdüm olayı zaten. Ankaradan izmire dönüp işsiz kaldığım dönemde aklıma bir fikir gelmişti.. Aldım zoydaklıyı bide kendim gibi amele bir arkadaşımla giyinip süslenip esnaf esnaf dolaştık.. Kartvizit broşür falan hazırlattık en ucuz maatbaları bulduk.. Sonra balıoncular, terziler falan hepsinin en uygun fiyatlı olanlarından hallettik.. Ankarada bilinen bir organizasyon firmasının da ismini aldık.."Merhaba biz xxx firmasından geliyoruz.. İzmir'de çok yeniyiz. Tanıtım kokteyl organizasyon bla bla işleriniz için şöyle şöyle yapabiliriz" diye her birimiz bir yerlere dağıldık.. Hiç bişi yapamazsam diyodum, palyaço oluruz.. Lösemili çocuklar için palyaço kostümünü 20 kez giymişimdir.. Şimdi de para kazanmak için giyerim ne var diyerek, onu da özellikle bastırarak söylüyorduk.. Ben işi aldım diyelim, zoydaklıyla arkadaşım palyaço olcak.. onlardan biri alırsa biz olcaz. Konuştuğumuz kişi diğer 2sini hiç görmeyecek, para bizim içimizde dönecek yani.. Biraz böyle iş yaptık.. Sonra İzmir'de hemen hemen herkesin bildiği cafenin birinin yıldönümü bilmem nesini yaptık. Bi ton yerin broşürlerini, kartvizitlerini hazırladık.. Sonra abarttık biz bu durumu üniversitenin birine teklif götürdük bahar şenlikleri için.. Cevabı gelince sıçtık dedik.. Cevap sadece bize bilmem nelerinizi gönderin diye geldi.. Bizim bu arada ne bir büromuz var ne araba ne başka birşey.. Yalan dolanla iş yapıyoruz bildiğin.. Parayı alır almaz Alsancakta ohh anam sabahlar olmasın.. Zaten şu durumumu çözmem lazım benim.. Muhasebe konusunda sıfırım.. neyse konu bu değil işi büyütelim dedik, şenlikten aldığımız parayla büro tutarız falan diye hesaplamalara girdik.. daha büyük bir yerin açılışını almak için götümüzü yırttık.. Sonunda aldık işi.. Aldığımız en büyük işti, dedi bize iş sonunda parayı ödeyeceğim. Eyvallah dedik benim kredi kartından bütün ödemeleri yaptık.. O hani böyle kapılarda balonlar falan görüyosunuz ya, onlar benim götüme girdi işte.. Çok pahalı lan o, baloncu bulmak ayrı sorun zaten.. Tabelası, flaması acı acı girdi valla. Sonra hostes kızlar istedi adam bizden.. Onları da ayarladık zoydaklının arkadaşlarından ucuza rica minnet kızlara mini etek giydirip çıkarttık.. Kahve için kağıt bardaklar tepsilerle dolaşan kızlar, merdiven kenarlarındaki süslemeler, yazılar mazılar derken benim kredi kartı limitim bitti.. İş sonunda para alcaz ya umrumda değil..
Peki aldık mı.. babayı aldık onun yerine.. Şerefsiz götveren vermedi paramızı.. Kredi kartımda kol gibi inlete inlete girdi bana.. Zaten depresyondaydım ohh bunun üstüne tam bunalıma girdim.. Sonra ama nasıl beddua ettiysem, gazetedeyken 3. sayfa editörüydüm.. İhadan bir haber düştü, baktım bu herifin sıfatı.. bi güzel doğramışlar bunu, atmışlar tarlanın birine.. Kimbilir kaç kişinin parasını yuttu ölünün arkasından da konuşulmaz ama şerefsiz köpek..
...
Ha işte bu çalıştığım adamlarda bizim bir büyük bedenimiz. Ankaradaki firmada çalışan dangoz beni yiyor ben oranın sahibiydim diye.. O kadar amatör, o kadar dayanıksız ki yemin ederim o işi küçük parmağımla yaparım ben.. Haa buraya kadar gene ses çıkarmadım, önce paramı versin de dedim gerisi umrumda değil banane, üzerime düşen işi yaparım olur biter.. Ama kazın ayağı öyle olmadı.. Herif hem salak hem abazanın allahı.. Yanımda bir kız daha var, hatun giymiş beyaz bir pantolon kadına herkesin içine "sen içine o popoya giren donlardan mı giydin, 3 saattir bakıyorum bi göremedim kilodunu" dedi.. Bir uyuz oldum ona, karı hahaha hihi hohoh şıllık şıllık sırıttı.. Hayır birde adam çeşmeye girince biz azdı. Onun öncesinde daha sizli bizli konuşuyordu benimle.. Ne cıvıklığı vardı ne bişeyi.. Ne olduysa o araba çeşmeye bir girdi, herifin dikili taşı vurdu tepeye.. Nasıl cıvık ortaokulda penisiyle yeni tanışmış sadece belaltı konuşan bebeler varya na işte aynı onlara dönüştü.. Sonra muhabbetleri iğrenç ötesi.. Karı da ses çıkarmayınca buna herif daha da abarttı.. "silikonlu göğüs sevmiyorum ben yaa dişlerimi gacırdatıyor. denize girelim de bir bakayım sizinkilere ahaha, akşamları rahatsız olmayın ben odaya 2şer üçer karıları atarım ses çok çıkarsa kulaklarınızı kapatın tamam mı ahahaha" 3 kelime kuruyorsa cümlede 1ini penisinin gireceği organa bağlıyor.. Yaa şimdi piyasada bunlar gibi salaklar çok var.. Götleri inanılmaz kalkıyor çünkü. Suratlarına sıçsan sıçılmaz o derece biçimsizler, Televizyoncu olduğunu duyunca, domalan bir ton yarım akıllı embesil hatun olunca bunlar kendi penislerini ilah zannetmeye başlıyor.. Sürekli yattıkları karıları anlatarak "yaa bendeki malafat böyle işte sende sıvazlasana" mesajı veriyor.. Cıvık cıvık, vıcık vıcık konuşmalar, sürekli el kol, ten teması.. bağırsan terslesen "sikmek istemedim ondan böyle tripleri" diyerek yayma potansiyeli yüksek.. Biraz konuşsan tek muhabbetiniz "am am am, göt göt göt, bicik bicik bicik" bu kelimeler dışında başka hiç kelime bilmiyor. Hangi kanala gitsem bunlar kımıl kımıl kaynıyor.. Liseli stajerleri götürüp isimlerini fotoğraflarını, yemekhanede paylaşan gerizekalılar var, öylesine düşkünler uçkurlarına.. Hayatları boyunca kimseyi becerememiş sonra kanalın birinde yada bir ajansta bir kaç iyi iş yapınca, 2 tane beyin yerine sünger sıkıştırılmış karı bunlara verince, pırpır olup olaydan kopuyolar..
Karıyı kızı nasıl götürdüğünü, ben sadece bafilerim kaçarım diye afişe eden, cıvıklığın allahını yapan, her muhabbette penisini çıkartan, sınırı olmayan heriflere dikkat edin.. Ya beş kuruş parası yoktur, ya götüme benziyordur, ya penisi nohut kadardır.. Hatun gece yatıp sabah pişman olup bir daha aramayınca bizimki durumu kendine çevirip "siker atarım ben" durumuna geçiyordur.. Haa bide bunların hiç bi sikim yapamayını vardır.. sadece yabancı karılara kayarak bundan prim elde etmeye çalışıyordur.. Bir tane türk vajinası görmemiştir onun için yanıp tutuşur ama ağzından çıkan laf "yabancılardaki mal off, türkler yabani ya pis onlar bikbik" Bu tiplerden daha çok iğreniyorum ağzından kendi penisini düşürmeyen sapkın mallar çünkü..
Bide bunların hepsi azcık duygusal moda girince, "seveceğim biri çıksın karşıma taparım ben ona, ölürüm onun için" triplerinde yaşarlar.. O kuş kadar akıllarıyla "ayy bak ben sikici olduğum kadar seviciyim aslında ama kız yok seveceğim" anlamını çıkartmamızı isterler. Ve buna inanan "ayy ben sikilmelik değil sevilmelik kızım, verim şuna bana kesin aşık olur" salak karıları varya.. uyuzum ben o mallara bunların götünü onlar kaldırıyor çünkü.. Haa işte, onlar bir tek bunlara yavşar.. Oda eşsiz çükleri için değil, içlerine oturan "bana neden aşık olmadı" hırsları yüzünden..
Bu çalışacağım adam da bu tiplerin apış arası ağarmış versiyonu.. Ki en kötüsü bunlar... Normal bir şekilde çalışacak olsak ben gene sabrederim.. Sektördeki 5 kişiden 1 i bunun gibi çünkü.. Eski gazetemin patronu memelerimize bakarak konuşurdu. Suratlarımızdan değil biciklerimizden tanıyordu bizi.. Ama abi biz bunlarla apartta kalcaz, bide kardeşimi yanıma götürmüşüm çalışması için onun baskısı daha fazla üzerimde.. Bi sikim yapamaz biliyorsun ama sürekli yanında sikini sıvazlayıp ağzının suyu akan bir herif zoydaklıya birşey derse, çarşı pazar karışır orda..
O yüzden ben gene işsizim.. Herşeyim muallak içinde yaa nasıl bunalıyorum anlatamam.. Paramı alamadım, elimi neye atsam kurudu bu ne sikko bir hayat oldu ya. Nasıl bir cenabetlikse bende ki.. Kurşun murşun döktürcem ya artık. Hayır yani bir şeyim düzgün gitse dicem ki ama nedense ohh bu tamam.. Aile ilişkilerim boka sarmış, iş konusunda öyle, aşk desen zerre umudum yok, bide regl olcam diye şişti götüm göbeğim.. Bari 36 beden olsam diğerlerini geçtim ayy o bile yok..

22.05.2009

Baksana talihe mal verip kimine, seni vermiş benim gibi birine


Dikkat ettim hayatıma biri girince işlerim düzgün gitmiyor.. Bu durumun tamamen orospu çocuğunun birinin bedduası olduğunu düşünüyorum.. Sadece iş değil çünkü, Bu ne lan, ne zaman birinden böyle etkilensem hoşlansam hep önüme bir set çekiliyor.. okuldaki sevgilimle tam böyle bitti kavgalarımız, oturttuk ilişkiyi rayına, okul bitti.. Sonra pekmezle; tam sevmeye başladım böyle, o istanbula gitti.. Sonra Siğille tam aşık oldum bu işte dedim, sonra ben istanbula gittim.. Yani hep böyle birine tam kapılacak gibi oluyorum hoop bir engel çıkıyor birimizden birini atıyor diğer tarafa. Biri bana feci beddua etti sanırım.. Kimseyle birlikte olma diye aşka dair kimi tutsam kuruyor anacım.. Dedim şimdi ki çocukla da böyle olacak, tam kendim gibi olup bu kez dürüst davranmaya söz verdim, ki kalbimi karnımda attırıyor çocuk.. Şimdi karşıma çıkan fırsatların hepsi başka şehirlerde.. yok olmuyor yani ne zaman hayatıma birini sokmaya karar versem darmaduman ediyor kader beni.. beklenen özel kişi bu değilin evrendeki anlamı mı acaba bu kısır döngü bilmiyorum ki. O kişinin karşıma çıkabilmesi için hayat böyle yapıyodur falan fıstık gibi secret vari gerzek gerzek düşüncelere de dalmıyor değilim hani.. Ama bu çocuk da değilse kim lan bu o beklenen özel kişi. İnsanlar nasıl anlıyor gördükleri zaman evet işte bu diyor.. Yani ben hepsine bu lafı dedim. "evet evet bu kişi" diye. 5 gün sonra "ıyy tiksinç yaratık" dedim. Şimdi buna da demeye başladım, çocuk inanılmaz hoşuma gidiyor, ama bir taraftan da nasılsa olmayacak siktiret aman sallama diye soldan biri dürtüklüyor.. ben buna da bir rumuz bulayım, gerçi rumuzun uğursuzluğu da olabilir bu durum ama bu şekilde de ben yazamıyorum. Bunun adı "erik" olsun.. Çünkü ben deli dümbül eriğe aş erirken çıktı karşıma.. Bide erik gibi işte.. kışın nasıl erik diye can çekişirsin, ölürsün bitersin.. Yaz gelince yemekten artık mideni bozarsın. Buda öyle yokken çok özlüyorum, varken samimiyetin bokunu çıkartıyorum.. Biraz şapşal ama o şapşallığı daha çok çekiyor niyeyse.. mesela bi cafede otururken, "yaa acaba buraya mafya dadanıyor mudur? haraç falan kesiyolardır bence burdan" diyerek uzun uzun orada mafyanın neler yapabileceğini, oraya verilen kirayı, televizyonu yanlış yere koyduklarından falan bahsedebiliyor.. Bir sonraki adımını, ne diyeceğini, napacağını tahmin edebiliyorum. Diğerlerinde var olan benim önce bu duruma hasta olup sonra offfladığım o kasılmaları yok.. Çok rahatım yanında, onla konuşurken başka bir insana bürünmeme gerek yok. benim hakkımda bunu düşünsün diye kafamdaki tilkileri çalıştırmama gerek yok. Hepsinin kuyruğunu bağlayıp köşeye attım zaten. Bu şekilde sanki daha huzurluyum.. Yalanım ortaya çıkarsa, olmadığım gibi davrandığım belli olursa gibi kendi kendimi yemelerim yok.. İlle olmalı gibi hedefe kitlenmediğim için, kaybetme korkum da yok henüz.. Yani ne bileyim giderse gider kendi seçimi tohumuna para mı saymışım puştun diyebilecek kadar rahatım.. Güveniyor muyum zerre kadar güvenmiyorum, söylediği sözlere de inanmıyorum.. çünkü ilişki sırasında onu tanıyorum.. diğerlerinde sıçtığı dakikayı bildiğim adamlarla birlikte oluyordum. Ama bunda farklı herşey, güvenmediğim için sanırım giderse gitsin sikime kadar tavrı içerisindeyim.. Bu kez ben denedim diyebilirim sonunda, onun huzuruyla doluyum zatii.. Zaten en baştan hoop güvendim sana tribine girmek salakça.. Abartı, yapmacık klişe iltifatları da yok. "Senin kafan neden kocaman" diye sorabilecek kadar gerizekalı çünkü.. Ama olsun napim, bundan iyisi şamda kayısı.. haa bide şeker kokuyor teni.. Ama işte yine şehir değişikliğine maruz kalacak sanırım bu ilişki.. Bu gece izmire gidiyorum.. Kim beddua ettiyse abi gitcen af dilicem geri çeksin şu "birini bulamasın kurusun kalsın PuCCa'nın kukusu" ahını..
.....
Geçenlerde işyerindekilerle kahvaltıya gidelim dedik bi kaç kişi bi yerde toplandık, "yeni kankam" pekmezin arkadaşını da çağırmıştım. Oda yanında pekmezi getirmiş. ben bir kasıldım başta.. Utandım daha doğrusu masada dönüp dolaşıp mevzu benim sarmadan bir gün sonra birini bulmama geliyordu.. Pekmezle de öyle ayrılınca yani ben biraz yerin dibine geçtim.. Zaten hiç konuşmuyorduk o yüzden selam falan vermemiştim. Sonra o masa düzeni, birileri gitti tuvalete bişiler oldu yeni kişiler geldi.. nasıl başarıldı bilmiyorum pekmezle ben yanyana oturmuş bulunduk.. orda işte bu sordu ee napcan nasıl etcen yeni iş falan filan diye azcık muhabbet ettik zorunlu olarak.. Sonra zaten ben erken kalktım yanlarından.. Geçen gün beni aradı, travesti bekir gibi 3 ayda bir telefon numarası değiştirdiğim için arkadaşından almış numaramı.. 2 saat önce onu açıkladı.. Bi garip oldum şimdi, aylardır burdayım bi kere bile tenezzül etmemiş aramaya, onun suratını görmek istemiyorum, o şöyle yalancı böyle maske takmış türü mal mal lafları saymış arkamdan.. Sonra böyle arayıp kem küm diye konuşması beni kıllandırdı bi önce, sonra bana kendi çalıştığı kanalda iş bulduğunu söyledi. gel yarın hemen başlatalım diye de ekledi..
Pekmezle aynı bina içinde çalışmak korku filmi gibi olur benim için. Hele birde o buldu işi of anam off. Her fırsatta beni itin götüne sokup sokup çıkarır.. Ondan direk açık açık söyledim, orda çalışmak istemediğimi. Pezevenk kariyer.net gibi. Hemen pat başka kanal söyledi, "yarın o zaman hemen xxxx beyle görüş. maaşı sana hem yeter hem zorluk çıkartmazlar, direk başlarsın" onu diyince okey beybi hızır gibisin falan filan türü yıkama yağlamamı yapıp kapadım telefonu..
Sonra dedim kendi kendime, gerizekalı lan bu.. sırf aa eski sevgilim ne iyiymiş diycem diye insan kaynaklarım gibi dolanıyor zor zamanlarımda.. Valla beni bağlamaz, ben aramadım, etmedim, sormadım hiçbişi, kendi kendine geldi, ayağıma gelen istanbulda iş fırsatına gurur yapıp eski sevgilim söyledi diye yok diyecek kadar saf değilim..
Pekmez zaten cins bir tip, geçen sefer de böyle yapmıştı.. bu çalıştığım yer için. ben o kadar istemiyorum dedim kendi kendine beni buraya sokmak için uğraşmıştı... Bundan önceki de böyleydi, erkekler için ayrıldıktan sonra böyle iyilik yapmak egolarını mı tatmin ediyor ne yapıyorsa.. hele pekmez yani.. aşklarından falan olduğunu sanmıyorum.. Gel birleşelim mi lan desem yok der belli burası. Ama niyeyse ne zaman işsiz kalsam pekmez hoop persil man gibi karşımda bitiveriyor.. Bunları düşündüm ya, 15 dk geçti gene aradı pekmez..
- naber napıyosun.
- az önceki gibi iyiyim sen napıyosun
- bende iyiyim.
- hımmm allah iyilik versin
- şey diyecektim kapatırken sormayı unutum yarın neyle gideceksin oraya yeri biliyor musun?
- bulurum ya ben.. erken çıkarım zaten biraz
- ben götürürüm sabah seni, ama tabi kendine yeni kullanacağın şöförü bulmadıysan
- otobüsle gitcem pekmez.
- hani sen gidemiyorsun ya biryere arabasız ondan dedim..
diye biz bir başladık atışmaya, sonra tam bir buçuk saat bir sene öncesinin konularını açıp açıp durdu.. nasıl kinci bir insansa pis manyak sayko! İzmirdeyken bu bana demişti ki bir kere, bilmem nereye gel. ay ben gelemem sen beni gel al demişim. Ulan gel al işte halla halla altında araba var hıyar ağası, sırtında mı taşıcaksın beni. ordan benim ne olduğumu anlamış da ondan beri içinde dert kalmış bu mevzu..
Madem bana uyuz oluyorsun madem sevmiyorsun insan olarak bile -ki aynen böyle dedi, seni insan olarak bile sevmiyorum- gelip bana yardım ederim sana deme.. Yeni ayrılsak hani anlarım tamam mı, sene geçti hala oturtamamış içine.. Siğile bak ohh mis gibi benim şiirleri elalemin karılarına yazıp duruyor, 3 muhabbet etsek bana birini ayarlasana lan dicek.. bu ise kurmuş kurmuş kurmuş kafasında koca herif her fırsatta "ben iyiyim, sen kötüsün.. Ben sana bunu bunu yaptım.. sen ise serserinin biri için beni bıraktın. oh olsun sana sen herşeyi hakettin" diye bastırıyor.. lan sanki 15 sene evli kaldık.. Bu ne lan herife bak, sen aylarca konuşma benle tek kelime, sonra gel bikbik karnında 3 çocukla bırakmışım gibi küfret bana.. isterse bbcnin genel müdürü yapsın beni, gene ona minnet etmem.. "Arama beni, istemiyorum senin bulacağın işi ben en kralını bulurum" dedim tam kapatıyodum, ordan sesini duydum.. "Allah senin belanı versin" dedi..
o içime dert oldu ama şimdi. İnşallahh döner dolaşır bela ona bulaşır diyim de benden gitsin. Ya bu bana geçen sefer çünkü hiç mutlu olmazsın umarım demişti.. offf gerizekalı embesil, çükün düşesice.. Çok taktım ben bu beddua olayına, erikten çok hoşlanıyorum çünkü, eğer bunla da böyle osuruktan bir nedenle ayrılırsa pekmezin hayalarını tırnaklarımla koparıp yedircem ona..