bin ban bon çok şükür dostlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bin ban bon çok şükür dostlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.03.2009

Tekil şahıs dönemim bitti hobereyyyy

Salı günü sinemaya gidelim dedi sarma, çıktık işte seansları falan bize uymadı.. Gene bizim orda sahilde bi yerde oturduk bi süre.. oturuyoruz ama konuşmuyor böyle ancak ben şaklabanlık yapıyorum.. Aman ya dedim kendi kendime, bu sanırım aa ne güzel dost olduk diye bakıyo bana.. kendimi çok şerefsiz hissettim.. hani böyle kızlar erkekleri arkadaşı gibi görür, herif onunla hangi pozisyonda sevişeceğini düşünür ya.. haa işte o tiplerden biri gibi gördüm kendimi.. Herkesi elde edemezsin PuCCacan dedim, zaten elde ettiklerin tarafından paso terkediliyorsun.. sen şişko, çirkin, beceriksizin tekisin dedim.. Bi moralim bozuldu bi çöktüm.. Ağladı ağlıcaktım orda.. çocuğun bişey dediği yok ama yani bu kadar beklemez heralde kimse dedim.. iç sesimi devreye soktum "Hayatım boyunca bekar kalcam, hiç sevgilim olmayacak, evim olsa kediler alıp onlarla yaşlanacam ama evim bile yok lan, hep dişlerim yüzünden lanet olsun dişlerime, belki dişlerim güzel olsaydı beni beğenirdi, memelerimi azcık göstersem belki arkadaş gibi görmez beni, ooff saçmalama bu kadar düşemem heralde, neden beni beğenmedi ki, bok kafalı sanki kendi çok güzel, siktir git lan it! bi kere boşluktayım diye sana böyle şeyoldum ben, eski sevgilim nişanlanmasaydı, pekmez birini bulmasaydı, siğil 17lik kızlarla fingirdeşmeseydi sana mı bakardım lan ben!!!" diye içten içe konuştum, sinirlendim, kendime acıdım, kızdım, bağırdım.. sonra hadi kalkalım dedim.. Evin oraya kadar bıraktı beni gitti.
Sonra bir mesaj geldi..
"Bunu yüzyüze konuşmayı isterdim ama tepkini bilemedim. Senin yanında olmaktan inanılmaz keyif alıyorum. Yanından ayrılmak zor gelmeye başladı. Hayata dair aldığım kararlarda seninde olmanı istiyorum. Sende istersen eğer."
O sırada eteğimi çıkartıyordum, nasıl heycanlandıysam kilotlu çorapla evde timsah yürüyüşü yapmaya başladım.. Tabi bu sarmayı etkileme çabalarımı kuzenim baştan sona kadar biliyordu.. O benden daha çok sevindi bileklerimden tuttu, bütün salonu tur attık.. Sonra ne yazalım diye bi yarım saat düşündük.. naz yapalım, duygusal bişeyler yazalım, hiç mesaj atmayalım direk arayalım falan filan derken, en sonunda benden çıkan şeye bak..
"hele şükür yaa, msne gel beliyorum"
tam öküzüm yemin ederim.. Sonra konuştuk monuştuk işte.. Yazışıyoruz ama benim aklımdan geçenler "kızımız olursa adı cansın olsun, olur da ikiz doğurursam nar'la naz olsun isimleri.. Ayy bu çocuktan da ne güzel bebeler çıkar, yemyeşil gözleri olur kesin.. Acaba nerde otururuz, ikimizin maaşını birleştirirsek ortaköyde oturabiliriz aslında, ama doğalgaz yakmamamız lazım, gelinliğimi kirlasam mı, satın alsam mı acaba, yaa bi sorun var yalnız ben düğünü izmirde yapmak istiyorum deniz kenarında.. Bu kesin istanbul ister off napcaz" gibi böyle mal mal şeyler düşündüm.. itiraf ediyorum hala düşünüyorum, izmirden başka yerde yapmam düğünü abi..
.....
Yalnız bugün kanalda bişey oldu, ya ben böyle sabah karşılaşmak istemedim niyeyse.. utandım öyle.. nasıl davranacağımı bilemedim.. Bide bi süre kendi aramızda kalsın dedim, adet yerini bulsun diye. hep öyle derler ya o manada.. Çıkışta öpüşürüz diye naneli sakızları çifter çifter çiğnedim, ama olmadı.. kuzenim anahtarını evde unutmuş o yüzden yanımıza geldi, çocuğu ilk günden akrabamla tanıştırdım... bazen diyorum keşke böyle hakkında yazdıklarımın da blogları olsa, böyle okusam neler hissettiklerini.. Yorum yazsam "valla kuzenimi ben bilerek çağırmadım sen yanlış anladın" felan diye.. Ama onlar benimkileri okumasın.. mesela okumuş olsaydı sarma bu satırları, bambaşka şeyler yazardım.. geyik geyik, "ay içime kaçtı kelebekler, böyle heryan tozpembe, herşey güzel olacak, ben sevdim mi tam severim, hayatımın aşkını buldum, gözlerinin derinliğinde kayboldum, daha yeni yanından ayrıldım ama onu çok özledim, harika bir gün geçirdik, ilk kez böyle bişey oldu" vıcık vıcık yapmacık yapmacık kelimeler yani..
Onu bunu bırak da, bir durum var, anam aynaya bi baktım bir su aygırı içime kaçmış.. Allahım kıçım almış başını gitmiş, oofff kendimden tiksindim.. popomdakiler gamze desem yemez sanırım.. benim acilen kilo vermem lazım.. osuruktan teyyare varya resmen 3 kilo kalmış pis kaltak! Ben bu fiziklen nasıl sevişirim bu çocukla.. deniz ayısı gibiyim lan, bebenin midesi kalkar.. Ebru şallı bacımı bi süredir aksatıyodum.. onla gene kaburgalarımı kapatıp o sıçtımın yağlarını vereyim bari.. bişey daha yapacam ama onu yazamam pek sağlıklı değil çünkü.. off offf!!! neden ben bu çocuğa yavşarken ileriyi düşünüp rejime girmedim ki kafama sıçayım..
....
Bide garip bişi var, hani böyle yıldönümüzde felan bişey yaparız diye (tabi bi yıldönümümüz olursa) tarihi saklayacağım ama, 10 mart o nişanlanan eski sevgilimin doğum günüydü.. O gün bi baktım telefonumun alarmı çaldı.. "Aşkımmm doğdu" yazdı.. böyle içim bi garip oldu.. Ne bileyim şimdi nişanlısıyladır felan diye üzüldüm.. İnsan şeye üzülür ya, bana davrandığı gibi ona davranıyodur, ona da böyle yapıyodur felan diye.. keşkeee öyle olsa, ben; bana yapmadığı hareketleri başkasına yapıyor diye üzülüyorum..
Ne ilginç, canım başkasına acıyabiliyorken, başkası için hop hop atıyor.. Amaan ne olursa olsun artık bir sevgilim var.. Allam bu duamı kabul etmişken şu toto mu lotomu ne onu da bana çıkartsana be! haa bu arada yazamayışımın nedeni laptopumun üzerine basıp ekranını kırmıştım o yüzden..

4.05.2008

Yarabbi şükür

Dün sabah kahvaltıya inciraltına gittik.. Hoş beş muhabbet geyikler devam etti durdu..
Bi ara konuya girecek gibi oldu
-Pucca, senin bir kızın nasıl sevgilisi olmaz anlamıyorum, bir insanın aklını başından alacak kadar güzelsin
- babam tatlıcı, gözlerimdeki ışıltılarıda gökyüzünde ki yıldızlardan aldım dyerek tersler gibi oldum..
Bunu yaptım çünkü bu kadar ucuz bi lafla söze gireceğine hiç girmesin daha iyi.. Hiç bir insanın da aklını başından alacak kadarda güzel değilim.. Kaş ve bıyıklarımı almaığım zamanlarda biraz ilgi çekiyorum ama "yaratık ulan bu" diye kaçışan insanlardan...
Sonra bizim yaptığımız belgeselde hata çıkmış onun için aradılar izlemek için internet cafeye girdik baktık, Girmişken çocuklar orda counter oynuyolardı, onlarla birlikte 2 saat bizde oynadık.. Pekmez paso vuruldu 12 yaşında bi bebe tarafından..
Sahilde biraz oturduk yine dertlerinden bahsetti. Çok ayıp bişey biliyorum ama böyle derdi olan erkeklerle konuşmak çok sıkıcı... Hele de dinlemiş gibi yapmak, oysa benim aklımdan geçenler sadece yoldan gelen geçen kızların kıyafetleri, ayakkabıları; arada bir böyle yüzünü asıyor Zafer Peker'in bir şarkısı aklıma geliyor ne alakaysa.. "bilir misin nasıldır sevişirken ağlamak, yatağında yastığında bulamamak" düşünüyorum bi erkeği sevişirken salya sümük ağladığını, sonra gülüyorum pişmiş kelle gibi bi anda gerçek hayata dönüp "annem niye böyle yapıyor olabilir PuCCa?" dediğini duyuyorum..
Sonra yürüyoruz saatlerce bu kez derdi dışında konuşuyoruz çok şükür! Onunla dert sıkıntı dışında konuşmaktan zevk duyuyorum ama bazen salak, sallada sümüğüne bak tarzı espirilerine dayanamıyorum ama olsun...
Yemek yiyip eve bırakmak için arabasına bindik, ikimizde susuyoruz tek kelime yok arabasının teybi bozulmuş öyle malak malak bakınıyorum etrafa, arabasında bi kız işareti var mı diye her yanı inceliyorum, ama bulamıyorum...
Sonunda evimizin oraya geldik, komşular görmesin diye arka sokata durdurturdum arabayı tokalaştık eve doğru yürümeye başladım.. İçimden de "olmayacak kızım bu iş herif angut geleceği yok" diye düşünürken arkamdan birinin koştuğunu farkettim, anaa bi baktım Pekmez! tam apartmanın önündeyiz konu komşu görmesin diye o kadar ilerde indim, sen gözlerine sokar gibi diplerine gel, çocuğu aldım gibi apartmanın içine soktum! Sana bişey demem lazım dedi, ilk katta ki Yozgatlıların kapısı açılır gibi oldu hemen asansöre attım çocuğu 2 ve 3 kat arasında durdurdum "burda de ama sessiz ol" diye uyardım..
"Bunu bugün demezsem bir daha diyemezdim, ben senden çok hoşlanıyorum" diye girdi konuşmaya öyle boyoz gibi açarak gözlerimi dinledim, bi de aklımdan geçen tekşey o köfteyi soğanlı yemiyecektim! sonra biri asansörün kapısına vurunca yukardan hadi sen git diye 2. katta indirdim çocuğu kapıyı kapatırken de, "ee cevabın dedi" "bende seni seviyorum" dedim.. heycandan, apışıp kaldım sonra tabii, çok utandım da "seni seviyorum" ne yaa!
Ama olsun sonunda oldu....
Anam şimdi dank etti; artık bi sevgilim var! Allahım lütfen bunu elimden kaçırmama izin verme, eski sevgililerimi karşıma çıkarma, bu çocuğun önüne güzel güzel kızları koyma, içimde ki kıskançlık denen canavarı yok et, Bu çocuğun diğerlerinde olduğu gibi içindeki öküzü yok et ben yok etmeye çalışınca başıma bela açıyorum, ve soğanlı yiyeceğim zaman içime bir ateş düşür aklımı dürt!