bitiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.06.2008

Tövbe+itiraf+yüzleşme

Biraz sonra doğum günüm olacak....
Ben hiç bir doğum günümde kararlar almamışımdır. Yani bu böyle olacak şu şöyle falan filan diye...
Ama bu kez farklı olacak, yani olmalı.. Büyümem gerekirken küçüldüğümü hissediyorum.
İlk değişimi Pekmez'le başlattım ve takriben 25 dakika önce ondan ayrıldım... Elin oğlunun zamanında bana yaptığı şeylerin acısını Pekmez'den çıkartmamalıyım.
Buraya hep yazıyorum, işte şöyle adiyim böyle kaltağım falan fıstık, ama orası madalyonun diğer kısmı... Kırdığımdan fazla kırılmışımdır ben... Çok vurdumduymazım, insanlara değer vermem, aramam sormam ama buna rağmen etlerimi koparmışcasına ağrılı anlar var hayatımda!
Mesela en yakın arkadaşım, ilk aşkımla evlenecekti, gelinliğini bile benim istediğim modeli seçmişti.. ciğerlerim sökülene kadar ağladığım halde nişanlarına sırıtarak gittim.. (evlenemediler ama, kız başkasını buldu sonra)
Sonra bi ev arkadaşım vardı, bana insanın insana yapmayacağı buraya bile yazamayacağım kadar şerefsizlikler yaptı.... Benden çok sevgilime zarar veriyor diye yaptıkları, işimi gücümü bırakıp İzmir'e döndüm.. Sonra ne oldu, bi duydum ki o sevgilim, kızın ev kirasına kadar ödeyip, evine digitürk bağlatmış...
Bakire olduğuma inanmayıp bir tanesi mesela tecavüz etmeye kalkmıştı beceremeyince de o gece beni hastanelik edene kadar dövmüştü...
Mesela en yakın arkadaşım sandığım çocuklardan biri, her tarafta benle yattığı yalanını atmıştı
İzmir yolunda bunları düşündüm işte, 2 sene önce... Bunlar dedim hep benim gerizekalılığım yüzünden oluyor... Ben kavga edemem, tartışamam hala yapamam, sesimi yükseltemem, biri bana bağırdığında pusar kalırım, dişimi gösteremem... Bunlar dedim değişecek, artık öyle aşk meşkte yok evlencen direk. Paralı bulduğuna yapıştırcan kendini, sonunda aşk zaten gelir... Kız arkadaş erkek arkadaş yok artık. senin kendinden başka dostun yok...
Hayatımda birine çok güvenmiştim, hiç kimseye güvenmediğim kadar.. Elbette hatalar yaptım ona karşı ama, onun bana yaptıklarının yanında devede kulak kaldı.. Dedim hiç sallamıcam artık nikahı basana kadar bütün erkekler bana ait gibi davrandım...
Sonra geldiğim yere bi baktım hala aynı yerdeyim.. Bu defa yanımda beni kıracak insanlar yok ama ben kendimden parçaları götürmüşüm... Kendimi tanıyamaz olmuşum... Hep ilgi arsızıydım, hep sorumsuzdum ama ben hiç sevmiş gibi yapmamıştım....
İzmir'e dönerken artık eski PuCCa olmayacak diye kendime yemin ettim. Geçmişte yaptığım hiç birşeyi yapmayacaktım.. Yapmadım da! Nitekim gene başarısız oldum.. Hayatım karman çorman gene... Aklım kalbim götüm hepsi ayrı telden çalıyor. Etrafımda benden nefret eden insan sayısı, sevenden daha fazla olmaya başladı... Herşeyim yapmacıklıklar üzerine kuruldu. Eskiye dair ne varsa çıkardım hayatımdan, yenisini de sokmayı beceremedim..

Artık Pekmez'i azad ettim.. Bir gün olur da okursan bunları Pekmez, bana aldığın kolyeyi sattım, saçlarımı sarıya boyattım. Ama kuaför saçlarımı yaktı üstelik öyle böyle değil.. Her gören iğrenç olmuşsun dedi. Renk oturmadı saçım bi avuç kaldı. Biraz önce sinirlendim siyah boya aldım kendim boyadım o bi avuç daha da perişan oldu... Herşey karma sanırım, o kolyeyi satmamalıydım. Hiç bir zaman hediyeler önem vermemişimdir ama vermem gerekmiş. Bu olay aklımı başıma getirdi. Üzgünüm... Okuyup bu posta kadar geldiysen zaten, benden tiksiniyorsundur... Hakettim. Bilmem tiksinmeni azaltır mı ama bunları yazarken şerefsizim çok ağladım...
Öyle işte, yine abaza kız dönemlerime geri dönüyorum... Belki bu kez allah bana inanırda karşıma çıkardığı her adamı kilometrelerce uzağa göndermez...