kıskanç değilim sadece ilgi arsızıyım tamam mı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kıskanç değilim sadece ilgi arsızıyım tamam mı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.09.2009

Yalnızlığın üst kattakiler üstünde olumsuz etkisi

Şimdi oturduğum yer İstanbul'un teee bir ucu.. Oturduğum yer diye sahiplendim ama ben hala akrabalarda kalıyorum.. Neyse işte bir gezme olsun, sosyal faaliyet olsun, böyle ne bilim piyasa araştırması falan yapmaya çıkmam demek ölüm demek. Bir defa yol parası acayip tıkıyor bana, zaman ayrı götüme giriyor. Zaten anlam veremiyorum bu büyük şehirlerdeki sabaha kadar otobüs denilen bir olayın olmaması, yada sadece merkezlere kadar var olmasını. Ulan zaten merkezde otursam ne otobüsü düşüncem.. Asıl otobüs tepelere falan olması gerek, oralara giderken de o merkezden geçsin bitsin işte.. Bi dahaki seçimlerde bu duruma parmak basana oy verecem.. Bunu yapan CHP bile olsa, beceremeyeceğini biliyorum ama destekçi derim en azından.. Şimdi hal böyle olunca, ben zaten işsiz güçsüz fakir fukaranın teki de olunca.. Sosyallik denen şeyim öldü bitti.. O eskisi gibi her gece mekanlarda fink atan, tillatede çarşaf çarşaf fotoları çıkan, her sabah baş ağrısıyla uyanıp klozete kusan kız gitti.. Yerine internette dolanan, saç boyası lekeli tişörtüyle ortası yırtık pijamasını giyip bakkala giden, hayatındaki tek atraksyonu semtlerin birbirine yakın olması dolayısıyla insanlıkadının balkonunda çiğdem çitleyen, aşkı memnu mu, yaprak dökümü mü gibi abuk tartışmalarla apartman yengeleriyle muhattap olan biri oldum.. Lan bazen konuşmayı unutuyorum, biri bana bişi diyince elim klavyeye gidiyormuş gibi oluyor.. O kadar vahim durum yani.. Şimdi bu durumda benim tek eğlencem yukardaki öğrenci bebelerin hayatları olmuştu. Onlarla eğleniyordum falan böyle iyi bir dostluk kardeşlik oluşmuştu bizde.. birinin herkesi düdüklemesini dinlemek, diğerinin pes oyunlarında aldığı galibiyetleri duymak falan.. Gençlik günlerimi hatırlatıyorlardı bana ne kadar aynı yaşta olsak bile.. ben onların evresini 4 sene önce atlatmıştım çünkü.. İşte gülüyoruz, eğleniyoruz, film izliyoruz tabu falan oynuyoruz, çok bunalırsak sahile iniyoruz. Onlar şu asosyal hayatımın biricik kurtacılarıydı.. Bayram diye memleketlerine gitmişlerdi bugün balkonda elalemin evlerinin içlerini görmeye çalışarak ulan amma çok insan yaşıyor falan gibi düşüncelere boğulmuşken bir baktım bunlar yolda yürüyolar. Anam bir sevindim bunları görünce, hemen ayaklandım amaa şöyle bir daha bakınca yanlarında iki tane kız.. o sevincim boğazıma takıldı... Kızlarla geliyorlar eve, üstelik bayram dönüşü. Sevgilileri de okulları başladığı için İstanbula ayak bastılar tabi. Büyük ihtimal biri de o internetten kapakladığı karı.. Şimdi onlar yukarda eğlenecekler gülüşecekler beni aralarına almayacaklar.. "ahaha eziksin sen ezik biz sevgililerimizle fanfini yaparken sen bize bakıp kıskanacaksın pis dombili ezik" diye içten içe düşünüp benimle dalga geçecekler.. Kız arkadaşları onlarla takılıyorum diye bir öncekiler gibi bunu sorun haline getirecek, gecenin bir yarısı "napıyon lan hıyar" diye evlerine giremiyeceğim. yada gittiğim yerlerden onları arayıp "saat gece 3de gelcem ben uyumayın beni alın okeyy" diyemiyeceğim.. tabu oynarken ben hep hakem olacağım, herkes çiftleriyle olacak "aaa PuCCaya eş yok" durumunu yaşayacağım. aralarında özel şifreler olacak kampuste başlarından geçen olayları anlatırken, benim hayatımda değişen tek şey "bugün ffde kavga ettim ben kadınlar sütyen giymesin diyeee çok heycanlıydı" olacak.. Gece biyerlere gidecek olursak, onlar sevgililerinin ellerinden tutarken.. ben ise, elinde votka bardağıyla 4 saat bekleyen. votkadan bir yudum almamış, ama ele güne elinde bardakla barın kenarında duran karizma pozu veren bir salağı keseceğim.. Onlar yukarda sevişirken bunları dinlemek zorunda kalacağım..
O kadar çok sinirlendim ki onlara, bana sormadan nasıl olur o eve kız getirirler.. Oysa bu yaz boyunca acayip iyiydik. Apartman gülü onlar ve ben.. Şimdi bu kazığın en büyüğü değil de nedir.. Oysa nasıl mutluyduk nasıl şen şakraktık.. Bu kalleşliktir, puştluktur, şerefsizliktir dedim.. O sinirle gittim asansörün kapısında ki tekerleği yukarıya kaldırıp kapıyı açık bıraktım. Pezevenkler o kadar valizle 6. kata kadar yürüyerek çıksınlar dedim.. Geçtim oturdum balkona, tam aşşağıdan geçerken kafalarına mandal falan da atacaktım ama neyse dedim.. Sizz durun bana sormadan uzun soluklu sevgililerinizle eve gelip yaşamak neymiş göstercem size, apartmanda ar namusla ilgili dedikodular çıkartacağım, eve kız atmamanız için elimden geleni yapacağım, eee tek gecelik sevişmelerinize ses çıkarmadım ama bu fazla.. Ne zaman ben adam gibi ilişki bulurum, iş bulurum, kendime çıkacağım merkezde bir ev bulurum eyvallah ne haliniz varsa görün. Ama şuanda sadece beni eğlendirmekle yükümlüsünüz başka göreviniz yok sizin.. diye asabi asabi düşündüm.
Sonra bu benim böyle mantıksız konuştuğum zaman ortaya çıkan bir iç sesim daha var, ben ona "gereksiz ses" diyorum, o çıktı.. ya sanane falan dedi "bırak isteyen istediğiyle yiyişsin, sen mutlu değilsin diye insanların da hayatlarını karartmaya hakkın yok" dedi.. "Siktir git lan gereksiz ses" dicektim ama ona kibar davrandığım için.. Bende ikna kabileyetimi kendi üzerimde uygulamaya çalıştım..
-Ama napabilirim, şey mi diyeyim yani.. "Arkadaşlarım bu zor zamanımda bana destek olun lütfen, bencil sürtüğün teki gibi davranıyorum ama bu sadece sizi düşündüğüm için. Eğer böyle davranmaz içime atarsam sonra evinizi uçurarak o kızları kaçırabilirim.. Bu daha mı iyi haa?? hem ne güzel anlaşıyorduk biz hep birlikte neden bu kızları eve getiriyorsunuz ki, tamam seks yapmanıza da bişey demicem ama bu biraz fazla değil mi?? az sabredin yakında iş bulup gitcem bu evden o zamana kadar bütün ilginiz alakanız benim üstümde olsa fena mı olur." Bunu mu diyeyim yani??
dedim, bastırdım hemen gereksiz iç sesimi.. ayak seslerini duyunca koşturarak kapının deliğinden baktım, soluk soluğa yukarıya o valizlerle çıkıyorlardı.. Şimdi de kıkır kıkır gülüşüyorlar mutfaktalar büyük yemek yapıyorlar, bide mesaj atmışlar bana "evdeysen gelsene" diyerek.. Çokta siklerindeymiş gibi bende yazdım "tatlım dışardayım başka zaman gelirim :(" oysa bütün gün sokağa bile çıkmadım.. Bu şuursuzca davranışın nedenini bilemiyorum, tamam bir çok salaklığımı anlayan ama düzeltmeyen biriyim ama bu yaptığıma bende anlam veremedim...
Niyeyse kendimi anaokulu yaşlarımda hissettim. büyük bir terasımız vardı bizim.. Orda oyun oynardık bebekleri falan atardım oraya, komşu kızıyla küsünce bağırırdım içeriye doğru "Annneeeeeeeee dayımgilin almanyadan getirdiklerii uzun simli saçlı sindy bebeğimi getirir misinnn" diyerek. Oysa Almanya'da yaşayan bir akrabamız bile yoktu. Ama işte bütün mahallenin öyle bir hısmı olunca kıskançlık yapmıştım, kendime hayali Almanyadan yaşayan, bana sindy bebek yollayan bir dayı yaratıp komşu kızını kıskandırıyordum.. Aynı ezik hissiyatı işte şu anda hissediyorum.. Allam bana tez zamanda sosyalleşme şeysi ver bu durum iyiye gitmiyor..