kim çıkarıyo lan bu dedikoduları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kim çıkarıyo lan bu dedikoduları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.12.2008

Bültenimize kaldığımız yerden devam edeceğiz

Zamanında kanalın birinde çalışıyorum... Ses tonum cartlak ve çocuk gibi çıksa da onu istediğim gibi tok hale getirebiliyorum ben.. çalıştığım yerde de o yüzden arada sırada perforeleri ben okuyordum... İşte son dakika haber gelir, etrafta spiker yoktur yada ne bilim gece nöbetteyken falan.. Birde bi kaç programın vtrlerinde.. İşim değil yani rica ediyolar "ayy PuCCa kötünün iyisi sensin hadi nolurr" diye öyle ancak
Bizim kanala gidip gelen hocalardan biri işte gel bunu eğitimli hale getirelim diye beni diksiyon kursa götürmüştü.. bu kursa giderken ahanda cnnturk bekle beni ben geliyorum umutlarıyla gitmemiştim.. sadece ara ara okuduğum haberaltları daha eğitimli bir sesten çıksın diye amcabeyin bana bir lutfuydu.. Bunun gayet farkındaydım..
Zaten öyle spiker olcam diye hayal kurmamın imkanı bile olamaz.. Öğrenciyken yaptığım işler vardı ama onlar nere bulunduğum yerde spiker olmak nere yani.. ben ki fiilerin sonuna -cam -cem -yom -yum ekleri getirip konuşan bir kızım.. (Örn: geliyom ki ben şimdi, yapcam yaa bi sabret, ayy gelcek mi ki o)
Ama işte nasıl olduysa kanalda da bi dedikodu yayılmış PuCCa ya haberleri sunduracaklarmış diye.. Tabii aynen şu şekilde..
- abi PuCCaya bile sunduracaklarmış, höst yani..
- ohaa yaa, napıyolar bunlar, o kızın katır gibi dişlerini de görmüyolar mı..
- ohooo kanal batıyo desene, salak puccadan gülgün feyman mı yaratacaklarmış ahaha..
- ahahah dalga geçiyosunuz, yakında temizlikçiyi de ekrana çıkartırlar..
- ahaha ergenlik sivilceleri bile geçmemiş be o kızın.. yemişler sizi...
- bu devir böyle abi, muzaffer usta da versin dötü, beyazı sundururlar adama...
vs vs vs. gibi.. Ama ben konuşulanların sadece "PuCCa haber sunacakmış" kısmını alıyorum..öğlen haberleri olur, ikindi olur.. gece olursa naparım gözlerimin altı mor olur diye, kendi kendime bu durum için çözümler aramaya falan başlıyorum.. Bu arada orda haber sunmam hayal dahilinde bile değil.. ama işte nasıl olduysa sürekli bu gelip gidiyo kulağıma...
......
Ortada fol yok yumurta yok, ama gel gör beni aydın doğanın kızı gibiyim.. Nasıl havalar bende, bi afra bi tafraa offff... Kendi işimi de yapmıyorum.. küçük görüyorum yaptığım işi..
Giyimim kuşamım da değişti bir anda.. oxxo pantolonlarla işe gelip giden bi hatunken.. takım elbise falan giymeye başladım.. bir makyaj yapıyorum şerefsizim 45 yaşında gözüküyorum.. ama umrumda değil.. spikerlik böyle bir olay işte diye rujum bozulmasın diye kahve içmiyorum..
Gel zaman git zaman, bana soranlara olayı aynen şöyle söylemeye başladım.. "hımm evet, genel müdür söyledi bana, ama yaa ben bilmiyorum.. biliyosunuz kamera arkası benim için önemli olan.. ön tarafına eşşeği oturtsan becerir yani, ne var onda.. ama diksiyon kursundaki hocalarr falan da beni çok seviyolar biliyo musunuz.. çok rica ediyolarr yani.. ooff kafam karıştı ama kalbim hep kamera arkasında yani.. ikisini birden devam ettirebilirim ben yanii.."
bu dedikodular ortaya çıkınca tabi ben ortalıkta sezen cumhur önal gibi dolanıyorum.. kahkahalarım bile değişti.. insanlarla dedikodu bile yaparken "akşam saatlerinde meydana gelen olayda, mualla abla sezenin ağzına sıçtı. Sezen, ne olduğuna dair bir anlam veremezken tuvalete doğru koşarak ağlamaya başladı. Tuvalette ki görüntülerini ele geçirdiğimiz sezen, olayı en ince ayrıntılarıyla bizlerle paylaştı." tarzında absürt konuşmaya başladım...
......
Bendeki değişiklik bariz belli oluyordu küçük bir defne samyeli gibi dolanıyordum sağda solda.. Bide kendimi nasıl bişey sanıyorum.. "Defneyi hep yüz çekim yapıyolar yaa.. Bana da öyle yapsalar iyi olacak.. Gözlerim güzel olduğu için zaten bazen konuşmama gerek kalmıyor.. Bugün hoca öyle dedi sen hiç konuşma, olayı bakışlarının derinliğinden bile anlarlar dedi yani.. Hem dişim de belli olmuyomuş ekranda.. hatta bugün dediki hoca bana.. aaaa dedii senin dişin yamuk mu? ayy ben hiç farketmedim dedi.. o öyle diyince herkes aaa öylemi falan dedi yani yüz çeksinler beni dimiiii" diyerek böyle saçmalıyorum falan...
Oysa ki hocanın bana dediği şey.. "bu kadar mimik yapma! yüzünden okunmasın bişey.. yüz hareketlerine insanların gözleri takılıyor kafa karıştırıcı oluyor... Bide öyle pişmiş kelle gibi sırıtma zaten düzgün bir ağız yapısına sahip değilsin. biraz kapatta onu dişlerin ekrandan dışarı çıkacak gibi durmasın"
Bu olay biraz kafamı karıştırıyodu aslında, o kadar çok paparı yememe rağmen neden ben diye düşünmüyor değildim hani.. Ama diyodum ki bunlar beni ekrana çıkartcaklar yaa ondan bu kadar üstüme düşüyolar falan diye avutuyodum kendim...
.....
Böyle ben kendimi ali kırcayla falan özdeştirirken, daha ali kırcanın şaplakçı olduğunu efsane olarak biliyoduk biz.. Yani herkes konuşuyodu stajerlerini götürüyomuş, tokatçı ali diye ama konduramıyoduk kır saçlı karizmatik herife.. Yani ben kanıtları görene kadar da konduramadım.. Onu kendime idol belirledim.. Beni belki ekranda görür "ohaa bu kız harika sunuyo.. yanıma getirin bunu öğlen kuşağını bu sunsun" diye de hayal kurmuşluğum dahi vardır..
Neyse işte insanlar benden nefret ederken, ama bu benim umrumda olmazken genel müdür beni odasına çağırdı.. Kalktım kırmızı rujumu sürdüm, kirpiklerimi kırpıştırdım, kıvırta kıvırta gittim odasına.. Karşısına oturdum, önceden iki elimi apış aramın oraya yaklaştırıp, kafam öne eğik, ayakta ne diyeceğini beklediğim adamın önünde bide güzel bacak bacak üstüne attım, saçlarımı falan savuruyorum niyeyse.. Sanki kanalın hisselerini konuşmaya gelmiş gibiyim.. Yalnız adamda hiç yüzüme bakmıyo benim..
- İyi bir tvci olmak istiyorsan televizyonun her birimini bilmen gerekir.. Sürekli aynı işi yaparsan işleyemezsin, kendini gösteremezsin ve yerinde kalırsın.
- ihihih tabii ki
- o yüzden seni promptera gönderiyorum, hem koluna bir bilezik daha olur. Ordaki kız evlenince kaldı orası karıştı biraz. izin yapamıyorlar. Kız geri gelsin sonra seni gene birimine alırım.
Kaldım öyle, ağzım açıldı, bacağım üstüne attığım ayağım yere düştü.. O kadar hayal kırıklığına uğramama rağmen çaktırmadım... Sanki hayatımın fırsatını bana vermişler gibi, yüzyıllardır promptercı olmak için çırpınmışım da sonunda bu emelime ulaşmışım gibi bir sırıtma aldı yüzümde... "ayyy çook sevindim been, ne zaman geçcem hemen miii" diye sevinç naraları attım herifin önünde.. sonrada çıktım gittim kapıdan..
...
Çıktım kapıdan yıkıldım ama.. çöktüm resmen.. etek ceket giymiştim üstüme eğreti gibi durduğumu farkettim, dudağımdaki rujun tadı midemi bulandırdı.. Ama kendimin bu durumun hazmetmesinden öte çevredekilere ne dicem diye düşünmeye başladım. rezil olmuştum resmen.. promptera geçireceklerinin dedikodusunu hangi orospu çocuğu spikerlik olarak anlattıysa ağzına sıçayım dedim. Sonra aşağıya indim.. baktım kimseye bişi anlatamıcam koşa koşa yukarı gene çıktım.. "ayy beni oraya vermeyin efendim, verecekseniz ben işten çıkcam.. ben promptercı olmak için gelmedim buralara.. durduğum yerde kalayım... hem benden öyle daha iyi verim alırsınız" diye konuştum.. adamda işte 1 aylık falandı dedi ama madem işten çıkacak kadar büyüttün olayı başkasına veririz dedi beni gönderdi..
Herkes tabi götüyle güldü bu olaya.. benimde bir hayalim daha yıkıldı geçti bitti.. şimdi hayatta çıkmam haber sunmaya.. deseler dünyanın kaderi senin elinde bbc'de haber sunacak menepozlu tip kalmadı, hemen senin yetişmen gerek.. gene gitmem.. valla gitmem..
Foto