kuaför bakım ürünleri çok kazık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuaför bakım ürünleri çok kazık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13.12.2009

Hiçbir şey sen değilmiş anladım, sen herşeymişsin kavradım

Şu teknolojiye binlerce kez teşekkür ettiğim tek icat var, o da saç düzleştirme aletim.. Ama şerefsiz alet bozuldu, elim ayağım koptu sanki. Böyle çocuğumu düşürmüşüm gibi kahroldum.. 3 senedir, canımdı o benim.. Her derdimi sıkıntımı çekti. Kah oldu ayrılık acısı çekerken ağlaya ağlaya onla saçlarımı yaptım... kah geldi, sevişmeye giderken onu kullandım.. Bir sevgili gibi, ana gibi, arkadaş gibi saçlarımı okşardı sıcak sıcak.. Evet saçlarımın uclarını sikip atıyordu ama her güzelin bir kusuru vardı. O lacivert duruşuyla tam bir asildi, ne günler geçirdik biz onunla. Her yere, her şehre arkamdan geldi. Hiç yorulmadı, sevgilimin kafasına attım bana mısın demedi, dimdik ayakta kaldı.. Ama ben ne yaptım ona, klozetin içine düşürdüm. Bunu nasıl başardığımı inan ben de bilmiyorum öle tepe taklak duruyordu orda.
Yenisini almaya param olmadığı için, bu yoluk saçlarla hayatımı geçirmeye devam etmeye karar verdim. Ama anacım öyle ki saçlarımın ucları boyanmaktan ve o -ölünün arkasından da hemen konuşmak olmaz ama- orospu çocuu düzleştirici yüzünden plastik gibi olmuş. Bir, iki, üç kere çıktık dışarı, kaynanası tarafından işkence gören gelin misali de. Ben de bir genç kızım güzelleşmek benim de hakkım diyerek, yeniden kuaförde fön günlerine başladım..
Nefret ediyorum kuaföre gitmekten. Çok çok uzun zamandır fön için sıra beklemek nedir unutmuşum. Koltukta bekliyorum, iki tane gün karısı saçlarını yaptırıyo, benle bekleyen 2 tane kız var. Üçümüzün ortak noktası elimizde, anahtarlıklarımız, telefonlarımız, ve 10 tl para olması.. ve her kuaförün vazgeçilmezi, büyük ihtimal üstteki apartmandan olan, hergün oraya gelip, manitasını anlatan.. çok bilmiş ergenliği yeni bitmiş embesil bir kız. Sürekli dolanıyor, aynalardan götüne başına bakıyor.. Böle her boka atlıyor, bağrarak konuşuyor, "kamil abeeee saçımı sarı yapcaz demeeee" diye. O her konuştuğunda ayağa kalkıp, o sprey şişesini ağzına sokmak istiyorum.
Ay dedim dur saç modellerine bakim, saç modelleri de yalnız 89 yılından kalma çoğu. Herif açmış kuaförü bi daha dergi namına bişi almamış. Böyle bir afakanlar basıyo beni, artık yeter diye çıkcam tam, karının birinin saçı bitti. Böyle saçının içine, iki gardolap sokacak kadar kaparttı ablanın kafayı, götümden çirkin etti.. Ama kalkacak ya o, kızın biriyle aynı anda girmiştik kuaföre, ikimizde de bi hareket oldu, bi kıç kımıldaması, yan gözle birbirimize bakıyoruz, depar atmak için hazır bekliyoruz.. Baktım olamayacak ben hemen ayağa kalktım. daha karı kalkmadan sandalyeden, sanki böle acil bi işim var gibi de koşturmaya başladım oraya.. Hemen sandalyenin ucundan tutup aynadan kıza "hahay pis sürtük ben kazandım" adlı zafer bakışımı attım. Kız da bana "İnşallah saçların kopar lanet olası orospu" bakışını attı.
...
Tam oturdum adam saçlarımı tuttu, "hikmet şunu yıka bi" dedi. Abi burda bir deli oldum, birincisi banyo yapıp gelmişim saçlarım pis değil, ikincisi "şunu yıka" ne? Mırıl mırıl küfrederek hikmetin ellerine bıraktım kendimi. Allam o saç yıkama şeysi kadar rahatsız bişey yok sanırım, aşağı, yukarı, hooo sağa, sola derken boynum sikiliyo. Taki saç derimin içinde hikmetin parmaklarını hissedene kadar. Allam o nasıl güzel masaj. Öyle şefkatli ki, çocukluğum, ilk aşkım, son sevdiğim, iğde kokuları, kirazlar, soba üzerinde kestane aklıma sevdiğim herşey geliyordu. "hikmet hikmet hikmet" diye mutluluktan orgazm olacak seviyeye geldim desem yeri. Gözlerim doldu lan, ana eli kadar şefkat, hikmetin ellerinde. 20 yaşlarında bir homonun, kafama yaptığı masajla hayatın anlamını buldum desem yeri. Günlerce, aylarca, yıllarca orda öyle kalabilirdim.. Sonra bitti saçlarımı kurularken bana gülümsedi, onu biciklerime bastırıp "seni seviyorum hikmet beni bırakma kulun köpeen olayım" demek geldi, ama saçmalama dedim, gittim oturdum diğer dallamanın önüne..
...
Herif bi benden tiksindi mi naptı anlamadım, saçımı iki dakkada harcadı. "ayy naapmışsın sen buna, ayy ne berbat saçın var, ayy bitmiş ölmüş, sen bunla nasıl yaşıyorsun, midem altüst oldu benim burda" gözlerim dolmuş, alt dudağım titreyerek ezik ezik aynadan bakıyorum adama, kendimi iğrenç hissettim.. "peki napimm hacııı" dedim yutkunarak.
- bak şimdi loreal bimbambom var şampuan bu ama başka.. saçların 4 günde hop harika.. ama yalnız kullanmıcan, bak bu ürün yeni geldi sadece sana özel fahsues, clodya şifirtının kullandıı bişi bu. hoop sürüyosun saçların pırıl pırıl. Ama yalnız kullanmıcan bunu da, banyodan sonra fısfıs yapacağım hjyhkg var hücre yeniliyor
bunun gibi bir ton şeyi sıralamaya başladı bana, ama öyle bir ezilmiş, büzülmüşüm ki o kuaför koltuğunda, aynen vivaldiyle sahneye çıkan, ismail yk gibi hissediyorum kendimi. "ver amına koduumun oğlu ver onlardan" dedim.. Sonra bi durdum fiyatını sordum, anam anam sanki içine fil taşşaanın suyunu sıkmışlar nedir yani, lan içinde en fazla ne olabilir bu kadar tomarca para edecek. Hoop benim eziklik daha bir perçinlendi, o koltuğun içinde gömülüp ölmek istedim. "Alamam ben onu" diye yutkundum, sonra kuaförün bakışı değişti, "hem fakir, hem saçları yıpranmış, hem de kuaföre gelmiş, kalk git öl" der gibi bişiler zırvalamaya başladı..
O yaşlı gözlerim ve ezikliğimle aynadan Hikmet'i aramaya başladım. Evet idne ama aramızda bir bağ oluştu onunla, beni bu orospu çocuğu herifin elinden kurtarıp, saçlarımı daha güzel yapabilir. Ama maalesef Hikmette ne kadar homo olsa da diğer erkekler gibiydi gelmedi puşt.. Saçımı çeke çeke herif sıçtı kafa derimin içine.. Arada bir de o malafatı orama burama değdirmese. Tamam işi gereği ama döndüğüm an en kral pornoyu çekecek seviyediz, gözüme sokacak hayvan nerdeyse..
Fön makinesi çalışıyo, adam mırmır bişiler söylüyor ama tek kelimesini de anlamıyorum. Lan merak da ediyorum, neticede benim kafayla ilgili bişi söylüyor, her seferinde "hıı nee anlamadımm" demekten gına geldi, ama herif hala ağzının içinde konuşuyor.
Zaten bi bu kuaförlerin, bi de otobüste hosteslerin ne dediklerini anlamam. Böyle gelip kedi gibi bişiler söylemeye çalışırlar, ben her seferinde heriflere 4 kez tekrarlattırırım. Gerçi hadi kuaför neyse de, ulan hostes ne konuşmaya gelcek senle.. "Ne yicen gancık" diyip gidecek, her seferinde belki bu kez mutluluğun formülünü söyler umuduyla "haa neee" diye hostesleri de deli ediyorum..
Bunda da öle bişiler diyo ama nasıl bıdırbıdır konuşuyo adam, bi yandan kafa derimi yakıyo, o saçımı nasıl çekiyo. Sanki insan diilim ben barby bebek saçı yapıyo gibi.
Sonra böle kabarttı benim kafayı, ben yatırdım elimle o kabarttı. Sonra da verdim 7 tl çıktım gittim.
Ben saç düzleştiricimi çok özledim :((((((((