mahmut tuncer bizi evlendirsene etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mahmut tuncer bizi evlendirsene etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.05.2008

Adım adım nikah


Seninle evlenmek için bütün varımı yoğumu veririm. Hiç kimsenin yanında bu kadar rahat değilim ben! Çok şanslı bi herifim...
"need for speed" oynarken turu bindirince Pekmeze bu sözleri söyledi... Oyunun gazıyla heycana geldi gırgırına maksat muhabbet olsun diye söyledi biliyorum ama olsun ilk haftadan evliliği bahsettiren kaç hatun var dünyada (karizmatik surat)
Tabii çocuk pc oyunları delisi, bende ortak noktalarımız varmış gibisinden kendimi oyun hastası gösterdim bütün buluşmalarımız izleme odasında oyun oynayarak geçiyor.. Mutlumuyum hayır, sürekli ben kazanıyorum...
Bu çocukla evlenmek istiyorum ; planlarıma göre gelecek yaza kadar evlenmem gerek, 2 sene sevişme, oynaşma evliliğin bokunu çıkarma sonra hooop çocuuk...
Şu dünyaya geliş amacım zaten sadece evlenmek.. Öyle kariyer yapayım bilmem ne gibi derdim yok, biliyorum ki memelerim sarktığı zaman kariyerimde bitecek..
Hem eskidendi öyle şeyler bi ara çok hevesliydim bişiler olayım amanda aman diye, sonradan baktım şu hayatın tek anlamı sana saçılan tohumlardan insan yapmak, başka bişey için gelmemişsin dünyaya...
Kafamı kurcalayan tek şey umarım kafamda yarattığım gibidir! mesela sanki hiç osurmaz gibi geliyor, eski sevgilim denen hayvan oğlu hayvan ceset yemiş gibi gaz salardı ortalığa allahın ayısı!
İçten pazarlıklı değildir umarım, herşeyi kafasına takıp büyütenlerdende değildir inşallah. Dilerim koruyup kollayıcıdır, sarıp sarmalıyıcıdır...
Gerçi hoş, o daha çok şoke olacak gerçek "ben" ile karşılaşınca....
Yanında biri ayıp bişey söylediğinde salak numarası yapıp aptal aptal bakıyorum, sonra açıklayınca durumu yüzümü kızartıyorum ( allahın bana verdiği en işime yarayan özellik 1- yüzümü istediğim zaman kızartma 2- istediğim an istediğim yerde hüngür hüngür ağlama) Oysa 1 milyondan fazla belaltı fıkra biliyorum, ve erkekleri bile utandıran küfürleri nefes almadan sıralayabiliyorum...
Baklava yapamadığımı öğrenince dumur olacak
makyajsız görünce tırsacak
savaş filmlerini sevmediğimi duyunca bozulacak
pc oyun cdlerini kafasında kırınca ağlayacak
tek amacımın çocuk ve evlilik olduğunu duyunca kaçacak..
gülben ergen şarkılarında ağladığımı görünce kusacak
futbolu sevmediğimi öğrenince şaşıracak
selilütlerimi görünce kafasını duvardan duvara vuracak...
bunları belli etmeden o nikahı kıydırtmak için çoookk çalışmam gerekecek puufff!!!

Fingirdeşme

Teorik olarak fingirdeşiyoruz, oynaşmalar, kıkırdamalar, hatta saç çekip kaçmalar, sabaha kadar mesajlaşmalar, şarkı yollamalar vs vs vs..
Pazartesi günü benden köşe bucak kaçtı, konuşmadı, ben de artık elimde ki son kozu -yani cinselliğimi- kullanmanın zamanı geldi diye düşündüm.. Dötümü başımı açarak yapamazdım tabii bu işi, çocuğu tamamen cinsellikten soğutup korkutmak gibi bi niyetim yoktu :P
Akşama doğru tuvalatten çıkarken Pekmez, -en savunmasız anında- duvara yapıştırdım çocuğu, bi elim göğsünde sanki kaçmasın gibisinden diğer elim belimde:
- napıyosun ya sen?!? şimdiden böyle yaparsan ohoo ben bi daha senle hayatta çıkmam dışarı.. Ne zaman alkol alsam karakolda gözümü açarım, sanki ilk komaya giren çocuk sensin...
- Ondan değil, yani ondan da değil işte, seni koruyup kollamam gerekirken başına iş açtım mahçupluk benim ki... (yirim senin mahçupluğunu, altına atlette giymemişsin zaten :P )
- birilerine anlatcam diye korkuyosun dimi, valla kimseye söylemedim...Bi daha böyle yaparsan önüme gelene anlatcam diyerek elimi göğsünden çektim, tabii gönül isterdi onu orda öyle sıkıştırıp "beni öp lan, öpmezsen asıl anlatcam" diye tehdit etmeyi ama yanlış bi izlenim uyandırmak istemedim :P
Sonra da en seksi bakışımı atarak saçlarımı savurup içeriye geçtim.. İşte bundan sonra bizim fingirdeşmelerimiz başladı, ama farklı biçimde yani mesela birbirimize şarkılar gönderiyoruz ortak ağdan " al bunu dinle"diyor.. Gönderdiği şarkı "Ankaralı Turguttan Annene diyiverecem"
Ben ona yolluyorum "Mahmut Tuncer'den Cenderme" Bu tarz bi şarkı yollayıp eğlenme modundayız..
Dün sabah 4'e kadar telefonda mesajlaştık.
- çizgili pijama giymiş eşeğe ne denir
- zebra?
- hayır
- iyi geceler ?
- yaklaştın afferin
- eee denir söyle ben daha zor sorarım
- iyigeceler çizgili pijama giymiş eşek denir puhahahaha
- iğrençsin.. Sıra bende; okuldan aldım bir tane eve geldim bintane
- off asıl iğrenç sensin, nar
- hayır, bit puhahahahah
gibi, içinde aşk namına tek kelime barınmayan bilmeceler sorduk durduk birbirimize.. Devamlı kahkaha atma, birbirimizle dalga geçme durumuna girdik.. Bazen bu durum çok hoşuma gidiyor ama bazende ürkütüyor.. "Hem çok yakın arkadaşız, hem de aynı işyerinde çalışıyoruz, bunların bozulmaması için bu kızla çıkmayayım ben" deme ihtimali çok fazla gibime geliyor.. Sırf böyle düşünmesin diye çok sınırlı davranıyordum. Bi göğsüne el atmamla çocuğun içinde ki komedi aşkını depreştirdim sanırım.. Şimdi de durduramıyorum...
Cumartesi günü izinleri aynı güne aldık, buluşacağız ama gündüz bu kez içmekte yok!
Bu defa hiçbişey yapmayacağım, valla billa! Olursa olur, olmazsa başka kısmetler bulmak için yola koyulacağım...