- PuCCa baldır bacak göt uuff ayı gibi olmuşsun, bi süre insan içine çıkma evde otur bence..
- Hayatım dua et sen ademle havva devrinde yaşamıyoruz, o malafatınla iyi makara konusu olurdun, yonca yaprağıyla kapatırdık seninki.. ve bebeyim çok şanslısın ben sekse değil aşka değer veren bir kadınım..
derim.. Yani herifi göklere çıkartacağımız da yerlerde süreyeceğimiz de tek bir nesnesi var o da penisi.. Adama de, "off seninki varya dağlara taşlara, ömrü hayatımda görmedim böyle birşey höh oldum resmen korktum lan" bebe o hafta göklerde.. Her kız ona hasta zanneder, omuzlar dik, paşalar gibi dolanır.. O kendine güvenle neler neler yapmaz o herif.. Adama de ama, "içime girdin mi hissetmiyorum da" o herif bitti öldü geberdi.. En zayıf noktaları her çeşit kavgada orası onların.. Canımızı acıtan bir laf mı söyledi, "böhüüü bana neen böle söylüyosun haşmettt.. prensesler gibi
bakardı bana babam, sen beni yerden yere sürüyosun neen bana bunu yapıyosun" diyerek herife zorla güzel laflar söyletip 3 gün sonra terkedileceğimize, canını daha çok yakarsak bir daha öyle yerli yersiz, densiz, şuursuzca konuşmayı keser herifçioğlu.. Neyse sorunum bu değil benim.. Ben bu aralar lapa olan beynimi kaybetmeye başlıyorum.. iki gecedir paso kafa iyi bir şekilde sarıyorum eriğe mesaj atıyorum, lakin sabah neler yazdığımı hatırlamadığım için onun yazdıklarından çıkarım yapıyorum.. Ulan bir takmışım sahiplenilmeye dilimden düşmüyor laf.. Bana bunu açıkla dese -ki allahtan öyle cümleleri kuramaz- sıçtım yani.. Sahiplenmek ne la? "En çok şu aşkımı seviyordum çünkü o beni sahipleniyordu, ondan ayrılcam hiç sahiplenici bir havası yok bıdıbıdı" sahiplenmekten kastım ne onun bile farkında değilim daha ama kaptırmış gidiyorum sahiplenilmeliyim diye... Kıskanılmak, koruyup kollanmak (neyden korunacağım ayrı bir muamma) varlığı hayatımda büyük yere sahip olması, onun herşeyi olmam bikbik mikmik sanırım sahiplenmeden kurduğum alaka bu diye düşünürken aslında olayın o olmadığını farkettim.. benim sahiplenme dediğim olay; benim fatura ödeme günlerimi bilsin, kredi kartımın son gününü bana hatırlatsın, ev mi arıyorum gitsin bulsun, iş mi arıyorum hemen o halletsin ben evde yatayım, telefonum mu bozuldu o gitsin yaptırsın, ayakkabı mı alcam, o seçsin bana, işten çıkarken beni alsın, işe beni bıraksın, başımda bir bela mı var benim düşünmeme bile gerek kalmadan o hop tut hap herşeyi yapsın.. benimle ilgili damarımdan akan kanın akış hızına kadar herşeyi, her detayı bilsin.. ben sadece yatayım açayım bacaklarımı o işte de zaten iyi olsun, kötüyse kusura bakmasın yolu gösteririm. Önemli bir vazife o..
bakardı bana babam, sen beni yerden yere sürüyosun neen bana bunu yapıyosun" diyerek herife zorla güzel laflar söyletip 3 gün sonra terkedileceğimize, canını daha çok yakarsak bir daha öyle yerli yersiz, densiz, şuursuzca konuşmayı keser herifçioğlu.. Neyse sorunum bu değil benim.. Ben bu aralar lapa olan beynimi kaybetmeye başlıyorum.. iki gecedir paso kafa iyi bir şekilde sarıyorum eriğe mesaj atıyorum, lakin sabah neler yazdığımı hatırlamadığım için onun yazdıklarından çıkarım yapıyorum.. Ulan bir takmışım sahiplenilmeye dilimden düşmüyor laf.. Bana bunu açıkla dese -ki allahtan öyle cümleleri kuramaz- sıçtım yani.. Sahiplenmek ne la? "En çok şu aşkımı seviyordum çünkü o beni sahipleniyordu, ondan ayrılcam hiç sahiplenici bir havası yok bıdıbıdı" sahiplenmekten kastım ne onun bile farkında değilim daha ama kaptırmış gidiyorum sahiplenilmeliyim diye... Kıskanılmak, koruyup kollanmak (neyden korunacağım ayrı bir muamma) varlığı hayatımda büyük yere sahip olması, onun herşeyi olmam bikbik mikmik sanırım sahiplenmeden kurduğum alaka bu diye düşünürken aslında olayın o olmadığını farkettim.. benim sahiplenme dediğim olay; benim fatura ödeme günlerimi bilsin, kredi kartımın son gününü bana hatırlatsın, ev mi arıyorum gitsin bulsun, iş mi arıyorum hemen o halletsin ben evde yatayım, telefonum mu bozuldu o gitsin yaptırsın, ayakkabı mı alcam, o seçsin bana, işten çıkarken beni alsın, işe beni bıraksın, başımda bir bela mı var benim düşünmeme bile gerek kalmadan o hop tut hap herşeyi yapsın.. benimle ilgili damarımdan akan kanın akış hızına kadar herşeyi, her detayı bilsin.. ben sadece yatayım açayım bacaklarımı o işte de zaten iyi olsun, kötüyse kusura bakmasın yolu gösteririm. Önemli bir vazife o..Yani anlaşıldığı üzre ben kendime sevgili değil asistan arıyorum.. Eşşeğin siki denilebilecek bir durum ama işin aslı bu.. Hal böyle olunca ise beğenemiyorum napim.. Kendim çok iyi bok olduğum için.. ulan 25 yaşına gelmişsin allan salağı PuCCa seni daha kim naapsın sahiplenecek diye. Milletin benim yaşımda 3 çocuğu oluyor ben daha "ayy ne bilimm burun delikleri çok büyüktü" diye mıymıy gıygıy... Fatura ödemeyecek kadar acizim salağım malım, ötesi yok yani bunun..
Bana böyle davranan biri vardı, pekmezde de vardı böyle bir durum aslında ama ömrü uzun olmadı yavrumun, bi o böyle hafızamda sevgili sıfatıyla oturuyor.. oturuyor oturmasına ama o da error verdi, bi süre böyle yaptı yaptı, sonra devreleri yandı çocuğun terminatörün kötü hale gelmesi gibi bambaşka birşey oldu.. abuuu bildiğin mutasyona uğradı, manyaklaştı.. "PuCCaya ölüm, onu öldürmem gerek görevim bu, onun ölümü bili bilib glip" dedi bebe canımı alana kadar uğraştı.. Ondan sonra zaten yeni bir terminatöre ihtiyacım yok diyerek kendi işlerimi kendim halletmeye başladım.. Sonuç şu anki halim, ben hep boka batmış durumdayım yani.. kaderim bu benim ötesi yok...
...
Yalnız nerdeyse tanıdığım bütün hatunlar böyle, şeyler hariç 2-3 senedir sevgilisi olmamış, en uzun ilişkisi 2 hafta sürmüş bikaç tip arkadaşım vardı, "ayy ben gelemem öyle şeylere, kadınsın sen kendine yetersin, erkeğin egemenliğine girmemen gerek" gibi lafları söylerlerdi, birini bulupta 3. haftaya girdiklerinde onlar da diğer gacılar gibi "bi de sahiplense süper olacak" moduna girdiler.. Mirel işte benim en yakın arkadaşım.. hatun, erkeğin himayesi mi bööö diyerek beynimi sikti sikti.. beni köylülükle, anadolu kadınlığıyla, bağnazlıkla suçladı bu ilişkiler hakkındaki düşüncelerimle ilgili.. Şimdi hatun, çocuktan izinsiz tuvalete bile gitmiyor.. Alkolu bıraktı, gece hayatı bitti, evde şehriyeli pilav yapıp sevgilimi daha mutlu nasıl ederim diyen kadınlara döndü.. Heralde var hepimizin içinde bir kıskanılmak, bir ait olma duygusu.. Bi insanın kıskanılmayı istemesi zaten gerizekalıca.. Kıskanılınca da "ayy beni bunaltıyor kangren geçiriyorum" demek başka salakça.. -ki o kişi benim- Karşı taraftan neyi isteyeceğimi bilemiyorum haliyle.. Aslında sadece olayın gel işlerimi yap tarafında da değilim, duygusal olan yanı daha ağır basıyor ama yazıya geçiremiyorum o tarafları, düşün artık o derece duygusal.. Sarıldığı zaman adam sana, bana bunun yanında bi sikim olmaz duygusunu tatmak istiyor insan..
Ama merak ediyorum erkekler için, kıskanılmak sahiplenmek sevgi kriteri mi? mesela bir erkeğin "ben hiç senden önce kimseyi böyle kıskanmamıştım, bu kadar sahiplenmemiştim" lafına tav olup ömrünü yakan beyin özürlüler tanıyorum ben. bknz: PuCCa..
evet maço erkeklere hepimiz kalbimizin bir yerinde hastayız ama, bu acaba diyorum aşk için yeterli bir sebep mi?
Grup sexlerde eşleri değiştiren çiftler var, bu herifler o kadınları sevmiyorlar mı acaba.. bana herif dese "senin götü bu gece benim arkadaş murat yoklayacak.." amcamgillere dövdürürüm ben muratı da onu da, ikisini çükünü keser kapımın önüne asarım, eski kocamdan kalan tek hatıra diye..
Giydiğimize, yediğimize, gezdiğimize karışmayan.. relax sorunsuz anlayışlı biri hepimizin hayaliyken neden gidip en özcan denizvari heriflere aşık olmayı seçiyoruz.. Yada elimizde bulunan o saldım çayıra mevlam kayıra, taşşaklar serinlesin mevzu bu diyen herifi sıkıştırıp "sen beni sevseydin tutardın, sıkardın, atardın" diyerek onu gaza getiriyoruz.. Herşeye yeten şu aklım bir sahiplenmede takılı kalıyor ya o akla sıçayım ben..