kara'da lemankültürün tuvaletini tıkmamıştım, sonra bi daha gitmedim oraya, boktan analiz ederler ben olduğumu anlarlar diyerekten.. Form çaylarına falan bağımlı kalıp, zaten zar zor çalışan bağırsağımı iyice folofoş etmek istemiyordum da.. Yalnız işte ben yine zayıflamalıyım diye kendi kendime bir takım yollar deneyeyim dedim, bu kez kolay yollu bişi olsun en azından şu kabarık göbek gitsin diye, diktim kafaya sinamekiyi lıkır lıkır içtim.. Bir gün, iki gün öyle geçti.. Rahat rahat insan gibi sıçtım. Nasıl güzel bir duygu nasıl bir ambians, böyle kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi bişi.. Ne kadar imreniyorum aslında her gün kakasını yapabilen şanslı insanlara, dünyanın en büyük mutluluğu olmalı bu. Yiyorsun bir saat sonra sıçıyorsun. ben resmen taşa dönüşüyorum taşa.. Boktan bir kız oluyorum içimi kesseler şerefsizim kahverengi çıkacak heryanım o derece.. Herşeyi denedim, sabah kayısılar mı yemedim, domates sularımı içmedim, zeytinyağlarını kafaya mı dikmedim. Yok ama anacım benim bağırsaklar paso yatışta, hiiç çalışayım şu PuCCa'mı mutlu edeyim yok. Neyse öyle az az sinemakiyle ben güzel güzel işimi görürken, bana bu rahat sıçma olayı yetmedi.. daha çok yapmalıyım dedim.. gece yatarken sinamekinin üstüne 2 form çayını diktim kafaya.. Sabah hastaneye gitcem. Gelen ne varsa sabah gelir nasıl olsa dedim.. Kalktım neyse bir halt yok bende, yine benimkiler oraya tıpayı sokmuşlar diyerek giyindim gittim hastaneye..Anam yarım saat geçti geçmedi bir sancı girdi karnıma orda, allahım biri karnımın içinde geziniyor sanki, tarkan gibi kıvranıyorum.. Ayağa kalkamıyorum kaldım öyle.. Hemen kafamı kaldırıp en kısa yollu tuvalete nasıl koşarım diye yolları hoop hesaplayıverdim. Hayatımın en hızlı koşusunu yaptım diyebilirim..
Yooo bi kere daha böyle koşmuştum, lisede komşumuzun oğluyla çıkıyordum. O Foça'ya gitmişti, ben İzmir'de kalmıştım.. akşamları dışarıya çıkmamı yasaklamıştı. Yaz ayındaydık millet kapının önünde çiğdem çıtlıyor diye ben de inmiştim.. Cepten aradı bu bebe, anladı sokakta olduğumu tabi deli çağlarımız o zaman çocuk osurma dese osurmam öle de kerizim.. Dedi "evden arıcam şimdi seni bakalım yalancı mısın.." Ben yemin ederim 7 katı uçar gibi çıktım, bildiğin uçtum basamaklar ayağımın altında eridi o derece, telefonu açtım ve börrrkkkk kusmuştum.. O kadar hızlı koşunca beden mal oldu tabi..
...
Aha işte o koşuşun aynısını tuvalete giderken bir daha yaşadım, indirdim kotumu kahretsin altıma alttan bağlamalı bady giymişim. Ama nasıl bastırıyor içimdeki lanet canavar!!! Durduramıyorum onu aşşağıyı açamıyorum, parçalıcam o derece.. Baktım olmayacak üstten tişörtümü çıkarttım elbise gibi indirdim, öyle oturdum klozete..
Bütün malvarlığımı boşalttım tabi orda.. Bi daha da alttan çıtçıtlı bady giymeme kararı aldım.. Donumuzu göstermicez, zafer işaretine benzeyen çatalı insanlar gösrmesin diye, altıma sıçacaktım. yemişim çatalını, teşhirini.. Ne zaman giysem zaten sorun oluyor.. Ya o gün sevişesimiz geliyor onu 3 saat açmakla uğraşıyor erik, zaten o halde görünce mayo gibi iştahı kaçıyor.. ya da böle bir durumla karşılaşıyorum..
Sonra neyse kalktım tuvaletten, ulan kalkınca bi daha geliyor.. Oturuyorum bir damla sıçıyorum..ama tonlarca sıçacak gibi ağrı var karnımda.. Tam kalkıyorum hoopp bir sancı geri oturuyorum yerime.. en az bir saat ha sıçtım, ha sıçacam diye bekledim orda.. Sonra baktım geleceği yok, kalktım giyindim çıktım.. Tam kapıyı kapattım gurrk gurrkk pezevenk sanki benle dalga geçiyor, bi daha aynı tantanayı çek işin yoksa nasıl bir kabustu bir daha tövbeler tövbesi...
Şu anda göbeğim yemin ederim dümdüz ne var ne yoksa akciğerime kadar çıkmıştır. ama bi daha asla o acıyı çekeceğime rutin kol gibi çıkartmalarımı tercih ederim..










