11 07 2010

Bir çocukluk travması: Rabia'nın abisi!

Bizim mahallede Rabia diye ilginç bir kız vardı, bir süre en yakın arkadaşım olmuştu. Sürekli mahallenin it çocukları tarafından dalga geçilen bir tipti. Nedenini ben de bilmiyorum ama bu salak altına külot giymezdi, hatırladığım şey kızlar sürekli eteğini açıp yere düşürürlerdi bu kızcağızı. Ben de her seferinde kaldırıp bunu diğerlerine bağırırdım "hasta o taam mı ondan giymiyorrrrr külot" diye... Burnunu oyup yerdi onu falan pislik bişeydi yani ya..
Ben de böyle ilkokuldayım, mahallenin ortasında dayak yiyen, eve girmemek için bütün gün güneş altında gezen, okulda kimseyle konuşmayan, hiç arkadaşı olmayan, kafamda ki saçları kopararak yarısını kel yapmış, el ve ayak derilerimi tırnak makasıyla koparmış, görüntüsü korkunç bir çocuğum.
Biz işte bunla çok yakın arkadaş olduk, beraber okuldan geliyoruz o güneş altında benimle oyun oynuyor falan böyle hayaller kuruyoruz toz toprak içinde. Bu bana sürekli kendi güzel ailesini anlatıyor, annesi Fransa'dan gelmiş, babası Amerika'da doktormuş, burada değilmiş. Bunun asıl adı Klaraymış ama babaannesi istememiş Klarayı da o yüzden Rabia diyorlarmış...
Onu dinlemek öyle güzel geliyordu ki bana o zamanlar, sürekli "hadi anlat bugün ne yaptı annen sana" derdim. Yaptığı ilginç yemekleri anlatırdı, ona yüzmeyi nasıl öğrettiğini, evlerinde ki değerli mücevherleri, Annesi Fransız olduğu için Türkçe bilmediğini onunla hep dalga geçtiğini, babası gelene kadar koynunda yattığını, çok parası olduğunu falan filan sürekli anlatırdı...
Sonra bu geldi bir gün bana "annemle konuştum seni Fransa'ya kaçırcaz, hem oradan girince saçların beline kadar uzuyormuş. Kelliklerin gider hemen, üstelik orada yemekler parasız, otobüslere binmek parasız, ben geçen sene gittim her şeyi yedim. İnsanlar çöplere elmas atıyorlar burası gibi değil. O elmasları toplarız buraya geliriz sizinkileri satın alırız"
Benim kafaya yattı tabi bu plan, Fransa hayallerimin ülkesi oldu bir anda. Tabii o zamanlar internet yok, aç google sor bakayım Fransa'nın çöpleri elmas mı değil mi?
Ben yedim yeminle bu yalanı, her gün yatmadan önce Fransa hayalleri kuruyorum. Oraya gitmişim saçlarım belime kadar upuzun olmuş bir de sapsarı She-ra'ya benzemişim. O zamanlar sarı uzun saç demek She-ra demekti, büyüyünce ilk işim saçlarımı uzatıp sarı yapmak oldu ama Lerzan Mutlu'ya benzeyince gerçek tokat gibi çarptı suratıma... neyse işte çok zengin de olmuşum, böyle o zaman Bora diye bir sümsükten hoşlanıyorum, tam doğum günü zamanı gelmişim evlerine giriyorum bir havalar ben de allah allaahhh Yonca Evcimik yanımda bok yemiş! Masanın oraya motorsiklet anahtarı bırakıyorum hediye olarak. Herkes bana bakıyor şaşkınlıkla, ellerinde; kaşağı kitabı, şırıngalı kalem, 3 fermuarlı kalem kutuluk hediyelerinden utanarak. Sanki günde 7 kişiye motosiklet hediye ediyormuşum gibi gayet rahat bir şekilde teybe mezdeke kasedini koyuyorum, sonra bir başlıyorum ayveresii ayysiii diye gerdan kırıp göbek atmaya!
....
Gel zaman git zaman neyse biz bununla ayarladık beni yurt dışına kaçıracakları zamanı, 1 ay sonra okullar kapanıyor o zaman bekle bizi Fransa yapacaz... Annesi bavulun içine koyacak beni, zaten uçakla 3 dk sürüyormuş Rabia'nın dediğine göre(?) havalandırma delikleri de açacaz bavuldan sonra gelsin özgürlük... Böyle her gün bunun planını anlattırmaya başladım Rabia'ya "Anlatsana yaee bir daha beni nasıl kaçırcaksınızzz, Fransa da pislik insanlar yoktur di mi, niye olsun orası Fransa, Herkesin saçları belinde ne güzel sindy bebek gibi, ellerim de iyileşir di miii, Almanya'da çeşmeden bira akıyormuş, Fransa'da kola bi daha anlatsana onu" Sürekli kıza bunları anlattırarak mutlu oluyorum ..
Biz bununla şimdi ayrı okullara gidiyorduk ama her sabah beraber çıkardık, ben onu sokağın başında beklerdim. Bir gün yine böyle bekliyorum yok, gelmiyor kız. Bunların da evi nerede biliyordum ama hiç gitmemiştim, çağırmadı diye. Sadece bazen aşağıdan zile basardım o hemen aşağıya inerdi... Gelmeyince o gün merak ettim evden çağırayım bari dedim.
Apartmanın önü nasıl kalabalık, bir ton insan var.. Onun bacak arasından, bunun koltuk altından ilerleyerek evlerinin önüne girdim...
Kapıları açık herkes evlerinin içinde. Ev çok pis kokuyor böyle hala unutmuyorum, kapının girişinden salon gözüküyor duvarıında ince bir örtü tablo mu derler ona öyle bir şey var, kırmızı kadife gibi kadınlar bir de padişah var... Evin her tarafı sarmaşıkla dolanmış, nohutlar ipe dizip duvara asmışlar. Ama ev iğrenç kokuyor...
Çok kalabalık Rabia'yı bulamıyorum içerden sürekli ağlama bağırma sesi geliyor, birileri birilerini sakinleştirmeye çalışıyor. Kalabalığın olduğu yere doğru sıkışa sıkışa geçtim ve banyonun önüne geldim. İçeriye doğru kafamı iyice uzattım.
Önce ne gördüğümü anlamadım, iyice baktım. Küvetin içinde bir adam yatıyor, boynu upuzun olmuş ama çok çok uzamış ve mosmor...
Kaldım orada kitlendim resmen elim ayağım ve Rabia bu adam kim, Rabia nerede? oradan çıkmaya çalışıyorum insanlar bırakmıyor, herkes bir tablo izler gibi izliyor... Çıkamıyorum bir türlü zar zor attım kendimi o salona girdim.
Rabia'yı gördüm, birinin kucağındaydı. Annesini gördüm, ağlıyordu herkes başındaydı ve bağırıyorlardı "çıkın dışarı" diye.. Rabia ile göz göze geldik... O bakışı hala mıh gibi aklımdadır. Çektim gittim oradan.
Sonradan zaten her yerde duyuldu, Rabia'nın abisi intihar etmiş, o gördüğüm abisiymiş. Öyle annesi Fransız falan da değilmiş, babası da felçli bir şekilde evdeymiş... Evlerinde babaannesi, halası, halasının kocası, bunun bilmem kaç tane kardeşi dıdısının dıdıdısı herkes birlikte yaşıyormuş...
Bana yalan söylediği için Rabia'dan nefret ettim! Beni kandırdığı için de bana umut verdiği için hayal kurdurttuğu için de. Yüzüne bakmadım, onla hep dalga geçtiler, üstelik daha fazla ve acıyarak ve ben asla yanında olmadım. Ona o kadar sinirliydim ki... Onu görmezden geldim.. Bir süre öyle devam etti sonra yine arkadaş olduk, evlerine falan da gittim sonra yalan da atmadı ama hiç eskisi gibi olamadık, benim için salak Rabia olarak kaldı...
Aslında saçmalıktı yaptığım, söylediği her şeyin yalan olduğunun da farkındaydım. Annesi her gün balkondan bağırıp çağırırdı kızı, o kadının annesi olduğunu en gerizekalı olan da anlardı. Evin tek kızıyım diyordu paso yanında sümüklü çocuklar dolanırdı abla abla diye.. Zengin olmadıklarını da biliyordum, külot giymezdi yahu kıyafetlerinden belliydi, babasının evde olduğunu da biliyordum, annesi her seferinde "baban yatalak diye orospu mu olcan başıma" derdi balkondan buna... Üstelik herkes konuşurdu bu durumu..
Ama işte inanmak istemiştim sanırım ona. İhtiyacım vardı inanmaya ve güzeldi... Şimdi düşünüyorum da o kızın en kötü zamanında ben yanında olmadım bir de darbeyi ben vurdum. Oysa o beni hep mutlu etti söylediği yalanlarıyla...
Geçmişe dönme şansım olsaydı eğer ben onu kaçırırdım o gün o evden, yine derdim "Rabia bana Fransa'yı anlat hadi" diye...

126 yorum:

bi dost dedi ki...

rabia napıyodur şimdi acaba.

lussie dedi ki...

ayh sonunda geldinn:))))) resmen bütün blogunu hatmettim :d ya sen süper bişeysin ya:D keşke arkadaşım olsan:) bu arada yazını da sevdim yazık len kıza.

Leah dedi ki...

Üzüldüm Rabia'ya. Yaşadığı hayat çok zor olmalı. Hayal gücü böylesine geniş olan bi kız harcanmamış olsa bari şimdi.
Şu an kendine kızıyorsan da kızma pucca, çocuk aklınla nerden bilcektin ki neyin doğru neyin yanlış olduğunu. Sen de inanmak istemişsin belli ki bir şeylere. Küçükken hepimiz ota boka inanırdık. Ben mesela yeni aldıkları minibüsü 4. kattaki evlerine çıkardıklarını söyleyen arkadaşıma gayet de inanmıştım. Çünkü o sapsarı minibüs dışarda kalmıcak kadar güzeldi :D

Ecenur Doğan dedi ki...

pucca bağımlılık yaptın, günde 3-3 postunu okumadan rahat edemiyorum :D

Adsız dedi ki...

çok tanıdık geldi bu.yeryüzünün en iyi insanı olabilcek bi çocukluk arkadaşım vardı benim de.saçmasapan bi trip yaptım ve evimden kovdum,o da gururluydu,tek kelime söylemeden çekti gitti.bi daha da geri dönmedi.hala vicdan azabı çekerim.napıyodur acaba şimdi sevgi...

Adsız dedi ki...

Hayattaki inançların en zayıf oldugu yerdedir Rabia. Nasıl da sevilir nasıl da tatlı gelir. Sanki Dünya'nın gidişatı onun agzından çıkıcak bi lafa bakıyormuş gibi. :)Tebrikler her zaman ki gibi enfes.

nst dedi ki...

insan hayallere yalan olduğunu bile bile inanıyor çünkü içinde bulunduğu o bunalım anları artık bitsin istiyor. ve hep geçmişe bakınca çok hata yaptım diyoruz veya şimdi olsa böyle yapardım diyoruz ama aslında insan yaşamadan nasıl davranması gerektiğini bilemiyor bence. anca tecrübe ettikten sora doğruyu yanlışı ayırt ediyor. belki saçma bi yorum gelebilir sizs ama hayat garip...

Özgür Usta dedi ki...

Tebrikler.

NiHal dedi ki...

şu anda rabia gibi yalan hayallere,her yabancı insana boktan giden hayatımı düzeltebilecek,elimden tutup tamam sakin ol geçti yat dizime karşılıksız çıkarsız yanındayım diyebilecek ve sonra bir yeni dosta sevgiliye sığınma riskini bana bırakmadan hayatımı düzene sokup beni mutlu ederek çıkıp hayatımdan gidebilecek herkese herseye ihtiyacım var..çok yorgunum çok!

berna mutlu aytekin dedi ki...

Canımı acıttın be :(

NiHal dedi ki...

şu anda rabia gibi yalan hayallere,her yabancı insana boktan giden hayatımı düzeltebilecek,elimden tutup tamam sakin ol geçti yat dizime karşılıksız çıkarsız yanındayım diyebilecek ve sonra bir yeni dosta sevgiliye sığınma riskini bana bırakmadan hayatımı düzene sokup beni mutlu ederek çıkıp hayatımdan gidebilecek herkese herseye ihtiyacım var..çok yorgunum çok!

Lazanya dedi ki...

Emrah'ın şarkısına klip çektiğim kübra geldi aklıma, sitenin tam ortasında şarkıyı ve dansımı çalışırdık. aynı saatlerde ailelerimizi apartman girişine çağırır dansımızı sergilerdik bilmiyorum o geldi işte aklıma.

Loana dedi ki...

ben de o rabia gibi hayali bi dünyayla arkadaşlarıma inanmak isteyecekleri şeyler anlatırdım. bi tane arkadaşıma sana hogwarts büyücülük okulundan mektup geldi diye simli kalemlerle işte okulumuza kabul edildiğinizi bildirmekten mutluluk duyuyoruzla başlayıp kazanı asayı almak için ne yapması gerektiğini falan korkunç güzel bi yazıyla yazmıştım ki ilkokuldaydım. ne kadar mutlu olduğunu hala hatırlıyorum. yaptığımız bu zaten sadece o zaman, çocukken, değil. şimdi de seni seviyorum sen şöylesin böylesin diyen adamları yalan söylerken yakalasak bile bi inat inanmaya çalıştıklarımız için görmezden geliyoruz. yada genellemiyim, bunu yapmayana helal olsun ama yapıyoruz. çocuktuk büyüdük yine de çok bişey değişmedi. bi gerçekler var bide gerçek olması istenenler :)

MGY dedi ki...

ciddi bi cocukluk anisi, ciddi travma tabi. bir arkadasimin bu ylanlarla yasayan kardesi, ilerki yaslarinda durumu durduramayainca is ileri seviyede izofreniden, akil hastanesinden hafiza resertletmeye kadar gitti ama umarim rabia iyidir. cocuklu yalanlari olarak kalmistir.eirkten sonra huzne dalma sakin fazla. buradaki herkes seni dogal halinle sevdi. ;)

Ordinary Man dedi ki...

Olacak O Kadar'ın ilk yıllarından bi skeç geldi aklıma.2 hasta hastanede yatıyolar.biri pencere tarafında.diğerine sürekli camdan bakıp, güzel şeyler anlatıyo.diğeri merak ediyo fln.en sonunda bunun suyuna bişeymi atıyo yoksa hapınımı gizliyo bi kötülük yapıp adamın ölümüne sebep oluyo.o yatağa geçiyo.ilk işi perdeyi çekmek oluyo tabi.gördüğü tek şey yan binanın duvarı! levent kırca nın bakışları da beni etkilemişti çocuk yaşta :)

Adsız dedi ki...

Son cümlene kadar tuttum kendimi ama son cümlede dayanamadım ağladım. Nasıl başarabiliyorsun bunu hem delice güldürüp hem de ağlatabiliyorsun?

Mimi dedi ki...

Bugün boynuzlandığımı öğrendiğim gündü, öğürdüm resmen hele o acuzeyle muhatap edilince tam sinir harbindeydim ki! blog uyarın geldi, ohh dedim puccam geldi, okudum rahatladım dicektim.Rabia'nın abisinin boynundan sonra ayarım kaçtı.Zaten şitresim dorukta, şirazem kaymış durumda tam oldu. :( hü hü çok ağladım :(

Mimi dedi ki...

Bugün boynuzlandığımı öğrendim, öğürdüm.Sonra blog uyarın geldi..Sevindim , Pucca gelmiş gülerim dedim, ama sonra rabianın abisinin mor ve uzun boynu beni kopardı.Hü hü ağladım.

Sonra neden bilmem aklıma mor ve buruşuk diye bir çocukluk fıkrası geldi.Allah beni kahretmesin diyerek koşarak uzaklaştım.

Öperin Pucca!

dikisdersi dedi ki...

pucca yine merhametli pucca ,rabiya, heppimizin bir tarafında rabiyalık yokmu ,heppimizin bir tarafındada puccalık ,içsel sesimiz pucca

emine cebeci dedi ki...

mükemmel..

pasttel dedi ki...

lerzan mutlu kısmına sesli sesli gülerken sonunda b.k gibi kaldım... resmen bişiler içimde acıdı, burkuldu... beni böyle bu hale getiren küçükken okuduğum kemallettin tuğcu kitapları vardı... manyak gibi ağlardım ama elimden de bırakamazdım... aman yarabbi bu nasıl hayatlar der... ev de -salağım ya- her şey çok güzelmiş gibi salınır evimizlen annemle babamla gurur duyardım..( çocukken çok aptal bi bebeydim-hala da öyleyim...)neyse sen o zamanlar kel bırakmışsın kendini ben de hayatımın belli dönemlerinde yarı kellik hali yaşıyorum... ne zaman sıkıntılar tık tık diye kapıyı çalsalar kafamdan bir tel veda ediyor hayatına... bu bi hastalıkmış... triktillomania diye bi ruhsal manyaklık hali... ( yanlış yazmış olabilirim) pucca kitabını da okudum sabahlara kadar... eric kısmına geldiğimde hönk kaldım... hani sarma vardı... hani pekmezin arkadaşı sana sonradan asılıyodu da sen yüz vermemiştin... zaten blogta da bi kopukluk olduğunu sezinlemiştim ama kitapta tüm taşlar oturdu... sanırım esma ceyhan biliyor diye bloga yazamadın... buarada erice dönme bence ... aramalarına aldanma...ha bu arada köpekte olsun... aman ne diyorum ya... nasıl hissediyorsan öyle yaşa...

raptiéé dedi ki...

bu sefer ki yazın gerçekten çooook güzeldi ya. çok feci hissediyorum kendimi şu anda.

''...Geçmişe dönme şansım olsaydı eğer ben onu kaçırırdım o gün o evden, yine derdim "Rabia bana Fransa'yı anlat hadi" diye... ''

Damla dedi ki...

Rabia için falan üzülmedim. Sana üzüldüm. Hayal kırıklığına uğramışsın. Herkes kendi seçer ne yaşamak istediğini. Yalan yaşamayı seçen yalanın bittiği günü de seçmiştir nasılsa..
Bu ikiniz içinde öyle.
Çocuklukta böyle renkli geçiyor günler. Benim arkadaşım da ayakkabısının kendi kendini yıkadığını, cilaladığını anlatırdı, inanırdım. Öyle hayatlar yaşandığına inanmayı severdim. ama hiç kendi inandığım masalın anlatıcısını suçlamadım.

ysnbzdmr dedi ki...

(eğer Rabia gerçekse, ki elbet yazıda kaleminin küçük hileleri olmalı) bu yazıyı yazdıktan sonra Rabia'yı aramaya koyulmalısın...

ehl-i hibre dedi ki...

çok güzel bi yazı olmuş gerçekten. hele dün yaşadığım iğrenç geceden sonra baya iyi geldi içime oturdu yani..

ehl-i hibre dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş gerçekten.. hele dün yaşadığım iğrenç gecenin ardından üstüne iyi geldi içime oturdu vallahi..

antinkuntin dedi ki...

pek bi güzeldi

Ezgi dedi ki...

üzüldüm rabiaya kötü bir çocukluk geçirmiş ama çoğu çocuk gibi hayalleri seni olduğu kadar onu da mutlu etmiştir.bir çok çocuğun kaçış noktası değil midir hayaller?ne yapıyordur acaba şimdi.

kurtlu kitap dedi ki...

herkes rabia'ya odaklanmış fekat pucca da pek iyi durumda diilmiş. el ayak tırnakları feci durumda, trikotilomani(saç yolma) had safhada yardım çığlığına işaret etmiş de kimsecikler görememiş.

bu öyküyü bi de rabia'nın ağzından dinlemek gerek. o çok daha travmatiktir herhalde.

mine dedi ki...

ne tatlı bir çocukmuş yokluğa acılara rağmen ayakta kalıp hayal kurabiliyor, başkasını da mutlu ediyormuş çocuk aklı
şimdi olsa eminim destek olurdun ...
aklıma hastane odasında pencere kenarında yatan ve sürekli dışarının güzelliğini anlatan hasta geldi sonra o ölünce yan yataktaki büyük bir hevesle o yatağa geçmiş ve kötü bir duvarla karşılaşmış sonra o da başlamış dışarının güzelliğini yan yatağa anlatmaya!

Damlo dedi ki...

yalandan öte süpel bi hayal gücüymüş rabiadaki. şahsen o yaşlarda elmasın çöpten toplanabilecegini akıl dahi edemezdim ben.

Adsız dedi ki...

Ya sen nasıl bir kadınsın! Kitabında da böyle bir paragraf önce kahkahalarla gülüyorum bir paragraf sonrasında ise kanım donuyor.

Mia Wallace dedi ki...

''...Geçmişe dönme şansım olsaydı eğer ben onu kaçırırdım o gün o evden, yine derdim "Rabia bana Fransa'yı anlat hadi" diye... ''

Süper! ve "kurtlu kitap"a katılıyorum birde rabia dan dinlemek lazım puccanın hikayesini.. canım pucca..

Eflatun dedi ki...

Rabia da Pucca'nın yaralarını sarmaya çalışıyomuş baksana..

mgntwmn dedi ki...

bence her cocuk cocukken rabia.olmasını istediğimiz şekliyle anlatırız çocukken hikayeleri.rabialık geçiyor da rabiaları dinleme hevesi geçiyor nu onu bilemedim.

Adsız dedi ki...

Hepimiz çocukken ya Rabia olduk ya da Rabialarla karşılaştık. Ben mesela Rabia idim. Yalan söylerdim hayal kurardım devamlı olarak.İnsanlara küçük cinim var diyordum.
Rabia dan çok ben Pucca için burkuldum. Çocukluk hikayelerinde hep kaçmak istemişsin biri seni kurtarsın diye beklemişsin o yüzden Rabia ya inanmak istemişsin. Bir röportajında okumuştum, kurtarıcı aradım diyordun.
Umarım artık iyisindir, senin saçların çok güzel ve ellerinde sen çok güzelsin Puccam.

AnoktaA dedi ki...

tüylerim diken diken oldu okurken. artık kendini suçlamanın bi anlamı yok.


"İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak istedikleri, olamadıkları kişiyi anlatırlar."

Adsız dedi ki...

Tüylerim diken diken oldu,umarım Rabia yaşadığı kötü çocukluğun acısını şimdiki güzel hayatıyla çıkarıyodur.

rahat yazar dedi ki...

Fransa hayalleriyle komik olaylar zinciri beklerken yazının sonu hüzünlü geldi:( Geçende nautilus'ta megavizyona girdim senin kitabı tam girişin önüne koymuşlar içini açıp baktım ama hala alamadım:)

prettycaptain dedi ki...

oh be pucca erik erik bi yere kadar güzel yazı olmuş

Ms. Muffins dedi ki...

Sen otur, içten bir yazı yaz, hatta belki yazarken gözyaşları içinde kal. Sonra gerizekalının biri gelip yorum yapsın:

"ayh sonunda geldinn:))))) resmen bütün blogunu hatmettim :d ya sen süper bişeysin ya:D keşke arkadaşım olsan:) bu arada yazını da sevdim yazık len kıza"

-"yazık len kıza"?-

hö?


Günlük hayatta da böyle işte anlatıyoruz anlatıyoruz, sonra karşımızdaki bir gerizekalı, "eheheh neyse ya o değil de baksana şu yandaki çocuk bize mi bakıyo" diyor.

Creative Creature dedi ki...

Yazık o kıza :( Ama kendini suçlama...

Adsız dedi ki...

Sanırım Rabia Kız şimdi Siminya olmuş blog yazıyor.
Dilek

red g dedi ki...

seni 1 yıldan fazla bir süredir okuyorum, ilk defa yorum yazmak istedim.
okurken sürekli reha erdem'in "hayat var" filmindeki hayat gelip durdu aklıma. sen çocukluğunu yazdığın zaman gerçekten neden yazman gerektiğini tekrar anlıyorum.
sanırım kuzeninin çocuklarıyla ilgili bir yazı yazmıştın. o da beni böyle derinden etkilemişti. bu kadar acıyı kaleme dökebilmek gerçekten çok önemli bir başarı, seni tebrik ederim. umarım rabia da senin gibi kendi güçlü yanını bulup, kendini koruyabilmiştir.

Adsız dedi ki...

kalbimi oyuyosun bazen yazılarınla pucca...:(

Adsız dedi ki...

Senin hemen her yazını okudum, bazılarına çok da güldüm. Ama bu başka,içine dokunuyor insanın. En güzel yazındı. En güzel...

Adsız dedi ki...

bu sefer başta gülümserken sonda içim acıdı be puccam...rabia nerdedir napıodur acaba şimdi merak ettim

Junkie. dedi ki...

hayır ben nasıl olduda kendime bile vakit ayıramıyorken 2 saat içinde 206. sayfaya geldim. film tadında kitap olmuş zaten sessiz takipçilerindendim. harika yahu

NihaLL dedi ki...

Trajik bi yazı olmuş Puccacım.. bu ara millette göremedim yazını:(

NiHal dedi ki...

ben de puccanın manyak bi takipçisiyim yazıyı okur sonra döner yorumları bi kaç gün üst üste okurum,,bugün de aynı şeyi yaptım ve dikkatimi çeken ben dahil herkesin yorumunu ayıran "eflatun"'un Rabia da Pucca'nın yaralarını sarmaya çalışıyomuş baksana..
cümlesi olmuş..ne garip hayallerimde dizine uzanıp sadece beni dinlicek sarılıcak kendimi güvende hissettiricek birini istedim ama yanımda olan kimse bana o güveni veremedi ama rabia muhteşemmiş ki kendi yaşadıklarını sırtlayabilirken bi başkasına el uzatmak istemiş ben de yalan duymak istiyorum ama o yalanlarla hiç yüzleşmek istemiyorum çünkü hiç güçlü diilim..hep gitmek istiyorum ama gidememe sebeplerim o kadar gerçek o kadar çaresiz bırakıyor ki beni gidemiyorum..yok mu beni de kaçırıp fransaya götürcek :(

anqel. dedi ki...

ağladım..

aysun dedi ki...

Yapma gözünü seveyim, kitaptan sonraki son 3 post derdime dert kattı. hep dokunurdu da yazıların bu seferkiler kötü etti, yapma. :) Bi de biri yazmış, katılıyorum, sarı uzun saçsız da, eriksiz-çileksiz-kirazsız da, yoluk yoluk saçlı da sen çok güzelsin.

Adsız dedi ki...

bu rabialarin bir de yetiskin kadin modelleri var. fakat cok prim yapiyorlar, alkis topluyorlar. demek ki rabia'nin beteri tipler var, rabiayi kucukken aciyip buyukken bagirlarina basarak kendilerini temize cekiyorlar.

Adsız dedi ki...

puccacan yorumları ne kadar okuyorsun bilmiyorum ama söylemek istiyorum, bence yetenekli bir kızsın, kitap çıkarmana çok sevindim, çok başarılı olmanı gönülden isterim.
kıvırabilirsin bence sen bu işi

A-H dedi ki...

hepimiz ne cok yaralar aldik aslinda cocuklugumuzdan, kendimize bile itiraf edemedigimiz belki...farkina varmadan yada vararak yasamaya calistigimiz herseye ragmen...

'Berrin' dedi ki...

7 sinde neyse 70 inde de o oluyor insan.
rabia yine hikaye yazıyordur bir yerlerde :) ve mutlu olabileceğini sanmıyorum.
hayatı yalan, inkar ve kendine acımakla geçiyordur muhtemelen.

Asabi dedi ki...

Ah ulan bi ben bulamamışım şöyle bi arkadaş. Ben de böyle hayaller kurardım manyak manyak, bi tane de arkadaşım vardı artık utanmasak tuvalete de beraber gircez. İstiyorum ki o da hayal kuruyo olsun o da bana kendi hayallerini anlatsın.
Gazı aldım dedim ki buna "Sen hayal kurar mısın?" Yaşımız da daha 7 filan...
Kız bana şu şekil çemkirdi abicim "Hayır kurmam! İnsan sonra çok üzülüyor onlar gerçekleşmeyince, bence gerek yok!"
Sonradan öğrendim ki çalışmak için başka yerde dedikleri babası hapiste filanmış. Ama unutamadım o terslenmeyi hayatım boyunca.

Uygar dedi ki...

Seni uzun zamandır takip ediyorum, ilk defa bu yazın üzerine cevap yazma gereği duydum. Bu kişi çocukluk arkadaşın değil, eski sevgilin olsaydı ne yapardın. Onu yalnız bırakmayı yoksa gitmeyi mi tercih ederdin? O zaman değil şimdi...

Baş Harfi Ğ dedi ki...

Müge Anlıyla Mektubunuz Var'a katıl bence. Rabiyaya seslen. Pişamn olduğunu söyle. Gelir belki o da. Ne güzel olur lan. Gidicen zaman Müge Anlı'ya bize haber verde izleyelim.

Baş Harfi Ğ dedi ki...

Müge Anlıyla Mektubunuz Var'a katıl bence. Rabiyaya seslen. Pişamn olduğunu söyle. Gelir belki o da. Ne güzel olur lan. Gidicen zaman Müge Anlı'ya bize haber verde izleyelim.

Baş Harfi Ğ dedi ki...

Müge Anlıyla Mektubunuz Var'a katıl bence. Rabiyaya seslen. Pişamn olduğunu söyle. Gelir belki o da. Ne güzel olur lan. Gidicen zaman Müge Anlı'ya bize haber verde izleyelim.

Baş Harfi Ğ dedi ki...

Müge Anlıyla Mektubunuz Var'a katıl bence. Rabiyaya seslen. Pişamn olduğunu söyle. Gelir belki o da. Ne güzel olur lan. Gidicen zaman Müge Anlı'ya bize haber verde izleyelim.

Sequoia dedi ki...

elden ne gelir ki..suçlamasaydın kendini..

Buket dedi ki...

PuCCa bebek, bu mesajı yayınla diye atmıyorum bilesin hatta okuduktan sonra silsen de olur :) neyse diyeceğim şu ki; kızııımmm deli gibi ünlüsün ha,d&r ankamall şubesinde kapılarda hani böyle alarmlı yerler varya oralara kocaman kocaman senin kitabının kapaklarını koymuşlar öyle kocaman sapsarı öyle işte haberin yoksa mutlu ol diye yazdım.kal sağlıcakla.

Adsız dedi ki...

ay şu kitaptan sonra gelip de sana laylay yorum yapanlardan nefret ettim!

Pucca cidden buraya yeniden birşeyler, hem de böyle şeyler yazdığını görmek süper.

Tumerg dedi ki...

Ağladım amına koyiyim.

beril öke gülen dedi ki...

hayal kurmakla vaatte bulunmak başka bir şeydir, yorumlarda gözden kaçtığını düşündüğüm bir nokta.

Pucca'nın Rabia'yı hatırlayıp onunla ilgili bir yazı yazmasında ve yazının sonuna doğru onu bir şekilde affettiğini ve gerektiği zamanda kendini onun yanında olamadığı için suçladığını belirtmesinde, Eric'in de ona vaatte bulunup hayal kırıklığına uğratması ve aslında onu da affedip yoluna devam edebilme isteği var gibi geldi bana..

Yanılıyorsam, özür dilerim Pucca..

Eğer söylediklerimde doğruluk payı varsa; umarım en kısa zamanda onu affedip yoluna devam edebilirsin..

Bu arada bir önceki postunda, Milliyet gazetesinin pazar eklerinden birinde yazın olacak diye anlamıştım, yanlış mı anladım bilmiyorum ama yazını bulamadım :(

Adsız dedi ki...

sonuna kadar tuttum tuttum son cümlede siktin attın be... çok dokundu amk

French Oje dedi ki...

rabia çoktan evlenmiştir bence

Adsız dedi ki...

Konuyla ilgisiz ama Pucca'cım, bişi sorucam; lisedeyken sana fal bakan ve ünlü olacağını söyleyen falcı hala oralarda mıdır?

Hazır yolum İzmir'e düşecekken bulabilir miyiz acaba kendisini:)

Dilek

Adsız dedi ki...

hayal gücü, zeka ile doğru orantılıdır. hangimizin hayal gücü rabia kadar geniş? tebrikler bence.

otobus111

freelancer dedi ki...

Neşeli Hayat'ta Rıza'nın da dediği gibi; “Çocukların inandığı yalanlar, esasında gerçek…”

Adsız dedi ki...

Merhaba Pucca,
Seni, daha dun yeni tanıdım diye hayiflandim. Her zaman kontrollü davranan benim diğer yüzüm gibisin. Herkes soyluyordur ben de söylersem bir şey değişmez harika yazıyorsun bana Ally McBeal 'i hatırlatiyorsun... Lütfen kitabının üstüne yatıp "oldum deme" senaryo yaz flashbackler hayaller olsun tezatlar oluşsun.. Saglicakla kal.. Umarım seni hakedecek kisiyi bulursun...

Adsız dedi ki...

senın hayal gücün fazlasıyla geniş çoğu yazdıgına ınanmıyorum. ama ddiğim gibi süper bi hayal gücü ve akan bı yazı dilin var tebrık edıorum ..

matmazeL dedi ki...

rabia resmen insanın içini acıtıyor..
çok çok güzel pucca tebrik ederim :)

cindycate dedi ki...

aha o bora varya o işte benim, yıllar sonra buldum seni canimmm

E. dedi ki...

Ay cok enteresan gercekten aman tanrim oha rabia :(

Adsız dedi ki...

merhaba filiz, ben rabia nasılsın?

Adsız dedi ki...

bu haberi gördün mü PuCCA, bu kadar para kazandın bile mi?

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/15315823.asp?gid=373

yorumlardan başka sana ulaşabilme şansı yok diye ikidir buralardan böyle direk yazıyorum:)

Adsız dedi ki...

bu haberi gördün mü PuCCA, bu kadar para kazandın bile mi?

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/15315823.asp?gid=373

yorumlardan başka sana ulaşabilme şansı yok diye ikidir buralardan böyle direk yazıyorum:)

aTsız dedi ki...

O kadar güzel yazıya dökmüşsün ki okurken keyif aldım.Tabi kitabını da aldım.Umarım seri yaparsın.Sevgiler.

Adsız dedi ki...

Çocuğu hemen yan odadaydı, beynine kurşunu sıktığında. Annesi ise, hemen yanında. Benim canım da böyle gitti..
Rabia, bence de Fransa'yı anlatsın. Dinlemek isterim çok.
Pucca, senden güç buluyorum zaman zaman. Yaz, çok boş bırakma.

zerzewat dedi ki...

sen hep böle abidik gubidik şeyler yazdığın için böle ciddi konularda bi garip hissediyorum kendimi okurken...
neyse rabia için üzüldüm ama çocuktun sende,fazla olgunluk beklemenin anlamı yok...

jjorgan dedi ki...

PuCCa ağladım bildiğin. salya, sümük böyle.

jjorgan dedi ki...

PuCCa bildiğin ağladım. salya, sümük hem de. buradaki yorum hedesini de ilk kez kullanıyorum. kesin yanlış bişiler yollamışımdır. her neyse.

Burciko dedi ki...

Yazıkk yaw...

dilara dedi ki...

PuCCa bir yerlerden tanıdığımı falan düşünüorum seni. İzmir vs ve verdiğin örnekler falan filan ulan diyorum aynı kırtasiye olabilirmi ? neden olmasın izmir dediğin tilki siki bi yer zaten her an dallastan bir kare yaşaman mümkün. yaşadıklarımız içinde bulunduklarımız gerek sevgili ( pata küte evire çevire dayak girişimi )gerekse iş ortamı ( televizyonculuk vs.) bukadarmı olur yani hacı diyorum. işin özet kısmının gideceği yer: sana ulaşabilmemin bir imkanı varmı ?

pinhan dedi ki...

Pucca yazık olmuş kıza... O da senin kadar iyi yazıyordur şimdi bence.. Yazmak, çoğu zaman gerçekleri aktarmak olmamalı zaten.. Rabia da sana hikâyeleri anlatırken tüm hayatını makyajlamış. Keşke o son gün acı gerçekle bu kadar doğrudan yüzyüze gelmeseydin sen de.. [Kitabını aldım bu arada... süper;) ]

eczahaneci dedi ki...

ne düşünüyorum biliyormusun? insanlar sanal alemi gerçekten çok mu ciddiye alıyorlar ne. bir tanesi yorumlarda canım pucca yazmış,diğeri seni izmirden tanıyorum galiba demiş,biri rabia ya üzülmüş. ama açıkçası yazının sonunda rabia nın gerçek adının ebru destan olacağını söyleyeceksin sandım. neyse insanın her zaman düşündüğü,istediği son olmuyor demek ki.

eczahaneci dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
nevresim dedi ki...

çok kötüsün lan sen. allah senin gibilerden korusun

Balkabağı dedi ki...

her mahallede bı rabıa oluyor galıba bole oturmadıgı evde oturuyor gıbı gosterıp sen arkanı donunce patır patır evıne kacan tıpler.yada varyaaaa bızım 3 arabamız 5 evımız var dyp hayallerını anlatan tıpler cocukluk ıste :)

KaçıK dedi ki...

evet rabia'yı ben de merak ediyorum..

SiZOiD KiRPi dedi ki...

Her paragraf bitiminde bir satır boşluk bıraksanız iyi olur, güzel olur, daha rahat okunur sanırım.

Adsız dedi ki...

Çok eğlenceli yazıyorsun, müthiş hayal gücü falan, ancak bazen de bu yazıdaki gibi desteksiz desteksiz sallamıo musun ?!..

Salih -Hande vardı sanki noldu onlara bir de..
Severim seni, güzel proje !

sentez dedi ki...

hayatımızın bazı zamanlarında olmayacagını bile bile yalanlara sığınmak istiyoruz galiba. hayat zaten boktan bir yerken hayallerimiz güzel olsun diyoruz fakat tek başımıza güzel hayaller kurmaya gücümüz olmadığından rabia gibi kişilere ihtiyaç duyuyoruz. rabia olmalı çünkü biz bu buhrandan sıkılıp gerçek çözümler aramak istediğimizde suçu atacak bir kimsemizde olmalı. ne yazıkki bu yükü bile kaldıramayacağımız zamanlar oluyor. çocuklukta ki o zamanın saflığı ama birde bunu eşşek kadar kız olduktan sonra yapanlarda oluyor işte işin o kısmı felaket. yazın çok ince bir sızı ile yüreğime dokundu. rabiayı tanımak istedim ne yaptıgını bilmek istedim... ne garip haberi olmadan buradan onu merak eden kişiler var:) oysa o anlattıgın kadarıyla ne kadar yanlızmış

but_butterfly dedi ki...

hikaye mikaye dramı bi tarafa da ben okurken şunu farkettim...bazen bana da olur küçüklüğümü düşünürüm-küçüklük derken de bildiğin ilkokul çağları işte 7-12 yaş- arkadaş grubumu düşünürüm yaptığımız muhabbetleri düşünürüm ya arkadaş mübarek büyümüşte küçülmüşüz şimdi o kadar olgun o kadar geniş çaplı bakamıyorum hayata sonra diyorum ki harbiden insna büyüdükçe hayalleri küçülürmüş,hayal gücü die bişide kalmıyo haliyle vitaminsizlikten o da mefta oluyo :)

gamze dedi ki...

süper yazmışşsın! Bravo sana yaa!

Maria Puder dedi ki...

evet ben o rabiyayim!
annemin orospu mu olacan kiz basimiza laflarina dayanamayarak halamin sumuklu oglu suleymanla evlendim ve 7 cocugum oldu.
suleymansa turist bir rus zillisi bulup arkasinda beni ve 7 cocugunu birakarak sktrp gitti. evet sen orda o odada o klavyenin basinda dotunu kivirip otururken ve yarin hangi ojeyi sursem acebaa diye dusunurken ben benim gibi 7 donsuz yavrucagimi doyurma derdindeyim. ya pucca- adini seni desifre etmemek icin soylemiyorum-
sana oyle afili yalanlar soylemesem yuzume bakar miydin hic?!.. ben senin icin de sunepe babasi felcli abisi deli donsuz rabia olarak kalirdim. sen de digerleri gibi bana acimaktan ve dalga gecmekten baska bisey yapmazdin eminim! halbuki gercek olamiyacak kadar guzeldi soyledigim yalanlar.... ve yalan oldugunu bile bile bana inanmistin pucca. peki neden beni boyle yuz ustu biraktin pucca neden??

Adsız dedi ki...

Anam hepimiz Rabia olmuşuz :))))

Syhn dedi ki...

tam eski yazılarının tadını bulamıyorum artık derken..

Adsız dedi ki...

pucca Maria Puder gerçekten rabia mı?

bıdık dedi ki...

bana çok başka bir hikayeyi anımsaattı bu... rabia çok masum tabii..ama biz şimdi bize söylenen yalanlara göz göre göre inanmıyor muyuz???

takıntılı dedi ki...

mukkemmleee pucca:) benım bloglarımada bır bakmalısın

Adsız dedi ki...

Çok kötü oldum yeminle.Gözlerim doldu. Acaba Fransa'ya gidebilmiş midir Rabia...

Adsız dedi ki...

Hikaye uydurmayı seven çok insan var. Benim de lisede bir arkadaşım vardı. Ailesinin Londra'da yaşadığını, Londra'dan abisinin buraya geldiğini kendisini sürekli rahatsız ettiğini söylerdi telefon çaldığından açıp "beni rahatsız etme bir ara arama" diye bağırırdı, sonra öğrendik ki tek çocukmuş abisi yokmuş. Birileri için "o benim kankam beni ayağım rahatsızlandı diye Taksim'den Beşiktaş'a kucağına taşıdı" filan derdi bir öğrendik ki bahsettiği kişi bunu hiç tanımıyormuş. Yanımızda hayali telefon konuşmaları yapardık yarım saat. Ama inanılmaz gerçekçi, esprili, gülmeli. Öğrendik ki telefon hattı kesikmiş. Daha bir sürü şey. Bir gün televizyonda gördüm onu müzisyen olarak, bir programa konuktu. Yeterince ünlü biri olan sunucuya "Fransızca, İtalyanca biliyorum, hatta Fransızca şiirler yazıyorum bazen" diyordu. İşte o da benim Rabia'mdı. Bu yüzden seni çok iyi anlıyorum Pucca. Ben ara sıra kendi Rabia'mdan haberler alıyorum, umarım sen de seninkinden haberler alırsın.

cansylmaz dedi ki...

Çok iyi yazıyorsun Pucca,yeni yazılarını merakla bekliyorum. :)

Su dedi ki...

Çok etkilendim yahu. Umarım Rabia bir gün Fransayı görmüş beline kadar saçları olmuştur. Ama umuyorumki artık don giyiyordur :D
Gerçekten hayal gücü olan insanlar saygı duyulmalı bence (:

Isılay dedi ki...

Umarım bigün beraber hayallerini gerçekleştirirler. <3

patella dedi ki...

umarım hayat iyi bir hayat yaşaması için şans vermiştir rabia'ya.

morchee dedi ki...

pucca aklımı karıştırıyor. acı ama yalansız gerçekler mi değerli, yoksa; güzel, mutlu olabileceğin yalanlar mı? ne baz alınmalı hayat yaşanılır olsun diye?

Adsız dedi ki...

kocamustafapaşada geçti çocukluğum piçten bol bişimi var. Biz kapıcı dairesinde oturuyoruz hayatım kısıtlı düşünün onlar öle zengin ki akrabaların arabaları war. Safım ya bende eni konu, perili evler, viran bi binada yanmış bir çocuğun izi felan ne varsa yiyorum. Sonra sefaköy e taşınıyoruz kan kardeşim var anlatıyor gelecekten geldim ( Back The Future ) şu oldu bu olcak felan biliyorum yalanı da ( baba yoktu garibin ) uymak hem eğlenceli hem zararsız. İş uzamaya başlayınca sıkılıyorum koşulları zorluyorum " sen şimdi bayrak törenin ortasında marşın 'ancak'ında atladın atladın, yoksa sonsuza kadar burda kalıcan" dedim kırmadı kankardeşim örtmen demedi müdür demedi attı kendini hawalara çaldı yerlere bi daha da girmedi böle işlere :)

daisy is wonderland dedi ki...

rabia'yı merak ettim ben... şimdi nasıl biri acaba?

aries dedi ki...

sen rabia'nın yalanlarıyla mutlu oluyormuşsun,rabia da belki yalanlarıyla kurduğu kendi dünyasında kendi kendini mutlu ediyordu ....belki de olmasını istediği gibi anlatınca hayatını,ailesini, kendini iyi hissediyordu,bunları seninle paylaşıp daha da inanıyordu kendi yalanlarına,hem bu sefer kendi dışında biri daha mutlu oluyordu,fena mı?
üzüldüm bende...umarım şimdi en mutlu gerçekleri yaşıyordur rabia...

escort dedi ki...

pucca bağımlılık yaptın, günde 3-3 postunu okumadan rahat edemiyorum :D

RE-L124c41+ dedi ki...

içim sızladı gerçekten...

amak-ı hayal dedi ki...

Harikaydı.Çok beğendim...

Adsız dedi ki...

ya Pucca bişe dicem bende küçüklüğmden beri saçlarımı kopartıyorum bilmiyorum neden ama acımıyoda zvkli gelio bana ama kel olmak da istemiyorumm. sonradan problem ouo mu yani garip duruyo mu koparılmış yerler

Adsız dedi ki...

15 yaşındayım
2-3 ay önce benzeri bir olay yaşadım arkadaşım ve onun yalan dünyasındaydık ikimizde fakat seninki gibi beni mutlu etmiyordu bu yalanlar ona inanıyordum yardım etmeye çalışıyordum ki herşeyin yalan olduğunu söyledi ama bunu söylerken 1 yalan dünyaya daha götürdü beni daha fazla dayanamadım benimle oyun oynadığını söyleyip onuna küstüm ama dayanamadım şuan en yakın arkadaşlarımdan birisi ama artık na güveniyorum çünkü onu anlıyorum sorunlarınıda :) o benim dostum ve yalanları masummuş...

yüksektopuklar dedi ki...

Hepimizin çocukluk döneminde böyle uyduruk hikayelere inanası gelir zaten , puCCa kadımsııın :D

Adsız dedi ki...

evi bilmiyorum diyosun sonra arada evin ziline basar çağırırdım diyosun nasıl yaaa?pucca hakkatten bazen şizofren olduğunu düşünüyorum

L.S dedi ki...

bu diğerlerine göre hüzünlü ama yinede eline ağlık keşke arayıp rabiayı bulabilsen.

Adsız dedi ki...

Pucca saç yolma sorunu halen devam edıyor mu etmıyorsa nasıl basardın bunu ?

Adsız dedi ki...

bu kadar doğal, bu kadar içten ve bu kadar gerçek...

sputnicker dedi ki...

ya kızım hasta mısın?? içli içli ağlattın beni bee.. tanımadan rabia'nın haline ağladım..

Adsız dedi ki...

Su falci banada lazim nerdedir adi nedir ?