Bana bir defasında demişti.. "Seni hiçkimse sevmemiş daha önce ve sevmeyecek de" o kadar haklıymış ki.. Onu o kadar özlüyorum ki..
aslında özlemiyodum hiç, ama işte bu haberi alınca özlemeye başladım.. Bi kutum var benim böyle hayatımdan geçen herkesle ilgili bişeyleri dolduruyorum.. Bugün onu açtım.. onun bana verdiği fenerbahçe atkısını koymuşum.. odasının duvarına asılıydı, okul bitip evlerimize dönmek için hazırlık yaptığımız sırada bana vermişti.. en değerli şeyim bu demişti..Sonra bi gün kavga etmiştik onunla.. Sabah kalktığımda bütün odanın duvarlarına postitler yapıştırmıştı.. seni seviyorum beni bırakma yazmıştı.. o kağıtları saklamışım..
Bir mektup yazmış bana onu saklamışım.. demiş ki "hayatımda olmasan da, ölene kadar seni koruyacağım.." O zamanlar böyle İstanbul hayalim vardı benim.. Televizyonculukta çığır falan açmayı düşünüyodum.. Bu ise korkuyodu oraya gittiğimde başıma bişey gelecek diye.. Mektupta o korkularını yazmış hep.. "Sana bişey olursa ben kendimi asla affetmem seni oraya gönderdim diye" Şimdi varlığımdan bile haberi yok..
İlk ankaraya beraber gidişimizdeki otobüs biletlerimizi koymuşum, birde benim evimde unuttuğu atletini.. Bir resmini koymuşum, kamera elinde, siyah kazağı, kirli sakalı ve o şapşal bakışları.. Diğer bütün resimlerimizi, cdlerimizi hep kırıp atmıştım.. Bunlar kıyamadıklarımdı.. hepsini çöpe attım bu kez.. Çünkü o bunların hiçbirini hatırlamıyo bile, ben hala salak gibi saklıyorum diye düşündüm..
....
Bir yılbaşında geç geldi diye gönlümü almak için yollara çiçek koymuştu.. Bir doğum günümde ise arabanın arkasını gül yapraklarıyla doldurmuştu.. Nereye gitse beni götürürdü.. Birgün çok sarhoş olmuştu, giydiğim kazaktan omzum göründü diye kavga etmiştik, ayrılmıştık.. O gece çok içmişti.. komaya girecek kadar.. hastaneyi birbirine katmıştı.. beni öldürmek istiyordu gerçi ama olsun beni öldürmek isteyecek kadar kimse sevmedi.. Değil omzum götümü açsam kimsenin umrunda olmadım ben..
Ankaraya ilk gittiğimde böyle misafirhanede kalıyodum, her akşam bana yemek getirirdi.. kızılayı gezdirirdi.. onu beklemeyi özledim.. Arkasından el sallamayı özledim.. Beni sahiplenmesini, korumasını özledim..
ben parmağıma bitek onun yüzüğünü takmıştım.. Taktığım gün atmıştım.. Yalanını yakalamıştım gerizekalının.. Staj raporlarını vermek için okula gitmiştik.. burda başladı madem, yüzükte burda takılmalı diye dandikten bi hacı yüzüğü gibi gümüş yüzük almıştı.. 3-4 saat sonra okulun bahçesine fırlatıp atmıştım yüzüğü.. Sonra tabii gene affedip takmıştım..
Sonra bilmem kaç kez atıldı o yüzük.. Bi tane daha aldık hatta, onlar onda duruyodu.. çoktaan atmıştır onları.. Bir sürü klip yapmıştım.. boş insan olduğum için topu topu 3-5 resmimize paso klip yapıyodum.. Onları da atmıştır.. oysa sanat değeri vardı, valla bi tanesi çok güzel olmuştu..
....
Artık Ankaradan izmire döneceğimde.. yataktaydık ikimizde ağlıyorduk.. Otogarlada ağlıyoduk hep.. Gözüme duman kaçtı derdi, koca herif ağlarken.. beni unutmuş olabilmesine inanmak istemiyorum.. Bana aşık değildi belki ama o sahiplenme bana yetiyodu.. hiçbir zaman onu değiştirmeye çalışmadım ben.. Bir erkeği değiştirmek imkansız bilirim çünkü..Bu adamı değiştirecem diye değil ben bu adama katlanabilir miyim diye düşünüp başlamak gerek yola.. Ben onun o ayağı kırılmış atlar gibi halini sevdim.. Koşamayacak durumda bile olsa o gururlu duruşunu..
Ondan bir nefret ederdim, bir aşık olurdum.. Ona bir rumuz bile vermemiştim burda.. Bir daha hayatıma girmeyeceğinden emindim çünkü.. O beni çok kırmıştı paramparça etmişti..
Bir hakkım kaldı sadece, o yüzden bu kadar savunmacıyım, oyuncuyum taktikçiyim.. Benim canım yanacak kalkan oluşturmazsam.. Bir defa daha yenilirsem, bu kez ölürüm ben..
bana kimse değer vermedi, sahiplenmedi.. Kimseye güvenemiyorum, korkuyorum.. köpek gibi korkuyorum birinden daha darbe yersem bu kez ayağa kalkamam ben.. Seni seviyorum, değer veriyorum diyen hiç bir söze inanmadım ben.. Önüme dünyayı sersen o kadar kolay inanmam birinin beni sevme ihtimaline..
bu çocuk hariçti ama.. Gözünde görüyordum telaşını.. başıma bişey gelir korkusunu.. tabi zamanla hepsi yitip gitti.. gözünde "anam kız başıma kaldı" telaşını görmeye başladım o ayrı mevzu...
....
kül haline gelmiş bir aşkı yeniden kağıt yapamazsın.. ama acıttıyor naparsan yap.. Ben bitek ona güvendim hayatım boyunca.. Bigün aklına geleyim istiyorum sadece, bi gün bi an bi sn ne bilim bi şarkıda, bi kokuda bir caddeden geçerken.. aklına düşeyim.. Düşsem nolcak düşmesem ama istiyorum işte.. ufacıkta olsa bir sızı olayım onun için..
elime attığım her adam benden hemen sonra hayatının aşkını buluyor.. Ne kadar iğrenç bi durum varya anlatamam sana.. Bunlada ilgili son yazım olacak bu.. kötü anılarımı valiz yazısında bitirdim.. Bunda ise iyilerini.. Bendeki bütün eşyalarını attım.. Bi spor ayakkabısı almış sarı pumalar.. onları atamadım, sarı badimle güzel oluyo diye.. bide yeşil bi mont almıştı onu da atamadım.. tek kalın montum o valla.. Kalan hepsi incecik.. Onlarda zaten onu hatırlatmıyo..
Öyle düşünüp ayy beni kimse korumadı bikbik diye ötmenin de alemi yok.. son kez ağlaya ağlaya yazdım şunları.. herifin sikinde değilim şurda günlerdir girdiğim kangrene değer mi.. Bi bokuma değmez valaa. hayır korkum, ben bu olayı abartıp depresyona gircem.. sonra ankaraya gidip "nişanlanırsan çükünü keserim" diye tehdit etmeye kadar gidecek iş.. Yok düşündüm yani aklımdan geçmedi değil.. kes çükünü dedim lan PuCCa, nişanı mişanı görsün idne.. Hani lan sen beni korcaktın puşt de suratına da kezzapı dök gel dedim ama azcık gerizekalılık olcaktı bu olay... O yüzden en güzeli çocuğun çükünü keseceğine sen kes at onu içinden.. bu daha kolay...


