kredi kartı kullanmadığımdan beri üst baş alamıyorum kendime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kredi kartı kullanmadığımdan beri üst baş alamıyorum kendime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.02.2010

keşke kıyafet ağacı olsa bi tohumla toplasam ürünlerimi

Halam gelince buraya bari dedim etinden, sütünden faydalanayım, doğru alışveriş merkezine. Ayy lanet olsun ama cinnet geçirdim artık. Sanki akşama ürünler bitecek gibi sabahın köründe, nerdeyse ezanla "hadi gidiyoruz" diye kalktık. Bu outletlerin olduğu bi yere götürdüm bunu.
Ben şu erkeklerin alışveriş sevmeme olayını da anlamıyorum aslında. erkek olsam akşamları mekan mekan dolanıp, elimde bir enerji votkayla bütün gece karı kız keserek, tuvalette allaha dua edip "nolur allamm bugün hilminin evi boş, oraya birini atmam gerek, lütfen benim yüzümü kara çıkarma şurdan bişiler nasip et bana" diye yalvararak, sansar gibi gibi sarhoş kız avına düşeceğime; Alışveriş merkezlerine gelirim.
Bir defa kadınların en hassas oldukları, en zayıf oldukları yer burası. "sarıyı mı alayım, siyahı mı, begümün moru vardı şimdi, ayy mor da çok güzelmiş ama alamam. kahve botlarıma uygun bişi alim en iyisi, evde mundar olacaklar, ay şu da çok şıkmış ama yanlarım fırtlıyo bunda. ay ben en iyisi siyahı alayım, hem yemekte de giyerim. Ayy osman da geçen, sana kırmızı yakışıyo dedi ama, yok yok herşeyim kırmızı oldu karpuz muyum canım ben. aaaa şu kadın neden ona bakıyo, ay acaba onlar mı moda. bak bak şu yanımdakinin de ayakkabısı çok güzelmiş benim de buna benzer siyahım var, ben ona en iyisi tunik bakayım. Ayy bak kemer almaya geldim ama neyse gelecek ayda bir mont bakayım ben" gibi kendi kendimize iç konuşmamaızı yaparken gelip usulca yaklaşsanız, ne kafanıza çanta yersiniz ne bişi. Anlamayız bile asıldığınızı.. Şu sevgiliyle alışverişe çıkılmaz mottosunu da anlamıyorum. O kadın o mağazalara girince inan sen sadece "güzel olmuş tatlım" dan öte bir varlık değilsin onun için. Ohhh kadın kız kesmenin en ala yolu. valla gözü görmüyo.. İstemediğin kadar kız, minnacık bir alana toplanmış, daracık kabinlere girip soyunuyolar dökünüyolar, hepsi telaşlı, hepsi şirin, hepsi birbirinin üstündekine göz dikmiş. Erikle mesela dolanıyoruz burnundan soluya soluya, giriyoruz bi yere. 15 dakika sonra bi bakıyorum ohh erik dağıtmış götü başı. "Nasıl olmuş" diyorum "çok güzellll" diyo ama gözü ben de değil, ayakkabı deneyen kadının bacaklarında. Kafasına bi tane geçirim diye düşünüyorum, ay aman diyorum, bi şuna da bakayım da. Sonra da unutup gidiyorum. Ama yine de adam benle mağaza mağaza dolaşmaktan nefret ediyor.. Demek ki bişeyler alan kadın erkeklere çokta cazip gelmiyor, sıkıntı verici ve korkutucu oluyor sanırım. Şey olabilir bilinçaltlarında "bu benim anamı siker paramı bitirir ocağımı kurutur" gibi. o yüzden de mağazada kadınla dolaşma fikri korkunç geliyor.
Ayy çok isterdim ama şu eski türk filmlerindeki gibi bir manitam olsun. Böle gazino sahibi falan.. Alsın beni götürsün bi mağazaya, tezgahtarla önüme yığsın bütün kıyafetleri, ben de gözlüğümün kulpuna oral yaparak "ooo beni mahçup ediyosunn" diyip 5 aylık ev kirası masrafında kıyafetler alayım..
Ama nerde anacım, gidiyorum yazın kışlık, kışın yazlık alıyorum. Sonra hoopp o sezon bi geliyo benim aldıklarım out olmuş. Daha hiç giymediğim abidik gubidik kıyafetlerim var. Haa bi de dolabımda etiketi çıkarılmamış 36 beden elbiseler. Hangi akla hizmet 36 beden almışım. 2 kilo veriyorum ya zannediyorum ki benden olacak bir ebru şallı. "Ayy nassı olsa zayıflıyorum" diyerek fermuarı kapanmayan şeyleri ucuz diye dolduruyorum.
ve en nefret ettiğim şey pantolon almak.. Dünyanın en güzel pantolonunu götüme sok benim orda yok bokum gibi duruyor. Hiçbişi yakışmıyor, o aynaları nasıl yapmışlarsa.. ben evden çıkıyorum "heyhoyyy 55 oldumm" diyerek. o aynada bi bakıyorum, benim baldırları kes, yont kendine bir ilkokul çocuğu yap.. Ben daha hiç bir pantolonu cuk oturdu diye almadım. hepsini artık ağlayarak "allah belasını versin senin gibi götün, sana ceza olsun böle bok gibi şeyler giydircem" diyerek alıyorum..
...
heh şimdi halayla beraber geziniyoruz, bi mağazaya girdiriyorum. "ayy kalk çıkalım burdan daraltı geldi bana" başka bi yere sokuyorum "ayy fenalık geldi"
Artık dayanamadım bi yerde duralım iki tane parça bişi alcaz diye tüm İstanbulu dolanmanın alemi yok dedim. Dolanıyoruz, bi elbise gördüm deneyeyim bari diye kabine girdim.
Deneme kabinleri bana işkence yeri gibi geliyor, özellikle kışın üzerinde ki herşeyi çıkartıyorsun. ayakkabının üstüne mi basayım, ay yere basmayayım ay paçasını şurdan çıkarayım derken maymun oluyorsun. Bi de her kabine girdiğimde aynı paranoyaklık "ya kamerayla beni izliyorlarsa, bari düzgün durayım, donuma kadar soyunmayayım, bacaklarımı da almamışım ha. ayy şu an bi deprem olsa donumla koşmak zorunda kalırım. ayy aslında olsa şurdakileri alıp kaçarım lan ne güzel, off keşke o gömleği de alsaydımm" gibi saçma salak düşünceler içerisine giriyorum.
neyse giydim elbiseyi çıktım. elbisenin altında tabi dizime kadar çektiğim baklava dilimli siyah çoraplarım, onun altında spor ayakkabısı olduğundan pek şeyetmedi. Halam baktıı baktıı baktıı.
- maşallahhhh 2 çocuk annesi gibi duruyorsun. hiççç yakışmadı çıkar onu.
- ya güzel olmuş işte
- Arkanı görmüyosun tabi sen, hem getir bi bakayım fiyatına.... Ooo bu ne ya izmirden ben sana bunu 40a alırım çıkar çıkar üstünden şunu.
Bu zaten İzmirden gelen herkesin, herşeyin İzmirde daha iyi olduğunu düşünmelerini anlayamıyorum. hayır herşey nerdeyse 2 katı pahalı olan bi şehir orası. Ama bu nasıl şehir faşistliğiyse, orda sıçtığın bok bile farklı geliyor insanın gözüne sanırım. Sonra bi tane daha giydim, bu kez satış yapan kızla beni mukayese etmeye başladı.
- ya bak şöyle olsan sana güzel olur, bak kıza ne güzel olmuş, ay senin gözlerin kendi gözün mü aman aman ne güzel maşallah. Nerelisiniz siz?.. belli belliii bizim komşu vardı senden tatlı olmasın öyle senin gibi kızı vardı...... ya biz de işte bizim kıza çıktık bişeyler almaya. kalktım geldim izmirden buraya, aileyi çok karıştırdı bu kız. Burda artık işe girdim çıktım ettim diye bişeyler söylüyor ama aha bak bugün pazartesi ne işe gitti ne bişi. Ben anlamıyorum zaten bişey. Sesimi çıkarmıyorum ama bakalım babası çok yüz verdi bunlara çok. Çikolatalarla büyüttüler bunu, her istediğini yaptı şımarttı böyle. Okuldan da atıldı bu, ona bile adam sesini çıkaramadı. Parmağında oynatıyolar adamı...... bi de bunun küçüğü var evlerden ırak aman. İkisi yanyana geldiler mi yok olsun o orası. babalarının bütün paralarını bitirdiler emdiler kuruttular adamı, şimdi evlenemiyor.. cık cık cık çok yazık çok öyle harcanıyolar.... sen ne kadar maaş alıyosun burda, sigortası da var tabii.. PuCCaa duyuyo musun bak... duymaz böyle işine gelmeyeni duymaz o.. tabi baba parasıyla burda özgür olmak kolay geliyor ona, ah kızım ah iyi ediyosun böyle elin ekmek tutuyo.. PuCCa çık çık bakayım şöyle bir dur bakayım, cıks olmamış vallahi olmamış tencere gibi olmuş götün..
Allahım kendimi resmen ergenlik çağındayım da, annemle dışarı çıkmışım gibi hissediyorum. o satıcı kıza, ben aslında öle biri diilim bakışları atıyorum. ordan kurtulmak istiyorum. rezillik utanç garip bi duygu. Anneyle alışverişe çıkan kızları görüp gülerdim hallerine hep, böyle kız bişi giyer arkada annesi çekiştirir durur kıyafetini.. şimdi 15 katı rezilliğini yaşıyorum sanki.
hayır o satış görevlilerinden de hiç haz etmem.. istemezsin götünden ayrılmazlar, dibine kadar yaklaşıp, ensende nefesini hissedersin kadının "neye bakmıştınız" diye de soruyolar ya.. "ananın mincosuna" diyesim geliyor bazen. lan neye bakcam orda salak karı.. Ama ne zaman da ihtiyacın olur 3-5 tanesi bir köşeye geçip kakara kikiri gülüşürler. Bi de öyle o mağaza kendilerininmiş gibi davranma havaları yok mu, "babanız cem hakkoya saygılar" diyesim geliyo kimisine. Bişey soruyosun mesela, senin suratına bakmıyor, diğer tezgahtar bebeyle gülüşüyo, bi yandan, "haa onlar zaten yüzde ellisi olan fiyatı" sen hala bişi soruyosun, karı bebeyi kesmekle meşgul. o zaman suratına bi tane çakıp "çıkışta sikişinizi, sokuşunuzu yaparsınız ama bi bak bana" diyesim geliyor.. Ekmek parası anlıyorum ama sevmiyorum yapacak bişey yok.. o yüzden zaten bence zara mara gibi mağazalar çok tutuluyor. kıyafetten öte valla şu satıcı-müşteri diyalogunun en az yaşandığı yerler olmasından dolayı.
kabinde kendimi kemerle asmak bile istedim. herkese herşeyimizi anlatmaya nasıl meraklı. Sanırım bu ırsi bişi, ben de blogda yazarak mı rahatlatıyorum kendimi napıyorum. Ayy ne biçim özelliğini almışım off.
Sonra başka bişey denedim, çıktım. sonra bi daha sonra başka mağaza, bi daha bi daha..
- bunu soğuklarda giyemezsin çıkar
- ördek gibi oldun çok kötü
- ayy onun kumaşını pazardan alırım dikerim. 5 tl ye malolur
Diye diye kendime sadece bershkadan bir adet tişört alıp eve döndüm. O ise kendine 3 kışı geçirecek kadar kıyafet aldı.