mario bros etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mario bros etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.05.2008

Uyur uyanık

Pekmez içerde uyuyor ben onun mutfağında, onun laptopuyla buraya yazıyorum. bi yandan da kurcalıyorum bi bok bulamadım!
Bugün bütün gün birlikteydik, sabah indi uçaktan yorgunluktan uyuyakaldı içerde. Dışarı çıkmadık hiç. lostun 4. sezonunun 11 bölümünü izledik. oyun cdleri yoktu sadece mario yu bulduk 3 saat götümüzü kaldırmadan o kaltak prensesi kurtarmaya çalıştık. Bana "seninle bu evde 100 yıllarca gün yüzü görmeden yaşarım" dedi. Yalan söyledi.
Ama güzel bir gündü benim için. Bugün alıcı gözüyle bir kez daha baktım da.. Yok benim bu çocuktan iyisini bulmamın imkanı yok! Spor salonuna gitmeye de başlamış, göğüs kası falan yapmış kendine.. Hiç hoşuma gitmedi bu olay.. Bir erkeğin en seksi yeri bence sırtıdır. Ve en seksi duruşu üzerinde tişört varken alt taraftan elini sokarak hafif sırtı açılmış bi halde belini kaşımasıdır.. Bugün buna onayımı verdim yani. Çocukta bir sırt var, koala gibi yapışıp kalırım ben orda...
Neysee yalnız şu anda şöyle bir problemim var benim, bu çocuğun yanına kıvrılıp yatamıyorum. Çünkü ben gece yatarken ağzımla şapırt şupurt karşı apartmanın duyacağı şekilde sesler çıkartıyorum. Sonrada o kazma dişlerimi gacır gucur diyerek inim inim inletiyorum etrafı. Eski sevgilim hayatta yanımda yatmazdı. 4 senede 1 gün bile o işkenceye razı olup yatmadı şerefsiz. Sabahtan beri yemek yapan, kahvesini yapan, bulaşıkları yıkayan onu dizlerinde uyutan iyi eş pozisyonum bitecek. Gündüz insan gece hayvan olan bi kız olduğumu bilecek. Az uz şapırdatsam amenna, çin işkencesinden beter. ki düşünün o gıcırdatmadan arka dişlerim eridi. O kadar fecii... Allahtan benden önce uyuyakaldı.


30.04.2008

Süper Mario'nun intikamı

kendimi süper mario gibi hissediyorum, çocukken bu oyunu çok oynardım ataride, kafasını priketlere vura vura puan toplardı "gluk" diye bir ses çıkardı, prenses denen zilliyi kurtarmak için canla başla çalıştırırdım onu,dağları tepeleri yeraltını kapluımbağaları timsahları aşardık onla, ama ben sonra sıkılırdım... bunun habire kafasını bi yerlere vururdum, sonra sürekli öldürmek için uğraşırdım bile bile kaplumbağa gelsinde bıyıklı amcaya vursun diye zevkle heycanla beklerdim...pislik yapardım mario'ya..Ösür dilerim Mario :'( pişmanım... ve hiç o zilli prensesi kurataramadık,o bana güvendi ama ben onu kullandım :(Şuanda kendimi mario'nun durumunda gibi görüyorum... Yukardan birilerinin bana karşı garezi var buna eminim,önceki hayatımda kesinlikle; pislik, dolandırıcı, günahkar tipin biriydim, reva mı yoksa bu ağza bal sürüp çekilen hayat...Ne zaman herşey yoluna girse, "haaa tamam, herşey güzel gidiyor" desem, hoop yukardan bir kudret anında bütün yapbozum toz duman oluyor...Şimdi ayy iyi düşün şükret falan gibi klasik cümleler kullanacaksınız ama polyanna denen sümüklü kızdan bile daha salak bi hatundum ben...ne olursa olsun 28 dişimi göstere göstere "nolcak yaaaa nefes alıyorum yaa" diyordum..Eee elime ne geçti hala aynı, kesinlikle ben bu işte bir garez seziyorum,biri prensimi bulmamı istemiyor...benim kafamı taşlara vura vura eğleniyor,uyduruk pis suratlı kaplumbağaların karşısında elimi kolumu bağlıyor5. bölüme kadar gönderip orda bütün canlarımı öldürüyorherşeye sürekli baştan başlatıyor..Mario benden fecii bir intikam alıyor :'(