sakın bunları denemeyin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sakın bunları denemeyin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24.11.2008

Oy tombulum tombulum

2 gündür kusmaktan içim dışıma çıktı.. Önce yumurtadan zehirlendim sandım, ama yumurtayı doğuran tavuğu bile çıkarttım. hala kusuyorum..Ayağa kalkamıyorum, kalktığım anda yere yığılıyorum.. Doktora gitmek için izin aldım ama, ayağa kalktığım anda gözlerim kararıyor... Hastanelerde sürünmek beni daha beter edecek, bari yattığım yatakta öleyim dedim.. Siğilin kıymetini bilemedim ya, ona yanıyorum valla.. mideni bulandırmak gibi olmasın ama, tam çıkartacam, ayağa kalkıp tuvalete gidene kadar yol berbat oluyo... sonra ağlaya ağlaya orayı temizliyorum.. baktım gel git yapamıcam, yanıma poşetler bide kap aldım, ona çıkartayım diye.. onuda dökerken bi daha kusuyorum.. siğilim erkeğim olaydı, hepsini temizlerdi.. banada gül gibi bakardı :'(
üstümü değiştirirken, göbeğime bi baktım.. dümdüz.. hiçbişi yok.. anam dedim, tartılayım bi.. 54 kilo yazıyo.. en son bir hafta önce tartılmıştım 58 kiloydum.. bi anda 4 kilo verince.. beni aldı bir tırsma.. Ben ne zaman böyle şok zayıflasam, iki katını alıyorum çünkü.. Bide ben bi ara kusarak zayıflamaya çalışan embesil kızlardandım.. kusma olayı bitince hayvanlar gibi kilo aldım... zaten ne kadar zayıflarsam zayıflayayım topalak yanaklarım yüzünden çiko görünümlü 0 beden oluyorum.. o yüzden bi sikime yaramıyo çok zayıflamak..
........
Ama zamanında yarıyo sanıyodum.. hatta kafaya fena takmıştım... 3 sene önce 55 kiloydum.. boyumda 1.68... gene böyle depresyondayım.. Bişeyle uğraşmam lazım, kiloma taktım kafayı.. boy kilo endeksine falan vurduğunda normal gibi gözüküyo ama.. vücut tipimden dolayı ben hep kilolu gözüküyorum.. yuvarlak hatlara sahibim, o yuvarlak hatlar düzelmiyo bi türlü.... Ayı gibi hissediyorum kendimi... Haber dairesinde çalışıyorum o dönem.. Bi haber geldi yurtdışında mankenin biri kusarak zayıflıyomuş sonra ölmüş.. Ben bu cümlenin sadece kusarak zayıflıyo kısmını aldım...
Haftada 5 kilo vermiş.. Dedim 1 hafta kusarım, sonra bırakırım.. Öğlen yemekhanede yiyorum yemeği, koştur koştur tuvalete gidiyorum kusuyorum.. ama nasıl işkence, parmağımı badeciklerime kadar sokup onları gıdıklıyorum orda, gözlerim yerlerinden çıkacak gibi.. beynim patlayacak derecede.. Bütün makyajım akıyo sapsarı olup işe dönüyorum...
1-2 saat sonra karnım zil çalıyo tabi, gidip bi daha yemek yiyorum, bu kez kusmaya üşeniyorum o öyle kalıyo.. Akşam eve geliyorum, orda da yiyiorum gidip kusuyorum.. yatmadan önce gene acıkıyorum, diyorum nasılsa kusacam.. ye babam yeee.. sonra üşenip kusmadan yatıyodum.. ama neler yiyiorum, mantıları yiyip yiyip, iki gr kusuyodum.. bi kilo mantı içimde kalıyodu...
........
iki üç hafta falan böyle devam etti.. tartıya bi çıktım 60 olmuşum...
Anaaam dedim.. hemen taktik değiştirdim.. sadece kusacam.. açlıktan ölsem gene yok.. PuCCa sık lan dişini bir hafta dedim.. Ama aynı sırada da buligmanın zararları falanla ilgili haber metinleri hazırlıyorum.. Bi ton şey okuyorum bir tanesinde iyidir hoştur demiyo ama.. zayıflatıyo yaa, bende gerizekalıyım yaa.. bana bi bok olmaz diye kusmaya devam ettim..
Kusaa kusaa 48 kilo oldum.. Ama gözlerimin altı mosmorrr. Suratım sivilce dolu.. elim ayağım titriyo sürekli.. ne yesem çıkartıyorum.. ama zorla çıkıyo... Parmağımı boğazıma atmadan kusamıyorum... Dedim yeter PuCCa.. Uzaylıya benzedin.. Bu kadarı kafi diye.. Baya bi zorlanarak toparladım kendimi.. Ne kadar gerizekalı olsamda iyi bir iradeye sahibim ben.. Kusmadan vazgeçince ama hemen kilo aldım.. İlk başta farketmedim kilo aldığımı... Sonra tartıya bi çıktım aaaa gene 58 olmuşum... anam ağlaya ağlaya verdiğim kiloları hüürpppp diye almışım... Bi süre böyle dolandım.. 58-60 arası gezinip duruyorum.. Ama işte şimdi çok kolay kusabiliyorum.. o günlerden yadigar tek bu kaldı bana..
....
Sonra bigün gene ben bi haber yapıyorum.. Lida hapıyla ilgili.. Biri ölmüş o hapla.. Ama ben gene ölmüş kısmını değilde zayıflamış kısmını beynime kazıyarak... internetten aldım o hapı..
Hiç acıkmıyorum abi, ne mide yanması var ne bişey.. sadece susuyorum.. lıkır lıkır su içiyorum.. hiçbişi yemesem o gün bişi olmaz..
Ama tansiyon tepelerde, hertarafı karıncalı karıncalı görüyorum, başım nasıl dönüyor, tirtirtitriyorum.. kaç kez bayıldım hastaneye götürdüler.. bi kere bile demedim ben lida içiyorum diye.. şimdi dicekler, "ayy sen salakmısın, ondan bi sürü kişi ölüyo, çok zararlı, karaciğer vik vik" hiiiiççç uğraşamam dedim.. Bide aynı sıralarda bu olayın haberlerini yapıyoruz.. Herkes böyle konuşuyo bu ilaçtan.. ev arkadaşım biliyo bitek kullandığımı.. kıza da diyorum ki "eğer ölürsem bu ilaç yüzünden, bir kişiye söylemiceksinnnn lidayı kullandığımı.. arkamdan dedirtmem ben ayıya bak boğazını tutamamış, bok yoluna gitti diye"
50 kilo oldum bu ilaç sayesinde.. bir ay kullandım.. herkeste stresten zayıfladığımı sanıyodu.. O ilaçlar bitti.. Ben bir acıkmaya başladım.. hayvanlar gibi yiyorum.. ama öyle böyle değil.. Sürekli yiyorum, pastalar börekler.. Tutamıyorum kendimi.. 2 hafta sonra ben gene oldum 56.. Bide forumlarda takip ediyorum.. yazmışlar "lida kullandım 5 kilo verdim sonra 15 kilo aldım"
geceleri uyuyamıyorum.. baktım olmayacak bi kutu daha aldım ilaçtan.. gene aynı şeyleri çektim.. zayıfladım ama.. mal mal dolanıyorum.. ota boka ağlıyorum, kalbim ağzımdan fırlayacak.. servis beklerken hergün bir posta bayılıyorum.. marazlı diye adım çıkacak.. hergün bayılıyorum ama nerdeyse.. ikinci kutu çok ağır geldi bana..
dedim PuCCa bebeyim ölüyosun sanırım.. bırak insani yollarla kilo ver.. dedim bıraktım ilacı..
..............
sonrasında ise hep gene 58-60 arasında dolandım durdum.. ara ara tartı 63 ü gösterdiği oldu.. özellikle regli dönemlerime yaklaşınca.. 65 ide gördüm yalan söylemeyeyim... onu gösterdiği zaman ama ben görmezden geldim..
şimdi 54 ü görünce, lanet olsun dedim.. hastalığım geçince gene olacam 60.. sonra alacak başını bu olay.. 6 ile başlayan rakamlardan nefret ediyorum.. allah 7 yi göstermez inşallah bana.. ama şu anda karnım dümdüz.. azcık enerjim olsa yemin ederim bütün kıyafetlerimi denicem bu göbişime.. keşke hep böyle kalsa..

20.10.2008

Geçmiş zaman olur ki

Üniversiteye ilk giriş amacım konservatuar okumaktı.. Ya konservatuar olacak ya hiçbirşey diyordum.. İlk sene bir defa bile deneme sınavına girmeden sınava girdim.. Benim zekam biraz garip.. Yani zeki bir kız olarak görmedim hiç kendimi.. Lise boyunca hep ilk dönem 9 zayıfım olur.. ikinci dönem teşekkür alırdım.. hayatımda hiç ödev yapmadım, defter tutmadım... Çarpım tablosunu 5 lerden sonra hala ezberleyemiyorum.. ama tiyatro metinlerini bir defa okumam yeter.. matematiğim çok zayıf olduğu halde o havuz problemlerini, yaş problemlerini kağıt kalem olmadan kafamdan 3 dk da çözebiliyorum...

öyle boş beleş girdiğim sınavdan Tarih ve coğrafya bölümlerini tutturacak puan almıştım ama umrumda olmadı, kalktım gittim mimar sinanın sınavına girmeye.. kendime nasıl güveniyorum anlatamam ama.. bendeki oyunculuk yeteneği hiç kimsede yok.. haldun dormen falan bok yemiş benim yanımda öyle bir göt kalkıklığı bende... Kazanmama gibi bir ihtimalim bile yok.. hedefim belli, mimar sinandan sonra yurt dışında oyunculuk eğitimi alıp.. kendimi orda ispatlıycam.. Türkiye'de falan kendimi harcayamam.. herkes kazanacam gözüyle bakıyor bana.. Girdim sınava sonuçlar bi geldi..
Yedeklere bile almadı puştlar beni..
Bütün kendime güvenim bitti benim.. ben hiçbirşeydim zavallıydım.. oyunculuk yoktu bende.. bittim orda.. 1 sene kendime gelemedim.. O sene dersaneye gittim.. daha doğrusu gitmedim.. sevgilim vardı, alt komşumuzdu.. onun uğruna okul değiştirmiştim.. çok aşıktım ona... Yani aslında çok sevmezdim önceleri... Ne zaman boşluğa düşsem hemen bunda yaralarımı sarardım.. Beni hiç yadırgamazdı, suçlamazdı, eleştirmezdi, değiştirmeye çalışmazdı.. tarzı olmadığı halde hello kittyli tokalarımı bile severdi... Mimar Sinan'ı kazanamayınca o kadar pis depresyona girmiştim ki, bu çocuğun yanında kendimi rahat hissediyodum sadece.. ona bu sayede sadık kalıp aşık olmuştum...
......

sahilde ot içerdi gitarıyla şarkı söylerdi ben ona boyoz alıp hayran hayran onu izlerdim.. Oda sınavlara hazırlanıyordu.. Bide beni kandırmıştı salak, kokain içip ders çalıştığında herşey kafasına daha çok giriyo diye.. kendini kurt cobain sanıyodu.. bende inanıyodum.. sürekli kavga ediyoduk, benden ayrılıp habire başka kızlarla yiyişiyodu.. ama hep affediyodum.. ben aşık olduğumda böyle salak oluyodum işte..
- PuCCa bak fasulyem, belli ihtiyaçlarım var benim.. bunları karşılamam lazım.. onlar sadece et benim için.. ama sen öyle misin.. sana aşık olduğum için sana dokunmuyorum ben...
O sene ben baya iyi bir puan aldım.. bu barajı bile geçemedi.. "sen üniversiteye gidersen bu ilişki biter. Bu yıl dersane paralarımız alalım sırt çantalarımızla dünyayı dolaşalım. bu kurulu düzenin parçası olmayalım. bizi de koyun yapmalarına izin vermeyelim. Ben gittiğimiz ülkelerde şarkı söyleyip seni asla aç bırakmam. Ya benimle gel, yada bu emperyalist düzenin sefil koyunlarından biri ol." Ben hiç düşünmeden.. "evet bebeyimmm seninle dünya turuna çıkacağım.." diyerek gitmedim üniversiteye.. Zaten ne okumak istediğimi de bilmiyordum.. Yani Tarih okuyup ne olacaktım ki.. İçimde hala Oyuncu olma isteği vardı.. ama küsmüştüm işte onu da olamazdım.. o yaz planımızı yaptık biz.. eylülde evden kaçıp gideceğiz.. O annesinin altınlarını çalacak, bende dersaneye yeniden yazılıyorum diye babamın parasını alacağım.. heycandan ölüyorum ama..
.......
saçları omuzlarına dökülürdü, yağlıydı.. ortadan ikiye ayırırdı.. kaptan mağra adamı gibi bütün sıfatını kapardı o saçları.. Bebek gibi güzel bir yüzü vardı.. Gözleri elaydı, içerisinde yeşil çakıl taşları gibi parçalar vardı.. Dişleri çok güzeldi, güldüğü zaman bütün yağlarım erir giderdi... kotu yırtık pırtıktı.. parası da vardı aslında baya.. ama eline geçen bütün parayı uyuşturucuya yatırırdı.. her zaman takıldığımız bir yer vardı.. Orda sabahlardık, sessiz sinama oynardık.. taki o sızana kadar.. Ben çok içmezdim o zamanlar.. Hatta hiç içmezdim.. zaten ayık halim sarhoş gibiydi çünkü... elini yanaklarıma götürüp
I'm so excited. I can't wait to meet you there.
And I don't care. I'm so horny. But that's ok. My will is good...
şarkısını mırıldanırdı.. hala ne zaman bu şarkıyı duysam tüylerim diken diken olur..
Arkadaşlarımdan hiç kimse onu sevmezdi.. hatta nefret ederlerdi.. "bu bitlinin teki, PuCCa kendine gel bu oğlan pisliğin teki, uyuşturucu parası için seni bile satar bu, iğrenç biri bu..." ben biraz daha hanım hanımcık kalırdım yanında.. zaten korn başımı çok ağrıtıyodu.. evde gizli gizli sezen aksu dinlerdim..
Bizim kaçma planımızdan sadece kankamın haberi vardı.. beni yolumdan döndürmek için canla başla çalışıyodu.. Ama yok aşktan resmen gözüm dönmüştü benim.. Çok yalancıydı, bi kere sırf beni düzmek için intihar edelim geyiğini bile yapmıştı... Onun gitarını satıp, kendime çizme almıştım.. bi kere de ama onda sonuna kadar haklıydım.. Boktan bi barda çalıyolardı bunlar... ön tarafta bi kız grubu oturuyo.. bu paso kızlara bakarak çalıyo, ama nasıl kurlaşmalar, kızlardan bi tanesi de buna paso bakıyo.. o saçlarını falan arkaya attırıyo.. bi havalar bi kendinden geçmeler.. kıskançlıktan gözüm döndü orda.. onun kafasına doğru votka bardağını attım.. sonrada gittim kızlara saldırdım "siktirin gidin orospular" diye... bizi bardan kovmuşlardı..
Neyse işte ağustos sonlarına doğru bizim kaçış zamanı yaklaştıkça, kankam beni ikna edemiyo diye çocuğu ikna etmeye karar vermişti.. sürekli onunla konuşmaya gidiyodu yapmayın etmeyin falan diye..
Birgün öğlen sıcağı daha tepedeyken, zil zurna sarhoş bizim eve geldi bu kız.. Eve öyle giderse annesi ebesini siker.. kahve yaptım ayıltmaya çalıştım.. sonra bu ağlamaya başladı
- PuCCa ben seninkiyle yattım... nasıl oldu bilmiyorum ama oldu işte..
beynimden vuruldum lan o an.. hemen aklıma ikiside sarhoştu falan demekki yeni yapmışlar.. bin tane şey düşünüyorum.. ilk nasıl başladı, neden başladı.. Neden yani, buna mı aşık oldu. nasıl aşık oldu.. neden, neden, yani neden ki...
- geçen hafta sizden çıktıktan sonra seni götürmesin diye onunla konuşmaya gittim.. kafası güzeldi, nasıl oldu bilmiyorum... Sonra bütün hafta boyunca hergün devam etti bu olay...
1 hafta düzüşmüşler, en kötü şey sanırım aptal yerine konmak.. hiçbişey demedim.. ayıltmak için uğraştım kızı.. sonra evine gitti.. 1 ay evden hiç dışarı çıkmadım..
intihar ettim.. üstelik vitamin haplarıyla ettim.. napim evde sadeceo haplardan vardı... sonra pişman oldum şekerli su içtim, allah seviyomuş demekki beni bi bok olmadı.. Çok ağladım, sesim yeri göğü inletecek kadar bönüre bönüre ağladım.. hayat benim için bitmişti.. önce oyunculuk hayellerim bitmişti, sonra sevdiğim adam gitmişti.. bende olan neyi var neyi yoksa balkondan aşağıya attım.. hiçkimseyle tek kelime konuşmadım.. Yüzünü bile görmek istemiyordum, ne onun nede o orospu arkadaşımın.. kendimi çirkin, uğursuz, sevilmeye layık biri değil gibi görmeye başladım.. son bir sene boyunca ona o kadar çok güveniyordum ki.. Ailem beni sevmiyordu, sevdiğim çocuk bir ucube olduğu halde o bile beni sevmiyordu.. artık hiç kimsem kalmamıştı.. Sürekli uyuyordum.. telefonumu parçalayıp atmıştım.. dişlerimi bile fırçalamıyordum.. evde oturup sadece yemek yiyordum..
ek kontenjanla bi yeri kazanıp gittim hemen İzmir'den.. ancak öyle kurtulurdum bu aşktan diye düşündüm... Kurtuldum da.. Aldığım kiloları vermekte biraz zorlandım sadece...
.....
Sonra bu çocuk evlenip gitti Kanada'ya. Hiç bırakmadı peşimi ama.. Hatta düğün günü bile aradı beni.. O evlendiği gün bende gittim başkasıyla çıkmaya başladım.. sırf inat uğruna şaşı, göbekli kıronun biriyle birlikte oldum.. hani tam tersi olsun diye.. sonra o kıro ağzıma yüzüme sıçtı.. o ayrı mevzu zaten...
Sonra boşandı bu, bir tane kızı oldu.. gitti o kankamla nişanlandı... sonra ben PuCCayı seviyomuşum diye gitti bozdu nişanı.. sonra karşı komşumuzun kızıyla birlikte olmaya başladı.. arada bir görüyorum mahallede de kafama sıçayım diyorum.... Bütün mahalleyle birlikte oldu ama bi benle yatamadı salak! en azından kendimi böyle avuttayım bari dedim :ppP

16.10.2008

Zayıf nokta

"Napıyorsun, ne zaman gideceksin" Siğilden mesaj geldi hiç cevap yazmadım.. 15 dakika sonra gene bir mesaj, "bişeye ihtiyacın olursa ben burdayım" gene cevap yazmadım..
bişeye ihtiyacım olursaymış... Paran bile yok, ne ihtiyacımı karşılayacaksan!!! İt gibi mesaj atarsın işte böyle siğil efendi.. sonra bi mesaj daha, "seni çok özledim" aslında cevap yazacaktım, sen git eski sevgilini özle falan diye ama şimdi boşuna kavga gürültü çıkarıp kıza prim vermeyeyim dedim.. canım çok sıkılıyodu aradım bende siğili.. açtım bilgisayardan petek dinçözün şarkısını, hiç telefonu kulağıma götürmeden dinlettim ona bi yandan da ben bağıra bağıra söyledim...
"sana verdiğim tavizlerin yarısını kendime verseydimmmm, hiiç bi derdim kalmazdı benim, senin kadar kendimi sevseydim...hasta ettin sen beni hasta..... hasta olan sendin aslında..... yeni reçeteme seni yazmadı doktor.... kullanma onu diyor bir daha asla....." sonra kapattım telefonu suratına... pat hemen bi mesaj daha.. yalnız aramıyo kontoru biter diye gerizekalı!!!
"Sen gene sarhoşsun, gene dışardasın, gene alemlerdesin.. Bıraktığım gibisin.. iyi olduğunu bilmek güzel.. sana iyi eğlenceler."
"yooo gayette evimdeyim, kola cipsle de sarhoş olmadım.. petek dinçözü dinlettim sana çünkü senin müzik kaliten onunla aynı değerde.. sana değerini verdim yani.."
anaammm bir sinirlendi... bu kadar sinirli görmemiştim çocuğu.. aradı neler neler söyledi.. işte ben cahilmişim, müzikle ilgili konuşmak benim ne haddimmeymiş, beynim almazmış onun yaptığı müzikleri, ben kimmişim onu eleştirirmişim, o isteseymiş yurt dışına bile açılırmış ama istediği kaliteymiş, benim zekam buna yetmezmiş, mal gelmişim mal gidecekmişim, müzik dinlemek zeka işiymiş, hiç kimse onun yaptığı işle dalga geçemezmiş, tapmam gerekirmiş onun müziklerine, herkes onunla çalmak için götünü yırtıyomuş. bla bla blaa...
bir ton konuştu en sonunda kapatırken sadece "amaaann ha petek ha sen, ikiniz de aynısınız, bide göbek atsan tam olacak" dedim kapadım...
yaptıkları müziklerde pink floyd, radiohead'den çalıyolar... aslında hiç bu kadar sinirleneceği aklıma gelmemişti.. dalga geçmek için dinletmiştim.. işini bu kadar çok sevdiğini bile bilmiyodum.. babasıyla yatsam bu kadar hakaret yemezdim sanırım.. çomağı karınca deliğine sokmak hoşuma gitti...
"no surprise şarkısını çalamıyosun bile, içine sıçıyosun resmen.. bide yurt dışına açılacakmışsın pehh.. ben olsam sana pavyonda bile iş vermem"
bu gene aradı, bu kez evinden aradı ama kontoru bitmiş heraldeki... "sen kimsin de beni eleştiriyosun, sen serdar ortaç dinlerken ben müziğin peygamberiydim, bu işte bir numarayım senin bunu anlaman için adam gibi insanları dinlemen gerekir, insanlar bana tapıyor sen ise git o ucuz şarkılara tap, sen kimsin haa sen kimsin!!!!! no suprise şarkısını ben götümle bile çalabilirim anlıyo musun haa anlıyo musun... piyasa şarkıcısı değilim ben, o götlerini yaladığın ucuz heriflerden değilim ben, kaliteyim ben kaliteeeee" dedi kapattı...
en zayıf noktasının bu olduğunu nasıl farkedememişim ki ben.. hiç bu kadar sinirli görmemiştim çocuğu.. göt yalamak ne demek lan.. kaliteymiş. bu nasıl bir ego!!! tıngır mıngır çalıyosun işte... Benden nefret ediyor şu anda.. içinde bana karşı azıcık bişey kalmadığına eminim...
Afferin PuCCa sana, bunu da elinden kaçırdın.. bok gibi kaldın gene.. 2 dk eğleneceksin diye herşeye sıçıp sıvıyorum.. şimdi bir daha hayatta aramaz beni siğil... Eğer ararsa ya salak yada cidden seviyo beni..
..............
Aslında birazcık pişman oldum.. yani ne bileyim.. artık kaç yaşına geldim, hala dalga dümen peşindeyim.. normal insanlar gibi ayrılmayı beceremiyorum.. Eğer onu istemiyosan, telefonunu açmazsın, istiyosan azcık naz yapıp kalkar gidersin.. petek dinçöz dinletmek ne yaa!!! 2-3 sene sonra karşılaştığımızda beni bu şekilde anacak.. diğerleri gibi... sevgililerim yıllar sonra beni gördüklerinde benim için söyleyecekleri cümleler...
"yaa pucca bu hani sana anlatmıştım ya evi yakan piskopat",
"pucca kaltağın teki... beni başkası için bıraktı"
"bu kıza ben 3 dk gitarımı emanet ettim, gidip satıp kendisine çizme almış"
"arkadaşlarımı dağın ortasına bırakmıştı manyak"
"meme uclarına bant yapıştırıyodu"
"buz devri izlerken ağlayan salağın teki be o kız"
"boş senetlere imza atıp duruyodu, bütün borçlarını ben ödedim onun"
"bana sahte para kakalamıştı, karakolluk oldum"
"arabama çizerek 'seni siksin abdullah amcam' yazmıştı"
"hayatımın içine sıçtı, sinir hastası oldum onun yüzünden"
"kavga ederken evin camlarını aşşağıya indirdi, sonrada o camların parasını bana ödetti"
"motosikletle giderken kafama taş atmıştı"
"1 dakkasıyla 1 dakkası birbirine uymaz, ne dediğini bilmez, şuursuz bir hatun o, ciddiye almaya değmez yani"
beni hep böyle hatırlayacaklar... hiçbirinin aklında şevkatli, güleryüzlü, neşeli, onları gülümseten, deli dolu, aşık bir kız olarak kalmayacağım da.. hepsi beni piskopat salak gibi hatırlayacak.. çünkü neden, ayrılma noktasına geldiğim an saçmalıyorum.. adam elimden gitmesin diye o panikle aklıma gelen bütün saçmalıkları yapıyorum...

O değilde Siğil cidden ünlü olursa deli koyar bana!!!

4.05.2008

Dişi Nuri Alço

kesinlikle annem bana hamileyken tuzruhu içmiş olmalı bu kadar beyinsiz olmamın başka açıklaması olamaz çünkü!!!
Buluştuk... Ben biraz geç kaldım; baktım pekmez orda oturuyo, öle şirinlikte yapmak maksatlı gidip ona votka kendime de soda aldım. Babam ısrarla geç gelirsen bu kez külahları değişecez diye basbas bağırması aklımdan çıkmadığı için çocuğu çarçabuk sarhoş etmek maksatlı günlerdir düşündüğüm planlarından biri aklıma girdi, bi anda beynim çalışmaz hale geldi ve votkasına geceleri tek dostum olan atarax'dan atıverdim,bi tane yetmez lan dedim iki tane attım.. (diğer planlarım ise; kesme şeker, sigara külü idi ) en masum halimlen masaya geldim,trip mrip attı geç kaldım diye sonra yumuşadı..
ben gelene kadar 2 bira içmiş, "ben fazla içmesem iyi olcak sende içmiyosun olmuyo böyle" en sapık halimi bürünüp "merak etme güzelim, ben seni bırakırım sen bi tane daha iç" diyerek gözlerimi parlattım.. sonra bi tane daha votka enerji içeceği, bi tane daha bi tana daha derken kıvamına geldi...
Onu eve götürüp, yatağa atıp sabah "evlenmek zorundayızzzz" gibisinden bişi yapmak gibi derdim yoktu, zaten eve götürsem babam ağzıma sıçar, "kediyi köpeği arada sırada yemek yedirdiğin çocuklarıda anladım ama ohaa lan eve savunmasız erkektemi getiriyosun?" diye döver yemin ederim!!! tek niyetim çabucak sarhoş olup söyleyiversin derdini...
paso konuşmaya başladı ama hep babasından bahsediyor, arada bi ağlıcak gibi oluyor sonra başlıyor babam bana küçükken diye.. Ölmüş olmasa küfretcem ama ayıp diye yapmadım, offlaya pufflaya dinledim... Sonra bi anda şerefsizim bi anda çocuk çöktü, tuvalete gidiyorum dedi ayağa kalktı ve yığıldı!!!
zar zor arabaya taşıdım resmen mal oldu, ne ses çıkarıyo ne soluk öle malak malak duruyo, diyorum "çocuuğum nerde oturuyosunuz götüreyim seni bana adresi vermen gerek", ses yok öyle mal mal duruyo sonra sızdı sanırım iyice yattı koltuğa.. Bi anda aklım başıma geldi,
atarax, votka, enerji içeceği, bira!!!
çocuğu öldürdüm zannettim hastaneye sürdüm hemen bi elim burnunda nefes alıyor mu almıyo mu diye.. acile direk daldım aldılar Pekmezi.. Doktorlara da ilaç içmiş içki içmeden önce dedim.. sızmış sadece dediler ama genede serum verdiler.. Zaten anlamıyorum kolları kopmuş gelse biri gene serum veriyo bu acildekiler! Onu beklerken aklımdan neler geçmedi ki; ölse benim olduğu bilinir mi, ya sakat kalırsa beyninin yarısı falan çalışmazsa gene onu severmiyim vs vs vs... Aklıma hemen kardeşimin nişanlısını aramak geldi; yeni avukat oldu çocuk heran ihtiyacım olbilir diye çağırdım, kendi saadetimle oynadığım yetmiyo bi de kardeşiminkiyle oynucam... Çocuk bizim aile hakkında hiç iyi şeyler düşünmeyecekti ama napiim heran avukata ihtiyaç olabilir...
Yanımda biri olunca çocuğada herşeyi anlatınca bi rahatladım, gittik pekmezin telefonunu aldık annesini aradık çocuğu gelip almalarını söyledik.. Bu sayede bu büyük sorumluluktan kurtulduk.. Bu arada bende pekmezin telefonunu karıştırdım hiç mesaj yoktu, tonla kız ismi vardı ama bayan kaltağın numarası yoktu, ne alakaysa makyajcı kızın bile numarası vardı neyse bunu sonra hıtıklarım...
Pekmezin dedesi geldi çok despot bir tipi vardı, bize bi teşekkür bile etmedi yerini sordu gidebilirsiniz ben eve götürürüm dedi sadece.. Tabi hoş bi durum değil torununu hastanede alkol komasında görmek ama ne bilim bi teşekkür eder insan kaba adam nolcak!!!
Alkolden dolayı 2. kez acile geliyorum.. Eski sevgilimde bi kere komaya girmişti ama bi farkla o "seni öldürecem puccaa" diye yeri göğü inletiyodu bu yavrum ise sessiz sakin azcıkta benim yüzünden mal gibi yatarak geldi...
Bugün gelmedi işe doğal olarak, kendine bile gelememiştir belki... Umarım bunların benim yüzünden olduğunu aslaaa bilmez... Böyle yazınca ne kadar gerizekalı olduğumu bi kez daha hatırladım şimdi izin verirseniz kendimi kesmeye gidiyorum hıck :'(