Evde mi kaldın? Sevgilin terk mi etti seni? Manitan evlenmeye adım atmıyor mu? Hemen pılını pırtını bir de 4000 lirayı toplayıp, bize yerleşiyorsun. Bir hafta kaldıktan sonra, kocan hoop kolunda.. Bıyıklı ev arkadaşım bana demişti de inanmamıştım. Karı dedi ki "kim yanımda kalsa ya da bizim orada çalışsa 2-3 aya kalmaz evlilik yolu gözüküyor. Herkesi evlendirdim ben" inanmadım o zaman gülüp geçmiştim... Ama şu anda bir tek taş sahibiyim!!!
Ve Erik bırak yüzüğü müzüğü, evlilik denilince 300 km koşan bir tipti.. Şu anda da porselen çaydanlık falan bakan biri haline dönüştü... Gerçekten de karı tekke gibi bişi.. 4000 lirayı ver, bize yerleş hoop kocan koynunda...
Bu arada haftaya babamla tanıştırıyorum erik'i... Kardeşim buradaydı, onun ailesi falan filan derken biz iyice bildiğin nişan çiftine dönüşüverdik.. Hatta öyle ki kendimden tiksindim bi an..
Tek taşım var ve ben bu sorumluluk altında ezim ezim eziliyorum.. ezildiğimle kalsam iyi mutasyona uğramışım sanki... Mesela cillop gibi çocuklar görüyorum böyle hafif kesecem güneş gözlüğünün altından, o anda bi parlama, bi nur gözümü alıyor, hooopp bakıyorum parmağımda bir yüzük.. O yüzük böyle Erik'in suratına dönüşüyor, o çocuğu keseyim kesmeyeyim telaşına düşerken, o oradan konuşmaya başlıyor.
"Ayıp değil mi yaptığın! yüzük takmış kadınsın artık biraz ağır ol! yoksa haketmiyor musun o yüzüğü haa??" diye.. töbeler olsun, 1 sene azmettim sabrettim öss sınavına girermiş gibi ter döktüm, kazandım o yüzüğü iki bebe kescez diye vicdanımla oynayıp kendimi kasmayayım diyorum ve b

aşım öne eğik gidiyorum..
Bir ağırlık, bir hanımlık çöktü bi de üzerime sanki.. Yüzüğüme uygun elbiseler falan seçmeye başladım.. Utanmasam döpiyeslerle dolanacam sağda solda..
Nasıl kaptırmışsam kendimi geçen gün tencerelere bakıyorum "ayy maaşı alayım da şu çiçekli olandan alayım" diye.. Lan salak karı çay bile yapamıyorsun sen, bi de güllü dallı porselenli şeylere bakıyorsun..
Konuşmalarım falan da değişti artık konuşurken "biz" diyorum..
- yarın geliyor musun?
- geliyoruz ama Erik geç gelir sanırım
- ya lostu izlicem bütün gece ben son sezon müthişmiş
- Biz de Erikle geçen izledik, Erik etkisinden çıkamadı
- Peripetinin makarnası güzel oluyodu
- Erik de öyle demişti ya evet evet
Her şeyi sevgilimi katan iğrenç bir insan oluverdim.. O kadar adamla dalga geçerdim, ederdim ama yüzüklerin efendisindeki gibi bişi bu.. Taktığın an boyut değiştiriyorsun...
Ayy çok kötü, sıkıcı boktan bir insana dönüşüverdim.. Gittim elimdeki son parayı 3 tane her yanında böcekler pembeler allar güller sıçan nevresim takımlarına verdim...Tıkladığım internet siteleri de yemek blogları oldu.. Bi de saatlerce hayal kuruyorum, ayy şu fil taşşaklı somon salatayı Erik'in entellektüel misafirleri gelince yaparım.. Şu patatesli böreği de anası babası gelince işte...
Entellektüel misafiri de kim gelecekse artık, nasıl kaptırdıysam kendimi olaya, erik gözümde ODTUnün dekanı gibi bişi geldi sanırım..
Sonra "hadi dışarı çıkalım" muhabbetine girdik iki üç kez.. Ben içmedim! Bildiğin içmedim.. Bütün gece yanlarında oturup sütlü kahvemden içerek "başım ağrıdı eve gidelim tatlım" yaptım...
Ben böyle küfürsüz, flörtsüz, çeyiz kızları gibi ortalıkta dolanırken bi anda kendime geldim..
Bi de garip bir çift olduk, erik pes oynuyor, ben pc başındayım, tek muhabbetimiz "duvar kağıtları, yazın nerede tatil yapalım, babamın yanında onu söleme, annemlere giderken kek alalım..."
Bi de ev arkadaşım 2 haftadır falan yoktu. Biz çok evde beraber kaldık. Artık böyle direk uyku moduna da girdik, "içerde birileri var yapmayalım" "tamam tatlım" diyip yatıyoruz..
Market alışverişi yapmaktan zevk alan çiftler haline geldik. Tam ikeaya gidecektik ki dur dedim Erik.. Bak yanlış yoldayız, bunlar şimdi bize cazip geliyor ama sonra pişman olcaz. Bütün boşanan tipler böyle başladı. Evlendikten sonra değişmemiz lazım..
Diye oturdum uzun uzun anlattım. O sırada Pes oynadığı için bi şey duymadı.. Koy götüne gitsin dedik devam ettik..
Bizim bu nişanlı çift mihi muhattebimiz bu sabaha değin güzel güzel, anı yaşayarak sonucunu düşünmeden devam ediyordu ki bir olayla karşılaşana kadar!!!
....
Ev arkadaşım artık eve geliyor diye böle temizlik yapalım dedik, karıya ayıp olmasın.. Kalktık markete gittik, bi güzel aldık cifleri, yer silleri falan mutlu mesut elele kolkola, kanser yapıcı maddeler hakkında konuşarak eve dönüyorduk..
Tam evin oraya gelince apartmanın önünde iki adet sarı, böyle ışıl ışıl parlayan, orospumsu mu desem, sürtük mü, allah belalarını versin mi, kalleş köpek falan mı diye devam edemeyeceğim cisim bekliyor... Dış kapıyı açmak için uğraşıyorlar.
Zaten bu dış kapıları yapan firmaların tek özelliği o anahtarı takarken biraz dışarı çıkartıp kendine çekmek zorunluluğunda olman sanırım. Ulan bütün dış kapılarda aynı sorun mu olur. Bu mudur bu işin kuralı anlamadım ki?
Bunlar böyle garip gurup konuşarak açmaya çalışıyordu ki, bi baktım koşarak Erik yanlarına gitmiş karıların, kapıyı açıyor...
ben de arkasından pıtır pıtır koşturuyorum, o elimdeki cifleri tek tek götüne sokmak için!
Hoop erik açtı kapıyı, çocuk beni unuttu bi an "buyrun bayanlar" dedi.. Benim zaten orada beynim pıt pıt pıt atmaya başladı.. Kızlarda rusça konuşunca allaaaahhhhhhhhhhhhhhhhhhh!!!!
Yemin ederim taramalı tüfekle hepsini taramak istedim...
Derin derin nefes aldım, elimdeki poşetleri erik'e fırlattım.. Gözünün içine öyle bir baktım ki.. Anlamadı, bu kez asansöre doğru koşturmaya başladı, kapıyı açtı bizi içeri aldı...
Canım ya çok naziktir.. Evde ölsem pes'in başından kalkıp bana su getirmeyen herif, sifonu çekmeye erindiği için "puccaaa yaa sifonu çekiversene" diyen hayvan! beni bi defa otobüste unutmuş camış, orada centilmenlik yapmaya başladı..
Beraber bindik asansöre.. Kızların memelerinin oralarda bi yerde kayboldum ben.. Ezik sünepe gibi hissediyorum kendimi. Zaten terlemişim kokuyomuyum napıyorum, bi de saçımda ki yağın da biri bin para. Öyle aralarında acınası halde duruyorum.
Erik'in de gözleri ışıl ışıl.. Babası bisiklet hediye etmiş ilkokul bebesi gibi.. Nasıl gülüyor, nasıl sevinçli..
Orada aklına girsem neler düşündüğünü, nasıl fanteziler içerisinde gidip geldiğini tahmin etmem zor değil. İki sarı rus kızı ve bir hobitle, küçücük asansörde allaahhhhhh. Yer misin yemez misin.. Gerçi hoş beni fantezi dışı tutuyordur, sevgili kontenjanından sadece o da izlesin bari yazık diye düşünmüştür...
Döndüm ona karnına bir tane vurdum "o aklından geçen hayalleri sakın ama sakın kurma kes hemen!! yoksa ben kesecem" diyince "yaaeee ne diyosunn yeaaaaa" falan gibi ergen çocuk taklidi yaptı, pislik torbası!
Bizim üst katlarda bi yerde oturuyolar, çünkü ilk biz indik.. Geçiyoruz yanlarından kızların ayaklarına bastım, elimdeki poşeti de bi tanesine vurdum, yanlışlıkla olmuş gibi..
Erik'e de döndüm "sakın şirinlik yapma şunlara gel" dedim kuzu kuzu geldi..
Eve girdik, bunun surat asıldı, bi mutsuz oldu.. Çocuğumu sokakta oyun oynarken zorla eve alıp, ders çalıştıracakmışım gibi hissettim.. O surat nasıl ama böyle... Aaa pezevenge bak karılardan ayrıldı diye depresyona girecek..
- Ne oldu ayrıldın diye karılardan ağlıcan mı?
- Ya ama komşuların onlar biraz nazik olalım hadi yemeğe çağralım
- erik ağzına sıçarım senin
- aa çok kabasın çok bak o kızlar hiç öyle konuşuyorlar mıydı
- erik valla geliyor kafana haa
- rus kızları en iyi eşmiş valla ben diyim de ehehehe şaka yapıyorum yeaaaa canımsın benim sen okyanus gözlüm, yerli rusum.. onlara bin basarsın sen gel hadi yanıma...
Bu erkeklerin en nefret ettiğim huylarından biri, böyle sinir olduğun bi şey üzerinden sürekli olarak seninle dalga geçmesi.. Ona sinir olmuşum işte daha ne ehehe ohahaha hihihi diye mal mal laflar söylüyorsun... Kafandan geçenleri de biliyorum lanet olsun ki "ayy pompikim beni seviyooo benden başkasına bakmaz mihi^_^" karılarından değilim.. Ya da erkeğin kafasından geçeni bilmeyecek tiplerden... Ama bu yaptığına bir ceza bulmalıyım, öyle kolay o dış kapı muhabbetini affetmeyeceğim!!!!!
Bundan sonra Erik bizim eve asla ve asla gelmeyecek. Bu mahalle sınırları içerisine girmeyecek. O yaptığı espirilerin hepsi tek tek götüne girecek. Ayrıca babamla beraber aynı zamanda halamlarla da tanıştıracağım..
Hayatının en kötü günleri seni bekliyor erik!!! Gelecek haftasonu halamlar ve babamla geçireceğimiz zamanlarda andım olsun asla senden yana çıkmayacağım.. Seni kurtların arasına koyun gibi salacağım!!! Sana bugün yaptığının cezasını acı acı ödeteceğim..
Ve o rus kıları için de hemen imza falan toplayacağım, tamam mahallede ki, zencilere, japonlara hatta travestilere ses çıkarmadım ama bu çok fazla!!! Kusura bakmasınlar ben her gün bu işkenceyi çekemem, kalksınlar gitsinler başka yerde otursunlar! Sevmediğim ot burnumda bitiyor resmen...