5.05.2008

Paranoya

Bu aralar 3. sayfa haberleri yaptığım için kendimi piskoya bağladım. Resmen paranoyak manyaklar gibi dolanıyorum, her üstü başı pis birini görsem adamı bombacı sanıyorum, asansöre benle binen komşunun bana saldıracağını düşünüyorum, birilerinin beni takip ettiğini ve böbreklerimi alacağını, sinemada popoma AIDS'li iğne batıracaklarını, şu anda bilgisayar monitörünün suratıma doğru patlayacağı gibi şeyler aklımdan çıkmıyor!
Ayın yarısını parasız bi şekilde atlattığım için o dönemlerde otobüse biniyorum, evimde maalesef dağ başında bi yerde, otobüsten indikten sonra 10 dakika boş bir araziden geçmek zorundayım. Pekmez'de nolur nolmaz diye bana biber gazı almıştı* o yolu o biber gazı elimde 3 Kulfu bir Elhamla gidip geliyodum..
Otobüste yanıma oturan adamdan deli kıllandım, önce bombacı sandım şimdi kendini patlatacak kafam ayrı yere bacağım ayrı yere yapışacak diye korktum, hatta senaryoyu o kadar abratmıştım ki ben ölürsem babamlar napar, pekmeze nolur, kıyafetlerimi dağıtırlar mı? gazete'de bana koca sayfa yer ayırırlar mı.. "Kızcaazda pek güzelmiş" diye teyzeler beni anar mı?facebookuma insanlar neler yazar? Allah kahrıbela bilseydim bütün herkese profilimi açardım, bombacının öldürdüğü kızın net adresine neler yazılmış diye baksınlar diye (büyük ihtimal burdan pek kimsenin haberi olmazdı, çünkü burası özelim olduğu için yüzyüze baktığım adamlara vermiyorum (verirsem sıçarım zaten) Tabutumu bile kırmızı bayraklı hayal edip şıpır şıpır ağladım. Sonra neyse indim otobüsten bi baktım anaa herifte indi! aynı sokakta yürüyoruz, bombacı değil kesin tecavüzcü diye düşündüm, sen bunca yıl sakla utanmasan demir donla gez çirkin kokuş kokuş bi herif evine 100 mtre kala alsın seni çökertsin olur mu lan dedim öyle şey! aldım elime biber gazımı hazır olda bekliyorum, planımıda yaptım. Adam yanıma geldiğinde sarkmaya başladığında ses çıkarmıcam "ne istiyon beni mi" dicem, "gel abicim hiç zorlamaya gerek yok bize gidelim ev boş" gibisinden böyle rahat relaks gevşek hatun moduna bürüneceğim, bildiğin hafif karılar gibi davranıp o boş araziyi en azından herif "ohh kızın evine gidiyoz" diye güle oynaya bana zarar vermeyerek geçirsin sonra suratına o gazı sıkıp doru eve topuk, arazinin orda sıkarsam işe yaramazsa boşuna dayağı, bıçağı yemiyeyim.. en azından evlerin olduğu bölgede çığlığımı tanıyan bi kaç insan evladı bulabilirim diye 2 dk. planımıda yaptım, sprey aşağıya doğru elimde kendimden emin herifi beklerken yanlışlıkla bi bi bastım kutuya pısstt diye kendi suratıma alttan püskürttüm. Anaaam yandım resmen yandım attım çantamı bi yana kendimi bi yana o nasıl bir acı! Allah kahretmesin, nefes alamıyorum gözlerimi açamıyorum! Nasıl bönüyorum! asfalta suratımı sürterek rahatlıcam, o kadar yanıyo ki gözlerim, sapık sandığım adam geldi tuttu kaldırdı beni, umrumda değil ama canım öyle yanıyo, adamcağız hastane mastane diyo beni eve götür diye bağrınıyorum neyse adamın girdim koluna nefes alamıyorum iğrenç bi koku var, boğazımı biri sıkıyo sanki eve geldik bıraktı adam beni eve sağsalim... 2 saate kadar anca kendime geldi kirpiklerimin dipleri hala yanıyo şuanda, adama karşıda çok utandım sen herifi önce bombacı, sonra sapık san adam hayatını kurtarsın!
O bu değilde yukardaki bana çok pislik yapıyo ama seviyo lan beni! Orda ki harbiden tecavüzcü olsaydı şu anda bilmem kaçıncı postata bütün vucudumu kesip doğrayıp parçalamıştı! Valla seviyo beni Allah, ne zaman böyle bişey olsa hep al sana kerata diyo!
biber gazı; bütün av malzemeleri satan dükkanlarda bulabilirsiniz 10 YTL sadece:)

4.05.2008

Anlar

Yaşayamadığım anların düğümü boğazımdadır hep; ne zaman bahsedilse karnıma biri tekme atıyo gibi olur ve büyük bir kıskançlık triplerine sokar beni...İlkokulda herkesin evde annesinin yaptığı yemeklerden bahsetmesi gibi.. Ben daha hiç okuldan geldiğimde sıcak yemek yemedim evde.. Ve hiç kapıyı annem açmadı.. Ve bizim ev hep soğuktu çok soğuktu hemde, herkes eve gitmek için can atarken sınıfta, okul yolu bana işkenceydi... (bu biraz küçük emrah modunda olmuş :P )Birde çok büyük aşk yaşamadım hiç... Zaman olarak yıllanmışını yaşadım ama birlikte her anı geçiren, yanında gözlerimden yaş gelene kadar gülebildiğim sonuna kadar güvendiğim hiç aşkım olmadı daha... Hep hesap kitap aşkı yaşadım... Ayrılıkların sonunda çeteleleri tutulmuş faturaları suratıma çarpıp ben senden öndeyim diye çekip gittiler...Herşeyi büyütecek kadar küçük kız değilim ama, Büyüdükçe hiçbişeyin küçüleceği yok gibi gözüküyor...

İyi insan

Şu chatbox'a keşke senin gibi arkadaşım olsa diye biri yazmış ya, Nasıl gurur duydum anlatamam bundan! Çünkü ben hiç iyi bir arkadaş değilimdir, hiç hemde!
Bi kere bencilim kıskancım, hiç beğenmediğim kıyafeti kardeşim bile giyse o an o kıyafet bende değerli olur! Dert dinlemeyi bilmem, biri bana sorununu ağlak ağlak anlatırken ben "keşke kırmızı oje sürseydim" diye düşünürüm. Hatta çoğu zaman anlattığı dertlerine inanmam bile insanların, biri kalabılta çok kolayca ağlayabiliyosa o kişi direk gözümde ilgi çekmeye çalışıyodur... Bayılanı taşıyan değilde, sırf işten yırtmak için hastaneye koşan kişi olurum... İşim düşmedikçe kimseyi aramam, bi yerden ayrıldıysam erdeki insanlarda bitmiştir benim için, severim, özlerim ama aramam.. Arkadaşlarıma çok dertlerimi anlatmam, karnımın içindekileri göstermem ben hep gülünecek zamanlarda aranan insan olurum. Aaa PuCCa da gelsin şimdi eğlendirir bizi tarzında bi nevi Fatih Ürek muamelesi görürüm.. Yılış yapış koklaş öpüş sevemem kimseyi, alacağımı alır çeker giderim.. alacağım birşey yoksa muhattap bile olmam...
Çıktığı, yattığı kalktığı adamlara bulaşmam ama hoşlanıyosa heriften ve aralarında hiç bişey yaşanmamışsa hiç affetmem beğeniyosam kendime yamarım.. Ki pekmez hariç diğerlerinde böyle oldu, arkadaşlarım seçti beğendi beni yolladılar aramızı yap diye, baktım lokum gibi çocuklar direk kendime yaptım.. Emanetlerine gözüm gibi baktım yani..
Çok kötü bir komşuyum da aslında, Aşure tabakları evde dolu. Komşularım getirmişler. Hangisi kimin bir bilsem geri vereceğim. Ama hiç bir fikrim yok. Komşularımı hiç sevmiyorum. Karşı komşumun kızı benle aynı yaşıt kız evlendi . Kıskançlığımdan kızın kına gecesinde karakolu arayıp şikayet ettim, çok gürültü var diye.. Kız boşanıp geri baba evine döndüğünde ise Allah biliyo en çok ben sevindim "ohh olmuş pis sürtük. Tüm mahalleyi milli edip evlenmek neymiş gördün diye!" Aşağımızda oturan çocuk evlendiğinde gidip geceden düğün arabasını anahtarla baştan sona çizip KSK yazmıştım.. Elimden gelse kimseye selam vermem apartmanda, bi kez asansöre işerken yakalanmıştım ama çok ufakkene daha...
İnsan ilişkilerim berbatmış lan benim bak şimdi farkettim, yaşlıları sevmem annanem başta olmak üzre, otobüste uyumuş taklidi yaparım kimseye yer vermem, insanların dedikodusunu yapıp kuyu kazarım, eski ev arkadaşımın diş fırçasıyla tuvalet temizlemiştim, içip içip sarhoş olup yanımdakileri rezil ederim sabahta neden bana bakmadınız diye trip atarım. Eğer işler istediğim gibi yürümezse kıyameti koparırım, yıkarım, dağıtırım, carlarım...
-eskiden- yanımda benden daha güzel bi kız istemezdim, o sebeble nerde eciş bücüş var onlarla dolanırdım. İnsanları aşağılardım, başkalarının yanında küçük düşürmeye bayılırdım dalga geçerdim hatta ağlatırdım bile.. Şimdi artık bunları yapmıyorum çorçocuk işi geliyor...
Ben iyi bir kız değilmişim bi de utanmadan sonra Allahım neden bana bunları yapıyosun diyorum.. Kanımda var benim şerefsizlik! Allam beni iyi bi kız yap, sonrada dualarımı kabul et nolursunnnnnnn... Eşşek kadar hatun oldum artık şu lanet hataım bi düzene girsin kazığın üstüne oturma hissim geçsin bi huzurlu uyku yaşat bana:((((((

Çöp

Neden ağlıyorsun diye sorma
Ağlamıyorum..
Gözüme çöp soktun
Çıkarmaya çalışıyorum

Hiisyat aynı kişiler farklı

Senden fazla birşeyler beklemekte hata yaptım, sen hala çocuksun çünkü, telefon numaramı silme, büyüdüğün zaman ararsın beni..."
Pekmezden gelen mesaj bu, o geceden sonra bu mesajı attı ve bi daha suratıma bakmadı.. tabii bende bakmadım, bakmadığım için öğlen aç kaldım! salak gibi belki öğlen yemeğe çağırır diye bekledim, bekledim bekledim, puşt gelmedi! Bugün benimle hiç konuşmadı, laf bile sokmadı dün en azından onu yapmıştı...
Ben çocukmuşum, hoşttt köpek! Ulan 1 aylık çıktığın kıza, pazara gidelim der gibi " İstanbul'a gel bari benle" diyen sensin, tutup haftalarca sen eski sevgilini düşünüyosun diye paranoylara yatan sensin, sana tahammül edebildiğim ve senle gelmediğim için (çok istiyo gibi) çocuk olan ben oluyorum.. sen önce yaşına göre davran efendiiii!!!
Üzülmüyorum, acıda çekmiyorum sadece sinirliyim ama biliyorum 3 gün sonra köpeğe bağlıcak bu bünye kendini yine! hep aynı şeyler yaa!! önce sinir sonra keder...
Allahtan bu seferki daha yakışıklı en azından eli yüzü düzgündü diyebileceğim ardından. , Pekmez eski sevgililerime göre peygamber gibi kalıyo valla... çok özleyeceğim sanırım... özellikle oturduğu masayı, alışmıştım lan her allahın günü yanyana dipdibe çalışıp bi yandan da aşk yaşamayı...
Elim telefona gidiyor ara diyorum sıç çarkına ama yapamıyorum, Bugünde kirli sakalını kesmiş pasparlak olmuş, pezevenk çok tatlı olmuş! gözüme inanılmaz derecede yakışıklı gelmeye başladı... Gözüm telefonda bi mesaj diyorum yaa bi mesaj eşşoğlusu, en azından de ayrı şehirlerde deneyelim diye! Ama yok, o çok rahat memnun hatta sırtında koca bir yük kalktı
Virgilius'ün bi aşşağıya yazdığı yorumu okuyunca dank etti! bundan öncekide böyle puştluk yapmıştı bana! herifçioğlu bi kere bile benim şehrime gelmemişti, ama ben "sen askere git, ben arkandan gelmezsem orospuyum" diyodum, nitekim yapardım da biliyorum! herif nereye ben oraya öyle koala gibi yapıştım adama! 4 sene boyunca bi kere bile yaşadığım yeri görmemişti ve sonunda bi gün geldi! 'haa gelme sebebi tamamen ona attığım bi köklü kazıktan dolayı ağzıma sıçmak içindi' ama olsun, sonuçta geldi! Ben beni bu kez topuğumdan vuracak diye düşünürken bana peri kızıymışım gibi davranmıştı, çıktığımız günler boyunca olmadığı kadar anlayışlı sevecen ve itaatkardı! hatta hiç yapmadığı birşeyi yaparak bana 'söz' bile vermişti.. Yeniden çıkıyoruz laylaylomm bu adama aşığım postu olurum triplerine girmişken ben! adam bi daha beni aramadı! bi kere bile, yok burdan gitti bitti, bi daha ne sesini duydum ne haberini aldım..Alırsamda inşalllaaaaaahhh ölüm haberini alırım o ayrı mevzu tabii!!! 4 sene boyunca 77 milyon kez ayrılıp barışmıştık, ayrı olsakta yinede mutlaka bi mesaj bi mail bişey atar ille kendini belli ederdi bizz hop sarr baştan geri alırdık.. Ama bu kez ciddi ciddi bitirmişti, üstelik benim haberim olmadan!
En son vedalar hep böyle altın vuruşlu oluyo demekki, şimdi bütün çalıştığım yer bizi çıktı biliyo ve biz ayrıyız. madem böyle bi bok yiyecektin millete ne afişe ettin, olan senden sonra bulacağım adaylara olacak oysa muhasebede ki çocuğu yedeğe almıştım bile gitti bal gibi çocuk!

perhaps, perhaps, perhaps

Ayrılalı 3 saat olmayışına rağmen 55 tane mesaj attı pekmez, 3'er mesaj arayla "seni seviyorum" yazdı. Bugün maç izleyecek diye akşam çıkmadık o da kendini sürekli mesajlar atarak affettirmeye çalıştı... Ve ben mutsuzum, hep bu şekilde oluyor ne zaman işler istediğim gibi gitse mutlaka ortada büyük bir sorun yatıyor. Duramadım, tutamadım kendimi hatta bu kadar çok ilgiye sinirlendim bile, kandırılmış gibi hissettim, "İstanbula gidiyormuşsun?" diye yazdım... gelen cevap,"evet" başka hiç birşey yok... yarım saat geçti geçmedi yatağımın içinde hıçkırıklarımla boğuşurken bir mesaj geldi "kapının önüne in" yüzüm gözüm şişmiş, saçlarım berbat, pijamamın dizleri çıkmış popo tarafında ufak bir yırtık, makyaj sıfır, insanların yolda gördüğünde kıyamet alameti diye taşlayacakları bir halde, koştur koştur indim aşağıya. Salak açmış arabanı farlarını bekliyo bide beni görünce kornayı çaldı tam apartmanın önünde. Bu çocuk hiç ailesiyle yaşayan bi kızla çıkmamış sanırım ulan biri görse direk 'sokak orospusu' diye adım çıkacak mahallede, bindim arabaya dedim "hemen sür yukardaki parka..."Orda öylece susup bekliyoruz ikimizden de ses çıkmıyor, lisedeyken okuldan kaçarak X'le gelirdik buraya, ilk beni sevdiğini burda söylemişti, ilk bana kız arkadaşının hamile olduğunu da burda söylemişti ve ilk en yakın arkadaşımla evleneceklerini de bu parkta söylemişti.. Keşke bu parka Y'i de getirseymişim, oda benden nefret ettiğini, sevmediğini ama özlediğini, "artık senle arkadaş olduğumuza göre bana arkadaşlarından ayarlasana" gibi derinden vuran sözleri bu parkta söyleseydi de adet yerini bulsaydı!
Sonunda başladı konuşmaya, ilişkimizin ne aşamada olduğundan emin değilmiş, bana güvenemiyormuş, sürekli gitmeye hazır duruyormuşum, hala eski sevgilimi özlediğimi düşünüyormuş, falan fıstık derken bir laf söyledi ki güleyim mi ağlayayım mı bilemedim..- Sana benimle gel desem, eski sevgilin İstanbul'da gelirsen benim için değil onun için gideceksin...
- İstanbulda olan hangisi be!
- kaç kişiyle çıktın sen?
Ne duymak istiyorsun benden anlatayım,, diyerek başladım anlatmaya merak ettiği kişiyi, şehirleri karıştırdığını söyledim, ilişkimizin abartılacak kadar aşk meşk taşımadığını, 1 yılın sadece 2 haftası çıktığımızı kalan günlerde ayrı olduğumuzu ama inatla birlikteymişiz gibi davrandığımı falan filan diyerek onun duymak istediği şeyleri anlattım. Sonra gelen söz "ee sen 2 yıl Ankara'daydın bu çocukta öyle siz birlikte mi yaşadınız" höst bu kadarda aleni sorulur mu lan! hemen yok dedim, hatta nerde oturduğumu bile bilmiyodu birbirimizi görmüyoduk diye yine duymak istediği şeyleri söyledim.. Dinledi dinledi, sonrada " O zaman benle gel İstanbul'a" dedi. ahh canım yaa gelmeme izin verdi. Tek derdi orda eski sevgilimi görmemmiş gibi! Oysa ki derdi ilişkinin gideceği yerden korkması, sorumluluk almak istememesi ve kafasının karışık olması. Bunlarıda eski sevgilim mevzusuyla kapatmak istemesi.
Şeytan dedi kalk git istanbul'a diğerinin hayatını zindana çevirdiğin gibi bunun kini de çevir görsün anasının don rengini! Sonrada geri dönersin memleketine yapmadığın şey mi!Ben bu anın aynısını yaşadım, gelmiyeceğimi düşünerek büyük ihtimalle 'yanlışlıkla' ağzından çıkan "buraya gel" sözüne kanıp, bütün hayatımın içine bi güzelll sıçmıştım. Sıçtığım şeyleri sıvarken çocuğa da o boklardan bulaştırmıştım.. Sonuç, benden ölesiye nefret eden bir eski sevgili, aylar öncesine kadar beş para etmeyen şerefsize köpek olan bir bünye!
Bunun için değer mi dedim baktım baktımm, radyoda "if you can't make your mind up,we'll never get startedand i don't want to wind up, being parted, broken-hearted.so if you really love me,say yes, but if you don't, dear, confessand please don't tell me, perhaps, perhaps, perhaps" çalıyodu, duruma göre fazla hareketliydi ama al ulan pekmez "bu şarkı benden sana gelsin, artık eve gidelim sende ordan istanbula" diyerek dizleri çıkmış pijamamla çektim gittim...
Ve sanırım bu kez ben bittim!

Seni Seviyorum

1 saat önce, kızlarla merdivenlerin başında oturuyoduk.. Daha doğrusu onlar oturuyor bende onlara Tarkan'ın taklidini yapıyordum, ellerimi yumruk yapmış oturup kalkarak dudaklarımda yarı açik biçimde kızlar şarkıyı söylüyor bende İçime Tarkan kaçmış gibi dans ediyordum ki biri belimden sarılıp yanağımdan öptü! " ben seni çok seviyorum yaa" dedi ve gitti... bi an mal oldum, kaldım öyle salak salak baktım. Aynı şekilde bütün kızlar mal oldu. Pekmez beni izliyormuş meğer görüncede gelip öpesi gelmiş.. Şebeklik yaptığım kızların arasında bayan kaltakta vardı, hepsi oowwwww, neden söylemiyosunuz woww diye naralar atarak 'beni kutladı' Çok büyük bir şok geçiyorum şu anda... 1 saat içinde çıktığımızı, beni öptüğünü ve sevdiğini duymayan kalmadı. Garip bir göt kalkması yaşadım ama aynı zamanda korkuda..Şimdi bu herif gidecek burda mal gibi kalcam, kimse çıktığımızı bilmiyorken en azından kıyıda köşede nolur nolmaz diye bıraktığım çocuklar vardı şimdi onlaranda olcam. Birde bi önceki sevgilimden biliyorum aradan yıllar geçsede sadece onlarla anılıyorsunuz.. "Aaaaa bu bilmem kimin sevgilisi dimiii", yada biri sizi birine sorduğunda direk "amaan o mu şunla sevişiyodu", uykusuz işe geldiğinizde "gece kimbilir noldu" daha bi sürü şey... Kadınların sahipli erkeklere olan ilgisinden bahsetmeme gerek yok sanırım..Ve o şimdi gidecek, ben burda pekmezin eski kırıklarının arasında yer alcam, o gidecek herkes bana onun gidişiyle çektiğim acıyı soracak, o gidecek ve gitmeden önce canımı daha fazla yakabilmek için bana var gücüyle aşk şırıngalayacak.

Yok bişey

Hayatımın en ilginç sevgililer günüydü.. Hoş benim hiç sevgililer gününde sevgilim olmadı ama! nedense şerefsizler ayın 11'i olduğunda pislik çıkarıp kavga ediyolardı benle!Bütün gün gazetedeydim EXPO denilen zımbırtı için uğraşıp durdum, pekmezde delegelelerle birlikte sempozyumdaydı, bütün gün bir teleonunu bekledim.. cıks aramadı... Akşam olunca çıktı geldi, sana süprizim var diye, ben tabi direk hayallere daldım şarap, güller şık lokantalar falan derken o da ne? Abdullah Gül EXPO için gazetecilere ve delegelere yemek veriyomuş oraya götürdü beni! Hep hayalimdi zaten sevgililer gününde böyle bir yemek, tek lokma yiyemedim, hoş anlamadığım şey sen adamlara ülkeni tanıtıyosun yemekte türk yemeğine dair tek lokma yok peynir bile ithaldi..Bütün gün arayamamasının sebebi çok yoğunmuş kafasını kaşıyacak vakti yokmuş bla bla bla derken ulan bütün muhabir kızlar selam veriyo pekmeze.. yabancı muhabirlerle gelsin fine thanks and yoular tel alışverişleri, bizim yerli muhabirlerle öpüş koklaş "ayy bugün ne eğlendikk, yaa hep görüşelim senle pekmezzz" 3 kızdan biri ile aynı dialog, beni de tanıştırıyo tabii gelenle gidenle, bu hanfendi, bilmemne televizyonundan bilmem kim, Bu da pucca! demek bu da, bak senn!! benim surat beş karış sinirden köpürüyorum, kıskançlıktan dudaklarımı yiyorum, tek istediğim terkedip gitmek orayı, ama giderken kolunu bacağını kırıp gitmek istiyorum..kızlarla her konuşmasında gülüşmesinde sanki beni aşağılıyor gibi geliyor, Bu kıskançlık gelen duygu böyle mideme şırıngıyla hava dolduruyolarmış gibi his yaratıyor. Hem çok sinirliyim çekip gitmek istiyorum, gidersem arkamdan gelmezse diyede korkuyorum.- Neyin var Pucca?- Yok bişeyyim! sen işine bak!Herkes Gül'ün ağzından çıkacak 2 kelime için çırpınıyo, benimse tek derdim bütün gün o kızlarla nasıl eğlenmiş acaba? Sonra sıkıldığımı anlayıp dışarı çıkıyoruz, ağzımı bıçak açmıyor bi kumrucuya gidiyoruz adam gibi bişeyler yiyelim diye çok sinirliyim, kırgınım, ve kıskancım yani deli gibi tehlikeliyim..- Neyin var Pucca?- Yok bişey yemeğini ye sen!hediyede almamış diye düşünürken montunun cebinden kırmızı bir kutu çıkarttı.. Kazak bekliyodum aklımın ucundan yüzük falan geçmemişti, ihtimal dahilinde bile yoktu ama ama Allahım sana geliyorummmm, evleniyorummm sonunda, gelinlik modelim, evden çıkışım, kına gecem, dans müziğimiz, davetiyelerin modeli herşeyi o anda düşündüm, kırmızı kutuyu açınca hayal kırıklığımdan öte koca bir hööönnkkk oldum!!! yusufcuk kolyesi!!!- bu nee beee!!!- ne oldu, beğenmedin mi afadersin bilemedim üzgünüm yaa...- yok beğendimm, çok şaşırdım tam istediğim kolye nerden tahmin ettin diye şeyettim öyle..iğrenç beğenmedim bi kere! tek taş sandım salak PuCCa, tabii çocuk ne bilsin kafayı evlenmekle bozmuş çorçocuk doğurma meraklısı salak bi hatun olduğumu! Zaten hala İstanbul işini anlatmadı, bende hiç sormadım yüzüm beş karış asık bana şans getiren bi yusufcukla bi de etrafında dolanan her memeliyi kendine hayran bırakan bi sevgiliyle bir sevgililer gününü bitirdim.Evlencem ben ama yok, bunla olmazsa başkasıyla, bu 8.8.8 bu tarihe kadar evlencem diye kendime söz verdim bu olmazsa 9.9.9 zaten bunlarda olmazsa kesin evde kalırım, o zamanda kendimi işine adayan bi hatun olurum.. Ama şimdi işimden önemli olaylarım var...

Saç rengine gelen adamlar

Sarı saçlıyken, üst tabaka denilen grup, müdürler yöneticiler asılıyor,
Kızıl saçlıyken, memur çocukları
siyah saçlıyken lise bebeleri
kumralken ise nedense bir Allahın kulu gelmiyor???

Kıskançlık

Kantinde yine tartışıyoruz pekmezle, ben anlatmadıkça o eski sevgilimi gözünde peygamber ilan ediyor, oysa ne tipiyle, ne işiyle, ne karakteriyle tırnağı bile olamaz Pekmez'in, ama gel bunu çocuğa anlat falan derken lap bayan kaltak oturuyor bizim masaya, (bu arada kimse birlikte olduğumuzu bilmiyor) Bizim ara limoni, suratlar asık bakmıyoruz birbirimize, bende o sırada kolyemle oynuyorum, tek elimle klipsini çıkarttım, "aaa açıldı dedim, Pekmez'e doğru yaklaşıp takmasını istedim.. Bi gözümle de Kaltağa bakıyorum... Havalı pozisyonlarla yerime oturmuşken, hatun:
- yaaa çok soğuk burası gögüs uclarım çıkıyooo ! dedi...
Sürtük! resmen sürtük, o gögüs uclarını koparıp küpe yapcam ben senin, hiç vazgeçmiyor hiiiçç!!!
Sonrada "ayy ben ne dedim, nasıl ağzımdan çıktı" diyerek kahkaha attı, elide Pekmezin bacağında!Ulan ben daha dokunmadım bacaklarına sen napıyon? sinirden kıpkırmızı oldum kulaklarımdan çıkan ateşi hissedebiliyordum resmen! Bununla da kalmadı gözüne birşey kaçmış gibi yapıp, o iğrenç suratını yapıştırdı pekmeze "gözümün içine bişi kaçtı şunu çıkar" diye, o kadar çok sinirlendim ki, çocuğu nasıl ittiysem, "ben çıkartırım" dedim tuttum kızın suratını resmen tırnağımla gözünün beyazını deştim, ağlayarak tuvalete gitti, canı yanmış sürtüğün pislik beter olsun! gözünü çıkarmadığıma dua etsin!!!
Pekmez'e de dedim, "şu kızı becerde; o rahatlasın, bende kurtulayım artık!" çektim gittim...
Aslında bi nevi iyi oldu, gündem değişti eski sevgilim out, bayan kaltak in!