kıskançlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kıskançlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.07.2008

Aramazsan arama yar aramazzzsan aramaa

Salak PuCCa, gerizekalı, mal, dunkof, beyinsiz, özürlü, et beyinli...
Telefonumu kapatmıştım ya hani ben, açtım...
Aaaa o da ne, beni tek arayan kişi 'babam' ve 'şurdaki' başka hiç kimse aramamış..
Nasıl bir göt kalkıklığıysa, nasıl bir kendine güvense çocuk beni arayacak sandım.. Hani ben kaçıp gittim falan yaa, çok becerirmişim gibi!!! Pehhh!!!
Abi çocuk beni hiç aramamış, şerefsiz domuz!
Ya başıma kötü bişey gelmiş olsaydı, ya beni kaçırmış olsalardı, ya o arazide çılgınca tecavüze uğramış olsaydım, hiç mi merak etmedi sahneden indikten sonra bu hatuna ne oldu diye? Yalanmış demekki hoşlanması falan, belki de fantezidir adamın kusmuklu kız öpmek!
Nasıl göt oldum anlatamam... Ben böyle burda ohh çocuk benden hoşlanıyo ben istemiyorum ayağında gezinirken, çocuk beni donunda sallamamış be!!!!
O kim olurda beni öptükten sonra aramaz! Ben öpülüp kaçılacak kız mıyım?.. Neden aramadı ya? yani ne bileyim, kaçtığımı falan da mı merak etmedi.. İnsan laf sokmak için, küfür etmek için bişey için geri döner yani...
Çöktüm resmen kendimi kullanılıp atılmış bi paçavra gibi hissediyorum.. Bodrum'a gidip hemen al lan öpücüğünü demek istiyorum.. Bu çocuk benim ağzıma sıçacak na buraya yazıyorum.. Müzisyen adamdan bi bok olmaz, burda bunu da anladım.. Ne kdar çekici, yakışıklı, ela gözlü seksi, dövmeli, sırtı taş gibi olsa da böyle mal ediyolar işte adamı...
Bugün otobüste eski bi arkadaşımı gördüm, müzik aletleri satan bi yerde çalışıyo, hemeennnn Bay siğili sordum, ne ayaktır diye.. "Çok tanımıyorum ama onlar senin ayarın değil, o kesim 17 lik kızlara hitap ediyor.. Her gece düşeyim kalkayım ayarındalar. Umduğunu bulmazsın" dedi. Facebooktaki profiline baktım "480" arkadaşı var... Bunlardan "385" i kız.. 300'ü 19 yaş altı... Burdan bi anlasaydın allahın salağı PuCCa! Kartlaştım resmen ya... Allahtan göğüslerim daha sarkmadı.. Ama saçlarımda beyaz var, oda ortaokuldan beri kendi rengini görmüyorum saçımın o yüzden! Yaşımdan nefret ediyorum, 15-19 yaş arası kızlardan nefret ediyorum.. Zaten ne zaman dışarı çıksam hep bu kızları sokakta fink atarken görüyorum. Hepsi de at gibi! Kalkın gidin ders çalışın kütüphaneye falan gidin, ne derdinize sizin böyle işler, terbiyesizler... Hepsi de taş gibi.. Ben ise bira göbeğim, can simidim, kocaman dişlerim ay gibi suratım, ve şu anda kafamdan büyük bir sivilceyle kusmuklu ağzımı öpen çocuk beni neden aramadı diye düşünerek geçiriyorum...



21.05.2008

Ezik PuCCa

Bugün yaşı olgun kendisi dolgun olan bir hanım arkadaşım beni yeniden Pekmez'e aşık etti... Hanii her sektörde bulunan, yaşı 40 a dayanmış, 3. kocasını eskiten, küt saçlı, toplu, kirpikleri alnından çenesine kadar uzanan, makyajsız görmeyeceğimiz, cinselliği sere serpe konuşabilen, karşı cinsle konuşurken devamlı temas halinde bulunan bir hatun.
Direk herkesin içinde "aldın gül gibi çocuğu kapatma olarak kullanıyomuşsun" dedi...
Bu sevgililer gününe denk gelen EXPO muhabbetinde bizimkine dış görev vermişlerdi. bu bütün gün onların peşinde dolanmıştı(?) Meğersem bizimki o zaman orda kendine bir hayran kitlesi yaratmış. Milet onun poposundan ve gözlerinden bahsede bahsede bitiremiyorlarmış! Ama hatunun dediğine göre kimseye bakmamış (ama o gün bu şerefsiz beni bir kere bile aramamıştı!)
Şimdi bana diyor ki, "o çocuğu orda kaparlar, sağ bırakmazlar. Manken gibi çocukla çıkıyosun, efendi de, parası da var, kaşı gözü oynamıyor, dudaklar köfte, kalça yerinde, bir tane bile kusuru yok. Haaaa küçükmüş diyosan bilemem ama daşşaklı görünüyordu kotunun içinden. O gül gibi çocuğu kaçırırsan gerizekalı derim ben sana"
Bir gurur duymuşum... Şu ana kadar hiç bir sevgilimden böyle bahseden olmadı... Kottan gözüküyomuş kaltakta sanki X ray cihazı var! Neyse genelde toplama olarak sevgililerimden hep şu şekilde bahsedilmişti:
1. si için... "Allah belanı versin, uyuşturucu kullanıyor bu sünepe, saçına başına bak şunun aylardır banyo yapmıyor bitlidir bu ıyyyyykkk"
2. si için.... "Resmen bir hödükle birliktesin, ayıoğluayı bu. Göbeğe bak yarım dünya gibi, kaba saba görgüsüzün teki, puccacım sen daha iyilerini hakediyorsun"
3. sü için... "Canım, kızma ama bu otistik mi?"
Kadın tam 2 saat sadece Pekmezden bahsetti... Ve benim kıskançlığım Pekmez'e yeniden aşk olarak geri döndü.. Bi an kendime geldim.. İlk günlerde öyle ona hayran olduğum duyguları kamçıladım...
Hemen Pekmez'i arayıp saatlerce en gereksiz muhabbetleri yaparak şımarıklık yaptım. Hafta sonu geleceği için ona hediye bakmaya çıktım.. Hatta yalakalık olayını o kadar abarttım ki annesine ametist taşından abidik kubidik bişi aldım....
Yalnız şöyle bir piskolojide oluştu bende, hani şu manken kızların yanında duran kro, kısa, çirkin herifler var ya, aynı onlar gibi hissettim kendimi.. Hatun benim için tek kelime olumlu konuşmadı. Direk bende 'ben bundan daha iyisini bulamıyacağım, bari bunu elimden kaçırmayayım' durumu oluştu.. Çok ezik hissettim kendimi!
Tabii bir de şöyle bir durum var 2238 yılında dünyada tek erkek kalmayacakmış.. Lezbiyenler mekanı olacakmış gezegen.. Soyu tükenmeye yüz tutan bu cinsten elimde bir tane varken iyi beslemeye karar verdim...
İlişkimizi de düzeltmek için ilk adımı atım ve ona ayak show yapmaktan sıkıldığımı, böyle şeylerin bir özelliği olması gerektiğini anlattım... Yavrum anlayışla karşıladı. 3 sattir daha benden ne ayak ne bacak istedi.. Aptal aptal konuştuk, sonunda dayanamadı uykusu geldi yattı...

12.05.2008

Kıskançlık (piskopatlık)

Pekmez erkek arkadaşlarıyla takılmaya gitti... Sinir oluyorum erkeklerin erkeklerle takılmalarına. Hiç sevmiyorum sevgilimin erkek arkadaşları olmasını.. Çünkü ne bela ne fitne ne pislik geliyosa o deyyuslardan gelir... Bir erkeğin erkek arkadaşı yoksa kız arkadaşı da olmaz zaten..
Aradım, bariz belli ettim gitmesini istemediğimi, ama yok ille gidecek... Ne varsa artık?
"Sadece erkekler olacaz hayatım, neden bu kadar büyütüyosun" diye de mızmızlandı bide..
Sonra 1 saat sonra bi daha aradım, gürültülü bir mekandalar, "o telefonu 3. kez çalmada açarsan bir daha numaramı görmeyeceksin" diye tehdit ettim...
Çocukta afalladı tabii, gel git akıllı dengesizimde böyle bağırıyorum, bu afallayınca ters bişey söylemeden hemen kıvırıyorum,
-dün rüyamda gördüm seni bi yerler patlıyodu paramparça oluyodun, çok korkuyorum ben inanırım rüyalarıma
- saçmalama lütfen, hiç bişey anlamıyorum yanii...
- Tabii neden anlayasın, anlama gücünü kaybedecek cıfırlarla dolu sağın solun
- erkek erkeğeyiz puccaaaa
- biliyorum hayatım, sadece ölmeni istemiyorum...
kapattım telefonu takriben 15 dakika önce bi daha aradım, bi baktım gürültü ortamdan çıkmışlar, yanındakilerin sesi daha net geliyor. sanki şaka yapıyomuşum gibi ayak çekerek
- bi sus bakayım, yanında kız sesi var mı diye bakcam
- hahaha susturdum ben onları duyamazsın
- o zaman de ki yanımdakikızların hepsi orospudur
- hönk
- desene hadi dee, yanımdaki kızların hepsi orospudur de
- yaa şeyy başka birşey desem
- yaağlama hadi dee, hadii
- yanımda kız varsa o-roo-s puff- pu
- bu kadar zorlandığına göreee
- sen anlaşıldı bugünün köötü geçti acısını bendne çıkaracaksın, seni çok seviyorum ben, o güzel yüzünü asma sakın çok öpüyorum seni, eve geçtiğimde ararım...

bunları yaparken, gayet mantıklı geliyodu.. Ama sonra düşününce acınacak halde olduğumu düşünüyorum... Piskopat gibi davranıyorum, ara ara içime kaçan salak hatun kendini çok belli etmeye başladı.... Bu çocuk hala benden ayrılmadıysa ben buna köpek olmam da kime olurum bee :P

Bu arada bu kadar olayı büyütmemin nedeni, kişi kendinden bilir işi... Geçen gece kızlarla diye çıktım, 3 kız iki erkek dışardaydık.. Yanımdaki iki kız bizle gelen çocuklardan birine asıldı. İstem dışı çoğunluğun asıldığını kendime yapmalıyım gibi bir komplekse sahip olduğum için bütün şeytani oyunları kullandım, gecenin sonunda çocuk beni eve bırakmak istedi, artıı bütün gece sadece benle ilgilenip çiçek bile aldı.. Sadece zaferimi kazanıp, o kahrolası popomu egomu kendimce tavana çıkartıp eve kendi başıma döndüm. Ve biliyorum ki Pekmez böyle birşeyde kaldıracağı tek şey egosu olmayacak.. Hele ki havaların ısındığı milletin açık ayakkabı giydiği şu günlerde.. (izmir de öyle ama İstanbul'da nasıl bilmiyorum, inşallah hala vakti gelmemiştir :P :)

5.05.2008

Kıskançlık en zayıflık anında

Günlerdir gözümün önünde fingirdeşen pekmez ve bayan kaltağı izledim, dudaklarımın yarısını yedim, sabah ojelediğim tırnaklarımda öğleden sonra ojeden eser kalmadı, sinirden burnumdan dumanlar kulaklarımdan kıvılcımlar çıkarttım, her sabah bayan kaltağın pekmeze günaydın demek için masasına gelip memelerini, bacaklarını çocuğun ağzına sokmasını izledim, günde 5 tane tobleron götürdüm ve her bulduğum fırsatta kumru, tost meyveli yoğurt yedim, minimum 5 kilo aldım çünkü sabah her sabah içine sığdığım pantolonun düğmesini patlattım! Tabii bu süre zarfında hergün pekmezden mesajlarda aldım 'sen bize haksızlık ediyorsun' gibisinden, kafam allak bullak, bu herife güvensem mi, abi bu kadar mesaj atıyo en azından seviyo mu ne, acaba he desem mi? gitsem mi dönsem mi, İstanbul'a gidersede bir süre mesafeli olarak yürütsem mi diye düşünüp durdum, ama gözümün önünde bayan kaltakla havlet olmalarına (belkide oldular) şahit olacakken, herifi burda dizginleyemezken taa oracıklarda yüreğim dayanmaz diye siktiri çektimm...
Ta kiii bu sabaha kadar!
çekimden dönüp kasetleri rejiye teslim edecekken, anaaaa bii baktım bayan kaltak pekmeze masaj yapıyor, içeriside hınca hınç adam dolu, beynimden vuruldum resmen ahtapot gibi elleriyle onun geniş omuzlarını sarıp sarmalayarak memelerini sırtına sırtına sürtüyor orospu!!!! elim ayağım titredi kasetleri attığım gibi çıktım dışarı kapıyıda çattt diye kapattım... tam ağlıcaktım ki "Ulan dedim şimdi öyle trip atmayla onca insana rezil oldun, herkes kıskançlıktan geberdiğini, kendi malını uzun bacaklı bi kaltağa kaptırdığını anladı! Bari dedim istediğini verme o karıya, senin olmayacaksada pekmezi ona yar etme! direk girdim içeri o kapıyı tekradan çatt diye kapattım, ben içeri girdiğimde kız başka köşedeydi pekmez başka, tuttum bayan kaltağın bileğinden ' bi daha seni bu çocuğun yanında görürsem hiç affetmem ona göre ayağını denk al' dedim fırlattım kolunu ( bu arada ben kızın göğüslerine geliyorum ve boyum 1.68) salakta 'aaa noluyo beee' gibisinden çemkirdi durdu pekmezede bağırdım 'gel buraya' diye çıkarttım dışarı tuttum yakasından 'o kaltağın 10 metre yakınına görürsem seni amcalarıma dövdürcem' dedim gayette ciddiydim valla bu gülmeye başladı sonra sarıldı bende sarıldım, sonrada bugün trip atmak zorundayım kusura bakma diyerek yukarı çıktım tıpış tıpış buda peşimden geldi, evede bıraktı beni yanii yendiden birleştik. Gram güvenmiyorum, içim içimi yiyor, ama benim elimden adam alacak karıyı yaşatmam ben! yeter yaa günlerdir içimde kalacağına şimdi onlar düşünsün gizli saklı nasıl fingirdeşeceklerini, hoşşş pekmezin gönlü olsaydı bayan kaltakta, orda ağzıma sıçabilirdi de 'sana ne lan' diye ama onun yerine dibimde dolanmayı tercih etti.
Valla gurursuzu murursuzum zerre umrumda değil açıkçası, napiim yaa günlerdirkıskançlık krizlerinde bi tane daha gitti elimden diye sersemlemiştim, böylesi şimdilik daha iyi oldu gibi.. yani umarım....

Korktuğum başıma geldi

Bugün Pekmez nöbetçi olarak gece vardiyasında kalacak... Kanala girerken otoparkın orda karşılaştık, önce selam vermedik birbirimize sonra ben tam arabaya binerken bu geldi, pencereyi açtırdı koltuğa ipodunu attı.. Bunları senin için doldurdum dedi çekti gitti.. Heytt bee eskiden kaset doldururduk, büyünce geçer sanıyodum ama sadece aletler değişmiş... Neysem işte tek Türkçe parça olarak ilk sırada Niran Ünsal'ın o "Seni şımartan bu hale sokan, O aşklarından biri olamam, olmam, Herkes aynı değil ki..." Abi bu ne yaa! bi de bana çocuk diyor gebert beni böyle birşeyi hayatta yapmam! Tamam hoşuma gitti gitmedi değil ama en son lisede yapardık biz bunu, bu şarkı türkü yollama olayını biraz abarttı gibime geldi..
Ayy dedim ama seviyom lan ben bu şapşalı! Ben bi arayım da dedim konuşalım en azından diye kanalı aradım...
dııııttt dııııttt derken ohaa o da ne! bayan kaltak açtı telefonu.. elim ayağım boşaldı resmen. Ne işi var lan onun pekmezin masasında! O masa bizim masamızdı, o uzun sutun gibi bacaklarını yine çocuğun ağzına dayayıp bütün vucudunu sergiliyor diye düşündüm, konuşamadım resmen, kapadım telefonu suratına, sonra pekmezin cebinden aradım, bingoo yanında Kaltak var o şen kahkahaları çınlatıyor her bir yanı.. "müzikler için sağol" dedim kapadım telefonu! 5 dakika bekledim arasın diye, aramadı.. Bi daha aradım," vaziyet iyi galiba ohh maşallahh, gece nöbeti sevdalısı olmanı anlıyorum" falan gibi bişeyler saçmaladım, o da " yaa ımm evet, ya sonra anlatırım, hımmm tamam tamam, evet işte ondan" gibi yanımda kız var yani, konuşmayalım gibisinden bişeyler mırıldandı.. kapadım telefonu suratına, dayanamadım bi daha aradım, " Allah seni bildiği gibi yapsın, iyiki ayrılmışım senden (ayrılan kim belli değil!) sana uyuz oluyorum artık nefret ediyorum senden, sen yanındaki gibi pisliklere layıksın, ikiniz birbirinizi bulmuşsunuz" gibisinden gerizekalıca saçmaladım. Resmen beyin özürlü gibi davrandım, ama o kadar çok sinirlenmiştim ki yok yani şuursuzca tamamen saydım sayıştırdım yine telefonu suratına kapadım.. Saniye geçmedi bi mesaj geldi.. "Yargısız infaz ediyorsun, bir defa da beni dinle sonra kafanda kur bana küfret!" ben tabi daha çok sinirlendim,
o kıskançlık ve sinirle üstüme başıma iki şey çekip babamın cüzdanından da 25 ytl benzin parasını çalıp koşa koşa çıktım işyerine, arabaya bindim Karşıyaka'ya kadar gittim ki, aklım başıma geldi, napıyom lan dedim, gidip napcam orda, bi söz var hiç sevmem aslında ama, bırak gitsin dönerse senindir diye!, bırakk dedim yaa, en azından seni düzgün hatırlasın zaten bitmiş geçmiş, Hepsinden öte çocuğa ne dicem, " ben piskopatım, ayrıldık ama başka kızlarla fingirdeşemezsin, ben başka birini bulana kadar koala gibi yapışırım kusura bakma canım"
geri döndüm eve....
Keşke eski sevgililerim bana ait mal olsa, yani ne bileyim böyle kıyafetlerim gibi, giymesem bile dolabımda saklasam, kimseye ait olmasalar, dolabım kıyafetlerle dolup taşarsa da, en eskimiş en kötüleri fakirlere dağıtsam..
Öyle bi kanun olsun istiyorum eski sevgililerim bana ait tapulu mal olsun.. Hepsi benim olsun başka kızlara gitmesinler, evlerinde oturup bana ağlayıp üzülsünler sıkıldıkça onlara işkence yapayım, ama benim olsunlar yaa!!!
Eve geldim ama içim içimi yiyordu, Erkek kardeşime Bayan kaltağın evini aratıp kızı istettim, babası çıktı, kız evde yok diyince "bugün bize gelecekti, söz vermişti" gibisinden bişeyler söylettim... Kesin aradı babası ağzına sıçtı, oh olsun gerizekalıya!
Bugün sevişirler mi acaba? Sevdiğim adamın başkalarıyla yatması koymazda bana, kızlara aşık olması koyar, dokunması koymaz ama dokunurken söylediği kelimeler koyar sanırım, ama bayan kaltağı düzerse anam hepsi koyar bana! Bugün kesinlikle uyuyamam ben tırnaklarımın kenarlarını yemekten kanattım, içim içimi yiyor, onlarda büyük ihtimalle kanalın tuvaletinde birbirini yiyor, Pekmez kasıklarında ki ağrıyı dindiriyor offf offfff!








4.05.2008

Anlar

Yaşayamadığım anların düğümü boğazımdadır hep; ne zaman bahsedilse karnıma biri tekme atıyo gibi olur ve büyük bir kıskançlık triplerine sokar beni...İlkokulda herkesin evde annesinin yaptığı yemeklerden bahsetmesi gibi.. Ben daha hiç okuldan geldiğimde sıcak yemek yemedim evde.. Ve hiç kapıyı annem açmadı.. Ve bizim ev hep soğuktu çok soğuktu hemde, herkes eve gitmek için can atarken sınıfta, okul yolu bana işkenceydi... (bu biraz küçük emrah modunda olmuş :P )Birde çok büyük aşk yaşamadım hiç... Zaman olarak yıllanmışını yaşadım ama birlikte her anı geçiren, yanında gözlerimden yaş gelene kadar gülebildiğim sonuna kadar güvendiğim hiç aşkım olmadı daha... Hep hesap kitap aşkı yaşadım... Ayrılıkların sonunda çeteleleri tutulmuş faturaları suratıma çarpıp ben senden öndeyim diye çekip gittiler...Herşeyi büyütecek kadar küçük kız değilim ama, Büyüdükçe hiçbişeyin küçüleceği yok gibi gözüküyor...

İyi insan

Şu chatbox'a keşke senin gibi arkadaşım olsa diye biri yazmış ya, Nasıl gurur duydum anlatamam bundan! Çünkü ben hiç iyi bir arkadaş değilimdir, hiç hemde!
Bi kere bencilim kıskancım, hiç beğenmediğim kıyafeti kardeşim bile giyse o an o kıyafet bende değerli olur! Dert dinlemeyi bilmem, biri bana sorununu ağlak ağlak anlatırken ben "keşke kırmızı oje sürseydim" diye düşünürüm. Hatta çoğu zaman anlattığı dertlerine inanmam bile insanların, biri kalabılta çok kolayca ağlayabiliyosa o kişi direk gözümde ilgi çekmeye çalışıyodur... Bayılanı taşıyan değilde, sırf işten yırtmak için hastaneye koşan kişi olurum... İşim düşmedikçe kimseyi aramam, bi yerden ayrıldıysam erdeki insanlarda bitmiştir benim için, severim, özlerim ama aramam.. Arkadaşlarıma çok dertlerimi anlatmam, karnımın içindekileri göstermem ben hep gülünecek zamanlarda aranan insan olurum. Aaa PuCCa da gelsin şimdi eğlendirir bizi tarzında bi nevi Fatih Ürek muamelesi görürüm.. Yılış yapış koklaş öpüş sevemem kimseyi, alacağımı alır çeker giderim.. alacağım birşey yoksa muhattap bile olmam...
Çıktığı, yattığı kalktığı adamlara bulaşmam ama hoşlanıyosa heriften ve aralarında hiç bişey yaşanmamışsa hiç affetmem beğeniyosam kendime yamarım.. Ki pekmez hariç diğerlerinde böyle oldu, arkadaşlarım seçti beğendi beni yolladılar aramızı yap diye, baktım lokum gibi çocuklar direk kendime yaptım.. Emanetlerine gözüm gibi baktım yani..
Çok kötü bir komşuyum da aslında, Aşure tabakları evde dolu. Komşularım getirmişler. Hangisi kimin bir bilsem geri vereceğim. Ama hiç bir fikrim yok. Komşularımı hiç sevmiyorum. Karşı komşumun kızı benle aynı yaşıt kız evlendi . Kıskançlığımdan kızın kına gecesinde karakolu arayıp şikayet ettim, çok gürültü var diye.. Kız boşanıp geri baba evine döndüğünde ise Allah biliyo en çok ben sevindim "ohh olmuş pis sürtük. Tüm mahalleyi milli edip evlenmek neymiş gördün diye!" Aşağımızda oturan çocuk evlendiğinde gidip geceden düğün arabasını anahtarla baştan sona çizip KSK yazmıştım.. Elimden gelse kimseye selam vermem apartmanda, bi kez asansöre işerken yakalanmıştım ama çok ufakkene daha...
İnsan ilişkilerim berbatmış lan benim bak şimdi farkettim, yaşlıları sevmem annanem başta olmak üzre, otobüste uyumuş taklidi yaparım kimseye yer vermem, insanların dedikodusunu yapıp kuyu kazarım, eski ev arkadaşımın diş fırçasıyla tuvalet temizlemiştim, içip içip sarhoş olup yanımdakileri rezil ederim sabahta neden bana bakmadınız diye trip atarım. Eğer işler istediğim gibi yürümezse kıyameti koparırım, yıkarım, dağıtırım, carlarım...
-eskiden- yanımda benden daha güzel bi kız istemezdim, o sebeble nerde eciş bücüş var onlarla dolanırdım. İnsanları aşağılardım, başkalarının yanında küçük düşürmeye bayılırdım dalga geçerdim hatta ağlatırdım bile.. Şimdi artık bunları yapmıyorum çorçocuk işi geliyor...
Ben iyi bir kız değilmişim bi de utanmadan sonra Allahım neden bana bunları yapıyosun diyorum.. Kanımda var benim şerefsizlik! Allam beni iyi bi kız yap, sonrada dualarımı kabul et nolursunnnnnnn... Eşşek kadar hatun oldum artık şu lanet hataım bi düzene girsin kazığın üstüne oturma hissim geçsin bi huzurlu uyku yaşat bana:((((((

Yok bişey

Hayatımın en ilginç sevgililer günüydü.. Hoş benim hiç sevgililer gününde sevgilim olmadı ama! nedense şerefsizler ayın 11'i olduğunda pislik çıkarıp kavga ediyolardı benle!Bütün gün gazetedeydim EXPO denilen zımbırtı için uğraşıp durdum, pekmezde delegelelerle birlikte sempozyumdaydı, bütün gün bir teleonunu bekledim.. cıks aramadı... Akşam olunca çıktı geldi, sana süprizim var diye, ben tabi direk hayallere daldım şarap, güller şık lokantalar falan derken o da ne? Abdullah Gül EXPO için gazetecilere ve delegelere yemek veriyomuş oraya götürdü beni! Hep hayalimdi zaten sevgililer gününde böyle bir yemek, tek lokma yiyemedim, hoş anlamadığım şey sen adamlara ülkeni tanıtıyosun yemekte türk yemeğine dair tek lokma yok peynir bile ithaldi..Bütün gün arayamamasının sebebi çok yoğunmuş kafasını kaşıyacak vakti yokmuş bla bla bla derken ulan bütün muhabir kızlar selam veriyo pekmeze.. yabancı muhabirlerle gelsin fine thanks and yoular tel alışverişleri, bizim yerli muhabirlerle öpüş koklaş "ayy bugün ne eğlendikk, yaa hep görüşelim senle pekmezzz" 3 kızdan biri ile aynı dialog, beni de tanıştırıyo tabii gelenle gidenle, bu hanfendi, bilmemne televizyonundan bilmem kim, Bu da pucca! demek bu da, bak senn!! benim surat beş karış sinirden köpürüyorum, kıskançlıktan dudaklarımı yiyorum, tek istediğim terkedip gitmek orayı, ama giderken kolunu bacağını kırıp gitmek istiyorum..kızlarla her konuşmasında gülüşmesinde sanki beni aşağılıyor gibi geliyor, Bu kıskançlık gelen duygu böyle mideme şırıngıyla hava dolduruyolarmış gibi his yaratıyor. Hem çok sinirliyim çekip gitmek istiyorum, gidersem arkamdan gelmezse diyede korkuyorum.- Neyin var Pucca?- Yok bişeyyim! sen işine bak!Herkes Gül'ün ağzından çıkacak 2 kelime için çırpınıyo, benimse tek derdim bütün gün o kızlarla nasıl eğlenmiş acaba? Sonra sıkıldığımı anlayıp dışarı çıkıyoruz, ağzımı bıçak açmıyor bi kumrucuya gidiyoruz adam gibi bişeyler yiyelim diye çok sinirliyim, kırgınım, ve kıskancım yani deli gibi tehlikeliyim..- Neyin var Pucca?- Yok bişey yemeğini ye sen!hediyede almamış diye düşünürken montunun cebinden kırmızı bir kutu çıkarttı.. Kazak bekliyodum aklımın ucundan yüzük falan geçmemişti, ihtimal dahilinde bile yoktu ama ama Allahım sana geliyorummmm, evleniyorummm sonunda, gelinlik modelim, evden çıkışım, kına gecem, dans müziğimiz, davetiyelerin modeli herşeyi o anda düşündüm, kırmızı kutuyu açınca hayal kırıklığımdan öte koca bir hööönnkkk oldum!!! yusufcuk kolyesi!!!- bu nee beee!!!- ne oldu, beğenmedin mi afadersin bilemedim üzgünüm yaa...- yok beğendimm, çok şaşırdım tam istediğim kolye nerden tahmin ettin diye şeyettim öyle..iğrenç beğenmedim bi kere! tek taş sandım salak PuCCa, tabii çocuk ne bilsin kafayı evlenmekle bozmuş çorçocuk doğurma meraklısı salak bi hatun olduğumu! Zaten hala İstanbul işini anlatmadı, bende hiç sormadım yüzüm beş karış asık bana şans getiren bi yusufcukla bi de etrafında dolanan her memeliyi kendine hayran bırakan bi sevgiliyle bir sevgililer gününü bitirdim.Evlencem ben ama yok, bunla olmazsa başkasıyla, bu 8.8.8 bu tarihe kadar evlencem diye kendime söz verdim bu olmazsa 9.9.9 zaten bunlarda olmazsa kesin evde kalırım, o zamanda kendimi işine adayan bi hatun olurum.. Ama şimdi işimden önemli olaylarım var...

Kıskançlık

Kantinde yine tartışıyoruz pekmezle, ben anlatmadıkça o eski sevgilimi gözünde peygamber ilan ediyor, oysa ne tipiyle, ne işiyle, ne karakteriyle tırnağı bile olamaz Pekmez'in, ama gel bunu çocuğa anlat falan derken lap bayan kaltak oturuyor bizim masaya, (bu arada kimse birlikte olduğumuzu bilmiyor) Bizim ara limoni, suratlar asık bakmıyoruz birbirimize, bende o sırada kolyemle oynuyorum, tek elimle klipsini çıkarttım, "aaa açıldı dedim, Pekmez'e doğru yaklaşıp takmasını istedim.. Bi gözümle de Kaltağa bakıyorum... Havalı pozisyonlarla yerime oturmuşken, hatun:
- yaaa çok soğuk burası gögüs uclarım çıkıyooo ! dedi...
Sürtük! resmen sürtük, o gögüs uclarını koparıp küpe yapcam ben senin, hiç vazgeçmiyor hiiiçç!!!
Sonrada "ayy ben ne dedim, nasıl ağzımdan çıktı" diyerek kahkaha attı, elide Pekmezin bacağında!Ulan ben daha dokunmadım bacaklarına sen napıyon? sinirden kıpkırmızı oldum kulaklarımdan çıkan ateşi hissedebiliyordum resmen! Bununla da kalmadı gözüne birşey kaçmış gibi yapıp, o iğrenç suratını yapıştırdı pekmeze "gözümün içine bişi kaçtı şunu çıkar" diye, o kadar çok sinirlendim ki, çocuğu nasıl ittiysem, "ben çıkartırım" dedim tuttum kızın suratını resmen tırnağımla gözünün beyazını deştim, ağlayarak tuvalete gitti, canı yanmış sürtüğün pislik beter olsun! gözünü çıkarmadığıma dua etsin!!!
Pekmez'e de dedim, "şu kızı becerde; o rahatlasın, bende kurtulayım artık!" çektim gittim...
Aslında bi nevi iyi oldu, gündem değişti eski sevgilim out, bayan kaltak in!

1.05.2008

Anlar

Yaşayamadığım anların düğümü boğazımdadır hep; ne zaman bahsedilse karnıma biri tekme atıyo gibi olur ve büyük bir kıskançlık triplerine sokar beni...İlkokulda herkesin evde annesinin yaptığı yemeklerden bahsetmesi gibi.. Ben daha hiç okuldan geldiğimde sıcak yemek yemedim evde.. Ve hiç kapıyı annem açmadı.. Ve bizim ev hep soğuktu çok soğuktu hemde, herkes eve gitmek için can atarken sınıfta, okul yolu bana işkenceydi... (bu biraz küçük emrah modunda olmuş :P )Birde çok büyük aşk yaşamadım hiç... Zaman olarak yıllanmışını yaşadım ama birlikte her anı geçiren, yanında gözlerimden yaş gelene kadar gülebildiğim sonuna kadar güvendiğim hiç aşkım olmadı daha... Hep hesap kitap aşkı yaşadım... Ayrılıkların sonunda çeteleleri tutulmuş faturaları suratıma çarpıp ben senden öndeyim diye çekip gittiler...Herşeyi büyütecek kadar küçük kız değilim ama, Büyüdükçe hiçbişeyin küçüleceği yok gibi gözüküyor...

29.04.2008

Ayna

Bir son bahar sabahıydı
İçi acıyan, canı yanan yaşlı kadın aynanın karşısına geçti
Sihirli bir ayna
Sihirsiz bir kadın..
Saçma bir konuşma"Ayna ayna söyle bana var mı benden güzel başka"
Ayna akıllı ve kurnaz
Ayna çirkin bir alaycı hokkabaz
"Olmaz mı efendim, sizden herkes güzel bunu bilin"
Yaşlı kadın yıkıldı
Aynayı kırsa çirkinliği bitecek
Aynayı kırsa kimsesiz ölecek
Bir daha yüceltti aynayı
Bir daha ve bir daha
Git gide yaşlanıyordu cadı
Umurunda değildi pamuk prensesi yedi kazma cücesi
Çirkindi, yaşlıydı hiç bir prensin eline eli değmemişti
Yataklara düştü
Ve yıllar yıllar geçti
Artık aynanın sihrine inanmaz olmuştu çirkin cadı
Aynayla konuşmaz oldu
Ayna yanaştı sokuldu yaramaz bir çocuk gibi fısıltıyla sordu
"Eyy kraliçem yoktu güzeli sizden, ama bunu bilseydiniz bakmazdınız bana kibrinizden"...