adet geciktirici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adet geciktirici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.08.2008

Regl bunalımları

Primolut n.. regli geciktirici.. kesinlikle kullanmayın.. anam bütün hormonlarımın ağzına sıçtı... Bide böyle nedensiz bir duygusallık çöktürdü.. İlaç bitti, 3 gündür utanmasam ultra prima takacam.. Ölsem daha iyi o derece, bir sancı... Her sabah yaprak dökümü saatinde uyanıp hüngür hüngür o nejla sürtüğüne ağlıyorum, akşam siğil 5 dakika geç gelsin, ağlıyorum.. dışarı çıkamadım diye ağlıyorum.. gereksiz bir ağlama durumu var üzerimde yani.. Ve ben de dayanamadım evime döndüm...
Aynaya rujla PuCCa Siğil yazdım "bunu döndüğümde aynen böyle görcem bi silinsin ağzına sıçarım" dedim... japon yapıştırıcısıyla dolabına resmimizi yapıştırdım... takılarımı tokalarımı ufak ufak kıyıda köşede bıraktım..
Sabah, arkadaşlarımla kahvaltıya gittim.. İşe tamamen alınamayacağımı öğrendim... Şıllığın biri gidip 2 gün izin istemiş düğünmü ne varmış.. vermemişler tabii, buda gidip patrona benim facebooktaki tatil fotolarımı göstermiş.. Patronum denen dümbülse dışarı çıkıp, "o melek sıfatlı şeytan tipli kız beni parmağında oynattı, anasına bodrum kluplerinde dans ederek bakıyomuş.." demiş ve odasının kapısını sertçe kapamış... Ben şimdi hangi yüzle "ee 3 hafta geçti geldim ben" dicem.. İstanbul artık bana farz oldu.. bu bi işaret biliyorum...
5 kuruş param kalmadı, ve kredi kartım aslanlar gibi borç içinde yatıyor.. İnanılmaz derecede para harcadım bu ay...
Babam evleniyor, şaka maka bu kez cidden evlenecekler.. haftasonu ailesi gelecek kadının.. O kadar çok istiyordum ki evlenmesini, bi anda noldu bilmiyorum şimdi evlenmesini istemiyorum... Sadece bencilliğimden istemiyorum ama, çünkü evlenirlerse sıçtım ben... kredi kartımı hayatta ödetmez bu kadın babama.. zaten uyuz oluyo harcamalarıma....
Hiçbir arkadaşım Bay Siğili istemiyor.. kardeşim bile, hepsi önündeki kocaman gerçeği nasıl göremiyosun diyolar.. Çocuğu gözlerinde canavar gibi bişey yaptılar.. bu ikinci kez başıma geliyor, bir ilişkimde daha bütün herkes karşı çıkmıştı, hepsi beynimi yemişlerdi, hiçbi allahın kulu sevmiyodu onu.. ben gidip olmuştum ama onlar haklı çıktı.. Şimdi etrafımdaki insanlar o zamanki insanlar değil tabii, ama gene onların haklı çıkacağını göstermez bu olay... Hepsi onun uyuşturucu kullanan, karı kız düşkünü, hatta ibne olma potansiyeline bile sahip, aids bile kapmış olabileceğini düşünüyolar...
Kız arkadaşlar çok acımasız, insanın aklına hertürlü şeyi sokabiliyolar.. o yüzden kızları sevmiyorum.. çünkü kendi hayatlarına bakmadan başkalarının hayatlarını küçük görüp oynamaya bayılıyorlar... Tabii sadece sadece sebebim bu değil, özlellikle uzun bacaklı olanları hiç sevmiyorum, bebek yüzlü olanları da, yiyip yiyip kilo almayanları da, yakışıklı sevgilisi olanları da, kıvırcık saçlı olanları da, 2008 model arabası olanları da, genç yaşta evlenenleri de, ne giyse üzerine yakışanları da, sevgililerimin eski sevgilisi olan şıllıkları da, eski sevgililerimin yeni sevgilisi olan kaltakları da, ve bunlar gibi kızları hiç sevmiyorum..
Zayıflamışım 56 kilo olmuşum.. alkolü artık tamamen bitirdim.. saçlarımı da kestirdim ama pişman oldum... hiçbişey yapamıyorum bu saçla hep aynı model kalmak zorunda... bendenizin ergenlik dönemine benzedim aynı...
Bodrum'da geceleri Rus sanıyolardı beni, gündüzleri Türk... gece artık nasıl bi imajla sokağa çıkıyosam...
Kalpli bir kolyem var hiç boynumdan çıkartmadığım, düşündüm de iki erkeğin teni değdi o kolyeye... İkisinin de birbirlerinden haberleri yok ikisi de bambaşka insanlar ortak noktaları kolyemde bıraktıkları tadları...Birininki çok acı, birininki salçalı...
Ben aslında sadece şımartılmak istiyorum, ama o kadar şımarık davranıyorum ki hep hayatıma giren adamlar beni şımartmaktan öte adam etmeye uğraşıyolar... hepsi bir ağızdan hayat sana laylaylom diyerek üstüme çullanıyolar.. bana laylaylom falan değil işte.. Siğilde de böyle oldu, "hayat sana güzel be PuCCa, herşey tiriniri sana, ne güzel umrunda değil birşey..." nah bana güzel hayat.. bokum gibi aynı hayat... Tek istediğim şey birinin göğsünde uyuyakalmak.. oda saçlarımı okşarken bana güzel kelimeler söylemesi... yalan da olsa olsa olur.. zaten ne gerçek ki şu dünya da...
İzmir'den nefret ediyorum, tiksiniyorum hatta, hiçbişey yok bu şehirde.. Ben İstanbul'a da gitmek istemiyorum.. ben ne yapmak istediğimi bilmiyorum aslında..
Bugün bütün gün how you met your mother'ı izleyip keyfimin yerine gelmesini bekliyeceğim

17.07.2008

hem şişko, hem işsiz, hemde regliyim

Sabah tartıya çıktım.. Kilo aldığımı biliyordum, çünkü pantolonlarımın düğmeleri kapanmamaya başlamıştı. Bu durumu tamamen biraya bağlayıp benimki bira göbeği diye kendimni avutuyodum. Meğer hepsi yalanmış ben bir fil yavrusuymuşum :'( bildiğin bariz ayıymışım yani...
Tartı da 61 rakamını görünce farkettim ki sadece göbek değil benim bacaklarımda gayet etli butlu olmuş. ve girintili çıkıntılı.. Oysa ki 1 ay önce 52 kiloydum.. O zamanda kendimi tombik buluyodum.. Gerçi ben bu kiloyu geçen yazda görmüştüm.. o zamanda 60 olmuştum.. ama çiko olduğumu kabul ediyodum o sırada.. Kışın zayıflayıp yazın kilo alan tek insanım sanırım..
Neyse işte, Pazar günü Bodrum'da olacağım, lanet olsun ki benim adet günüm Bodrum'da kalacağım günleri kapsayan zamana denk geliyor. Gene böyle bir durum vardı, yıllar evvel, o zaman hangi akla hizmet bilmiyorum gidip adet söktürücü iğne vurulmuştum. Sonra da hastanelik oldum. Normalde ağrı kesici bile kullanmam ben... Ne zaman ilaç kullansam mutlaka ardından acile gidilir.. Özellikle bu yumurtalıkları ilgilendiren bir ilaçsa.. Adet geciktirici alacağım ama oda riskli.. Tampon kullanamayışıma lanet okuduğum zamanlar işte bu zamanlar!!! altımda ultra prima, sancılı, tarla çamurlu, 2 beden büyümüş biciklerim, şişmiş popom, sivilceli suratım ve reglinin verdiği huzursuzlukla bok gibi bir tatil geçireceğim. Zaten bebe de beni hiç aramadı.. Artık bu sinirle orkidi suratına yapıştırıp dönerim."senin yüzünden oldu bu lan" diye... kendimi inanılmaz çirkin buluyorum şu anda..

Bu arada ben işten atıldım! yanii aslında tam olarak atılmadım.. daha doğrusu atıldım mı bilmiyorum... Kendime doktor bulamadım, bi anda bütün hepsinin aklına hipokrat yeminleri geldi.. Bende gittim dedim, annem çok hasta yanına gitmem gerek 1 hafta diye.. Dün de patron yanına çağırdı 1 hafta veremeyiz 3 gün yetmez mi dedi...
Sonra ben hemen ağlamaya başladım. Bu özelliğime bayılıyorum yaa, istediğim heryerde istediğim her zaman ağlayabiliyorum. İnanılmaz ekmeğini yedim bu durumun... "ben o zaman işten ayrılmak zorundayım, yapacak bişey yok kadın çok hasta" dedim... Yazık adamcağız napacağını bilemedi.. "sen git kafanı toparla 2-3 hafta annenin yanında dur. Sonra geri gel. Şimdi sana izin verirsem diğerlerine de vermek zorundayım. Bu yıl yıllık izin vermeyi düşünmüyorum çünkü. O yüzden ücretsiz izin diyelim biz buna, ama bu sürede senin çıkışını yapalım. Hem alacağın parada harçlığın olur. Geri döndüğünde yeniden girişini yaparız"
Attı mı ne yaptı anlamadım.. Ama diğerlerini nasıl atığını biliyorum, direk genel müdüre söylüyodu "gönderin şunu" diye.. Atıldıysam amenna zaten işten ayrılacaktım. Atılmadıysan geri dönmem lan ben oraya, gidip İstanbul'da iş ararım kendime.. hatta şanslıysam Bodrum kent tv de işe başlarım.. Hem televizyonu çok özledim gazete pinpon işi, sıkıcı.. yakışıklı çocuk yok, hepsi 40 ın üstünde, ulusalcı, kendini beğenmiş herifler.. İzmir piyasası zaten keko dolu.. Eğlenceli çocuklar sadece stajerler. Onlarda benden hem küçük yaşıt olanlarla da ben konuşmuyorum, koskoca editör stajerlerle mi geziyo demesinler diye... Sayfa sekreterleri yakışıklı oluyor, ama lanet olsun ki bizim gazetenin sayfa sekreterleri hatun... İş ortamında da hatun demek şeytan demek. seni ayrı tutuyorum bebişim üstüne alınma :PpP