orkid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
orkid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.08.2008

Ergenlik dönemi

ergenliğe yeni adım atmak üzereyim.. Herkez adet olmaktan falan bahsediyor.. ama kimse bu işi bana ayrıntılı bi şekilde anlatmıyor..
- ergenliğe giren kızların koltuk altlarında kıllar çıkarmış
- öörrkkkk orda kıl mı olur bee, erkek gibi aynı
- sen ne diyosun mincoda bile çıkıyomuş
- inanmıyorummmmm
- benim 3 tane çıktı
- ıyykk pislik gibi bişi, kakanı yaparken ağ gibi olup takılır oraya..
- senin memelerin büyümüş azcık
- annem kase koydu oraya kase kadar olacakmış
- ehehehe bende salata tabağı koydum dün.. (bu benim)
- gerizekalı mısın şukufe abla gibi biciklerim yere iner..
ergenliği sadece kıl tüy ve bicik büyümesi olarak biliyodum.. hiçkimse bana PuCCa yavrum kan ağlayacaksın dememişti.. Bi gün okuldan eve bi geldim.. tuvalete bi girdim anammm kilodum batmış.. ağlayarak çıktım ordan.. nasıl korkuyorum.. aynaya bakıyorum bi daha ağlıyorum, kilodumu indiriyorum gene ağlamaya başlıyorum.. evde kimse de yok... yere düştüm ayağa kalkamıyorum, baş dönmesi oluştu bi anda bende.. tavana bakarak gözlerimin kararmasını bekliyorum.. sonra sürünerek telefonun oraya doğru gittim, konuşmaya mecalim yok.. babamı aradım..
- Baba böhüüü ben kanserim
- nasıl kansersin nerden çıkardın
- baba ayıpçıl yerimden kan akmış, çok akmış hemde ölcemm başım dönüyo gözlerim görmüyoo
- benim küçük kızım genç kız oldu.. korkma sakın bi dakika dur bekle kapatıyorum telefonu..
dedi, sonra beni bütün babamın işyerindeki kadınlar olayı anlatmak için telefonla aradı.. En azından 15 kadından o gün regl muhabettini dinledim.. hatta bi tanesi kızlık zarına kadar anlattı bana..
Bi süre babamın yüzüne bakmaya çok utandım.. sonra arsızlaştım.. Ne zaman babamdan para isteyecek olsam orkid alacam ben diyip ped parasının 10 katı para alıyodum.. Kızım masayı topla dediğinde ise hemen karnımı tutup sancım var, yapamam diyodum...
Sonra o yaşta saçlarımı sarıya boyattım, babam kıyameti kopartıyodu.. bluğ çağındayım üstüme gelirsen okulu bırakır uyuşturucuya başlartım diye tehdit ettim.. sarı saçlarıma tam alıştı, ben tarz değiştirdim mavi siyah yaptım.. adam fıttırıyodu, "regl dönemindeydim bana böyle gelgitler oluyomuş örtmenimiz söledi.. üstüme gelme şu anda da bi gelgit yaşıyorum, odama gidip korn dinlemem lazım.. "
Sonra ben biraz daha büyüdüm.. Okul eteğim artık diz kapağımdan bi karış yukarda olmaya başladı.. o eteğin üzerinde bi sürü rozet takıyodum.. ve şu anda bundan inanılmaz derecede utanıyorum ama topuklu botlarla okula gidiyordum.. boynumda deri kolyeler, bilekliklerim.. ve siyah göz kalemim.. Hergün girişte müdür yardımcısı benim üstümdekileri çıkartırıyordu.. Bide böyle yanıma ucube kılıklı 3-5 tane kız topluyodum.. mavi siyah saçtan vazgeçip, kestane üzerine sarı balyajlar attırınca ise, gömleğimin ilk üç düğmesi açık, etek boyu aynı, bileklikler deri değilde daha tini mini, altın bir kolye ve parlatıcıyla okula gidiyordum.. Yanımdaki ucubelerden sıkıldığım için onların karşıt görüşünde olan bakımlı ama benden çirkin kızlarla gezmeye başladım.. böyle bir kimlik bunalımı yaşıyordum...
O sıralarda ağda gibi bi sorunumda oluşmaya başladı.. evdeki en büyük kızdım.. babam oturup bize böyle şeyleri anlatmıyordu.. ilk bacaklarımı babamın jiletiyle almıştım.. sonra bu olay sadece bacakla kalmadı tabii.. babamın suratı yara bere içinde kalınca kendime ağda alıp onu nasıl kullanacağımı öğrenmem gerektiğini kavradım..
İlk ağda deneyimim de bacaklarımı alamadım ama bütün apartmandaki kızlarla yedik onu.. İkincisin de arkadaşım bu işe gönüllü oldu.. Onun anesi evde hep yapıyodu deneyimliydi.. gitti bi güzel pişirdi o ağdayı.. çarşafı serdi beni oturtturdu önüne.. aç bacaklarını dedi.. aldı eline bi güzel ağdasını şak şak şak uzata çeke bide ortasına tükürdü.. sonra şap yapıştırdı mincoma.. Buraya kadar gayet sakindim.. Onu çekerçekmez bende bir acı "allahhımmm sana geliyorum" diye kaçmaya başladım.. ben önde o arkada elinde ağdayla kovalıyo beni.. tuttuğu anda ebemi sikecek, odaya girdim kapıyı kitledim hüngür hüngür ağlayarak o yardımsever arkadaşımı evden kovdum... Sonrasında kuaför ablanın hafif eliyle bu işi 10 dakikada çözümlemeyi öğrendim..
Lise 1 de okuldan atıldım.. bu başlı başına bi hikaye zaten.. burda harcamak istemem.. Atıldıktan sonra geldiğim okulun ülkücü gençlik kurulu başkanımı ne oluyosa artık o bana aşıktı.. Çok pis bi okulda okuyodum çocuk sayesinde rahat rahat gidip geliyodum.. höt desem millet tırsıyodu.. çocuktan zerre kadar hoşlanmıyodum, düşüncesi bile midemi bulandırıyodu.. ama öyle peşimde dolanması beni koruması falan hoşuma gidiyodu... Sonra salaklığım tuttu.. oyun oynayasım geldi..
- ben okul bitmeden kimseyle olamam, beni bekleyeceksen bunu ispat et
- nasıl edecem PuCCa
- göğsüne ismimi yaz
bi gün sonra çocuk sigarayı göğsüne sadece 3 harfimi sığdıracak şekilde basıp gelmişti.. 3 harfimi bastı ya kapris yaptım...
- hala inanmıyorum kusra bakma, istesem beni bekleyecek birsürü adam bulurum bunun için diğerlerinden farklı bi ayrıcalığın olmalı
sonra çocuk kalan harfleride karnına doğru yazdı.. Manyakmıydım neydim ama inanılmaz bir zevk alıyodum o çocuğun peşimde dolanmasından.. herkese iğrenççç tiksinç falan diyodum sınıfta sürekli çocuğu kesiyodum... Sonra sınıfa almanyadan bi çocuk geldi ona aşık oldum.. Ona aşkım çok belli olmaya başladı çünkü aleni bişekilde kurlaşıyoduk, not atmalar falan... Sonra diğeri almancı çocuğumu dövdü benim, çok sinirlendim bende gittim ona tokat attım.. bi daha peşimde dolanma zavallı, diyip gittim..
Ve birgün tarih dersinde, kızlar çığlık atmaya başladı arka tarafımı döndüğümde, çocuk göğsündeki ismimi jiletle kazıyarak atmaya çalışmış her taraf kan içinde... gördüğüm en kötü manzaraydı, orda bi bakış attı bana.. ölsem daha iyiydi.. Hala o bakış aklımdadır.. onu bir daha hiç görmedim zaten...
babam duydu tabii bu olayı o okuldan da aldı beni.. başka bi okula yazdırdı.. Sonra ben apartmanızdaki çocuğa aşık oldum, onun okuduğu okulda okumak için babama söylemeden kendi naklimi kendim yaptım.. babam yıl sonunda öğrendi..
Sonra o yıl baktı ki, kardeşimde ergenliğe giriyor, ki onun ki çok çok daha kötü geçti.. o doğarken depresyonda doğdu çünkü.. çok ağır gelecek bu durum.. kafasını çok şirirecem, en azından benden kurtulmak için beni allah ne verdiyse bütün kurslara yazdırdı.. bateri, gitar, keman, tiyatro, ingilizce, ispanyolca, dans, kalan hayatım kurslarda geçti... bir ergenlikte böyle geldi geçti....

17.07.2008

hem şişko, hem işsiz, hemde regliyim

Sabah tartıya çıktım.. Kilo aldığımı biliyordum, çünkü pantolonlarımın düğmeleri kapanmamaya başlamıştı. Bu durumu tamamen biraya bağlayıp benimki bira göbeği diye kendimni avutuyodum. Meğer hepsi yalanmış ben bir fil yavrusuymuşum :'( bildiğin bariz ayıymışım yani...
Tartı da 61 rakamını görünce farkettim ki sadece göbek değil benim bacaklarımda gayet etli butlu olmuş. ve girintili çıkıntılı.. Oysa ki 1 ay önce 52 kiloydum.. O zamanda kendimi tombik buluyodum.. Gerçi ben bu kiloyu geçen yazda görmüştüm.. o zamanda 60 olmuştum.. ama çiko olduğumu kabul ediyodum o sırada.. Kışın zayıflayıp yazın kilo alan tek insanım sanırım..
Neyse işte, Pazar günü Bodrum'da olacağım, lanet olsun ki benim adet günüm Bodrum'da kalacağım günleri kapsayan zamana denk geliyor. Gene böyle bir durum vardı, yıllar evvel, o zaman hangi akla hizmet bilmiyorum gidip adet söktürücü iğne vurulmuştum. Sonra da hastanelik oldum. Normalde ağrı kesici bile kullanmam ben... Ne zaman ilaç kullansam mutlaka ardından acile gidilir.. Özellikle bu yumurtalıkları ilgilendiren bir ilaçsa.. Adet geciktirici alacağım ama oda riskli.. Tampon kullanamayışıma lanet okuduğum zamanlar işte bu zamanlar!!! altımda ultra prima, sancılı, tarla çamurlu, 2 beden büyümüş biciklerim, şişmiş popom, sivilceli suratım ve reglinin verdiği huzursuzlukla bok gibi bir tatil geçireceğim. Zaten bebe de beni hiç aramadı.. Artık bu sinirle orkidi suratına yapıştırıp dönerim."senin yüzünden oldu bu lan" diye... kendimi inanılmaz çirkin buluyorum şu anda..

Bu arada ben işten atıldım! yanii aslında tam olarak atılmadım.. daha doğrusu atıldım mı bilmiyorum... Kendime doktor bulamadım, bi anda bütün hepsinin aklına hipokrat yeminleri geldi.. Bende gittim dedim, annem çok hasta yanına gitmem gerek 1 hafta diye.. Dün de patron yanına çağırdı 1 hafta veremeyiz 3 gün yetmez mi dedi...
Sonra ben hemen ağlamaya başladım. Bu özelliğime bayılıyorum yaa, istediğim heryerde istediğim her zaman ağlayabiliyorum. İnanılmaz ekmeğini yedim bu durumun... "ben o zaman işten ayrılmak zorundayım, yapacak bişey yok kadın çok hasta" dedim... Yazık adamcağız napacağını bilemedi.. "sen git kafanı toparla 2-3 hafta annenin yanında dur. Sonra geri gel. Şimdi sana izin verirsem diğerlerine de vermek zorundayım. Bu yıl yıllık izin vermeyi düşünmüyorum çünkü. O yüzden ücretsiz izin diyelim biz buna, ama bu sürede senin çıkışını yapalım. Hem alacağın parada harçlığın olur. Geri döndüğünde yeniden girişini yaparız"
Attı mı ne yaptı anlamadım.. Ama diğerlerini nasıl atığını biliyorum, direk genel müdüre söylüyodu "gönderin şunu" diye.. Atıldıysam amenna zaten işten ayrılacaktım. Atılmadıysan geri dönmem lan ben oraya, gidip İstanbul'da iş ararım kendime.. hatta şanslıysam Bodrum kent tv de işe başlarım.. Hem televizyonu çok özledim gazete pinpon işi, sıkıcı.. yakışıklı çocuk yok, hepsi 40 ın üstünde, ulusalcı, kendini beğenmiş herifler.. İzmir piyasası zaten keko dolu.. Eğlenceli çocuklar sadece stajerler. Onlarda benden hem küçük yaşıt olanlarla da ben konuşmuyorum, koskoca editör stajerlerle mi geziyo demesinler diye... Sayfa sekreterleri yakışıklı oluyor, ama lanet olsun ki bizim gazetenin sayfa sekreterleri hatun... İş ortamında da hatun demek şeytan demek. seni ayrı tutuyorum bebişim üstüne alınma :PpP