bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23.07.2008

Alkolik PuCCa tatilde seri 1

Tatilimin 3. günü ve daha yeni açtım laptopu..
Tuttuğumuz pansiyon odası 25 metrekare.. nefes nefese yatıyoruz. yanımdaki bi pırt yapsa deprem oldu sanıyorum... Ama yeri harika barlar sokağının ortasında hemen... Pansiyon sahipleri deli. Bildiğin deli ama, saat 12 de basbas bağırıyor uyanıınnnnn uyanınnnn diye... gece geç gelince suratını asıyo biraz samimi olsak sopayla dövecek bizi sabah 5te geldik diye... denize daha hiç girmedim. Çok pis çünkü... Bodrum bomboş.. anam bir tane bile zenci görmedim.. Neredeyde herkes Türk. Çok sıkıcı ayrıca... Boşuna masraf edip gelmeyin bence buraya...
İlk gün bay siğille buluştuk, sonra onların çaldığı yere gittik. Buraya kadar herşey çok güzeldi.. Çok seviyeli saygılı bi şekilde konuşuyoduk. Sonra İzmirden neredeyse 10 senedir görmediğim bi arkadaşımın burda resturantı varmış. Onuda bunların çaldığı yere davet ettim. Orda sıkıldılar bizde başka mekana gittik. sonra bana bi mesaj geldi bay siğilden...
"buraya tatil için geldiğini biliyorum ama bir ben gidiyorum diyebilirdin"
"araya girdiğinizde döncektim tatlım oraya" dedim ama dönemedim. çok sarhoş oldum.. eller havaya bi yere gittik, yalan söylemeyeyim aklıma siğil gelmedi..
2. gün
"prova yapıyoruz hadi gel..." diye yazmış.. hava çok sıcaktı tv izliyodum nasılsa gece oraya gidecem diye gece gelirim dedim..
"PuCCa ben küçük şeylere büyük anlamlar yükleyen adamım sanırım. sana iyi tatiller, kafan eserse görmeye gelirsin beni" sonra tabii ben hemen uçtum oraya.. adam suratıma bakmıyo, konuşmuyo yanıma gelmiyor.. provaları bitti suratıma bile bakmadan çekti gitti.. çok sinirlendim bende çektim gittim.. bütün gece boyunca deli gibi eğlendim.. su gibi alkolü tükettim.. sonra nasıl becerdim o hale gelmeyi bilmiyorum kayboldum... tek başıma gittim paljda oturdum.. nasıl ağlıyorum.. hemen bay siğili aradım, böyle bir salaklık neden yaptım hiç bilmiyorum ama arayıp çocuğa şarkı söyledim.. üstelik iğrenç bir şarkı...
Tutuğunduğun sağlam dalı kesmeyiiiiiiiii Çok iyi halletinnnn beni üzmeyiiiiii Oturduğum yerden bu ilişkiyiiii böhüüüüü Bitirecek güç yok bende ama nasıl ağlıyorum şarkıyı söylerken. zaten çocuğu hiç dinlemiyorum, kulağımda değil telefon ağzımda bunu sürekli söylüyorum.. bi baktım kapatmış teli, bi daha aradım gene başladım içimdee senden bir parçan var uyutmuyooo benii uyuyamıyorumm böhüüü.. gene kapattı, inat değilmi bi daha aradım teli kapalı!
sonra çok sinirlendim pekmezi aradım, "napıyon lan gerizekalı" dıtdıtdıt oda kapattı. bi daha aradım. aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor..
daha çok sinirlendim, gittim bana asılan bi çocuk vardı, onu aradım.. "nasılsın cicimmm" " iyi misin saat 4 bişşeymi oldu sana?" "bodruma gelsene" "güzelim, iş güç var nasıl geleyim" "eeee siktirgit o zaman kontorumu sana harcayamam" sonra telefonum çaldı bay siğil arıyo..
-nerdesin PuCCa?
- ben senle konuşmıcammm, şarkımı beğenmedin sen
- sana nerdesin dedim!!!
- içimdee senden parçan var uyutmuyoooo garezi neden bu kaderinnnnn suratıma telefonu kapatınn sen yaa, ben buraya senin için geldim sadece sen naptın bana... ben yarın gitcem işte arkamdan söylersin artık nolurrrrr gitmeeee dişye ama pışıkkkkkk bi kere inanırım ben sana...
- bana nerede olduğunu söylemezsen daha kötü şeyler olacak
- sölemicimmm hatta telimi kapatcam senin gibi terbiyesiz olcam kendimi atıcam işte denize boğulayım ölimde kurtulun siz, böhüüüüüüüü
sonra telefonumu kapadım şezlongta sızdım.. uyandığımda başımın üzerinde pansiyonun sahibi, arkadaşım bay siğil ve kim olduğunu bilmediğim insanlar vardı. sonra yine sızdım...
Sonra bu sabah uyandığımda odadaydım, oda leş gibi kusmuk kokuyodu, üstüm başım kusmuk olmuştu, yan yatakta arkadaşım yatıyo saçlarıma kadar kusmuşum, ayağa kalktım nasıl başım dönüyor fırıl fırıl.. anamm bi baktım yerde bay siğil yatıyo, pikeyi yastık yapmış onunda üstü kusmuk, kalktı
"uyandın mı serseri gel elini yüzünü yıkayalım gece yıkatmadın" dedi.. benle banyoya girip, annelerin çocukların yüzlerini yıkamaları gibi yıkadı yüzümü hatta burnumu bile sildi. "ben eve gidip üstümü değiştircem sende banyo yap kahvaltıya gidelim" dedi gitti...
meğer ben gece komaya mı girdiysem artık bir sürü taşkınlık çıkartmışım. sızdığımı sandığım sıralarda... gene kusturmuşlar beni, hiçbişey hatırlamıyorum.. telefonumu fotoğraf makinemi çaldırmışım.. orda sızarken onları alıp gitmişler...
kahvaltıda dedi..
-hiçkimse bana serdar ortaçtan şarkı söylememişti şu ana kadar... çok romantikmişsin
- yaa ooff hiçbişey hatırlamıyorum ben
- hatırlamada mümkünse, içme bir daha bu kadar seni çok çarpıyor
- iyi be tamam
- sayende hiç dinlemediğpim adama karşı sempati besledim demek uyutmuyorum seni geceleri ahahaha... şarkı gibi de söylemiyosun bağrıyosun sadece... bana küfür ediyosun sandım önce sonra iyice kulak verince anlamsız geldi sözler ne diyo bu ya falan dedim.. sonradan tek anladığım şey ben denize giriyorum dediğin oldu.. yüzme bilmediğini biliyordum, nasıl korktum anlatamam bütün bodrum seni aradık yana yakıla. artık umudu kesmiştim suya girip bulurum diye düşünmeye başlamıştım. bir daha sadece benim yanımda bu kadar içeceksen iç. bunun dışında içme..
yerim nan ben bu çocuğu sahipleniyo da. yada bana öyle geliyo. ama beni kim çeker bu kadar. bide hep ya sarhoşum, ya malım bunun yanında. bu halime rağmen hala konuşluyosa benle... kaptırmak istemiyorum ama ne bileyim.. daha önümde vakit var nasılsa bakcaz artık...
kahvaltı yaptıktan sonra karakola gittik beraber sonra döndük, beni pansiyona bıraktı o provaya gitti. gece yeniden gidecem.. kim bilir yüzüğünü takacağım kişi belki de bay siğildir.. yani inşallah odur.. yani düşünüyorum da ondan çok iyi bir baba olur.. yüzümü öyle bir yıkayışı vardı ki. bide hiç sinirli değildi. gece bir ton olay olmuş sabah güler yüzle kalktı. karakola falan o sıcakta benle birlikte gelip herşeyi halletti. kahvaltıda çayımı bile o karıştırdı.. suratını tek bir saniye bile asmadı. trip atmadı, oflamadı puflamadı.. zaman gösterecek tabii...

PS: bu arada yorumlardan bir tanesi koyundereden resimlerimi çekecekmiş ya, koyundere nere lan! ahahah çok istiyosan resmimi ben sana imzalı yollayım, kasma böyle koyundere çiğli de beni arayıp pikseli büyük makinelerle falan... yok çıplak çekecem ben sapığım öle blogları okuyup okup sahibelerini piskopatça bulup fotolarını çeken manyağım diyosan kafamı banu alkanın vücuduna photoshopla monte edip öyle göndereyim.. nitekim çok izlemişsin 90 dönemli filmleri...

18.07.2008

Bodrum'a son 1 gün


Regl geciktirmesi için dün primolut-N diye ilaç aldım.. resmen reçetesinde içmeyin bunu yazmışlar kısadan hisse.. Aldım ama sanırım azcık geç kaldım çünkü, bugün oluyorum büyük ihitmalle.. Bu arada ilaç felaket kötü, kustum, başım dönüyor ve tansiyonum yerlerde.. Bi de günde 3 tane içilecekmiş.. Ölürüm lan ben... Yarın ağdaya gidecem, off çok sıkıcı kış ayının gözünü seveyim.. Bi de bişi duydum, ağdacı kızın iddiasına göre oraya bakınca bakiremi değil mi anlıyomuş.. Bana her gittiğimde mahalledeki bütün "kadınları" sayıyor...

Bu arada farkettim büyümüşüm ben... Foça'dayım şu anda milletin sesini duyuyorum sokakta hiç gelmiyo içimden dışarı çıkıp çiğdem çitlemek... Oysa en sevdiğim şeydi.. Ve yakışıklı bebelerde var üstelik.. Ama büyük ihtimal hepsi benden küçük...
hayvan gibi alışveriş yaptım... Bikinilerimin altları bana tanga gibi olmaya başlamış çünkü...
Bay siğil dün gece mesaj attı: "PuCCa kız ben seni çok özledim. hani geliyodun gel artık" pucca kız ne lan, sıçarım bacağına manyağa bak! en uyuz olduğum yazış tarzı.. gerizekalı.. Hiç bişey yazmadım.. çok uyuz oldum.. Bugün bi baktım arıyo, açmadım bende, sonra özelden arıyo. Anladım o olduğunu bilerek açtım, anlasın sadece kendi nolarına cevap vermediğimi diye..
Ne zaman geliyosun dedi, seni ben karşılayım dedi.. "yok" dedim. buz gibi konuşup kapadım.. Pucca kız ne demek yaa!!! ben seni öpmüşüm, sömürmüşüm resmen. Sen bana tut sadece pucca kız diye mesaj at. Gerizekalı. Nasılsa oraya gittiğimde götünün dibinden ayrılmayıp ağzımın suyunu akıta akıta onu izleyeceğim. Bari şu sinirli anımda zor kızı oynayayım napiim. kendimi böyle kandırayım...
Bütün özgüvenim kilomu tartıda görünce bitti.. Semra Özal gibi hissediyorum kendimi.. Aklıma rus kızları geldikçe deliriyorum pis lanet kaltaklar!!! Rus kızlarını sokmasınlar şu memlekete yaa, bi gün cinnet geçirecem hepsinin kafalarını o narin bedenlerinden ayıracam!!!

Yarın akşam Pekmezle buluşacağım, evinin anahtarını bana emanet etmişti. İzmir'e gelmiş onu alacakmış.. Onu hiç görmek istemiyorum hiç hemde. Vijdanım çok kötü ona karşı... Off... Ne kadar garip hiç onu sevmemişim sanki. Hiç öyle biri olmamış gibi.. Konuşmak bile istemiyorum onunla.. Pekmez aklıma geldikçe içim daralıyor... Bay siğil aklıma geldikçe sinirim bozuluyor.. İkisini karşılaştırdığımda pekmez milyon kat siğile ağır basar.. ama ben siğili istiyorum.. Onma karşı sadece aşk meşkten öte dokunmak falan istiyorum ona.. azdım mı naaptım töbe töbee.. ama anlatamam yanii cinselliklede ilgisi yok sanki onu, tenini tadını yıllardır tanıyomuş gibiyim. çocukla da iki kere öpüştük sadece.. birincisi zaten falsoydu.. İkincisi güzeldi ama hakkını yemeyeyim.. Ama yinede "pucca kız" ne bee!! gerizekalı....

17.07.2008

hem şişko, hem işsiz, hemde regliyim

Sabah tartıya çıktım.. Kilo aldığımı biliyordum, çünkü pantolonlarımın düğmeleri kapanmamaya başlamıştı. Bu durumu tamamen biraya bağlayıp benimki bira göbeği diye kendimni avutuyodum. Meğer hepsi yalanmış ben bir fil yavrusuymuşum :'( bildiğin bariz ayıymışım yani...
Tartı da 61 rakamını görünce farkettim ki sadece göbek değil benim bacaklarımda gayet etli butlu olmuş. ve girintili çıkıntılı.. Oysa ki 1 ay önce 52 kiloydum.. O zamanda kendimi tombik buluyodum.. Gerçi ben bu kiloyu geçen yazda görmüştüm.. o zamanda 60 olmuştum.. ama çiko olduğumu kabul ediyodum o sırada.. Kışın zayıflayıp yazın kilo alan tek insanım sanırım..
Neyse işte, Pazar günü Bodrum'da olacağım, lanet olsun ki benim adet günüm Bodrum'da kalacağım günleri kapsayan zamana denk geliyor. Gene böyle bir durum vardı, yıllar evvel, o zaman hangi akla hizmet bilmiyorum gidip adet söktürücü iğne vurulmuştum. Sonra da hastanelik oldum. Normalde ağrı kesici bile kullanmam ben... Ne zaman ilaç kullansam mutlaka ardından acile gidilir.. Özellikle bu yumurtalıkları ilgilendiren bir ilaçsa.. Adet geciktirici alacağım ama oda riskli.. Tampon kullanamayışıma lanet okuduğum zamanlar işte bu zamanlar!!! altımda ultra prima, sancılı, tarla çamurlu, 2 beden büyümüş biciklerim, şişmiş popom, sivilceli suratım ve reglinin verdiği huzursuzlukla bok gibi bir tatil geçireceğim. Zaten bebe de beni hiç aramadı.. Artık bu sinirle orkidi suratına yapıştırıp dönerim."senin yüzünden oldu bu lan" diye... kendimi inanılmaz çirkin buluyorum şu anda..

Bu arada ben işten atıldım! yanii aslında tam olarak atılmadım.. daha doğrusu atıldım mı bilmiyorum... Kendime doktor bulamadım, bi anda bütün hepsinin aklına hipokrat yeminleri geldi.. Bende gittim dedim, annem çok hasta yanına gitmem gerek 1 hafta diye.. Dün de patron yanına çağırdı 1 hafta veremeyiz 3 gün yetmez mi dedi...
Sonra ben hemen ağlamaya başladım. Bu özelliğime bayılıyorum yaa, istediğim heryerde istediğim her zaman ağlayabiliyorum. İnanılmaz ekmeğini yedim bu durumun... "ben o zaman işten ayrılmak zorundayım, yapacak bişey yok kadın çok hasta" dedim... Yazık adamcağız napacağını bilemedi.. "sen git kafanı toparla 2-3 hafta annenin yanında dur. Sonra geri gel. Şimdi sana izin verirsem diğerlerine de vermek zorundayım. Bu yıl yıllık izin vermeyi düşünmüyorum çünkü. O yüzden ücretsiz izin diyelim biz buna, ama bu sürede senin çıkışını yapalım. Hem alacağın parada harçlığın olur. Geri döndüğünde yeniden girişini yaparız"
Attı mı ne yaptı anlamadım.. Ama diğerlerini nasıl atığını biliyorum, direk genel müdüre söylüyodu "gönderin şunu" diye.. Atıldıysam amenna zaten işten ayrılacaktım. Atılmadıysan geri dönmem lan ben oraya, gidip İstanbul'da iş ararım kendime.. hatta şanslıysam Bodrum kent tv de işe başlarım.. Hem televizyonu çok özledim gazete pinpon işi, sıkıcı.. yakışıklı çocuk yok, hepsi 40 ın üstünde, ulusalcı, kendini beğenmiş herifler.. İzmir piyasası zaten keko dolu.. Eğlenceli çocuklar sadece stajerler. Onlarda benden hem küçük yaşıt olanlarla da ben konuşmuyorum, koskoca editör stajerlerle mi geziyo demesinler diye... Sayfa sekreterleri yakışıklı oluyor, ama lanet olsun ki bizim gazetenin sayfa sekreterleri hatun... İş ortamında da hatun demek şeytan demek. seni ayrı tutuyorum bebişim üstüne alınma :PpP

23.06.2008

Bodrummm bodrummm

Lanet olası gazeteye başlayalı 1 yıl olmadığı için, yıllık iznimin olmadığını öğrendim. Oysa ki şurdaki şahısla tatile çıkacaktık! Bütün planı hazırlamıştık. Hatta eğer ben tövbeli olmasaydım, Bodrum Kent tv de yaz döneminde çalışmaya bile başlayacaktım. Çünkü bay siğil Bodrum'da...
Bu yaz hiç bir kuvvet benim tatil yapmama engel olmaz. İlk işim bi doktorla anlaşıp bacağımı alçıya aldırmak olacak. Sonra gelsin 10 gün iş göremez raporum.. Hatta mümkünse daha fazlası! Geçen senede üvey babam öldü diyerek 5 gün daha izin almıştım, bu kışta ölmüş dedemi bi daha öldürmüştüm.. Bi kere de sahte rapor aldım yine, ama doktoru ürologdan bulmuştum, penisim olmadığı halde bana hastalık olarak öle bişiler yazmıştı....
Ama gel gör ki şöle bi sorunum var, bende para çok az var, O yüzden manyak ucuz bir pansiyon bulmam gerek! Ama öyle böyle değil gerçekten ucuz bi yer lazım... sadece yatacağımız yatak olsa yeter. Bütün gece zaten sokakta olacağım, havuz istemem, sevmem de.. Çünkü ben bir gerizekalıyım.. Anamdan doğduğum gün suya girmeme, hayatım deniz kenarında geçmesine rağmen yüzme bilmiyorum.. Yani aslında biliyorum da boyumu aşamıyorum. O su hep boğazımda kalacak, dudaklarıma değdiği an kıyameti kopartıp, sanki suda jaws varmış gibi delleniyorum!!! Pansiyonda kahvaltı yapmam, çünkü manyakmıyım ulan tatildeyim, bi de sınır koyuyolar ancak o saatte gelin diye! akşam yemek bile yemem. Yememem lazım o belden düşük pantolonlar bende iyi bir can simidi yaptı çünkü! Geçen yaz Alanya da 5 kuruş para kalmayınca şezlongta uyumuştuk.. Yer yadırgama falan gibi huylarım bile yoktur. Tatilden anladığım sabaha kadar kıç sallamaca, akşama kadarda uyumaca.. Aşk meşkde olmayacak zaten yanımdakinin olursa bilemem, ama ben kararlıyım... O sebeble, bildiğiniz ucuz ama manyak ucuz olan, şehir merkezinde (burası çok önemli) pansiyon varsa lütfen yazın...


İç ses: haaaa kararlısın! niye o zaman Bodrum'a gidiyosun? bay siğili elde edemedin yaa, pırpır ediyon dimi, gidip alacan babayı döneceksin!


Kesinlikle hayırrrrrr! onların çaldığı bara bile gitmeyeceğim. Tam bir öküz olacağım, şenzlogta olasılıksızı okuyup güneş gözlüklerimin ardından, rus kızlarına lanet yağdıracağım, kem gözlerimle bakıp ırklarının bozulmasını sağlayacağım! Geceleri köpük partilerinden çıkıp cazz barlarda dinleneceğim, serdar ortaç dinleyip fatih ürekte coşacağım, güneşlenmeden önce kayısı yağı sürüp bronzlaşmayacağım, ama yine de ortama uysun diye yatacağım.. Kumsallarda koca popomla dolanıp ergenlik çağındaki erkekleri kızlardan soğutacağım!

10.06.2008

Hey seksy baby

Babayı alma pozisyonuma geçtim bekliyorum...
Çocuk 14ünden yolcu. Peki ben bu vakte kadar bir arpa yol ilerledim mi hayır!
yani ilerledim de ilerlemedim. Pezevenkten hiç bişi anlamıyorum ki! bir gün körkütük aşık gibi davranıyo, diğer gün tenezzül edip aramıyo bile! Mesela bugün hiç aramadı, msnde de yok! burda kuduruyorum.. Birde hani demiştim ya ben buna veririrm diye. Allah benim kutsal bi bakire olarak ölmemi istemiyosa ben nolayım. Ben versem de çocuk almazmış zaten!
Hergün bi hastaneye gidip geliyodu. "Neen var kuzum" diyodum "alerji" diyodu. Geçen gün ameliyat oldum dedi. Yanıma geldi pişik olmuş gibi yürüyo, resmen can çekişiyor. Azcık üstüne gidincede söyledi..
- Bazı fazlalıklar vardı onları yaktırdım
- Fazlalık mı :S yani benim bildiğim bi tane var o da yakılmaz kesilir
- uhauhauha koptum! hayır zaten isteselerde kesemezler (burda anladığım üzere keser sapı olsa gerek :P)
- taam fazla derine inmeden söyle de, neyi yaktılar o zaman
- siğil vardı da
- siğil mi! aaa ciinsel yolla mı kaptın naptın?
- hayır babamdan kaptım
- hönk :S
- yani, onda da varmış, büyük ihtimalle tuvaletten geçti.
Anladığım üzre bu oğlanın elini elime değdirmemesi tamamen nasılsa beceremicim bari üstüme kalmasın hesabı olsa gerek. İlk başlarda uyuz oluyodum ama, neticede çocuk beni öpmeye bile kalkışmadı. Acaba bende mi bi sorun var falan diye kendi kendime kıllanmaya başlamıştım.. Zaten seksi bi hatun değilim! (Benle ilgili derin fantezilere sahip okuyucuların hayalleri yıkılacak ama öyle) bende seksiliğin 's' si yok. Ben o "şirin kızlar" kategorisine giriyorum. Düşünün ki, inşaat işçileri bile bana "amaaan ne tatlı kız" diye laf atarlar. Ortamların şirinlik muskası olurum. Dekolte falan giydiğimde Gül pavyonun konsimatrisleri gibi dururum, o derece eğriti durur üstümde.... Hiç bi zaman benim için "üfff yavruya bak", tarzı şeyler sölemezler, hep amanda aman şunun tatlılığına bak, pokemon gibi kız, gibi gerizekalıca şeyler söylerler. Bende isterdim döpiyeslerimi giyip geçtiğim yerleri yakmayı, ama o döpiyesi giydiğim zaman bile bi naneye benzemiyorum...
İşte öyle, gidiyo, büyük ihtimalle adım gibi eminim gittiğinde aramıyacak. Ararsa temmuzun 1 ine bir haftalık yer ayırttırdım arkadaşımla Bodrum'da. Yıllık iznimde doğru oraya uçacam. Aramazsa ben gene babayı alacam..
Bu kez lütfen bu çocuk olsun. Ben aşık oldum tamam ama bebe de bana aşık olsun. Allaha o kadar çok dua ediyorum ki bununla ilgili, artık olsun yanii...
Dip not: sanırım passifloranın dediği gibi bişi, uyuştucu kullanıyo olabilir. Bu kadar sık evde takılması, burnunun kenarındaki damarlar ve gözlerini ara ara pörtletmesi.. Umarım değildir. Çocuğumun babasının uyuşturucu bağımlısı olmasını istemem.


1.06.2008

Sadakat

Pekmez'i bıraktığım gün hüngür hüngür ağladım. Sanki bebe Irak'a savaşa gidiyor. Havaalanında yerlere atmadığım kaldı kendimi... 2 hafta sonra yeniden geleceğini bildiğim halde benim öyle ota püssürüğe ağlama gibi bir sorunum var.. İşin garibi o gidene kadar ben kendimi ona deli gibi aşık sanıyodum. Yani bi görseniz beni, 'öl kız benim için' dese, pat ölürdüm.. Çocuğu yolcu ettim arabaya bindim, bende ne gözyaşı kaldı ne bişi... Arkadaşım aradı, bu gece bi yere gidelim kızlarla toplanıyoruz gel diye. Tamam dedim onlarla gittim...
İşte orda olan oldu..
Bi zaman önce röplerini yaptığımız bi müzik grubu vardı. (ismini yazmıcam çünkü hemen lap diye bilinir. Zaten bir kişiye yakalandım, o da eğer ona blog açarsam, ve bira ısmarlarsam kimseye anlatmayacağına yemin ettii... ) Ha işte ordakilerden bi müzik aleti çalan bi çocuk vrdı. Her salak kız gibi sahnedeyken onlar bende işte böğrül böğrül onlara katılıp şarkımı söylüyodum.. Orda önce gözlerimiz birleşti. Resmen ortalıkta kimse kalmadı, bi o bi ben bi de çaldığı alet... Sonra yanımıza geldiler, bizimkiler röp yaptığı için tanıyolardı zaten.. neyse o gün öylece bitti...
Sonra geçen gün başka bir yere gittik, bunlar orda da çalıyormuş meğersem, aynen orada da bakışmalar ara ara yanımıza gelip gülüşmeler falan fıstık. Artı hiç bişey yok.. Bi de giderken el sallama... Ta ki o gece eve gelip facebookumda beni eklediğini görene kadar... Beni bulmuş ve eklemiş.. sonra mesaj attı, sabaha kadar msnde konuştuk... Hayatımda bu kadar çok güldüğümü hatırlamıyorum. Ama çocuk bildiğin 'piç'. Beni s.ker atar, ardına bile bakmaz, affetmez yani.. Diğerlerine yaptığım oyunların hiçbiri buna sökmez, benim gibi nelerini götürmüştür çünkü.. O yüzden buluşmaya korkuyorum. Kendimi kaptırırsam mal gibi kalcam ortada. Zaten 2 hafta sonra gidecekler. Her şekilde kalcam ortada. Pekmez'i bırakıp bu riske girmek akıllıca bi iş değil yani... 'Kızlar maymun gibidir, başka bir dalı tutmadan, dallarını bırakmazlar' Ama inanılmaz etkiledi beni, hiçkimsenin etkilemediği kadar.. Bodrum'a gitmese ben yine uğraşırdım ama şimdi boşa kürek çekmiş olurum.

Aslında ben böyle bir kız değildim, valla bak.. Mesela bi çocuğu çok gerçekten de sevdiğimi sanmıştım yanıma erkek sinek yaklaştırmamıştım. (son senemizde hariç) Onla çıkarken ben böyle geceleri dışarı çıkacam haa, off!!! vay anam vay... O kadar sadıktım ki ona, telefonumda babam ve kardeşimin dışında erkek ismi yoktu. Benim adımdan bahsederken insanlar yanında mutlaka onun adını kullanırlardı.... Ama noldu sonra babayı aldım. Şimdi de aslında çok korkuyorum, bütün sorunum bu.. İnsanoğlu alışmış herşeyin bi karşılığı olmasına. O kadar sadıklığımın karşılığında mal gibi ortada kalmak, beni çöktürdü. Hazmedemedim, o kadar senenin boşuna gittiğini düşündüm. Oysa ulan adı üstünde ilişki elbet sadık olcan, ama işte bu sadıklığı ona vermiş olduğum bir lutuf gibi görüyordum.. Bunu nedeni tamamen yetiştirilme tarzı ama, PuCCa ödevini yaparsan dolaptaki pastayı alacaksın, ulan zaten o ödevi yapmalıyım, yoksa cetveli yiycem tırnaklarıma.. PuCCa eğer uslu durursan o bebeği sana alcam, PuCCa dişlerini fırçalarsan çizgi film izleyeceksin, bunu yersen büyüyeceksin, annanenin elini öpersen para alacaksın, bla bla bala.. Büyüyünce de insan aynı şeyleri bekliyor, şimdi ben buna sadık olacam bu da beni mutlu edecek... O kadar büyük bi darbe yemişim ki o olaydan ondan sonra belimi doğrultamadım zaten. Şimdi de Pekmez'le öyle oluyor, ona kendimi ne kadar yakın hissedersem o kadar kaçmak istiyorum. Sanki bu da sonunda papazı bana gösterecek gibi geliyor. Tabii bu durum böyle kaltaklık yapma nedeni mi orası ayrı bi mevzu ama. O gerizekalı beynimle işte, yarın öbürsügün bi pislik olursa bende 'aaaa zaten bende kaltaklık yapmıştım dicem, içimi öyle rahatlatacam' İnsanın bildiği halde bazı şeyleri devam etmesi ne büyük salaklık.. Bazen bunları derinlemesine düşüneceğime bir kılıf uydurup kendimi aklasam diyorum ama olmuyor.
Bi de bu sefer kesinlikle kısmetimin bağlandığına yemin ederim. Kimi el atsam anam kuruyup gidiyo. Pekmez'den önce bi çocuktan hoşlanıyodum, ha atamam tam olacak dedim, bebe Amerika'ya gitti. Sonra Pekmez haa tamam oluyo dedim, İstanbul'a gitti, 'm' biriminde çalışan bebe askere gitcek hiç elleşmedim o yüzden, boşuna kasmayayım kendimi... Bu çocuk Bodruma'a gidiyo. Bu ne lan kokuyomuyum napıyorum, elimi uzattığım kilometrelerce uzağa kaçıyo!!!! şu sıçtığımın İzmir'inde erkek kalamayacak valla...