regl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
regl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.07.2008

hem şişko, hem işsiz, hemde regliyim

Sabah tartıya çıktım.. Kilo aldığımı biliyordum, çünkü pantolonlarımın düğmeleri kapanmamaya başlamıştı. Bu durumu tamamen biraya bağlayıp benimki bira göbeği diye kendimni avutuyodum. Meğer hepsi yalanmış ben bir fil yavrusuymuşum :'( bildiğin bariz ayıymışım yani...
Tartı da 61 rakamını görünce farkettim ki sadece göbek değil benim bacaklarımda gayet etli butlu olmuş. ve girintili çıkıntılı.. Oysa ki 1 ay önce 52 kiloydum.. O zamanda kendimi tombik buluyodum.. Gerçi ben bu kiloyu geçen yazda görmüştüm.. o zamanda 60 olmuştum.. ama çiko olduğumu kabul ediyodum o sırada.. Kışın zayıflayıp yazın kilo alan tek insanım sanırım..
Neyse işte, Pazar günü Bodrum'da olacağım, lanet olsun ki benim adet günüm Bodrum'da kalacağım günleri kapsayan zamana denk geliyor. Gene böyle bir durum vardı, yıllar evvel, o zaman hangi akla hizmet bilmiyorum gidip adet söktürücü iğne vurulmuştum. Sonra da hastanelik oldum. Normalde ağrı kesici bile kullanmam ben... Ne zaman ilaç kullansam mutlaka ardından acile gidilir.. Özellikle bu yumurtalıkları ilgilendiren bir ilaçsa.. Adet geciktirici alacağım ama oda riskli.. Tampon kullanamayışıma lanet okuduğum zamanlar işte bu zamanlar!!! altımda ultra prima, sancılı, tarla çamurlu, 2 beden büyümüş biciklerim, şişmiş popom, sivilceli suratım ve reglinin verdiği huzursuzlukla bok gibi bir tatil geçireceğim. Zaten bebe de beni hiç aramadı.. Artık bu sinirle orkidi suratına yapıştırıp dönerim."senin yüzünden oldu bu lan" diye... kendimi inanılmaz çirkin buluyorum şu anda..

Bu arada ben işten atıldım! yanii aslında tam olarak atılmadım.. daha doğrusu atıldım mı bilmiyorum... Kendime doktor bulamadım, bi anda bütün hepsinin aklına hipokrat yeminleri geldi.. Bende gittim dedim, annem çok hasta yanına gitmem gerek 1 hafta diye.. Dün de patron yanına çağırdı 1 hafta veremeyiz 3 gün yetmez mi dedi...
Sonra ben hemen ağlamaya başladım. Bu özelliğime bayılıyorum yaa, istediğim heryerde istediğim her zaman ağlayabiliyorum. İnanılmaz ekmeğini yedim bu durumun... "ben o zaman işten ayrılmak zorundayım, yapacak bişey yok kadın çok hasta" dedim... Yazık adamcağız napacağını bilemedi.. "sen git kafanı toparla 2-3 hafta annenin yanında dur. Sonra geri gel. Şimdi sana izin verirsem diğerlerine de vermek zorundayım. Bu yıl yıllık izin vermeyi düşünmüyorum çünkü. O yüzden ücretsiz izin diyelim biz buna, ama bu sürede senin çıkışını yapalım. Hem alacağın parada harçlığın olur. Geri döndüğünde yeniden girişini yaparız"
Attı mı ne yaptı anlamadım.. Ama diğerlerini nasıl atığını biliyorum, direk genel müdüre söylüyodu "gönderin şunu" diye.. Atıldıysam amenna zaten işten ayrılacaktım. Atılmadıysan geri dönmem lan ben oraya, gidip İstanbul'da iş ararım kendime.. hatta şanslıysam Bodrum kent tv de işe başlarım.. Hem televizyonu çok özledim gazete pinpon işi, sıkıcı.. yakışıklı çocuk yok, hepsi 40 ın üstünde, ulusalcı, kendini beğenmiş herifler.. İzmir piyasası zaten keko dolu.. Eğlenceli çocuklar sadece stajerler. Onlarda benden hem küçük yaşıt olanlarla da ben konuşmuyorum, koskoca editör stajerlerle mi geziyo demesinler diye... Sayfa sekreterleri yakışıklı oluyor, ama lanet olsun ki bizim gazetenin sayfa sekreterleri hatun... İş ortamında da hatun demek şeytan demek. seni ayrı tutuyorum bebişim üstüne alınma :PpP