12.11.2013

Köpekkk gibi beni seveceksin!!!!

Kıçı kırık; yamuk yumuk bir köpek, beni aldı büyüttü, olgunlaştırdı resmen. Hayvanlarla ilgili duygum, gördüğüm zaman ‘oyy bu eve nasıl sıçıyordur şimdii!'den öteye geçmiyordu. Bir de zürafa sevgim var ki; o da hep rüyalarımdan kalma bir sevgi... Bir Mırnav’ımız, bir Ferdi Oço’muz, bir de Abdüş’ümüz vardı. Ama hep bunlar bir ev arkadaşım varken olan canlılardı.
Şimdi sadece bana ait, annesi bir tek ben olan bir hayvanım var! Puki, oy kurban olurum ben ona! Ben ona aşkımdan ölürüm! Bir canlı nasıl sevilirmiş, nasıl koklanırmış onda öğrendim! Allah’ım ona olan aşkımı anlatmamın imkânı yok! Hayvan için, İstanbul'da bahçeli ev diye tutturdum.
Puki'min bi hikâyesi var, bir daha anlatamayacağım kusura bakma, çünkü her bir tarafa yazdım. Bir gözümüz kör; diğer gözümüz de çok az görüyor. Ağzı yüzü yamuk yumuk bir canlı. Ama ben böyle kıskanç, böyle fettan, böyle çiyan bir şey daha görmedim, bilmedim. Bıraksam, dünyayı yönetecek orospu!

Zodi diye bir kardeşi var, bir de bunun. Bir senedir kabul edemedi onu, hayvana yapmadığı işkence kalmadı! Kendisi acıkırsa ancak Zodi de yemek yiyebilir, kendisinin canı isterse Zodi onla oynayabilir. Sürekli arkasında bir de iş pişiriyor. Sen kız çocuğusun, kardeşine niye hâlleniyorsun! Sen ne yapıyorsun ya Puki! Arkasından zor alıyoruz hayvanı!

Şimdi bizim evler de ayrılınca bunlar da ayrıldı tabii. Puki çok mutlu, böyle pislik biri işte, mutluluktan ölüyor kardeşi gitti diye. Alt katta yaşıyor tabii kardeş, bizimkinin canı ne zaman isterse, oyuna pıtı pıtı gidiyor oraya. Ama Zodi gelemez, asla gelemez! Hii Zodi bu evin sınırlarından bile içeri giremez! Yeri göğü inletiyor, hayvana saldırıyor ya! İçeri girecek de onu seveceğim diye kıyameti koparıyor!
Öpüşme, yiyişme her türlü halvet başlangıcını da unutun! Anlıyor ya, vallahi kafamın içinden geçer geçmez hissediyor. Hırlamaya başlıyor bizimkine! Ona bebek getireceğim de rakip olacak diye ödü patlıyor! Bir süre sonra evde halvet başlama durumu, 'Sen odaya geç canım, ben köpeği balkona koyayım geliyorum.' Olayına dönüşüyor. O duygusallık, o paralel evrende kendini görüş, o ulvi, kutsal görev böyle bir cümleye dökülüyor işte.
Bu arada sinirli bir köpek değil aslında. Herkesi seviyor, herkesi! Kapıya gelen herkesin ayaklarının dibinde, beni kucağına al, beni kucakla diye uğraşıyor. Ama biri bana yaklaşsın, önce iyilikle hemen araya girip beni öpmeye başlıyor. Yok, baktı ki karşı taraf inatçı, hırlıyor sonra. Ben bile korkuyorum!
Eve her gelen insan köpek sevmeli gibi bir durum var bir de! Biri bizimkini sevmesin, havlamaya başlıyor ‘Beni de sev beni de!’ diye. Elimde Puki, 'Bi şunu sevsenize' diye geziyorum. O, ‘Alerjim var, köpek korkum var’ insanlarına inat, geldiklerinde bir yere saklamıyorum hayvanı. Çoğu zaman sorun oluyor tabi. Puki ayakkabılarını yiyor ya da tekini alıp saklıyor falan...
Kendimden önce, hep onun açlığını düşünmeliyim. Her sabah 9'da kalkıp, onun ağzına bile sürmediği kuru mamalarını mama kabına koyuyorum. Çünkü bir senedir eğitim veriyorum güya! Zerre başarılı olamadım bu konuda. Sonra kıyamıyorum, içine biraz yoğurt koyuyorum yiyor bizimki. Forumlarda ne yedireyim diye araştırıyorum, her şey zararlı diyorlar. Bir konu önce kuru mama yedirin, bir konu sonra kuru mama kanser yapıyor... Hayvana bir lokma bir şey vermeden önce, iki buçuk saat yorum okumak zorunda kalıyorum!

Öyle aklınıza esince tatile gitmeyi unutun! Bir kere evde bırakamıyorsun, birine hiç bırakamıyorsun. Birine bırakmayı geçtim, eve geç dönerken bile sürekli aklında. Hiii!!! Ya bir şeyi üstüne devirdiyse! Ya yavruma bir şey olduysa! Yaa o mamanın hepsini yemişse, ayy örümcek falan sokmuşsa? Benim düşündüklerim bunlar! Bizimkinin aklına gelenler ise; 'O koltukların üzerine bak, işemiştir o kesin!' Sen kızmıyorsun bak, hep o yüzden oluyor. Her yeri tüy yapmıştır şimdi, sana dedim onları koltuklara çıkarma diye! Öff bu da, sürekli başımın dibinde bıd bıd bıd! Allah yarabbimmm sabır sen ver bana!
Geliyoruz eve, evin bütün ışıkları açık zaten, oyyy Puki’m korkmasın! Bir koşuyor, bir haykıra haykıra atlıyor kucağıma, bir seviyor beni, ben böyle bir duygu bilmiyorum! Koynumda dursun, öyle yaşayayım onunla! Saatlerce koklaşıyoruz, bu süre içerisinde benimki hala konuşuyor, 'Bak bütün ışıkları açık bırakmışsın, fatura gelince görecem ben yüzünü! Hadi faturasını geçtim, bir şey olacak kontaktan falan ondan korkuyorum. Bu ev tahta!'
Anladık be, tahta tahta anladık! Bu insanlara da bir şey beğendiremiyorsun! Yani işte o yüzden evde bile bırakmıyorsun zavallı hayvanı. Gece hayatımmm bitti, o sayfayı kapattımmmmm, beni kutlamalısınnnn diet kolayı bıraktım!!!

Tuvalet sorunumuz var bir de. Bu hayvanlar için bahçeli eve çıktık çıkmasına da bahçeye yapmıyor bizimki! İlk bir iki hafta, yapıyor sandım. ‘Ayy ne güzel, akıllı uslu köpeğim benim!’ Derken gerçek ortaya çıktı, çatıya yapıyormuş. Evin yukarısına yukarısına çıkan o koku meğer Puki'nin sidikleriymiş! Tuvalet yapmış kendine orayı, temizleyene kadar içim dışıma çıktı. Böğürmekten midem ağzımdan her an fırlayacak gibiydi... Hala ne zaman kendi etrafında dönecek diye tetikte bekliyorum!

Boşluğa havlaması vaar, nasıl unuturum! O lanet yayın gidiyor evde ses yok, yerler çatırdamaya başlıyor tahtadan olduğu için, bir de üstüne bu, kafasının görmeyen tarafıyla o yana bakıp bakıp havlıyor! Deprem olacak diye koltuğun altında da bekledim, aha oluyor deyip battaniyeyle dışarıya da koştum. Kızım bir küp altın mı var altında diye yeri sökmeye de çalıştım. Üç harfliler değildir inşallah diye dualar da okudum. Yok, vazgeçmiyor iki üç günde bir yüreğime indirecek böyle!

Bir de sizi gören insanlar, cümleye ilk olarak, 'köpeğiniz mi var' diyerek başlıyor. Tüyyyy, topak topak tüy! O bantlarla dilediğin kadar cart cart götür. Son saniye bir atlıyor, hobbaaaaaa!
Bir de Puki çok kıskanç, Zodi'yi bile kabullenemiyor sosyalleşmesi çok zor. Eve köpek geliyor, onu seviyorum diye gidip gözlerimin içine baka baka, ağlaya ağlaya kendini havuza atıp, intihar ediyor... Bildiğin intihar ediyor hayvan ya!

Yani o yüzden, sahiplenmeden önce bir daha düşün! En önemlisi bütün hayatın değişecek buna hazır mısın? Dünyanın en zor şeylerinden biri bence ama bir o kadar da güzel, hem de çok güzel!

20 yorum:

Brokoli sever dedi ki...

bende bir köpeğim olsun istiyorum sen boyle anlatınca daha bir heveslendim

sshh :* dedi ki...

benim ki çalındı ... iğrenç bi duygu 35 yıllık kocamdan ayrılsam bu kdr üzülürüm

Lunapark Queen dedi ki...

Ya çok güzel ama gerçekten çok zor. Bir ara çok istiyordum ama sonra dedim ben kendime zor bakıyorum, bir de bir canın sorumluluğunu alamam. Kedi karaktersiz(!) olsa da köpeğe göre, bakımı bir nebze daha kolay yine.. Belki ileride kedi alırım...

cennet dedi ki...

kedi karaktersiz diyorsan kedi de alma bence. zira bir hayvana karaktersiz diyebiliyorsanız hayvan sahibi olunmaması gerekir.

Belle Amie dedi ki...

Aglicaktim ya,
Ne guzel sevdirtin oyle pukiyi

PuCCa dedi ki...

@cennet canımın istediğini sahiplenirim, sanane be! Hayvan seviyosunuz diye, 'kediye karaktersiz dedi bööööööööö' demek ne demek. bayık.

Adsız dedi ki...

aha puccaa atarlandi dagilinnn ahahahaha

Siyah Gibi Gözüken Kırmızı dedi ki...

"Kedi karaktersiz" ne demek? Anlatacak kelime dağarcığına sahipseniz, öğrenmek isterim!

Siyah Gibi Gözüken Kırmızı dedi ki...

@Lunapark Queen "Kedi Karaktersiz" ne demek? Yeterli kelime dağarcığına sahipseniz öğrenmek isterim!

Zehirli Sarmaşık dedi ki...

Benimde 8 yaşında alman kısa tüylü pointer ım vardı ama geçen hafta çarşamba kaybettim =( Senin yazını okudukça Roza'yı hatırladım. Benimki uysaldı ama bana çok bağlıydı ve evet doğru diyosun Pucca, eve gelene kadar senin düşündüklerinin kat ve kat fazlasını bende düşüyordum :) Kuzu etli mi dana etli mi derken benimki bütün kuru mamaları denemiş ve sonunda en pahalı markayı beğenmişti aman dikkat ;)

Konuyu Biliyosun dedi ki...

Ben de cok istiyorum. Ama evde gunah melekler girmez namaz kilinmaz uc harfliler cirit atar diye odum kopuyo besleyemiyorum.

Aner dedi ki...

Evimde 2 kopegim 2 kedim var. Bayiliyorum topak topka tuy kime ne :)) Super anlatmissin bayildim tarzina

Milena dedi ki...

cidden çok acayip bir aşk köpek aşkı tatmadan bilinmez ama yaşları ilerledikçe kabusa dönüyor benimki 9 yaşında hayvanın nefesini dinliyorum resmen rüya görüyor başına dikiliyorum noluyo diye öksürse ödüm kopuyor bak şu an bile onsuzluğu düşününce ağlamaya başladım..

NHA dedi ki...

Gerçekten bir canlıya bakmak çok zor ki .hele ki hasta ya da gözü görmeyen ya da ayağı aksayan vs. Gerçekten tebrik ederim şekilci olmadığınız için .Babamın küçük çapta! çiftliği olduğundan hayvan sevgimi orda gideriyorum:)

i am not your freud dedi ki...

pucca bu hayvan eski postlarında anlattığın kadarıyla sana benziyo! o kıskançlıklar, ortalığı yıkmalar çok tanıdık geldi bana :)

sTuBboRn dedi ki...

Köpek kadar seven bir sevgili istiyorum çokmu yaa çokmuuuuuuuuuu

Lunapark Queen dedi ki...

Aaa aa olay olmuş burada :)) Kediye karaktersiz derken hakaret anlamında söylemedim (!) işareti de ironi anlamına gelir bilmeyenler için açıklamış olayım.. :) Sadece yapı olarak sahibine bağlılığı ve zeka seviyesi açısından köpeğe göre daha geri kulvarda olduğunu belirtmek istedim ama ters anlayıp atarlanmak hep bize daha kolay gelir zaten :) Postun altında meydana gelen yorum kirliliği için kusura bakma Pucca'cım, öpüyorum! :*

Petite Fille dedi ki...

bir köpeğe bile bu kadar bağlanan kadın kendi bebeklerine ne kadar bağlanır sen düşün ceri :DD

Adsız dedi ki...

(!) koyması alay anlamı taşır türkçe dil bilgisinde.Yani burada kedının karaktersız oldugunu söylemiyor.Böyle düşünen insanlarla alay ediyor. :) Sinirlenmeyin. :)

İamBety dedi ki...

😌🙅