5.05.2008

Aşk denemeleri (yeniden)

Amerika'da lokanta sahibi olan, futbol dandiri dunduri bişeyleri için bizim sponsor olduğumuz bebeyle dün buluştuk..
Yemeğe gidecektik geç çıkınca ben bişeyler içelim bu kezde ertelemeyelim dedik..
İlk başta çok hoşuma gitti.. Bana hiç "Nereye gidelim?" diye sormadı. En nefret ettiğim soru. Erkeğin kendine güveni olmadığını gösteren soru. Hiç bişey söylemedi, bindik arabaya, "Seni çok beğeneceğin br yere götürüyorum" dedi..
Sadece şarapların olduğu bir mekana girdik. Burayı biliyordum ama hiç girmemiştim, çünkü şaraplarla ilgili tek bildiğim ' 5 ile 10 YTL arasındakiler ve 10 ile 20 YTL arasındakiler' kalanı beni alakadar etmiyor.. Bu hangi şarabı içeceğimide kendi söyledi. 'Kontrolcu erkek' -bayılırım sadece ilişkinin başında- Erkek dediğin öyle olacak ama, erkek işte adı üzerinde... Şaraplar hakkında o kadar çok şey biliyo ki sürekli konuşuyor, Bir erkeğin benden çok şey bilmesi hep hoşuma gitmiştir. Eğer birinden hoşlanmışsam mutlaka yanında salak kız numarası yaparım, bahsettiği herşeyi ilk kez duymuşum gibi gözlerimi açarak dinlerim.. "ne kada çok şey biliyorsun" diyerek götünü tavan yaparım.. Gecenin başında aynen böyle yaptım.. Anlattığı herşeyi, gözlerim açık, aptal bir gülümseme ve hayranlıkla dinledim.. Lakin sonra birşey oldu, burnuna dikkatlice baktım o da nee "kılcal damarlar" Gözüme bir batmaya başladı, kıpkırmızı ince çizgiler... o kadar çirkin geliyor ki çocuk gözüme kocaman bir kılcal damar sanki.. Buram buram para kokuyor, bu kılcal damarlar alınmaz mı, bir tamiri yok mu diyorum, başka yere odaklan diyorum, yokk olmuyor gözüm gidiyor yine o buruna bakıyor!!! Çocuk farketti, burnunu falan siliyor ama "kılcal damarından rahatsız oldum" da denmez ki!! O kılcal damarlar büyüdü büyüdü beni hapsetti. Az önce prensim olabilir dediğim erkek bir anda salağın teki gibi geldi.. Bi insan sürekli konuşur mu.. Duyanda Amerika'nın en büyük lokantasına sahip zanneder, eminim dandik bir döner büfesi vardır.. Şimdi gıcık oldum ya, bu kez başladı bende bir aşağılama... Eğer bir erkekten hoşlanmamışsam, onu aşağılarım, bilgiçlik taslarım.. Allah bana öyle bir yetenek vermiş ki bilmediğim konular hakkında saatlerce konuşabilirim.. Ne söylerse bana, tersini savunuyorum.. Bir ara Bekir Coşkun'u bile savundum düşünün artık!!! Gıcıklık değil mi, görgüsüz olduğunu da suratına söyledim.. Biraz da alkolün etkisiyle gıcık oğlu gıcık bir kız oldum. Halim tavrım el hareketlerim kendimden tiksindim ama onu da sinir etmekten çok büyük haz aldım...
Karşıma çıkan 10 erkekten (iş arkadaşı, yol arkadaşı, kent kart bayii) 9'unun iltifat işçin söylediği sözü söyledi
- Senin gibi bir kızın nasıl erkek arkadaşı olmaz şaşırıyorum...
Bunun cevabı çok basit canım, senin cinsini sadece başta etkileyebiliyorum, sonra benden olabildiğinizce kaçıyosunuz, sanki size kızgın iğne batırıyorum!!! Bundan sonra öyle ama sevgilim olan erkeğin poposuna gece yatarken o boğalara mühür mü ney işte ondan vuruyolar ya, bende ondan vuracam.. Bakalım kaç canlının hayatının içine sıçmışım... Poposunda 'PuCCa'nın Malı' yazan bir çocukla tanışırsanız bilin ki gerizekalının tekidir, Bedenen az kullanılmış, beyinen çökertilmiş bir bünyeye sahip bir insan evladıdır...
Yolda soda istedim, bi büfede durdu almaya gittiği sırada sutyen askımı arka koltuğun olduğu yere attım.. Aslında baktım çocuk fena değildi. Kibardı, zengindi, sahiplenen bir havasıda vardı.. Kesin kız arkadaşı vardır bu puştun.. Ara sıra gelen arıza halim geçer belki diye; kız arkadaşı falan eğer varsa sutyen askını görüp ayrılır umuduyla, en azından yedeğimde beklesin dedim...
Beni eve bıraktı, anladı ondan hoşlanmadığımı... Ben ise onu sadece burnunun üzerindeki kılcal damarları yüzünden aşağılayıp horladım.. Aslında sorun kılcal damarlar değildi ama dışa vurum damarlarıydı...
-Senin için güzel bir gece olmadı sanırım, bir hatam olduysa özür dilerim dedi..,
Bende özür dilerim valla, ama olmadı napayım!!!

5 yorum:

hiçbir zaman tatmadığım duygularımın fahişesi miyim yoksa bana niçin hiçbir şey seni hatırlatmıyor? dedi ki...

kız arkadaşının askıyı bulması dışında ki ihtimallerden biri kısa günün karı otuzbirlik bir fetiş obje düşüncesi olabilir mi?

PuCCa dedi ki...

hahahaa hiç onu düşünmemeiştim valla

hiçbir zaman tatmadığım duygularımın fahişesi miyim yoksa bana niçin hiçbir şey seni hatırlatmıyor? dedi ki...

hmm aslınd kadının kendisi, bizzat k-a-d-ı-n kelimesinden başlayarak bugün fetiş bir obje, kaldı ki freud'un fetiş tanımının günümüzde shift ettiği kanısındayım yani annemin olmayan pipisini karşılığından fazlaya tekabül edebiliyor bazı parçalar: mesela senin sutyen askısı gibi...

Buro dedi ki...

"Senin gibi bir kızın nasıl erkek arkadaşı olmaz şaşırıyorum..." gelmiş geçmiş en ezik iltifatlardan biri muhtemelen.

Şu anlamı çıkarırım ben. "Hadi ben sığırım, çirkinim. Sevgilim olmaması doğal. Ama senin nasıl olmaz?"

LittleRobinBird dedi ki...

Nereye gidelim denilmesinden ben de nefret ederim. Sen beni götürücek biyer bilmiyosan ben mi önericem sana? Iyh.